Mahkeme darbenin sivillerini sordu
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Eylül döneminin sivil ayağı için Başbakanlık ve MİT'e yazı yazarak sivil unsurlar hakkında bilgi istedi.
2013.09.27 14:24 - Son Güncellenme: 2013.09.27 14:25 - Güncel - HABER MERKEZİ
12 Eylül davasında mütalaanın hazırlanması için dosya 2. kez savcıya gönderildi. Davanın 4. savcısı olan Selçuk Kocaman, esas hakkındaki görüşünü oluşturmak üzere dosyayı incelemeye alacak. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi ise 12 Eylül döneminin sivil ayağı için Başbakanlık ve MİT'e yazı yazarak, sivil unsurlar hakkında bilgi istedi. Gelen bilgiler ışığında suç duyurusunda bulunulacak olan mahkeme, ayrıca Sivil İşler Koordinasyon Grubu'nda görev alan kişiler hakkında Ankara TMK'nın 10. maddesiyle görevli Başsavcıvekilliğine suç duyurusunda bulundu. Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen "belge yoktur" yanıtının tartışma yarattığı duruşmada mahkeme Başkanı İnce, gelen yanıtı yeterli bulmadı.
12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Kenan Evren ile Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılandığı davanın duruşması bugün yapıldı. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, sanıkların avukatı Bülent Hayri Acar, müdahilliğine karar verilen bazı gerçek ve tüzel kişiler ile TBMM, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini izafeten Başbakanlık, MHP, DİSK, TÖB-DER gibi tüzel kişilerin avukatları ve sanık avukatları katıldı.
Avukatlarının vareste tutulmalarını istedikleri sanıklar Evren ve Şahinkaya, duruşmaya katılmadı. Duruşmayı, 12 Eylül askeri darbesine ilişkin iddianame hazırlamasının ardından HSYK tarafından meslekten men edilen eski Savcı Sacit Kayasu ile 32 yıl boyunca tutuklu kalan ve yaklaşık 5 ay önce tahliye olan Tahir Candan da izledi.
Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, mahkeme dosyasına giren belgeler okundu. Duruşmada, Genelkurmay Başkanlığı'na 'Bayrak Harekat Direktifi" olarak mahkemeye gönderilen belgeler arasında konulmadı nitelendirilmesine sahip olan "Sivil İşler Koordinasyon Grubu" ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterlik Personeli" belgelerinin arşivde bulunması halinde mahkemeye gönderilmesi için yazılan müzekkereye cevap geldiği belirtildi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan gelen cevap yazısında eklere ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin tespit edilemediğinin anlaşıldığı aktarılarak bu konu tutanağa geçirildi.
Genelkurmay Başkanlığı'ndan belge bulanmadığına ilişkin cevabi yazıya avukatlar itiraz etti. Söz alan Müdahil Avukat Ömer Kavili, özellikle MGK Genel Sekreterliği Personeli çok özel bir birimdir. Mahkeme ara kararının arkasında dursun yazıya imza adan Adli Müşavir Muharrem Köse hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz" dedi.
BİRAZ CERAYANDA KALIR
Duruşma salonunun karşısındaki salonda 28 şubat davasının yargılamasının devam ettiğini anımsatan Avukat Mehmet Horuş da Sivil İşler Koordinasyon Kurulu ile ilgili kısımda "konmadı" kaşesinin bulunduğunu belirterek, "Yani bu belge var, ama konulmamış. Şimdi bulunamadığı söyleniyor. Bu darbenin bir sivil ayağı olduğu da belli. Bunlara ilişkin de bazı isimleri daha önce zikrettik.
Bütün yazışmalarda Genelkurmay'da bir direnç olduğunu gördük. Hilmi Özkök'ün çok önemli bir pozisyonda olduğunu düşünmüyorum. Şimdi karşı taraftaki davada da herkes Özkök'ün peşine üştü, bir türlü getirtemediler. Darbenin yargı, sivil, hukuk ayağıyla ilgili gene bu isim karşımıza çıktı. Mahkeme Genelkurmay'dan gelecek listeyi beklemesin, Özkök'ü tanık olarak mı, darbeler silsilesi arasında da bir geçiş var. Açalım kapıları, Özkök arada dursun, biraz cereyanda kalır, ama başka türlü yapamayacağız" diye konuştu.
SİVİLLERE YÖNELİK SORUŞTURMA DERİNLEŞTİRİLMEL
Söz alan Avukat Öztürk Türkdoğan ise "Aradan kaç yıl geçti Mısır'da, bölgemizde aynı tarzda bir darbe yapıldı, eksikte olsa demokratikleşme adımları atıldı, halk sokağa döküldü, bekli de devrim olacaktı ancak askeri darbeciler bunu engellediler. Tarih aslında tekerür ediyor, bunlara dur denmesi gerekiyor, bu nedenle bu yargılama çok daha önemli bir hale gelmiştir. Bölgemizde bundan sonra darbe yapmaya çalışanlara karşı da örnek bir karar olmalı" diye konuştu.
Avukatı Aydın Erdoğan, davada delil karartma gayretinin devam ettiğini öne sürerek Genelkurmay Başkanlığı'nın darbelere ilişkin soruşturma sırasında kendi personeli üzerinde bir disiplin soruşturması yapmadığını savundu. Erdoğan, "Bazı Genelkurmay Başkanları delilleri küçültmek için konuştular bunların bir kısmı yargılandı. Duruşmanın tutanakları, özellikle sivil uzantılarla ilgili yürütülen soruşturmanın derinleştirilmesi için savcılığa iletilmesinde yarar var" değerlendirmesinde bulundu.
SAVCI DOSYAYI İSTEDİ
Tahir Canan'ın avukatı Senem Doğanoğlu, müvekkilinin 12 Eylül hukukunun en uzun süre tutuklu kalmış kişisi olduğuna işaret ederken, "32 yılın her bir günü 12 Eylül'ün dehşetinden bağımsız değildir. İşkencenin bedensel ve ruhsal izlerini halen taşımaktadır. Tahir Canan'a toplumun bir borcu da vardır" diyerek müvekilinin müdahillik talebinin kabul edilmesini istedi.
Avukat Arif Ali Cangı ise müvekkillerinin hepsinin bir an önce adalet aradığını ifade ederek, davanın bir ara dava haline geldiğini savundu. Cangı, "Tüm Türkiye toplumu bizden bu davanın sonucunu bekliyor dava daha da uzarsa bui davadan bir şey çıkmaz görüşü ağırlık kazanacak bu dava siyasi bir dava değil Sayın Savcı görüşünü hazırlamadaysa görevini yapmamıştır bir ön önce davanın sonuçlanmasını istiyoruz bu topluma giydirdiler deli gömleğinin çıkarılması için mahkumiyet verilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Davanın Savcısı soruşturmanın genişletilmesi talebinin reddini isteyerek mütalaanın tamamlanması için dosyanın kendisine verilmesini talep etti. Sanıkların Avukatı Bülent Acar'ın konuşması sırasında sözlerine müdahil avukatlar sözlü sataşmada bulundu. Acar'ın "Sayın Kavili konuşması sırasında devletin kamu görevlileri ve diğer yetkililerinin 1982 belgesi denilen bir belgeye göre de işlem yapması gerektiğini belirttiler. Böyle bir belge olup olmadığını bilmiyorum. Eğer bu belge, kamu görevlilerini bağlayan bir belgeyse hukukidir. Yok hukuki değilse herhalde fiilidir, dolayısıyla kamu görevlilerinin fiili bir belgeye göre iş yapmaları söz konusu olamaz. O aşamada bir başka talebimiz de yok" diye konuştu.
SİVİL UNSURLAR MİT'E SORULDU
Verilen aranın ardından Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, kararları açıkladı. İnce, soruşturmanın genişletilmesi talebinin olup olmadığının bildirilmesi, yoksa esas hakkındaki görüşün hazırlanması için dosyanın savcılığa verilmesine karar verildiğini açıkladı.
Başbakanlık ve Mit Müsteşarlığı'na müzekkere yazılarak "12 Eylül'e giden süreçte hazırlanan Bayrak Harekat Direktifi'nde 'Sivil İşler Koordinasyon Grubu' şeklinde bir grubun görev aldığının belirtildiğini, bu grup ile 12 Eylül'e giden süreçte yer alan diğer sivil unsurlar hakkındaki bilgi ve belgelerin istenmesine" karar verildi.
12 Eylül ile ilgili olarak kamu görevlileri ile ilgili soruşturmanın yürütüldüğünü anımsatan İnce, Bayrak Harekat Planı'ndaki 'Sivil İşler Koordinasyon Grubu'nda yer alan kişilerin tespiti ile haklarında soruşturma yürütülmesi açısından Ankara TMK'nın 10. maddesiyle Cumhuriyet Başsavcı vekilliğine suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Duruşma 25 Ekim tarihine ertelendi.