Maaşı geciken işçiler dikkat! 1 günlük gecikme bile tazminat hakkı doğurabiliyor
Yargıtay, maaşı 20 gün geciken işçinin haklı fesih yapıp kıdem tazminatı alabileceğini onadı. Karar, ücretin zamanında ödenmesinin önemini vurguladı.
2026.08.23 09:51 - Son Güncellenme: 2026.08.23 09:54 - Bursa Bölge - İHA
Maaşının ödenmesini bekleyen milyonlarca çalışanı ilgilendiren önemli bir Yargıtay kararı gündeme geldi. Ücretin zamanında yatırılmaması, işçi açısından yalnızca ekonomik bir mağduriyet oluşturmakla kalmıyor, belirli şartlarda iş sözleşmesinin haklı nedenle sona erdirilmesinin de önünü açabiliyor.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önüne gelen bir dosyada, maaşının ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle işten ayrılan çalışanın kıdem tazminatı talebi değerlendirildi. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin işçi lehine verdiği kararı onaylayarak ücretin zamanında ödenmesinin iş ilişkisi açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu.
Karara konu olayda çalışanın ücretinin 20 gün gecikmesi belirleyici olurken, işveren tarafından yapılan savunmalar da mahkeme tarafından değerlendirmeye alındı. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında ise ücretin ödenmemesi veya zamanında ödenmemesinin, somut olayın koşullarına göre işçiye haklı fesih hakkı verebileceği kabul ediliyor.
Maaşın Geç Ödenmesi İşçiye Haklı Fesih Hakkı Verebilir
İş Kanunu, çalışanın emeğinin karşılığı olan ücretin zamanında ödenmesini güvence altına alan düzenlemeler içeriyor. Ücretin ödenmemesi ya da kanunda öngörülen süreler içerisinde yerine getirilmemesi, işçi açısından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilebilmesine ilişkin hükümleri gündeme getirebiliyor.
Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da ücretin ödenmesindeki gecikmenin işçinin haklı nedenle fesih hakkı açısından önem taşıdığı görülüyor. Bu nedenle maaşının zamanında yatırılmadığını belirten çalışanların, yalnızca gecikmenin süresine değil, ücretin hangi döneme ait olduğuna ve ödemenin ne zaman gerçekleştirildiğine ilişkin kayıtları da dikkate alması önem taşıyor.
Karara konu dosyada ise çalışanın ücretinin 20 gün gecikmesi üzerine iş sözleşmesini kendisinin sona erdirdiği belirtildi. İşçi, bu nedenle kıdem tazminatı başta olmak üzere çeşitli işçilik alacaklarının ödenmesini talep etti.
20 Gün Maaş Bekleyen İşçi Mahkemenin Yolunu Tuttu
N.D. isimli çalışan, ücretinin zamanında ödenmediğini belirterek İş Mahkemesi'ne başvurdu. Çalışan, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesine dayanarak iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürdü.
Davacı işçi, kıdem tazminatının yanı sıra yıllık izin ve fazla çalışma ücretlerinin de faiziyle birlikte kendisine ödenmesini istedi. İşveren tarafı ise çalışanın iddialarına karşı çıkarak ücrette yaşanan gecikmenin kısa süreli olduğunu savundu.
Şirketin savunmasında, kısa süreli ödeme gecikmelerinin işçiye her durumda haklı nedenle fesih hakkı vermeyeceği yönündeki Yargıtay uygulamasına dikkat çekildi. Ayrıca çalışanın yıllık izin ücretinin ödendiği, proje yöneticisi olarak görev yaptığı ve çalışma saatlerini kendisinin belirlediği de mahkemeye sunulan savunmalar arasında yer aldı.
Mahkeme İşçiyi Haklı Buldu
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiği sonucuna ulaştı. Mahkeme kararında, Nisan ayına ilişkin ücretin iş sözleşmesinin feshedilmesinden beş gün sonra, 28 Mayıs tarihinde ödendiği dikkate alındı.
Çalışanın önceki aylardaki ücretlerinin ay başında düzenli olarak ödendiği, Nisan dönemine ilişkin ücretin ise kanunda öngörülen sürenin aşılmasının ardından yatırıldığı tespit edildi. Bu değerlendirmeler doğrultusunda mahkeme, çalışanın kıdem tazminatına hak kazandığına karar verdi.
Bununla birlikte işçinin talep ettiği fazla çalışma ücretinin yeterli şekilde kanıtlanamadığı değerlendirildi. Bu nedenle söz konusu talebin reddine karar verilirken, dava diğer talepler bakımından kısmen kabul edildi.
İstinaf Kararı Değiştirmedi, Yargıtay Son Noktayı Koydu
İşveren tarafından yerel mahkemenin kararına itiraz edilmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna vararak kararı yerinde buldu.
İşverenin bu kararı da temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin incelemesine geldi. Yüksek Mahkeme yaptığı değerlendirme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararını onadı.
Kararın kesinleşmesiyle birlikte işçinin ücretinin zamanında ödenmemesinin, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi ve buna bağlı kıdem tazminatı hakkı bakımından ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
"Bir Gün Gecikirse Tazminat Kesin" Denilmeden Detaylara Dikkat Edilmeli
Kararın kamuoyuna yansımasıyla birlikte "maaşı bir gün geciken herkes kıdem tazminatı alabilir" şeklinde yorumlar gündeme gelirken, iş hukukunda her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor.
Yargıtay'ın ücretin geç ödenmesine ilişkin yerleşik içtihatlarında, bir günlük gecikmenin dahi haklı nedenle fesih bakımından önem taşıyabileceği kabul ediliyor. Ancak çalışanın kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesinde ücretin niteliği, ödeme zamanı, gecikmenin şartları ve iş sözleşmesinin hangi şekilde sona erdirildiği gibi unsurların tamamı önem taşıyor.
Bu nedenle maaşının geciktiğini gerekçe göstererek işten ayrılmayı düşünen çalışanların, fesih işlemini gelişigüzel gerçekleştirmek yerine sahip oldukları hakları ve somut durumlarını dikkatli biçimde değerlendirmeleri önem taşıyor. Özellikle haklı nedenle fesih ile normal istifa arasındaki hukuki fark, kıdem tazminatı bakımından belirleyici olabiliyor.
Yargıtay'ın söz konusu kararı ise ücretin işçiye zamanında ödenmesinin işveren açısından taşıdığı hukuki sorumluluğu bir kez daha gündeme taşıdı. Maaş ödemelerinde yaşanan gecikmelerin, iş ilişkisinin devamı ve işçinin tazminat hakları bakımından ciddi sonuçlar doğurabileceği dikkat çekti.