Meclis kapısında CHP'li vekillere müdahale

Meclis kapısında CHP'li vekillere müdahale

Meclis önünde açıklama yapmak isteyen CHP'li milletvekilleri ve Ankara Kadın Platformu Üyelerine polis müdahale etti. Milletvekilleri ile polisler arasında arbede yaşandı.

2017.10.05 13:46 - Son Güncellenme: 2017.10.05 14:43 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Meclis kapısında CHP'li vekillere müdahale
08:49 Meclis kapısında CHP'li vekillere müdahale

İLGİLİ VİDEO

Meclis kapısında CHP'li vekillere müdahale

Kadın Platformu üyeleri, müftülere nikah yetkisi veren yasa tasarı hakkında milletvekilleriyle görüşmek için sabahın erken saatlerinde Meclis önüne geldi. Platform üyesi bazı kadınların Meclise girmesine izin verilmedi.

Bunun üzerine CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Antalya Milletvekili Nefi Kara ve İstanbul Milletvekili Ali Şeker konuyla ilgili açıklama yaparken, polis milletvekilleri ve Ankara Kadın Platformu Üyelerine müdahale etti.

Milletvekilleri ile polisler arasında arbede yaşandı.

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal bugün TBMM'de "Hükümet Çokuluslu Tütün Şirketlerinin 'Reji Kolculuğunu' Mu Yapacak?" başlıklı basın açıklaması yaptı.

Tütünün Anadolu topraklarındaki tarihi 1600'lü yılların başlarına kadar gidiyor. Avrupa'da daha eskilere uzanan tütün tekeline Osmanlı'da 1862 yılında geçildi. Devlet, Avrupa'dan giderek ağırlaşan koşullarda borç alıp 1876'da iflasını ilan edince, borçların ödenmesi için 1881'de Düyun-u Umumiye kuruldu ve tütün tekeli bu örgüte bırakıldı. Düyun-u Umumiye, tütün tekelini 1884'te 30 yıl süreyle Avrupa sermayesinin kurduğu bir şirkete devretti. Kısaca Reji adıyla bilinen bu şirkette en büyük pay Fransızlara aitti.

TÜTÜN REJİSİ 20 BİN İNSANIMIZIN ÖLÜMÜNE NEDEN OLDU

Tütün tarımını düzenlemek ve vergilendirmek amacıyla kurulmuş olan Reji İdaresi, tütün üzerinde kesin söz sahibiydi. Tütün yetiştirmek için her yıl Reji idaresinden izin almak gerekiyordu. Fiyatları Reji belirliyor, üreticiye avans vererek tütünü daha tarladayken satın alıyordu. Reji, ürün alım fiyatlarını çok düşük, satış fiyatlarını ise oldukça yüksek tutuyordu. Bu fark, doğal olarak kaçak tütün ticaretini körüklemiştir. Reji yönetimince kaçakçılığı önlemek için silahlı bir örgüt olan Kolcu Teşkilatı kurulmuştur. 42 yıllık Reji yönetimi boyunca kolcular ile kaçakçılar arasında çıkan çatışmalarda 20 bin insan yaşamını yitirmiştir.

Reji İdaresi 1925 yılında 4 milyon liraya satın alınarak devletleştirilmiş ve çıkarılan bir kanunla iç tüketimle ilgili tütün alımı, işletilmesi, tütün-sigara imali ve satılmasından sorumlu bir Geçici Tütün İdaresi kurulmuştur.

1980'DEN SONRA TÜTÜNDE DEVLET TEKELİ VE DESTEKLEMELER KALDIRILDI

Sermayenin sınırsız tahakkümünü hayata geçirmek için 1980'lerde başlayan yaygın saldırı, "neoliberalizm" olarak adlandırılmaktadır. Uygulanan neoliberal politikalar çerçevesinde tütün sektörü yapısal dönüşüm sürecine girmiş, tütün tarımı ve ticaretiyle tütün ürünlerinin imalat ve ticareti giderek daha fazla piyasanın belirleyiciliğine girmiştir. Tütünde devlet tekelinin ve desteklemelerin kaldırıldığı, üretiminin azaltılıp, ithalatının artırıldığı, çokuluslu şirketlerin pazar paylaşımına girdiği bir dönem yaşanmıştır.

ÇOKULUSLU ŞİRKETLER TÜTÜN ÜZERİNDE HAKİMİYET KURDULAR

Devletin TEKEL aracılığıyla piyasada sağladığı kontrol, bir avuç çokuluslu tütün şirketinin eline geçmiştir. Tütün ekicilerine yönelik destekleme alımları ortadan kaldırılırken; çokuluslu tütün şirketleri bir yandan tütün ithalatı öte yandan da sözleşmeli tarım yoluyla yerli tütün üretimi üzerinde hakimiyet kurmuşlardır.

TÜTÜN KANUNUNUN GETİRDİKLERİ

TEKEL'i yok etmek için IMF'nin talimatı ile hazırlanan Tütün Kanunu 20 Haziran 2001'de Meclis'ten geçmiş; ancak dönemin Cumhurbaşkanı Sezer, kanunu veto etmiştir. Ne var ki IMF'nin dayatmaları Sezer'in uyarısına baskın gelerek kanun 2002 yılı başında yürürlüğe girmiştir.

Bu Kanun ile TEKEL anonim şirkete dönüştürülmüş, tütün ve tütün mamullerinin üretimi, ithalatı ve ihracatı konularında sektörü denetleyen bir kurula yer verilmiştir. Kanunun 6'ıncı maddesi ile destekleme alımları kaldırılarak sözleşmeli üretim veya açık artırma yöntemi getirilmiştir. Sözleşmeli üretim dışında kalan tütünler, açık artırma merkezlerinde açık artırma yöntemiyle alınacak ve satılacaktır.

TEKEL ÖZELLEŞTİRİLDİ, PİYASA TAMAMEN ÇOKULUSLU ŞİRKETLERİN

TEKEL'in sigara fabrikaları ve markaları ise 2008 yılında 1 milyar 720 milyon dolara British American Tobacco'ya (BAT) satılmıştır. Böylelikle ismi marka olmuş bir buçuk asırlık bir kurum olan TEKEL, tarihin tozlu sayfalarındaki yerini almış; Cumhuriyet'in ilk yıllarında (1925'de) Reji İdaresi'nin yabancılardan satın alınmasıyla kurulan TEKEL, özelleştirme adı altında yeniden yabancılaştırılmıştır.

Destekleme alımlarının kaldırılarak sözleşmeli usule geçilmesi, TEKEL'in özelleştirilmesi, girdi fiyatlarındaki artışlar ve ithal tütün kullanımındaki artış tütün çiftçisinin gelirlerini düşürmüş; sonuçta tütün ekimi ve istihdamında çok çarpıcı bir daralma yaşanmıştır.

TORBA KANUN TASARISINDA AÇIK ARTIRMA SİSTEMİ KALDIRILIYOR

27 Eylül 2017 tarihinde TBMM'ye sunulan Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nda Tütün ve Tütün Mamulleri Piyasasına ilişkin 4733 sayılı Kanun'un bazı maddelerinde değişiklik yapılması öngörülmüştür.

Tasarının 68'inci maddesi ile, 4733 sayılı Kanunda bulunan Açık Artırmalı Satış Sistemi, sarmalık kıyılmış tütün ticaretine kaynak oluşturduğu gerekçesi ile kaldırılmaktadır.

TÜTÜN MAMULLERİNİN VERGİSİ YÜZDE 80 ORANINDA ARTIRILDI

Sarmalık kıyılmış tütünlerin yasadışı ticaretindeki büyümenin temel sebebi Kanunda Açık Artırmalı Satış Sisteminin yer alması değil, 2010 yılından bu yana tütün mamullerine uygulanan vergilerin yüzde 80'i aşması nedeniyle yükselen sigara fiyatlarından dolayı, tüketicilerin düşük maliyetli sarmalık kıyılmış tütüne olan talebindeki artıştır.

YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMEYENE 30 BİN LİRAYA KADAR PARA CEZASI

Kanun Tasarısının 69. Maddesi ile sözleşmeye bağlı yükümlülüklerini yerine getirilmediği tespit edilen üreticilere üç bin liradan otuz bin liraya kadar para cezası getirilmiştir. Tütününü teslim etmeyen üreticiye karşı zaten mevcut sözleşmeler tüccara tazminat hakkı vermekte iken, bu madde ile tüccarın tütün arzını garanti altına alan bir hüküm getirildiği anlaşılmaktadır.

SÖZLEŞME YAPMADAN TÜTÜN ÜRETENLERE HAPİS VE PARA CEZASI

Tasarıya göre Açık Artırmalı Satış Sisteminin kaldırılmasıyla, herhangi bir tütün tüccarı ile sözleşmesi olmayanların yaprak tütün üretemeyeceği anlaşılmaktadır.  Yasal düzenlemelere aykırı olarak tütün üretenlere beş bin liradan yirmi bin liraya kadar para cezası getirilmiştir.

Öte yandan, yasal düzenlemelere aykırı olarak tütün alan, satan, satışa arz eden, nakleden veya bulunduranlara üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilecektir.

Aynı şekilde 69'uncu madde ile sarmalık kıyılmış tütünlerin yasadışı ticaretini önlemek adına, kendi tüketimi için olan 50 kilogramlık miktar saklı kalmak kaydı ile, sarmalık kıyılmış tütün üreten, satan, satışa arz eden, nakleden veya bulunduranlara ise beş bin liradan elli bin liraya kadar para cezası getirilmektedir.

ÖNCE KAYIT DIŞI ÜRETİM VE TİCARETE YOL AÇAN NEDENLERİ ORTADAN KALDIRIN

Sarmalık kıyılmış tütünlerin kayıt dışı üretim ve ticaretinde olağanüstü artışa yol açan sebepler ortadan kaldırılmadan, yalnızca sonuçtan hareket ederek düzenlendiği düşünülen tedbirler yeni sorunları da birlikte getirecektir.

KIYILMIŞ TÜTÜNÜN VERGİSİ AB ÜLKELERİ SEVİYESİNE ÇEKİLMELİ

Kıyılmış tütündeki vergi, sigaraya uygulanan vergi oranı ile aynı olduğu için tüketiciler tiryakiler bugüne kadar yasal sarmalık kıyılmış tütün mamulünü kullanmayı tercih etmemişlerdir.

Bu nedenle, sarmalık kıyılmış tütünde sigaralarda olduğu gibi yüzde 84 olan vergi AB ülkelerinde uygulandığı gibi yüzde 30-35 dolayına düşürülmelidir. Böylelikle sarmalık kıyılmış tütün üreten tesislerin sayısı artacak, kayıt dışı olarak üretilen tütünlerin vergilendirilmesi sağlanacaktır.

TASARIDA YABANCI ŞİRKETE MİLYARLAR KAZANDIRACAK GİZLİ MADDE 

Tasarının 68'inci maddesine yapılan bir ekleme ile "diğer tütün mamulleri kategorisine girmeyen yeni tütün mamulleri" kavramı getirilmektedir.  Bu madde ile ülkemizde Elektronik Sigara ve Elektrikle Isıtılan Tütün Ürünlerinin satışı serbest bırakılmaktadır. Tasarıdaki bu madde yasalaşırsa, TBMM dünyada sadece bir firmaya (Philip Morris) para kazandıracak bir kanunu kabul etmiş olacaktır. Bu ürün duman çıkarmadığı için kapalı-açık her ortamda tüketilebilecek bu nedenle de sigara kullanımı olağanüstü düzeyde artabilecektir.

BU YIL SÖZLEŞME DIŞI ÜRETİLEN 20 BİN TÜTÜN NE OLACAK?

2009 yılından sonra TEKEL'in yaprak tütün alımlarını sona erdirmesi ile birlikte işsiz kalan on binlerce tütün üreticisi, alternatif ürünlere yönelemediklerinden, bu piyasa için yeniden tütün üretmeye başlamışlardır.

Tasarı bu haliyle yasalaşırsa 2017 yılında bu ekicilerin sözleşme dışı olarak ürettikleri 20 bin ton tütün ne olacaktır? Söz konusu tütünleri üreten ekiciler hapis cezası ile karşı karşıya kalacaklar, tütünlerine el konulacak ve geçim sıkıntısı yaşayacaklardır.

AÇIK ARTIRMA SİSTEMİ MUHAFAZA EDİLMELİDİR

Alternatif bir alım satım yöntemi olarak sektörün ve çiftçinin elinde bir sigorta olan Açık Artırma Sistemi muhafaza edilmeli, tütün üreticisi alım satımda tek model olarak sözleşmeli üretime mahkûm edilmemelidir.

HÜKÜMET ÇOKULUSLU TÜTÜN ŞİRKETLERİNİN "REJİ KOLCULUĞUNU" MU YAPACAK?

Bu Tasarının yasalaşması halinde tütün üreticisi alım satımda tek model olarak sözleşmeli üretime mahkûm edilecektir. Böylelikle tütün üretim ve ticaretinde 136 yıl öncesine, yani Reji dönemine geri dönülmektedir. Tek fark çokuluslu Reji Şirketinin yerini Philip Morris, Japan Tobacco ve British American Tobacco'nun almasıdır.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2017.10.05 13:46 - Son Güncellenme: 2017.10.05 14:43 - HABER MERKEZİ
A