Konut kredisinde faizler düşecek mi? (ÖZEL HABER)

Konut kredisinde faizler düşecek mi? (ÖZEL HABER)

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinin başında gelen inşaat sektöründe sular durulmuyor. Konut fiyatlarının döviz kuru ve maliyet artışlarından kaynaklanan nedenlerle artması, konut arz - talep dengesinde yaşanan sorunları ortaya çıkardı. Öte yandan, ev sahibi olmanın zorlaştığı bir dönemde faiz indirimi bekleyen bir kitlede var. Sektör temsilcileri kampanya beklentisine girdi.

2022.04.04 09:59 - Son Güncellenme: 2022.04.04 10:04 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
Konut kredisinde faizler düşecek mi? (ÖZEL HABER)

ELİF DİDEM DANACIOĞLU / BURSADA BUGÜN

İnşaat sektörü, pandemiden en fazla etkilenen sektörler arasında yer alıyor. Son dönemlerde temel malzemelere özellikle demir ve çimentoya çok daha fazla fahiş oranda zam geldi.

Son birkaç yılda yaşanan ekonomik sıkıntılar beraberinde kira ve konut fiyatlarına yüksek zamlar getirdi.

Yüksek enflasyon karşında beli bükülen vatandaşlar, konut alamayacak duruma geldi.

İnşaat sektörü darboğaza girerken, müteahhitlerin yükselen fiyatlardan dolayı kendilerini yeni projelere kapattıklarını duyar olduk.

ARZ -TALEP DENGESİZLİĞİ DERİNLEŞTİ

Konut sektörünün; finansmana erişim sorunu, arsa fiyatlarının yüksekliği, arsa bulamama sıkıntısı, konut üretiminde artan maliyetler, imar ve belediye uygulamaları ile ilgili sorunlarının yanı sıra arzın talebi karşılayacak oranda olmaması gibi nedenleri de bulunuyor.

Geçtiğimiz haftalarda inşaat sektörü temsilcileri de, gıdada uygulanan KDV indiriminin inşaat sektörüne yansıtılmasını talep etmişti. Aynı zamanda sektördeki temsilciler, piyasanın canlanmasını inşaat sektörünün canlanmasına bağlamıştı.

Bugünlerde ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı yeni KDV uygulamaları kapsamında konutta ve arsalarda KDV oranında yapılan indirimin nasıl yansıyacağı tartışılıyor.

 "FİYAT ARTIŞLARI SEKTÖRÜ OLUMSUZ ETKİLEDİ"

İnşaat sektöründe yaşanan fiyat artışlarının sektörü olumsuz etkilediğini ifade eden BTSO Yönetim Kurulu Üyesi, Tuğ-Kan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve 23. Komite Meclis Üyesi Alparslan Şenocak, müteahhitlerin maliyet hesabı yapamadığını ve önünü görmekte zorlandığını söylüyor.

"KISMEN OLUMLU BİR HABER OLDU"

Alparslan Şenocak, "KDV indirimi, bir yandan pandemi diğer yandan maliyet artışları nedeniyle olumsuz etkilenen sektörümüz için kısmen olumlu bir haber oldu. KDV ile ilgili sektörde olumsuz ve karmaşık bir yük vardı. Yeni düzenlemeye göre; konut teslimlerindeki KDV oranı yeniden düzenlenerek satın alınan konutun büyükşehirlerde olup olmadığına, arsa birim metrekare değerlerine bakılmaksızın, aynı şartlarda KDV'ye tabi tutulması ve bu teslimlerdeki KDV oranının sadeleştirilmesi sağlanacak. Konutların net alanının 150 metrekareye kadar olan kısmı için KDV oranı yüzde 8, 150 metrekarenin üzerindeki konutlarda bu sınırı aşan kısım için yüzde 18 olarak belirlendi" dedi.

"SEKTÖRÜN TALEPLERİ YÜZDE 100 KARŞILANDI DİYEMEYİZ"

Alparslan Şenocak, "Arsa rayiç değerine bağlı olarak yüzde 1 KDV oranı uygulanan yerlerde, KDV oranı yüzde 8'e çıkması da bu sadeleşmede olumsuz kısım olarak karşımız çıktı. Bir diğer konu ise, inşaat sektörünün KDV kaynaklı finansman yükünün azaltılması maksadıyla, arsa ve arazi teslimlerindeki KDV oranı da yüzde 18'den yüzde 8'e indirilecek. Sektörün talepleri yüzde 100 karşılandı diyemeyiz, fakat sadeleştirilmeye gidildi. Ancak, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi hakkında kanun kapsamında dönüşüm projeleri çerçevesinde yapılan konutların net alanı 150 metrekareye kadar olan kısmı için KDV oranı yüzde 1, 150 metrekarenin üzerindeki konutlarda bu sınırı aşan kısım için yüzde 18 olarak uygulanacak. Böylece 6306 sayılı kanun kapsamında dönüşüme tabi tutulan konutlardan 150 metrekareye kadar olan kısmı için yüzde 1 KDV uygulaması devam edecek. Diğer taraftan kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamış konut inşaatları için ise eski hükümlerin uygulanmasına devam edilecek. Örneğin; bir inşaatçı için en zor satılan daireler dubleks dairelerdir. Özellikle sermayesi orada kalır diye bir algı vardır, bu alanda da bir rahatlama olacaktır. Bu süreçte olumlu atılmış bir adım olarak görüyoruz" dedi.

DÜŞÜK FAİZLİ KREDİ MÜJDESİ GELECEK Mİ?

Öte yandan, inşaat sektörü için yeni dönemde fırsatlar sunulup sunulmayacağı da merak konusu.

Hem inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar hem sektöre bağlı olan diğer sektörler hem de vatandaşlar, KDV indiriminden sonra hükümetin atabileceği adımları bekliyorlar.

Peki, hükümetin kısa vadede inşaat sektörü için yeni bir planı daha olabilir mi?

Konut kredisi faiz oranlarının düşürülmesinin bir diğer önemi ise lokomotif etki oluşturma beklentisi. İnşaat sektöründen birçok alanda canlılığa neden olması bekleniyor.

"BU UYGULAMA SEKTÖRE CAN SUYU OLUR"

'Konut kredisi faiz oranları ile ilgili müjde gelir mi?' sorusuna Alparslan Şenocak, şöyle cevap verdi: "Bundan sonraki süreçte tapu harçları ve KDV iadelerinin kolaylaştırılmasıyla alakalı birkaç adım daha atılacağını umuyoruz. Önümüzdeki süreçte inşaat sektörünü hızlandıracak en önemli etkenlerden biri ise, kredi oranlarıyla ilgili bir çalışma bekliyoruz. Bu uygulama sektöre can suyu olur. İnşaat girdi maliyetlerindeki yükseliş, artan konut fiyatları ev sahibi olmayı zorlaştırıyor."

"DEMİRİN FİYATI 1000 DOLAR SEVİYESİNE GELDİ"

Alparslan Şenocak, inşaat sektörünün pandemiden en fazla etkilenen sektörler arasında yer aldığını söyledi.

BTSO olarak sektör temsilcileri ile sürekli istişare halinde olduklarını ve meslek komitelerinden gelen tüm talepleri çözüme kavuşturmak için gayret gösterdiklerini vurgulayan Şenocak, "Son iki yıldır inşaat malzemeleri fiyatlarında önemli artışlar yaşandı. Sektörün en önemli girdileri olan demir, beton ve çimento başta olmak üzere birçok emtiada fiyat artışları yaşanıyor. Demirin fiyatı 1000 dolar seviyesine geldi. Yakın zaman içerisinde daha da artışlar öngörülüyor. Bu durum özellikle uzun vadeli projelerle çalışan müteahhitlerimizi zor durumda bıraktı" dedi.

"KRİZLER TAŞLARI YERİNE OTURTUYOR"

Kriz dönemlerine dikkat çeken Alparslan Şenocak, "Sektör oyuncuları için fırsat barındırıyor, aslında taşlar yerine oturuyor. Ana işi inşaat olamayanların kendi iş kollarına döndüğü bir dönem oluyor, kriz dönemleri. Oluşan talebe bağlı olarak inşaat sektöründen ciddi miktarlarda kazanç sağlanması sektöre yoğun girişlerin olmasına neden oluyor ve sektörde haksız rekabete yol açabiliyor. Kriz dönemlerinde de, öz kaynakları yetersiz olan inşaat şirketlerinde ise konkordato başta olmak üzere  pek çok olumsuzluk ortaya çıkmaya başlıyor. Sektör; sermaye ve uzmanlık gerektiren bir alan... En azından krizler taşları yerine oturtuyor" dedi.

"FİYAT ARTIŞLARI SEKTÖRÜ OLUMSUZ ETKİLEDİ"

Alparslan Şenocak, inşaat sektöründe yaşanan fiyat artışlarının sektörü olumsuz etkilediğini, müteahhitlerin maliyet hesabı yapamadığını ve önünü görmekte zorlandığını ifade etti.

"TEDARİK SORUNU YATIRIM İŞTAHINI DA AZALTIYOR"

İnşaat malzemeleri üreticilerinin yurt dışına öncelik vermesinin iç piyasada sıkıntılara neden olduğunu belirten Şenocak, "İç piyasada yaşanan tedarik sorunu yatırım iştahını da azaltıyor. Özellikle kamuya iş yapan müteahhitlerin ciddi sorunları var. Yapılan son düzenleme ile fiyat farkı 1 Temmuz-31 Aralık 2021 tarihleri arası için oluşturuldu. Bu ne yazık ki, yeterli değil. Mevcut durumda bazı müteahhitlerimiz iflas riski ile karşı karşıya. Bu durum, sektörde çalışanları da olumsuz etkileyecek. Bir an önce sektörün talepleri doğrultusunda piyasa koşullarını gözeten yeni bir fiyat farkı kararnamesi çıkarılması ve talep eden müteahhitlere tasfiye hakkı verilmesi sektörümüz adına atılacak önemli bir adım" dedi.

"UCUZ ARSA ÜRETMEMİZ GEREKİYOR"

Bursa merkezde 1,5 milyon TL'den aşağı orta nitelikli bir daire bulmanın zorlaştığına değinen Alparslan Şenocak, "Gün geçtikçe ulaşabilirlik zorlaştı. Ulaşılabilirliği tekrar sağlayabilmemiz için ucuz arsa üretmemiz gerekiyor. Toprağı ucuzlatabilirsek, fiyatlar yüzde 20-30 oranında geri gelebilir. Arsa fiyatları da arttı, çünkü şu dönemde arsa da yok. Bu durum böyle giderse, barınma ihtiyacından doğan kaçak yapılaşmaya da sebebiyet verecek. Planlama ve beraberinde arsa üretimini hızlandırmamız şart. Döviz kurunda yaşanan artışlardan sonra fiyatlama yapılamadığı için konutların satışları da durdu. Fiyat artışlarının duracağını ya da eski haline döneceğini sanmıyorum. Erişilebilir fiyattan konut üretimi de yok. Konut ediniminin daha zorlaşacağını, konut krizinin de daha büyüyeceğini düşünüyorum. 1980'li yıllarda Emir- koop kooperatifçiliği vardı; ucuz ve planlı arsa üretim modeli. Alt yapısı ve yolları hazır şekilde kooperatif modeliyle vatandaşın daha rahat şekilde konutlara ulaşımı sağlanıyordu. Bu modeli güncelleyip tekrar gündemimize almamız gerekiyor" dedi.

"FİYAT BELİRLEMEKTE ZORLUK YAŞIYORUZ"

Sektörün fiyat belirlemekte büyük zorluk yaşadığını ifade eden Alparslan Şenocak, "İnşaat malzemelerinde enflasyonun çok üzerinde artışlar var. Yüksek kur dolayısıyla ihracatın da artmasıyla yurt içinde ürün arzı azaldı. Fiyatlar öngörülemez bir durumda. En ufak bir fırsatta yükselen fiyatlar, piyasanın stabil olduğu dönemlerde ise bir türlü geri gelmiyor. Bu da sektörü olumsuz etkiliyor. İnşaat sektörünün bu dönemde desteğe ihtiyacı var" dedi.

BEKLE-GÖR

Arsa değeri yüksek olan yeni başlayacak projelerin 3,5-4 milyon TL'den aşağı olmayacağına değinen Alparslan Şenocak, "Şu dönemde her kesimin mevcut durumunu kollaması ile ilgili bir süreci var. Vatandaş, ev almaya gittiğinde farklı rakamlarla karşılaşabiliyor. Mevcudu koruma dönemindeyiz. Sektörün özellikle yaz aylarına doğru devletin konut kredileriyle alakalı bir iyimser bir tablo oluşturulması süreciyle tekrar hareketleneceğini öngörüyorum. Belki fiyatlar geri gelmeyecek, ama ekonominin iyileşmesiyle beraber kötü algıda ortadan kalkacaktır diye düşünüyorum" dedi.

"ARSA SATIŞLARI DA DURDU"

'Vatandaş nereye yatırım yapıyor?' sorusuna Alparslan Şenocak, "Arsa satışları da durdu. Bölgeye göre değişiyor, fakat merkezi yerlerde dönümü 4-5 milyondan aşağı yok. Biraz daha kenarlara gittiğinizde imarsız tarlalar oluyor. Vatandaş, ne arsaya ne dükkâna nede konuta yatırım yapmak istemiyor. Kısacası, öngörülemeyen durumlardan dolayı vatandaş, para likiditesini bozmak istemiyor. Dükkânlarla ilgili beklentimiz vardı, şuanda KDV oranı yüzde 18'ler de korunuyor. Dükkân ve yerleriyle ilgili de KDV'de bir düzenleme yapılmasını talep ediyoruz" dedi.

"SANAYİ İNŞAAT YATIRIMLARI ARTTI"

Bursa inşaat sektörünü değerlendiren Alparslan Şenocak, "İhracat artışı ile sanayi inşaat yatırımları arttı. Sanayici yatırım içerisine girdi ve sanayi yapılarının daha fazla inşaat üretimine başlamasına sebebiyet verdi. Konut üretiminden sanayi yapıları üretimine geçenler oldu. Bursa için olumlu olduğunu düşünüyorum. Bursa'da inşaat sektörü hiçbir zaman bitmez, çünkü gelişen bir şehiriz. TOGG'un devreye girmesiyle yerleşim ve istihdam anlamında önemli katkıları olacak" dedi.

"YAPI DENETİM İLE ALAKALI PROBLEMLER VAR"

"Bir başka sorun imar planları ve uygulamalardaki ruhsatlamayla ilgili çok fazla imza olması" diyen Alparslan Şenocak, "Bu süreçleri sadeleştirmek adına bir çalışma yaptık. Yapı denetim ile alakalı problemler var. Yapı denetimler yüzde 80 oranında fiyat artışları yaptı. Ama yeterli hizmetin alınmadığı yönünde geri bildirimler alıyoruz. Bunlarla ilgili gelen sorun, talep ve önerileri ilgili bakanlığa iletiyoruz. Bürokrasiyi azaltıcı her türlü olasılığı bakanlıklarımıza iletip, sadeleştirmeye çalışıyoruz" dedi.

"HİSER PROJESİNİ TEKRAR CANLANDIRMAYI DÜŞÜNÜYORUZ"

BTSO olarak neler yapıyorsunuz?

İnşaat sektörünü dış piyasalara açmak için bakanlığımızın da destekleriyle Ur-Ge faaliyetlerini sektörümüzde adapte ettik. İlk Ur-Ge'mizi inşaat malzemeleri üreticileri ile yaptık. Pandemi sürecinin olumsuzluklarını; eğitim, sertifika ve firmaların bilgilendirmesi süreci olarak en aza indirdik. İlk yurtdışı organizasyonumuzu Amerika'ya yaptık. Bu bir fuar gezisiydi. Bizim hedef pazarımız olmamasına rağmen, orayı gidip gördüğümüzde Amerika'da bir hedef pazar olabileceğini ve oradaki bütün firmalarımızla istişare ettik. Biz burada amacımız, yurtdışına firmalarımızı hem ihracat yapabilir hale getirmek o kabiliyeti kazandırmak, hem şehrimizde hem ülkemizde İhracatçı firmalarımız çoğaltmak. Firmalarımız da büyük destek verdiler. Ur-Ge faaliyetlerimizi önümüzdeki Mayıs veya Haziran ayında B2B görüşmeleri ile Özbekistan olarak planlıyoruz. Bu direk ticaret odaklı olacak. Bundan sonraki süreçte inşaat- müteahhit ve müşavirlik hizmeti verenleride yurtdışına götürmek amaçlı Hiser projesini tekrar canlandırmayı düşünüyoruz. Böylelikle sektörü özellikle kriz anlarında en az etkileyecek hale getirmeye çalışacağız.

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2022.04.04 09:59 - Son Güncellenme: 2022.04.04 10:04 - HABER MERKEZİ
A