Menenjite karşı "aşı olun" uyarısı

Menenjite karşı "aşı olun" uyarısı

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Kurugöl, "meningokok"un menenjit hastalığının en tehlikeli türü olduğuna dikkati çekerek, "Sakat bırakan hatta öldüren bir hastalığı ortadan kaldırmak istiyorsak meningokoka karşı da aşı yaptırmamız lazım." dedi.

2019.04.03 17:23 - Son Güncellenme: 2019.04.03 17:24 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Menenjite karşı "aşı olun" uyarısı

Antalya'nın Serik ilçesi Belek Turizm Merkezi'nde gerçekleştirilen  Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları ve Bağışıklama Kongresine katılan Prof. Dr. Zafer  Kurugöl, AA muhabirine yaptığı açıklamada, menenjit hastalığının beyni saran  zararların iltihaplanmasıyla oluşan ve erken evrede tedavi edilmediğinde sakat  bırakan hatta öldüren, ciddi bir bakteriyel enfeksiyon olduğunu söyledi.

Menenjitte 3 bakterinin etkin rol üstlendiğini ve Türkiye'de yapılan  karma aşılarla iki mikrobun yaptığı hastalığın azaldığını anlatan Kurugöl,  menenjit türleri içinde en ağır ve tehlikeli türün de meningokok olduğunu  kaydetti. Meningokok aşısının da Türkiye'de uygulanmaya başlandığını ancak rutin  aşı şemasında yer almadığını belirten Kurugöl, insanların ücretli olarak alıp, sağlık ocaklarında uygulatabildiklerini kaydetti.

"Sakat bırakan hatta öldüren bir hastalığı ortadan kaldırmak  istiyorsak meningokoka karşı da aşı yaptırmamız lazım." diyen Kurugöl, herkesin  çocuğuna bu aşıyı yaptırmasını ısrarla önerdi.

"Her 10 hastadan birini kaybediyoruz"

Meningokok mikrobunun yaptığı menenjitin bulgularının başlangıç  döneminde çok net görülemediğini ifade eden Kurugöl, hastalığın nezle, kırgınlık,  ateş, kusma, ishal gibi şikayetlerle başlayabildiğini ve bu açıdan farklı  teşhisler konulabildiğini ifade etti.

Kurugöl, "Hastalık ancak ilerledikten, döküntü olduktan sonra  anlaşılıyor. Döküntü olduktan sonra da zaten hastalığın ileri evrede olduğu  görülüyor. Çok hızlı seyreden ve ölümlere neden olan bir hastalık." diye konuştu.

Menenjitte ölüm oranının yüzde 40 seviyelerinde olduğuna işaret eden  Kurugöl, "Difteriden ölüm olasılığının üzerinde bir rakam. İyi bir tedavi  sistemine rağmen her 10 meningokok menenjit hastasından birini kaybediyoruz.  Yaşayanların da her üç kişiden biri, işitme kaybı, zeka geriliği, motor  fonksiyonları kaybı yaşıyor, yani en az bir organını kaybediyor, engelli hale  geliyor." ifadelerini kullandı.

Zafer Kurugöl, tedavi masraflarının yüksek olduğunu, hastalığın  kişinin yaşam kalitesini bozduğunu da dile getirdi.

Karşılaştığı bir vakadan bahseden Kurugöl, "Ege Üniversitesi'nde yeni  yatan bir vakamız vardı, çocuk el ve ayak parmaklarını kaybetmek zorunda kaldı,  zekasında da bir miktar gerileme oldu. Yaşam kalitesi de bozulan çocuğun yoğun  bakım masraflarını çıkardık ve bu miktar ile bütün Bornova'yı aşılayabileceğimizi  gördük." diye konuştu.

"Özellikle 2018 yılının son aylarında ve bu yılın ilk aylarında  menenjit hasta sayısında önemli ölçüde artış var." diyen Kurugöl, ancak "bunun  salgın var" anlamına gelmediğini belirtti. Hastalığın önlenmesinde aşının önemli  rol üstlendiğini vurgulayan Kurugöl, menenjit aşısına ailelerin gereken önemi  vermelerini istedi.

Kurugöl, toplumda Suriyeli göçmenler nedeniyle menenjit vaka sayısında  artış olduğu yönünde bir algı oluşturulduğunu, böyle bir durumun söz konusu  olmadığını bildirdi.

"En değerli şey size sunuluyor, lütfen değerini bilin"

Türkiye'de her yıl ortalama bir milyon 300 bin bebek doğduğunu ve bu  bebeklere rutin şemadaki aşıların ücretsiz olarak devlet tarafından uygulandığını  söyleyen Kurugöl, menenjit aşısının da rutin aşı şemasına girmesi konusunda bir  beklentinin olduğunu ifade etti.

Bir aşının rutin aşı şemasına alınmasının kolay bir uygulama  olmadığını dile getiren Kurugöl, şunları söyledi:

"Türkiye aşı üreten bir ülke değil, dışa bağımlı. En zengin ülke ABD  bile aşıların önemli bir kısmını sigorta sistemi ile uygulamakta, yani sigortası  olanlar aşıdan faydalanabilmektedir. Birçok ülkede devletin üzerinde bu kadar yük  yok. Devlet burada çok önemli bir sorumluluk almıştır. Her doğan çocuğun rutin  aşı şemasına koyduğu aşılarını tedarik eder ve ücretsiz olarak uygular. Sağlık  personeli tarafından da özverili bir şekilde uygulanıyor. Bu, çok büyük hizmettir  ve değerinin bilinmesi gerekir. Böyle bir hizmet sunulurken hiçbir bilimsel  temeli olmayan laflara itibar ederek aşıdan kaçmayın. Lütfen aşıya koşarak,  severek ve çocuklarınızı koruduğunuzu bilerek yaklaşın. Halkımız para vermeyince  değersiz olduğunu düşünüyor ama en değerli şey size sunuluyor, lütfen değerini  bilin."

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2019.04.03 17:23 - Son Güncellenme: 2019.04.03 17:24 - HABER MERKEZİ
A