Küreselleşmenin tuzakları!
Türk Ocaklarının 1912 yılında 190 Askeri Tıbbiyeli tarafından Türk milletinin istikbali konusunda yayınladıkları bildiriden sonra dönemin etkili aydınları tarafından kurulduğunu anlatan Prof. Dr. Selçuk Kırlı, aradaki kesintilere karşın bugüne kadar Türk milletinin bütünlüğü ve geleceği için çalışmaya devam ettiklerini bildirdi.
2013.01.02 16:31 - Son Güncellenme: 2013.01.02 16:31 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Türkiye'nin gerek yakın gerekse küresel düşmanlarının çıkarları için uyguladıkları taktik ve stratejilerle karşı karşıya olduğunu anlatan Prof. Dr. Selçuk Kırlı, günümüzde milletlerin artık tam bağımsızlıklarını bile savunamadıklarına dikkat çekti. Başkan Prof. Dr. Selçuk Kırlı, "Küreselleşmenin dayattığı karşılıklı bağımlılık düşüncesi içinde çok iyi hazırlanmış tuzaklara düşerek, kendi rızaları ile başkalarına benzemeyi, ürettikleri artık değerleri başkalarına aktarmayı, kendilerini kendileri zannederken giderek başkaları olmayı içlerine sindirebiliyorlar" dedi. Milli kimliklerin geniş grup açısından önemine dikkat çeken Prof. Dr. Selçuk Kırlı, geniş grup içerisindeki zayıf ve küçük kimliklerin, küresel güçler karşısında direnme güçlerinin azlığına ve daha kullanılabilir olduğuna işaret ederek şu saptamada bulundu: "Bin yılı aşkın süredir beraber yaşayan bizler birbirimize benzeriz, ne geçmişte ne bu gün bize bizden başkası dost olmadı. Bize benzemeyen ve bizi kendilerine benzetmeye çalışanların vermeyi önerdikleri desteklerin karşılığı olarak ne istedikleri gözden kaçırmayalım."
KAMPANYAYA REKOR İLGİ
Milli karakterin bir kez kaybedildikten sonra kolay kolay geri kazanılamadığı uyarısında bulunan Başkan Prof. Dr. Selçuk Kırlı Bursa Türk Ocağı olarak geçen yıl 'Bir Milletin devletini kaybetmesinin kötü ancak bir Devletin milletini kaybetmesinin çok daha kötü olduğu' düşüncesinden yola çıktıklarının altını çizdi. Türk Milletinin değerleri, özellikleri ve çıkarları ile bunların çağdaş şartlara göre tekrar gözden geçirilip yeni sentezlere ulaşılması yönünde çalışmalar yaptıklarını anımsatan Başkan Prof. Dr. Selçuk Kırlı, bunu sürdüreceklerini bildirdi. "Biz 'Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran Türkiye Halkına Türk denildiğine' inanan ve bu kelimeyi kullanırken tam da yazılanı kasteden insanlarız" diyen Başkan Prof. Dr. Selçuk Kırlı Bursa Türk Ocağı olarak yıl boyunca, gerek yayımlanan bültenlerde gerekse halka açık toplantılarda bu hususların üzerinde durduklarını söyledi. Anayasa çalışmalarına yönelik kaygılarını dile getiren Başkan Prof. Dr. Selçuk Kırlı, Bursa Ocağı olarak Türk ismi ve Türklük kavramının dışlanmasına karşı imza kampanyası açtıklarını anımsattı. Kampanyaya rekor sayıda 60 bine yakın Bursalının adını ve soyadını yazarak imza attıklarına dikkat çeken Başkan Prof. Dr. Selçuk Kırlı, tüm vatandaşlara bu tür sahiplenme davranışları göstermeye davet etti.
HER ŞEYİN TEMELİ EĞİTİM
Her şeyin temelinin eğitim olduğunu vurgulayan Başkan Prof. Dr. Selçuk Kırlı, bu nedenle en önemli hedeflerinden birisinin de her yaştan insanın eğitimine katkı koymak olduğunu söyledi. Bursa Türk Ocağı'nın bu yönde bilinen tüm araçları kullandığını belirten Başkan Prof. Dr Selçuk Kırlı, "Bunlara eğitimdeki öğrenciler ve eğitim kurumlarına verilen destek, konuların uzmanları tarafından yürütülen seminer ve konferans çalışmaları, Türk ve İslam kültürü hakkında geniş bir kütüphane kurulması çalışmaları dâhildir. Her konuda olduğu gibi Bursalılar bu çabalarımızda da bizi yalnız bırakmamıştır ve bırakmayacağına da inanıyorum" dedi. Yüzüncü yılı olan 2013'te de Ocağımızın faaliyetlerini izleyecek olan Bursalıların bizim kimse ile çekişme veya düşmanlığımızın olmadığını, kuruluş ve varlık felsefemizin sadece 'Türk Milletinin varlığı ve istikbaline hizmet etmek' olduğunu hatırlamasını rica ediyor ve mutlu yıllar diliyorum" dedi.