Kraliçenin ölümünde ikinci perde

Kraliçenin ölümünde ikinci perde

Kraliçe Aslı Baş'ın babası Baş, kararı üzüntü ile karşılarken H.B'nin babası Ahmet Bayer ise adalete olan inançlarının tam olduğunu söyledi.

2014.01.18 11:39 - Son Güncellenme: 2014.01.18 11:41 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Kraliçenin ölümünde ikinci perde

 

"Mankenler Kraliçesi" unvanı kazandıran güzeller güzeli Aslı Baş'ın ölümünün ardından hukuk savaşı başlatan acılı baba Mehmet Baş, 21 Temmuz'da 2010 yılında ölen kızının ardından yıllarca bıkıp usanmadan mücadele etti. Bodrum  Yalıkavak Beldesi'nde, 2.5 yıl önce turizmci Ahmet Bayer'in villasının terasından düşüp ölen 32 yaşındaki manken Aslı Baş'ın ölümü ile ilgili 18 aydır Muğla ceza evinde bulunan H.B tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Bodrum'da geçen 21 Temmuz 2010 tarihinde turizmci Ahmet Bayer'in Yalıkavak Beldesi'ndeki villasında 2003 yılında Mankenler Kraliçesi olan Aslı Baş, henüz belirlenmeyen bir nedenle 6.5 metre yüksekliğindeki terasından düşerek yaşamını yitirdi. Baş'ın ölümüyle ilgili açılan davada A.B (56) ile oğlu V.B(24) tutuksuz yargılanırken oğlu Hakan Bayer (26) 18 aydır Muğla Cezaevi'nde tutuklu olarak yargılanıyordu. Şubat ayında yapılacak duruşma öncesinde Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi, tutukluların aylık rutin dosya incelemelerini yaptı. İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan Bilirkişi Raporu'nda inceleyen Mahkeme Heyeti, H.B'nin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi.

H.B,  cezaevinden çıkarak Bodrum'un Yalıkavak Beldesi'ndeki villasına geldi. H.B, adaletin mutlaka yerine bulacağına inandığını belirterek, "Tam 18 aydır mahkemede suçsuz olduğumu ve suçlu olduğumla ilgili tek bir delil dahi olmadığını anlatmaya çalışıyordum. Aslı Baş düştüğünde ben odamda arkadaşım ile birlikteydim olaydan sonra yardım için yanına gitmekten başka bir bilgimde yoktu olayla ilgimde, adaletin eninde sonunda yerini bulacağına inanıyorum" diye konuştu.

BİR BABA MUTLU
Oğlunun serbest bırakıldığını İstanbul'da öğrenen Ahmet Bayer ise yaptığı açıklamada "Oğlum suçsuz günahsız tam 18 ay içeride yattı, hayatının bir buçuk yılı kayboldu, adalete olan inancımızı asla kaybetmemiştik. İsyan ettiğimiz günler olmuştu, çünkü oğlum bilirkişi ehliyeti ellerinden alınan kişilerin verdiği rapor ile tutuklu bulunuyordu. Muğla, İzmir ve İstanbul adli tıp kurumlarının verdiği hiçbir raporda Aslı'nın öldürüldüğü yönünde bir bir bulgu yoktu aksine intihar ettiği yönünde bulgular vardı. Biz ailece vicdanen rahatız. Aslı Baş'ın acılı annesi ve babasının gerçekleri görerek iç huzurlarını bulmalarını diliyorum" dedi.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2014.01.18 11:39 - Son Güncellenme: 2014.01.18 11:41 - HABER MERKEZİ
A