"Merhaba dediğimiz andan beri kıkırdıyoruz"
Cuma vizyona giren "Niyazi Gül Dörtnala"da rol alan Demet Akbağ ve Şebnem Bozoklu çok iyi anlaşmışlar. Merhaba dedikleri andan beri kıkırdadıklarını söylüyorlar. Akbağ "Şebnem'in her hücresinden samimiyet fışkırıyor" derken Bozoklu: "Demet Akbağ oyunculuk okumaya başladığımda kafaya taktığım bir kadındır"
2015.05.10 09:30 - Son Güncellenme: 2015.05.10 09:33 - Yaşam - HABER MERKEZİ
Ata Demirer'in sevilen karakteri Niyazi Gül sinema filmi oldu. "Niyazi Gül Dörtnala"da "Eyyvah Eyvah" serisinde olduğu gibi Ata Demirer'i yine Demet Akbağ'la birlikte izliyoruz. Bu kez yanlarına bir de Şebnem Bozoklu'yu almışlar. Film cuma günü vizyona girdi.
Demet Akbağ ve Şebnem Bozoklu'yla hem filmin ayrıntılarını hem de kadın komedyen olma mevzusunu konuşmak üzere buluşuyoruz. Demet Hanım içeriye "Ne iş olsa yaparım, gerekirse gala davetiyelerinin üstüne davetlilerin isimlerini tek tek yazarım ama bana röportaj verdirmesinler" diyerek giriyor. "Eyvah!" diyorum içimden. Ama korktuğum gibi olmuyor.
Laf lafı açıyor, kahkahalar birbirini kovalıyor. Akbağ ve Bozoklu gerçekten çok iyi anlaşan bir ikili olmuş, birbirlerine bakarlarken gözlerinden ışıklar saçılıyor.
Ayrılacağımız zaman Akbağ röportaj vermeyi neden sevmediğini anlatıyor; "İnsanın kendini anlatması çok zor bir şey. Ama samimiyet önemli. Umarım bu da samimi bir röportaj olmuştur" diyor. Şebnem Hanım ekliyor: "Şebnem yazıp denden koyun bu sözün de altına..."
Demet Hanım, Ata Demirer bir film çekeceği zaman hangi aşamada öğreniyorsunuz filmin konusunu, rolünüzü?
Demet Akbağ:Çok sık görüştüğümüz için biliriz birbirimizin ne yaptığını. Bu projenin de uzun zamandır kafasında olduğunu biliyordum. Senaryoyu bu kez bir ekiple yazdı. Bir gün beni de çağırdılar. Toplantılar yaptık. Ve en sıkıntılı evre başladı; Oyuncu bulma...
Neden sıkıntılı?
Demet A.:Çünkü dizisi olan oyuncunun ismini çizmek çok azap veriyor.
Ata Demirer ve Özge Borak çifti boşanmasaydı Şebnem Hanım'ın rolünü Özge Hanım mı oynayacaktı sahiden?
Demet A.: Samimiyetle söylüyorum; bu proje gündeme geldiğinde ayrılık faslı yoktu ortada. Bu rol için en başta düşündüğümüz isim Şebnem'di.
"Kendime bir söz vermiştim..."
Dizisi olduğu için isminin üstünü çizmişsinizdir...
Demet A.: Evet. Biz komedi filminde mizah anlayışı
olanlarla çalışmak istiyoruz. Şebnem de öyle biri ama dizisi olduğu için üstünü çizmiştik. Sonra "İsteyenin bir yüzü kara..." dedik. Biz kızı isteyelim de gönlü varsa dağları deler.
Aldınız çiçeğinizi, çikolatanızı...
Demet A.: Aldık ama ona değil, Necati Akpınar'a gittik. Ailenin büyüğü olarak o aradı.
Aradı ve ne dedi?
Şebnem Bozoklu: "Şebocum senden imkansızı isteyeceğim. Biliyorum dizin var, altı gün çalışıyorsun. Ama bir film var, senin oynamanı istiyoruz" dedi.
"Sonradan komedyen olunmaz yani"
İlk tepkiniz ne oldu?
Şebnem B.: Herkesin kendine verdiği sözler vardır. Ben de kendime şu sözü vermiştim; bir işi yaparken başka işe girmeyeceğim. "Canım Ailem"de oynarken iki oyunda birden rol alıyordum. Paramparça olmuştum. En güzel bozduğum sözüm bu oldu. Senaryoyu okumadan kabul ettim. Normalde gıcığımdır o konuda. Burada hiçbir şey sormadım. Çünkü işin içinde bayıldığım isimler vardı. Ve bu benim ilk komedi filmim olacaktı!
Sizi bu kadar çok istemeleri bir baskı hissettirdi mi?
Şebnem B.: Herkes benim oynayacağım karaktere benden 300 kat daha hakimdi. Okuma provası yaptık ve ben bunu görünce "Eyvah, çok çalışmam lazım" dedim.
Demet A.: Komedyensen olmazsa olmaz tek şey vardır; sempati halesi. Çalışır, rolü çıkartırsın. Ama başında o hale yoksa olmaz. Sonrada komedyen olunmaz yani. Şebnem'de o var. O yüzden bu rolü herkes gözü kapalı teslim etti ona.
"Bütün karakterlerini fenomen yapmıştır"
Ne hissettiriyor bunları duymak?
Şebnem B.: Hayatta bazen hayallerin gerçek olduğu anlar var. Demet Akbağ oyunculuk okumaya başladığımda kafaya taktığım bir kadındır. Çünkü oynadığı bütün karakterleri fenomen yapmıştır. Bu iyi oyuncu olmaktan başka bir şey. O yüzden "Ulan bunu nasıl yapıyor?" dediğim bir oyuncuyla beraber oynamak, hakkımda şahane şeyler düşündüğünü öğrenmek, beraber röportaj vermek... Bazen hayaller gerçek olur. Bu durumun benim için açıklaması bu.
Demet A.: Enerjisi çok yüksek biri Şebnem. Samimiyet fışkırıyor her hücresinden. "Şebnemcim nasılsın?", "İyiyim Demet Hanım, siz nasılsınız?"la da kalabilirdi bizim ilişkimiz. Ama merhaba dediğimiz günden beri...
Şebnem B.: Kıkırdıyoruz.
Demet A.: Aynen öyle!
"Benim beğendiğimi seyirci beğenmiyor, onların beğendiğini ben..."
Tiyatroyu özlemediniz mi?
Demet A.: Ben çok özledim.
Şebnem B.: Ben beraber bir şey yapmayı çok isterim.
Demet A.: Benim sırtımın kamburu ne biliyor musun? Üç-dört sene kapalı gişe oynadığımız oyunlar. Yine öyle bir şey yakalama derdindeyim. "Bu mudur benim yıllar sonra döneceğim oyun?" diyorum okuduğum her metinde, o beni kilitliyor.
Televizyona mesafeli misiniz? Şebnem Hanım'ın dizisi "Ulan İstanbul" çok seviliyordu ama onu da kaldırdılar...
Şebnem B: Ben yaptığımız 40 bölümü çok yeterli buluyorum. Türk seyircisinde şu var; uzadığı zaman "Amaan tadı kaçtı" diyor, bittiği zaman "Niye bitti?"...
Demet A.: Güzel bir proje geldiğinde hayır demeyiz. Ama şu var; televizyonlara ne kadar para kazandırdığınla ölçülüyor senin oyunculuğun. Maalesef çoğu zaman aynı fikirde olamıyoruz seyirciyle. Benim beğendiğim şeyi onlar beğenmiyor, onların beğendiğini ben beğenmiyorum.
"Kadınlar kusursuz olma baskısı yüzünden komediden kaçıyor"
Türkiye'de neden az sayıda kadın komedyen var?
Demet A.: Dünyanın kuralı bu; ataerkiliz.
Şebnem B.: Ben de böyle düşünüyorum.
Demet A.: Erkeğin yaptığı pek çok şaka kadında iyi durmuyor. O yüzden erkeğin rol yelpazesi çok daha geniş. Sebep bu. Yoksa güldüren kadın yok değil.
Şebnem B.: Bir de şöyle bir şey pompalanıyor; kadın kusursuz olmalı. Ben birçok kadın oyuncunun sırf bu yüzden komedi yapmaktan kaçtığını düşünüyorum. Kadın oyuncular yüzlerini hiç buruşturmadan ağlamaya çalışıyorlar falan... Oysa komedyenim diyen kadınlar kendini bozmaktan korkmayan kadınlar...
Demet A.: Ama bizde "Sen komedyensin, sakın zayıflama" deniyor mesela. Zayıflamamasını tavsiye ederek sen o oyuncuyu tek tip oyunculuğa yöneltiyorsun. Halbuki bir oyuncu iyi bir askı olmalı, her şeyi giyebilmelidir.
"Hata ettiğimin farkındayım"
Siz hiç size böyle şeyler diyenleri dinlediniz mi? "Evet ya, kilolu olayım, ben komedyenim" dediniz mi mesela?
Demet A.: Hiç öyle düşünmedim. Komedyenim diye dış görünüşümü ihmal etmedim. Oyunculuğumun dışında ben bir kadınım çünkü. Benim de bir kocam var, çevrem var. Üstüme giydiğim şey yakışsın istiyorum. Sporumu da yapıyorum, diyetimi de yapıyorum.
Kadın komedyen sayısı nasıl artırılabilir peki?
Demet A.: Kendi mizahını yazan kadın az. Hep de ataerkil toplumu suçlamamak lazım belki de... Erkek komedyenlerimiz kendileri yazıyorlar. Yazınca da kendin oynuyorsun zaten. Bizim bu konuda eksiğimiz var; yazan kadın az. Kendimi eleştirirken bunu çok düşünüyorum. Bu kadar yazılmış şey üzerine fikir veriyorum ama kendim oturup bir şey yazmıyorum. Oyunculuğun tatlı tarafına alıştım, "İyi yazılmış şeyleri güzel oynuyorum, daha ne yapayım?" diyorum herhalde. Ama hata ettiğimin farkındayım. Bak yine açıldı bu konu, canım sıkıldı. Kendime kızıyorum.
Dert ediyorum bu konuyu.
Halbuki bir açılsa o kanal, o eşiği bir geçseniz...
Demet A.: Kesinlikle bir eşik bu. Ben elime kalemi alır da ortaya bir şey çıkarırsam ve o çıkan şeyden memnun kalırsam bir daha durmam.
"Erkekler zeki kadın sever ama zeki kadınla sevişmek ister mi bilemem"
Sosyal hayatta işe yarayan bir şey mi güldürmek?
Şebnem B.: Ben hiçbir zararını görmedim.
Demet A.: Yanınıza şaka yapmaya çalışarak yaklaşanlar en fenası.
Şebnem B.: Bir şey anlatıyorsun, herkes çok gülüyor mesela. Bir tane çocuk, "Abi geçen benim de başıma şöyle bir şey geldi" diye lafa giriyor. Seninle yarışa giriyor.
Bir kadını etkileyici yapar mı komik olması?
Demet A.: Erkekler zeki kadın sever ama zeki kadınla sevişmek ister mi onu bilemem.
Şebnem B.: İster bence.
Demet A.: Sevişmek için genellikle aptal olanları tercih ediyorlar. Zeki kadın başlarına bela olur diye...
İkiniz de eşlerinize çok âşık kadınlar gibi görünüyorsunuz...
Demet A.: Kocalarımızı seviyoruz. Benimki tanışmadan bana hayranmış. Seninki?
Şebnem B.: Benimki de...
Demet A.: "Bir Demet Tiyatro" fanatiğiymiş. Bir yerde gördü bizi, Yılmaz'ın yanına gitti, arkadaş oldu.
Şebnem B.: Benimki de "Canım Ailem"in fanatiğiymiş. Oyunuma gelmişti, çıkışta tavladı. İyi gidiyor evlilik, beş yıl oldu.
Demet A.: Bizim epey oldu. Her zaman söylüyorum; biz birbirini geç bulup kıymet bilenlerdeniz. Bir de ikimiz de "Artık herhalde evlat sahibi olamam" diye düşünürken çocuk sahibi olduk.
Siz de çocuk sahibi olmak istiyorsunuz bildiğim kadarıyla.
Şebnem B.: Çok istiyorum.
Demet A.: Ama korkuyor biraz. Genç arkadaşlarıma hep aynı şeyi söylüyorum; benim kadar korkak olmayın. Oluyor yani... En beceremiyorum diyen bile anne olunca en iyi şekilde beceriyor her şeyi.