Marmara depremine Gemlik'ten bakışın son günü: Sonuç bildirgeleri açıklandı
Bursa'nın Gemlik ilçesinde Cemil Meriç Kültür Merkezi'nde TMMOB, Gemlik Belediyesi ve İstanbul Planlama Ajansı tarafından düzenlenen Afet Zararlarını Azaltma Çalıştayının son gününde sonuç bildirgeleri açıklandı.
2023.07.13 13:43 - Son Güncellenme: 2023.07.13 17:32 - Bursa Bölge - ZEYNEP ÇELİK
HABER MERKEZİ / BURSADA BUGÜN
11 Temmuz'da Gemlik Cemil Meriç Kültür Merkezi'nde başlayan Afet Zararlarını Azaltma Çalıştayı'nda son güne gelindi. 2 gündür devam eden çalıştayın son gününde sonuç bildirgeleri açıklandı. Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Bahar Yetiş Kara tarafından Afetin Toplumsal Boyutu ve Afet Lojistiği ele alındı.

Prof. Dr. Bahar Yetiş Kara'nın konuşmasından satır başları şöyle;
Biz süreç tasarlıyoruz. İyileştirmeye çalışıyoruz. Ben de bu süreçlerden kafayı afete taktım. Afetten sonra, 6 Şubat'tan sonra afetinin yönetilemesini içten yaşadım. Deşmek istedim bu konuyu. Elimden geldiğince sahadaki birikimimi bir araya getirmek istedim. Müdahalede çadır kentlerin 1 hafta sonra kurulması gerekiyor. Fazlar yaptım. Faz 1 Arama kurtarma ekipleri. Faz 2 insani yardım, Faz 3 enkazı kaldırmak. Faz geçişleri afetin tipine ve yapısına bağlı olarak değişecek. Şili'deki afette başka Maraş'ta başka. Nasıl yönetmemiz lazım? Biz 2023 yılında afeti Haluk Levent'ten takip ettik.
"6 ŞUBAT'TA LOJİSTİKTE KİLİTLENDİK"
Güvenlik, sağlık, lojistik, arama kurtarma lazım. Ben ne yapacağımı bilemiyordum o başlıkları. Sonra dedim ki ya bir belediye diye bir şey var galiba. 6 Şubat'tan sonra katıldığım çalıştaylarda tanıdım belediyeleri. Belediye diye bir kutu açtık sahaya. Hakikaten her şey aslında sahada, aksiyonu onlar alıyorlar. Bir de lojistiyen yazı var. Yani ben lojistikçi olduğum için değil de yapılamadığı için 6 Şubat'tan sonra aslında lojistikte kilitlendiğimiz için lojistik kapısını ayırdım.

"AYNİ BAĞIŞLARIN YÖNETİMİNİN BİR MASADA OLMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUM"
İdeal dünyayı düşünmeye çalışıyorum. Hem de iş paketlerini ayrıştırayım ki özel ilgi olsun demeye çalışıyorum. Arama kurtarmayı ayırdım. Kimdir arama kurtarmanın sahibi? Ben bilemedim. Yani Ankara'daki kimdir bilemedim. Sahada itfaiye yapıyor, gönüllüler yapıyor. AKUT geliyor. Dış güçler geliyor. Ama bunların sahibi kim? Bir başkan var mı? Kim? Arama kurtarma modülü koydum. Güvenlik, tamam askerimizin sahada tabii ki temsilcisi. Barınma ve belediye dedim adına. Çünkü aslında sahada her işi belediye yapıyor da. Onlara da yukarıdan gidecek. Belediye sahadan isteyecek. Bana 5 tane daha berber otobüsü lazım. Nerede. gidecek bu? Ankara'ya gönderecek. İzmir gönderecek. Eskişehir gönderecek. Dolayısıyla bunların da hala bir sahiplerinin olması lazım. Yardım malzemeleri yönetimi dedim ben buna. Ayni bağışlar. Literatürde de çok problemdir. Yani bu ayni bağışların yönetimi akademik literatürde de sorundur. Biz de gördük bağış ulaştırılamamasını, nasıl acil ulaşım hatlarını tıkadığını, tahliyeyi engellediğini, yaşadık, gördük. O yüzden ayni bağışların yönetimini de bir masada olması gerektiğine inanıyorum.

VERİ BİLGİ AKIŞININ ÖNEMİ
Hasar tespit hala yapılıyor. Lojistiği yine ayırdım. Çünkü aslında genel şekilde yönetilirse lojistik arama kurtarma ekiplerini götüren uçağın bagajına çadırlar konabilir yani. Dolayısıyla bunu bir kişilik planlarsa doğru dürüst olabilir. Verim, ilgi dedim. Çünkü sınıfta kaldık. Peki hadi alalım kutuları bir bir. Sonra bu iki kurgu arasında akışı bir görelim. Bilgi akışını görelim. Malzeme akışını görelim ki iyileştirelim, yöneteceğiz ya. Mesela bilgi. Özellikle ilk başlarda çok önemli. Ne olacak? Saha var orada. Şimdi bir düşündük, zaten var olan bir veri bilgi akışı var. Biz buna vücut yapı diyoruz. Yani belediyelerin aslında ulaştırdığı güvenlik güçlerinin zaten anında haber verdiği, sağlık ekiplerinin anında masaya haber verebildiği bir bir mevcut yapı var. Oradan bir bilgi akacak. Bir yandan da şu drone görüntüleri olsun, resimler olsun, onlar da bir işlemde bir yere atsa işte Kandilli çalışıyor hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla bir de veri bilgi masası, masadaki veri bilgi temsilcisi bir şeyler yapacak. Bunları ilgili yerlere aktaracak ve bu bilgi akışı bu şekilde olacak diye düşünüyoruz.

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı ve Yüksek Jeoloji Mühendisi Engin Er'in konuşmasından satır başları şöyle;
Bursa'ya da değil hatta Türkiye'ye de örnek olabilecek bir çalışmayı organize ettikleri için Sayın Başkanıma ve bütün emeği geçenlere burada teşekkür etmek istiyorum. Bu çok önemli bir toplantı. Naci hocamızın da söylediği gibi Türkiye depremsellik anlamında dünyada önemli bir yer. Bursa ve özellikle de Gemlik depremsellik anlamında zemin anlamında, oluşabilecek bir Marmara depremi, Bursa depremi yani üç fay hattı üzerinde oluşabilecek deprem. Etkinlenmesi beklenen en önemli yerlerden bir tanesi ve toplantının burada olması ve deprem öncesi olmasını özellikle çok önemsiyorum.
"DEPREM ÖNCESİ, DEPREM SIRASI VE DEPREM SONRASIYLA İLGİLİ ÇALIŞMALAR YAPILMASI LAZIM"
Kim nerede bir kentsel dönüşüm yapıyorum ben ilçemi ve ilimi daha güvenli hale getiriyorum diyorsa ve burada mikro bölgeleme çalışması yapıyorsa şimdi Bursa'dan birçok ilçe ismi verebilirim. Hepsi hayali çalışmalardır. Yapılan kentsel dönüşümleri alıyorlar. Ben biliyorum. Hayatını tam üzerine getiriyorlar. Bir mahalleyi kentsel dönüşüme tabi tutuyorlar. Alıyorlar burasını yeşil alanı bıraktık diyorlar. Yeşil alan bıraktıkları yerlerdeki binaları da alıyorlar. Tam fay hattının üzerine götürüyorlar. Yani bu da ne garabet. Inşallah burada da bu bölgeleme çalışması yapıldığı için böyle bir hata olmayacak. Konu deprem olduğu için işte deprem nerede olur? Hangi fay hattı var? Buranın zemini özellikle nelerdir? gibi konularda söyleyeceğimiz çok şey var ama dün yaptığımız çalıştayda 8 masa oluşturduk. Bu 8 masada bir tanesi bizim bölümümüzdü. Zemin etütlerinde afet zararını azaltma. Biraz önce Bahar Hocamız anlattı. Onun anlattıkları yanlış anlamadıysam deprem sonrası nasıl organize edilir? Bizim görevimiz de deprem olmadan önce biz bunun afete dönüşmemesi doğal bir olay olarak geçiştirilmesi veya zararı en aza indirmekle ilgili yapacağımız çalışmalar. Tabii biliyorsunuz bu deprem konusu olunca deprem öncesi, deprem sırası ve deprem sonrasıyla ilgili çalışmalar yapılması lazım.
"BÖLGESEL ÇALIŞMALAR YAPILMALI"
Amacımız depremin altındaki insanları ve yaralıları veya canlıları kurtarmak olmamalı. Öncelikle bu bölgedeki can ve mal kaybının olmaması için, deprem öncesi hazırlıklar olmalıdır diyerek de bir giriş yaptıktan sonra zemin ekipleriyle ilgili kısımda biz dün toplantı yaptık. Yaptığımız toplantıda belediyenin tespit ettiği 12 tane başlık vardı. Zemin etütlerinde afet azaltma çalıştayında bu 12 konunun üzerine biz de 4 madde daha ilave ederek problemler ve çözüm yollarına çok kısa süre içerisinde anlatmak istiyorum. Halbuki çözümler değil. Buradakiler problemler olacak. Problemlerden bir tanesi, sahaya uyumsuz yöntemlerin önerilmesi. Yani yapılan jeolojik ve zemin endüstri raporlarında bu gibi uyumsuz yöntemler maalesef. Bunları önlemek amacıyla bizim önerimiz dünkü yaptığımız toplantı da şu parseller uyumsuz yöntemin önerilmesi. Bölgesel çalışmalar yapılmalı şev analizi, parsel bazında olmaz. Sadece o parsel bazında olmaz. Bölgesel anlamlı şev stabilitesinin çalışmalarının yapılıp yapılaşma öncesi mutlaka kazı güvenliği ve alınacak önlemler genelgesi 2018'de yayınlanan ve Aralık 2023'te uygulanacak olan yönetmeliğe uygun şekilde belirlenmeli.
"HAFRİYAT ÖNCESİ DENETLEME YAPILMALI"
İkincisi kazı önerilerine uyulmadan hafriyata başlanmasın. Maalesef kazı önerilerine uyulmadan hafriyata başlandı. Kazı yönetmeliğine uyulmadan, hafriyata başlamadan, hafriyat öncesi denetleme yapılmalı. Kaza öncesi idareye dilekçe ile ilgili bilgi verilmeli. Yetkili kontrolünde projeler ve kazı başlanmalı. Yani öncelikle kazı yapılmadan önce bu belediye bölümüne ve yetkililer tarafından yapılmalı. Aslında biz oda olarak şunu da söylüyoruz. Zemin vizesi, yani kazı hiç yapılmadan önce zemin vizesinin belediyeler tarafından yapılması gerekir. Tabii, belediyenin yaptığı, gördüğü bir eksiklik. İmalatı öncelik arz eden dayanma yapılarının belirtilmemesi.
TMMOB Mimarlar Odası Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek'in konuşmasından satır başları şöyle;
Birçok masa aslında totalde tüm meslek disiplinlerini ilgilendiren çalışmalar ve aslında soru başlıklarını konuları tartıştı. Daha spesifik masa dışında hemen hemen birçok meslektaşımız ve yan disiplinlerimiz her masada yer aldı. Bunun da altını çizelim. Çünkü bazı konuların komplike tartışılması ve çalışılması gerekiyordu. Biz sadece mimari projeleri tartıştığımız masada mimaride olan sıkıntıları belli bir sonuca bağladık ama esasında diğer özellikle denetlemeden, tutum planlamaya kadar her alanda aslında bir takım çözüm önerileri vardı. İlgili çözüm önerileri gelecek. Hepsi aslında ortak akıl sonucudur. Bunun altını çizmek istiyorum. Zaten bu ortak akıl çalıştayına da bu yüzden çok önemsiyoruz akademik odalar olarak. Bir de Türkiye'de ilk olan bir çalışma. En büyük güvencesi de bunların hayata geçecek olması. Bu kadar şeffaf bir ortamda üretiliyor olması. Tekrar bu anlamda bütün belediye yetkililerine ve çalışmaya hazırlayan düşünenlere teşekkür etmek istiyorum.
"YAPILARI BİRAZ DAHA AFET AÇISINDAN TASARIMSAL İTİBARIYLA DAHA GÜVENLİ HALE GETİRMEK ÜZERİNE HAZIRLADIK"
Mimari masada, mimari projelerde afet zararlarını azaltma üzerine spesifik birkaç başlığı belirledik. Özellikle biraz daha statik projeleri de rahatlatacak çözüm oldu bunlar. Yapıları biraz daha afet açısından tasarımsal itibariyle daha güvenli hale getirmek üzerine hazırladık. Denetlemeden ortak istişare etmek üzere temsilcilerimiz vardı. Şimdi birinci sorun olarak bizim belediyemizden de gelen dönüşle birlikte bizim sahadaki meslektaşlarımızın ortaya koyduğu özellikle çok eğimli parsellerde birtakım sorunların olduğu ve bunların yönetmelikten gelen istinat duvarlarındaki sınırlamalar yüzünden aslında çok da güvenli bir halde çözülemediğiyle ilgili. Neydi bu? Bizde istinat duvarı yapılabilme koşulları belli. Bunlar pratikteki proje üretimini ve dolayısıyla denetleyen belediye tarafını epey zorlayan noktadaydı. Biz de biraz burada aslında yönetmeliği riski azaltmak üzere değiştirecek bir takım fermuarıyla yapılabilecek çözümler üretmeye çalıştık.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Ülkü Küçükkayalar'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Proje üretimi o birçok mesleki disiplinin bir arada ortak ürettiği bir süreçtir. Temel amacımız dirençli toplum yaratabilmek için dirençli kentler. Dirençli kentlerinde olmazsa olmazı, dirençli yapılar. Dirençli yapı üretimi için birkaç önerimiz olacak. Hatta belediye yetkililerinin de bize konuşmak üzere, tartışmak üzere sunduğu birkaç başlık vardı. Zaten bu başlıklar da bizlerin kafasında olan ve tartışmamız gereken başlıklardır. Bunların bazıları proje yönetimi ortak olduğu için mimar, bir masada da konuşulmuş ve benzer şeyleri çıkarmışız.
"İMO'DAN İŞ BİRLİĞİ VE DESTEK ALINMASINI TAVSİYE EDİYORUZ"
Ruhsat projelerinin uygulama projesi niteliğinde olmasının sağlanması için ortak çalışma geliştirmeliyiz. Maalesef ki bizim piyasa da oluşan kötü bir kültür. Ruhsat projesi yapıyoruz nasılsa. Kervan yolda düzülür, arkadan nasılsa fikirler de değişir, ihtiyaçlar da değişir gibi bir sürecin içine giriyoruz ve ruhsat yani yaptığımız projelerin gerçek anlamda uygulanacak olan projelerden uzaklaşıyor. Bununla ilgili özel çaba harcamamız gerekiyor. Hem ruhsat mercileri açısından hem biz proje üreten disiplinler olarak belediyeden gelen soruların içindeydi. Problemin içindeydi. Onu şöyle toparladık. Statik programlar arasında göreli kat ötelemesi sonuçlarının oldukça farklı olduğu tespit edilen bir projenin örnek alınıp irdelenmesi ve gerekirse ilgili sağlayıcıları ile temas sağlanması yönünde çalışma yapılması için İnşaat Mühendisleri Odası Bursa şubesinden iş birliği ve destek alınmasını tavsiye ediyoruz.
Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Katılım gösteren arkadaşlara çok teşekkür ederim. Ben de hocam gibi şikayetle başlamak istiyorum. Duyuru yapmadık diye mi kimse yok burada? Bas bas bağırıyoruz bu şehirde afet riski altında yaşadığımızı. Bunun çözümünü konusunda Türkiye'nin en usta isimleri geliyor. Hiç bir karşılık beklemeden bilgilerini bizle paylaşmaya çalışıyor ama maalesef yurttaş gelmiyor. 10 numara 5 yıldız bir lojistik plan yapılmış. Göreve gelmeden önce de AFAD'ı ziyaret etmiş. Sunum almış, biri olarak söylüyorum yerel yönetim olarak paydaşız. Nereye kadar? Gemlik'te toplanma alanları, barınma alanları, belirlenirken, işte sokaklarda tabelalarla yön gösterirken paydaşız. En temel sorun şu. Kim ne yapacağını daha önce bilseydi bu işin aktörleri mesela yerel yönetimler. Ben bilseydim İskenderun'da. İskenderun Belediyesi'ne destek vereceğimi. Çok daha önemli işler yapma şansımız var. Valinin kim olduğu belli. AFAD'ın projeksiyonunda hangi ilde hangi seviyede deprem olursa, hangi ilin valisi oraya gidecek tanımlanmış. Ama belediye belli değil. Ya yerel yönetimlerin bu konudaki maharetini anlamak için 6 Şubat depreminin olması mı lazım? Bizim işimiz bu.
"BELEDİYELERİN BİRBİRİYLE KARDEŞLİK ETMESİ LAZIM"
Söylüyorum burada benim çalışma arkadaşlarım var. Bu çocuklar hayatlarını böyle kazanıyorlar. Işleri bu adamların. Giderlerdi oradaki problemi çözer, geri dönerler. Nereye gideceğimizi biz de bilemedik. Allah yardım etti yani. Üçüncü gün orada biz konteyner kent kurmaya başladıysak, dördüncü, beşinci altıncı yedinciyi kurmaya başlayan belediye başkanı arkadaşlarım ondan ödeyerek Allah bize yardım etti. Doğru noktalarda durduk. Doğru işi yaptık. Sor Gün Kardeşliği protokolü denilen şeyin Türkiye'nin gündemine girmesi lazım. Aynı afet riski altında bulunmayan belediyelerin birbiriyle kardeşlik etmesi lazım. Burdur Belediyle Başkanı ile konuştuk diye söylüyorum. Gemlik'te bir deprem olduğunda sabah 'Uğur enkaz altında kalmış olabilir' deyip burada olmalı. Her şeyi bilip, ama benim hazırladığım her çadır alanını, toplanma alanını, barınma alanını, her şeyin yerini bilir halde gelmeli. Benim iş makinemin nerede olduğunu da biliyor olmalı. Hangi akaryakıt istasyonundan, akaryakıt aldığımı da biliyor olmalı. Bunu yapabildiğimiz gün biz afetle, afet sonrasına ilişkin kısma atıfta bulunup söylüyorum. Bunu yapabildiğimiz gün sorun yaşamadan mücadele edeceğiz.
Kapanış konuşmasını yapan Gemlik Belediye Başkanı Mehmet Uğur Sertaslan'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Geçmiş olsun. Yorucu 3 gün süren bir çalıştaydı. Katkılarınız çok kıymetliydi. Çok teşekkür ediyorum arkadaşlar. Bütün masalara, bütün çalışma masalarında görev yapan, akıl yürüten, emek veren bütün arkadaşlarıma huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Türkiye zor bir yer. Bursa Türkiye'nin içinde göreceği daha zor yerlerden bir tanesi. Gemlik hepsinden daha zor bir yer. Bir kere daha anlamış olduk. Sizlerin gözünden de görüldü bu. İşimiz zor ama kararlıyız hiç tereddüdünüz olmasın. Mutlaka değerlendirmeyi yapacağız bir kez daha. Bunu burada bırakmıyoruz. Bu daha başlangıcı bu işin uzun soluklu yapılması gereken işler var. Odalarımıza bağlı kurumlarla çalışmaya devam edeceğiz belli ki.
"BİR SONRAKİ ADIMIN NE OLACAĞI KOMUSUNDA ODALARIMIZDAN YORUM BEKLİYORUM"
Hemen uygulamaya sokabileceğimiz tavsiyeler var. Onu da gördüm büyük memnuniyetle değerlendirmesini yapacağız. Meclis aracılığıyla alınması gereken bir karar varsa elbette meclisimiz aracılığıyla, idare olarak bizim doğrudan başlatabileceğimiz şeyler varsa da anında uygulamayacağım. Bir sonraki adımın ne olacağı konusunda da mutlaka odalarımızdan yorum bekliyorum. Şimdi değil elbette ama bir sonraki adımı birlikte çalışabilmek, bu konuya birlikte kafa yorabilmek ve belki de pek çok ilçeye, ile örnek oluşturacak kararları alabilmeye götürecek olan adıma dair bizim aklımızda bir şey var ama mutlaka sizden de bir takım görüşler bekliyorum. Bir kere daha sizlere şükranlarımı sunuyorum.