Küçük Alperen serviste yaşamını yitirmişti... Kreş sahipleri yalan söylemiş

Küçük Alperen serviste yaşamını yitirmişti... Kreş sahipleri yalan söylemiş

İzmir'in Çiğli İlçesi'nde, kreş servisinde unutulduğu için havasızlıktan yaşamını yitiren 3 yaşındaki Alperen Sakin'in ölümü ile ilgili kreş yetkililerinin ilk ifadelerinde yalan söyledikleri ortaya çıktı. Alperen'in uyku saatinde uyuduğunu ve bir daha uyanmadığını söyleyen okul yetkilileri, polisin ısrarlı sorgusu sonrasında gerçeği açıkladı. Alperen'in dedesi 64 yaşındaki Sabahattin Sakin, torunun can verdiği kreşin önüne gelerek, "Torunumu öldürdünüz, torunumu bana geri verin" diyerek feryat etti. İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı ise okul servisinin korsan olduğunu ve hiçbir kurumdan belgesi bulunmadığını açıkladı.

2017.08.17 16:30 - Son Güncellenme: 2017.08.17 18:11 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Küçük Alperen serviste yaşamını yitirmişti... Kreş sahipleri yalan söylemiş

Olay, salı sabahı Köyiçi Mahallesi'nde meydana geldi. Kurumsal bir firmada gayrimenkul danışmanı Serkan Sakin ile elektronik mühendisi Buket Sakin çifti, 3 yaşındaki oğulları Alperen'i kreşi 4 ay önce ayda 800 TL ödeyerek kreşe yazdırdı. Sakin çifti sabah çocuklarını kreşin servisinebindirdi. Servis şoförü 47 yaşındaki T.İ. ile rehber personel 18 yaşındaki D.K., Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'na geldiklerinde öğrencileri indirmeye başladı. Rehber personel D.K., bu sırada ağlayan bir öğrenciyi alarak okula girdi. Serviste uyuyan Alperen'i fark etmeyen şoför, aracı okulun yanında bulunan ve otopark olarak kullanılan boş arsaya çekti.

SAATLER SONRA FARK EDİLDİ

Alperen'in kreşte olmadığını öğle yemeğindefark eden öğretmenler ile görevliler, okul ve bahçesini aramaya başladı. Aramadan sonuç alınamayıncaokulun güvenlik kamera kayıtlarıincelendi. Görüntüleri izleyen okul yöneticileri ve öğretmenler Alperen'in okula hiç girmediğini gördü.

Bunun üzerine okul servisine bakan görevliler minik Alperen'i sabah oturduğu koltukta hareketsiz buldu. HemenKarşıyaka'daki özel bir hastaneye götürülen minikAlperen'in havasızlıktan öldüğü anlaşıldı.

POLİSİN ISRARI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

Olayı aileye "Alperen bayıldı hastanedeyiz acil gelmeniz gerekli" diye haber veren okul yöneticileri polise ilk ifadelerinde gerçeği sakladıklarıortaya çıktı. Yöneticiler,Alperen'in uyku saatinde uyutulduğunu ve bir daha uyanmaması üzerine hastaneye götürdüklerinisöylendi.

Bu ifadelerden şüphelenen polisler, bir görevlinin ifadesinden yola çıkarak olayı aydınlattı. İzmir EmniyetMüdürlüğü Cinayet Büro ekiplerinin ısrarlı sorgusu sonrasında Alperen'in kreş servisinde unutulduğu için öldüğü ortaya çıkarıldı.

Okul müdürünün aynı zamanda eşi olan servis şoförü T.İ., ifadesinde sabah 07.30'da Alperen'i evinden aldığını, Alperen'in serviste yolculuk sırasında uyuduğunu, okula geldiklerinde ise başka bir çocuğun ağlaması üzerine onunla ilgilendikleri için Alperen'i unutmuş olabilecekleri söyledi. ŞoförT.İ. ayrıca Alperen'in okulda olmadığını fark ettikleri andan itibaren aramaya başladıklarını anacak sonuç çıkmaması üzerine en son servis minibüsüne saat16.30'da baktıklarındaAlperen'in cansız bedenini bulduklarını söyledi.

Servis minibüsündeki rehber personelD.K. da ifadesindeifadesinde Alperen'in kemeri bağlıuyuduğunu, kreşe geldiklerinde öğrencileri dikkatle indirdiği sırada bir öğrencinin ağlamaya başladığını ve onu kucağına alarak okula götürdüğünü söyledi.

Gerçeği ortaya çıkaran polisler,servis şoförü T.İ. ile rehber personel D.K.'yi gözaltına aldı. Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından iki şüpheli 'Taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden T.İ. tutuklanırken, D.K. savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

KREŞ 3 GÜN KAPANDI

Minik Alperen'in yaşamını yitirdiği kreş yetkililerinin suskunluğu devam ederken, kreşin kapısına 'Kreş 3 gün süreyle kapalıdır' yazısı asılarak eğitime ara verildiği duyuruldu.

Kreş Facebook adresinden bugün sabah saatlerinde siyah kurdele ile 'Yastayız' paylaşımı yaptı. Öğrenci velileri ve vatandaşlar, paylaşımın altına tepki ve eleştiri yüklü mesajlar yazdı. Okulu sorumsuzlukla suçlayanlar, okulun kapatılması istedi.

Paylaşıma yorum yapan bir kadın ise olayın yaşandığı gün kreşin bahçesinde doğum günü kutlandığını öne sürerek, 'Alperen servis içinde can çekişirken, doğum günü kutlandı' diye yazdı.

DEDESİ KREŞ ÖNÜNDE FERYAT ETTİ

Kreşin önündeki sessizliği ise minik Alperen'in dedesi Sabahattin Sakin'in feryatları böldü. Kreşin önüne gelen dede Sakin, "Torunumu öldürdünüz, torunumu bana geri verin" diyerek feryat etti.

Kalp hastası olan Sakin, ayakta durmakta zorlanırken, "Torunumu dün toprağa verdim. Onu subay elbisesiyle görmek varken kefeni giydirdiler. Onu toprağa yakıştıramadım. Keşke ben ölseydim. Torunum, Alperen'im. Torunumu öldürenlerin idamı istiyorum. Küçücük çocuk nasıl unutulur. Hiç mi vicdanınız yok" dedi.

İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, olayın ardından kreşe müfettiş gönderdiklerini, idari soruşturma başlattıklarını söyledi. Yahşi, "Devlet okulu değil. Ama bakanlığın denetiminde olan bir okul. Bizim servis şoförleri ve hosteslerinin eğitimi çalışmalarını sürdürüyoruz. Akıl ve mantığa sığmayan bir ihmal. İdari anlamda soruşturma sürüyor" dedi.

KORSAN SERVİS

Bu arada Karar'ın haberine göre, İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı okul servisi için hiçbir kurumdan belge alınmadığını açıkladı. Olayın okula ait "korsan" servis aracında yaşandığını öne süren Bostancı, "Konudan haberdar olunca minibüsle ilgili bilgi topladık. Yaptığımız ön araştırmada, aracın hiçbir kurumdan belge almadığını tespit ettik. Maalesef bir servis aracının taşıması gereken niteliklerin hiçbirine haiz değil. Servis aracından başka her şeye benziyor, sanki yürüyen bir billboard" ifadelerini kullandı.

Servis taşımacılığının önemine işaret eden Bostancı, bu sektörün hiçbir zaman rant aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Korsan taşımacılığa "dur" denilmesini isteyen Bostancı, şunları kaydetti: "Yetkililerden daha fazla denetim yapmalarını bekliyoruz. Önüne gelen okul aile birliği, özel okul veya kreş eğitimi veren merkezler, kendileri araç alıp servis taşımacılığı yapabiliyor. Bu konuda bir yasal boşluk var. Anaokulu, etüt ve eğitim kurumlarının kendi adına araçlarla servis taşımacılığı yapmaları bir muammadır. Bunun ne kadar yanlış olduğunu, ihmaller zincirinin konuyu nerelere kadar taşıdığını bu üzücü olayla bir kez daha gördük." Bostancı, korsan taşımacılık yapan araçların mobil ekiplerle denetlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Alperen'in hayatını kaybetmesinin ardından, ölüm nedeni ve olaydaki ihmaller zincirinin ortaya çıkartılması için çok yönlü soruşturma başlatıldı.Alperen Sakin'in cenazesine Adli Tıp Kurumunda yapılan ön otopside, çocuğun vücudunda darp ya da kesici aletle yaralanma izine rastlanmadığı, kesin ölüm nedeninin detaylı otopside ortaya çıkacağı belirtildi. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğünün başlattığı soruşturmada ise konuyla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, okulla ilgili denetimler yapacağı, Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokulu idaresinin kusurunun tespit edilmesi durumunda okulla ilgili yaptırımlarda bulunulacağı bildirildi

SAKİN AİLESİNİN EVİNDE YAS VAR

Çiğli ilçesinde yaşayan üç çocuk sahibi Serkan ve Buket Sakin çiftinin evinde yas var. Üç yaşındaki en küçük çocuklarını kaybeden acılı aileyi komşuları ve yakınları yalnız bırakmadı. Aileyi teselli etmek isteyen sevenleri, çiftin evine gelerek taziyelerini iletti.

07.30'DA SERVİSE BİNDİRİLDİ

Baba Serkan Sakin, olayın detaylarını anlattı. AA'nın haberine göre Alperen'in sabah 07:30'de annesi tarafından servise bindirildiğini söyleyen Sakin, "O gün kreşe gelen çocuklardan birinin doğum günü kutlaması varmış, içeriyi süslemişler. Servisten inerken çocuğun birinin acil tuvaleti geldiğinden ilk başta servis annesi onunla ilgilenmek için önce onu indirmiş. Servis şoförüne de çocukları indir demiş. Servis şoförü de çocuklar nasıl olsa indi diye kontrol etmeksizin aracı güneşin altına park etmiş. Çocuğum kemeri bağlı bir şekilde aracın içinde akşam 16:30'a kadar çırpınarak hayata gözünü yummuş." dedi.

DÜNYA TATLISIYDI

Baba Sakin, oğlunun neşeli ve zeki bir çocuk olduğunu anlatarak, şunları kaydetti:"Alperen dünya tatlısı bir çocuktu. Hareketliydi, laftan sözden anlayan, okula gitmeden yazı yazmaya başlayan, resim yapan bir çocuktu. Oyuncağı, küçük köpeği bize hatıra kaldı ama asıl kalbimdeki yeri kaldı. Allah hiçbir anne babaya bir daha yaşatmasın. Şu anda ben inanıyorum ki benim masum ve günahsız olan oğlum Peygamber Efendimizin yanında."

OYUNCAKLARI HATIRA KALDI

Anneanne Elmas Atalay da torunun kıyafetlerinin ve oyuncaklarının kendilerine hatıra kaldığını belirterek, "Çok neşeli ve hareketli bir çocuktu. En çok gitarıyla 'tombik' adını verdiği oyuncağını severdi. Bununla beraber yatar, bunu her yere gezdirirdi. Abisiyle beraber oynarlardı. Bir de oyuncak atı vardı onunla evin içinde oradan oraya koşturup dururdu." diye konuştu.

AİLELER KREŞ ÖNÜNDE TOPLANDI

Alperen Sakin'in ölümünden sorumlu tutulan kreşe tepkiler sürüyor. Kreş önünde toplanan aileler ve çok sayıda kişi kreş yönetimine olayı saklamaya çalıştığı iddiasıyla tepki gösterdi. Çocuğunu aynı kreşe gönderen Berat Hayta, "Bu sorumsuzluğu kabul etmek mümkün değil. Olay affedilmeyecek bir olay. Bir çocuğun 8 saat bir arabada unutulması normal bir durum değil. Çok acı çektiren bir durum. Çocuğun ölümünü gizlemeye çalışmaları, soğukkanlı davranmaları çok korkutucu. Biz bunların mutlaka ceza almasını istiyoruz. Bu herkesin çocuğunun başına gelebilir. Bunların içeri girmesi ve çıkmaması lazım" dedi.

Kreşe kızını gönderen bir başka anne Meral Kuman, "Benim çocuğumda o kreşe gidiyor. Olayın yaşandığı gün serviste 10 çocuk vardı. Ben bunu biliyorum ancak onlar bilmiyor mu. Sertifikasının olmadığı yönünde duyumlar var. Aşçıymış, başkasının sertifikasıyla çalışıyormuş" diye konuştu.

Kreş görevlilerinin Alperen'i örtüye sarılı olarak hastaneye götürüldüğü gördüğünü ifade eden Gülçin Tomruk, "Olayın yaşandığı gün Alperen bir öğretmenin kucağında örtüye sarılı halde önce servisten indirilip okula sokuldu. Daha sonra ise yine aynı şekilde akşam saatlerinde hastaneye götürüldü. Hastaneye giriş saatini 17.11 olarak göstermişler. Ancak saat 20.00 gibi götürdüler. Olayın üstünü örtmeye çalıştılar" dedi. Bazı öğrenci velileri okul müdürünün evinde olduğunu iddia ederek kapıyı açmasını istedi. Öfkeli aileler kapının açılmaması üzerine binadan ayrıldı.

POLİSİN ISRARI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

Olayı aileye "Alperen bayıldı hastanedeyiz acil gelmeniz gerekli" diye haber veren okul yöneticileri polise ilk ifadelerinde gerçeği sakladıkları ortaya çıktı. Yöneticiler, Alperen'in uyku saatinde uyutulduğunu ve bir daha uyanmaması üzerine hastaneye götürdüklerini söyledi. Bu ifadelerden şüphelenen polisler, bir görevlinin ifadesinden yola çıkarak olayı aydınlattı. İzmir Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro ekiplerinin ısrarlı sorgusu sonrasında Alperen'in kreş servisinde unutulduğu için öldüğü ortaya çıkarıldı.

16.30'DA BULMUŞLAR!

Okul müdürünün aynı zamanda eşi olan servis şoförü T.İ., ifadesinde sabah 07.30'da Alperen'i evinden aldığını, Alperen'in serviste yolculuk sırasında uyuduğunu, okula geldiklerinde ise başka bir çocuğun ağlaması üzerine onunla ilgilendikleri için Alperen'i unutmuş olabilecekleri söyledi. Şoför T.İ. ayrıca Alperen'in okulda olmadığını fark ettikleri andan itibaren aramaya başladıklarını ancak sonuç çıkmaması üzerine en son servis minibüsüne saat 16.30'da baktıklarında Alperen'in cansız bedenini bulduklarını söyledi.

'KEMERİ BAĞLI UYUYORDU'

Servis minibüsündeki rehber personel D.K. da ifadesinde ifadesinde Alperen'in kemeri bağlı uyuduğunu, kreşe geldiklerinde öğrencileri dikkatle indirdiği sırada bir öğrencinin ağlamaya başladığını ve onu kucağına alarak okula götürdüğünü söyledi.

Gerçeği ortaya çıkaran polisler, servis şoförü T.İ. ile rehber personel D.K.'yi gözaltına aldı. Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin ardından iki şüpheliÿ 'Taksirle ölüme sebebiyet vermek' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden T.İ. tutuklanırken, D.K. savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

KORSAN TAŞIMACILIK YAPIYORMUŞ

İzmir Otobüsçüler ve Umum Servis Araçları İşletmecileri Esnaf Odası Başkanı Hasan Basri Bostancı, kreş servisinde unutulduğu için havasızlıktan hayatını kaybeden minik Alperen'in öldüğü servisin korsan taşımacılık yaptığını ve olayda ihmaller zinciri olduğunu söyledi. Söz konusu aracı araştırdıklarını belirten Bostancı, şunları söyledi:

"Konudan haberdar olunca servisi araştırdık. Ne odamıza da ne de belediye kayıtlı bir araç değil. Korsan taşımacılık yapıyor. Servisÿ araçlarında olması gereken kriterlere sahip bir araç değil. Sanki yürüyen bir bilboard gibi. Olayda da ihmaller zinciri var. Servis sürücüsünün sertifikası yok. Biz oda olarak servis sürücülerine trafikte farkındalıkÿeğitimleri veriyoruz. Ondan sonra servis kullanabilir sertifikası veriyoruz. Maalesef o kişi de sertifika yok. Öğrenciler okula geldiğinde normalde yoklama yapılması gerekiyor. Ancak rehber personel yoklama yapmamış çok acı bir ölüm. Biz yetkililerden korsan taşımacılığın önüne geçilmesi için sıkı denetimler istiyoruz. Denetim için illa ki böyle bir ölüm mü olması gerekiyor. Lütfen korsan taşımacılığının önüne geçelim. Biz ülkemizin geleceğini taşıyoruz."

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2017.08.17 16:30 - Son Güncellenme: 2017.08.17 18:11 - HABER MERKEZİ
A