Koronavirüs rüzgarı yeniden esiyor! Maske zorunluluğu kapıda mı? (ÖZEL HABER)

Koronavirüs rüzgarı yeniden esiyor! Maske zorunluluğu kapıda mı? (ÖZEL HABER)

Hekim-Sen Bursa Temsilcisi Ali Erol, Almanya 'da sonbaharda maske zorunluluğu geri geleceğinin altını çizerek benzer bir uygulamayı Türkiye'de de beklediğini söyledi.

2022.07.21 09:57 - Son Güncellenme: 2022.07.21 10:07 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Koronavirüs rüzgarı yeniden esiyor! Maske zorunluluğu kapıda mı? (ÖZEL HABER)

CANSU ÖZDEMİR / BURSADA BUGÜN

Son günlerde koronavirüs vaka sayılarının artmasıyla birlikte toplu taşımada yeniden maske zorunluluğunun geri gelip gelmeyeceği merak ediliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Hekim-Sen Bursa Temsilcisi Ali Erol, pozitif vakaların arttığını belirterek covid servisler ve yoğun bakımlar aktif olduğunu söyledi.

Biontech aşısını üreten bilim insanı Prof.Dr. Uğur Şahin'nin maske uyarılarına ek açıklamada bulunan Erol, maske kullanmak ile ilgili bir yaşlıya bulaştırma ihtimali, vefat etme ihtimalini düşünüp, biz de bu önlemlere uyulması gerektiğini ifade etti.

Vaka ve vefat sayılarında artış yaşanmaması adına gerekirse yaz aylarında da maske kullanılmasının önemli bir husus olacağını aktardı. Vefat sayısının yüksek seyir etmesi, sağlık çalışanlarının vefat ettiği günlerin bir daha yaşanmaması adına temennide bulunan Erol ifadelerinde şu sözlere yer verdi: ''Prof. Dr. Uğur Şahin hocamız, çok değerli bir bilim insanıdır, geliştirdikleri aşı sayesinde milyonlarca kişi covid dönemini daha hafif atlatmıştır.

Kendisi yeni bir dalganın kapıda olduğunu, zararsız olacağını bilemeyeceğimizi ifade etmiştir. Halkımız en son üçüncü dalga geldi mi haberinde kalmış olabilir.

Şu an için altıncı dalganın içindeyiz,  Omicron'dan sonra daha bulaştırıcı olan DA4 ve DA5 mutantları ile mücadele etmekteyiz. Her ne kadar farkedilmese de vakalar giderek artıyor. Ben konunun daha iyi anlaşılması için epidemi ve pandemi kavramına değinmek istiyorum.

Epidemi bir bulaşıcı hastalığın, belirli bir popülasyondaki çok sayıda insana, kısa bir süre içinde hızla yayılması olarak tanımlanır. Pandemi ise tüm ülkeyi veya tüm dünyayı etkileyen bir hastalığı tanımlamak için kullanılır.

İkisi de salgın demektir ama fark epideminin daha lokal bir manayı ifade etmesinden kaynaklanmaktadır. Mesela covid bağımsız konuşuyorum, kış geldiğinde herkesin burnu akar ve her kış ayında bu tekrarlar.

Siz o kış dönemlerinde bir epidemi yani lokal salgın ile karşı karşıya kalırsınız. Bağışıklığı tam kazansaydınız aynı virüs sizi enfekte etmeyip burnunuz akmazdı.

Mutasyona uğradığı için tekrar enfekte etti ve sizin de burnunuz aktı. Tabi sürekli aynı virüs sizin burnunuzu akıtacak diye bir kaide de yok. Mesela grip virüslerinden birisi için konuşacak olursak 30 senede bir pandemi yaptığı söyleniyor.

Pandemi sadece covide has değildir yani diğer mikroorganizmalar da bunu yapar, yeri gelmişken söylemiş olayım. Buradaki en can alıcı soruyu sorayım, aynı virüs lokal bir bölgeyi etkilerken ne değişmiş oluyor ki yıllar sonra tüm dünyayı etkilemiş oluyor? Virüsler sürekli mutasyona uğrar, genetik yapısını modifiye eder.

Bu mutasyonlardan bazıları ağır bir klinik tablo oluşturup ve hastane yatışlarını  ve ölümleri artırırken bazı mutasyonlar ise daha hafif atlatılıyor. Bazen de virüs mutasyonlar ile tüm yapısını değiştirerek tamamen yeni bir virüs gibi karsımıza çıkabilir.

Aynısı covid içinde geçerlidir. Kaç kez mutasyon geçirir, hangi mutasyonlar daha ölümcül olabilir tüm yapısı değişirse bambaşka bir salgın başlar mı bunlar olası senaryolardan sadece birkaçıdır.

Bizim burada esas elimizi kolumuzu bağlayan şey, virüsün hangi mutasyonu kazanacağını bilmeyişimizdir. Ve bu bize kaç yeni dalga getirir, gelen dalgalar daha ağır mı geçer ya da hafif mi geçer sorusuna tamamen kısmet demekten öte cevap bırakmamaktadır.

Dolayısıyla Sayın Şahin 'de bu soruyu benzer şekilde cevaplamıştır. Şu an kendi ülkemizde covid aciller, yoğun bakımlar, servisler kapatılmıştır, testler genellikle yapılmamaktadır.

Testler yapılmadığı için veyahut yapılsa bile sürekli mutasyona uğrayan virüsleri hangi oranda tespit edeceği net değildir. Üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları kışın genelde kapımızı çaldığı için, kişisel hijyen ve mesafe önlemlerine dikkat ederek, kapıyı daha temkinli açmayı ya da açmamayı öneriyorum. Sonuçta şu an için her ne kadar rahatta olsak gelecekte bu salgınlar tekrarlayabilir ya da belki de bu son salgın olur.

Kim bilebilir? Şu an Türkiye'de tekrar covid pozitiflik oranları artmaya başladı ve yavaş yavaş covid servisler ve yoğun bakımlar aktif oluyor. Bu havalarda bizleri daha da terletecek olsa da hem kendimizi hem başkalarını korumak adına daha maske takmayı daha doğru buluyorum.

Bunları da söyleme amacım ne topluma korku salmak ne de covide plandemi diyenlere ek öğüt sunmaktır. Almanya 'da sonbaharda maske zorunluluğu geri gelecek. Ben şahsen benzer bir uygulamayı Türkiye'de de bekliyorum.

Önlemler bazında konuşacak olursak, vakaların arttığı zaman sıkılaştırılıp, azaldığı zaman ise gevşetilmesi normaldir. Dolayısıyla maske kullanmayı sevmesek bile, bize bir şey olmayacağını düşünsek bile, bir yaşlıya bulaştırma ihtimalimizi, vefat etme ihtimalini düşünüp, biz de bu önlemlere uymalıyız.

Maskeyi gerekirse yazın da olsa takmalıyız. Ben şahsen maske takmaya tekrar başladım.

Bu yazımı covid döneminde bizler için mücadele ederken kaybettiğimiz, tüm hekim ve diğer sağlık çalışanları arkadaşlarıma atfediyorum. Bir daha kimsenin o kötü günleri yaşamamasını temenni ediyorum.''

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2022.07.21 09:57 - Son Güncellenme: 2022.07.21 10:07 - HABER MERKEZİ
A