Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Kısa çalışma ödeneği bitti, ücretsiz izinler başladı! Bursa'da çalışma hayatında neler olacak? (ÖZEL HABER)

Kısa çalışma ödeneğinin 31 Mart tarihinde sona ermesiyle birlikte çok sayıda çalışan ücretsiz izne çıkarıldı. Bu durumdan hem çalışan hem de işveren şikâyetçi. Konuyla ilgili konuşan Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, "17 Mayıs'tan sonra tekrar işten çıkarma yasağı 1 ay daha uzatılır diye düşünüyorum. Ne kadar uzarsa uzasın sonunda bitecek ve bitmesiyle birlikte ülkemizin en büyük sorunu olan işsizlik sorunu biraz daha derinleşecek. Bugün ücretsiz izin aylığında olan kişilere devlet 1.420 lira para veriyor ama bu kişiler için sigorta primi ödenmiyor. Bundan sonraki süreçte iş yerleri ne kadar sürede tam faaliyete geçecek bilinmiyor" dedi.

Kısa çalışma ödeneği bitti, ücretsiz izinler başladı! Bursa'da çalışma hayatında neler olacak? (ÖZEL HABER)

GÜLNAME PAÇA / BURSADA BUGÜN

Hükümetin geçtiğimiz yıl salgının ortaya çıkması sonrası işverenleri rahatlatmak için devreye soktuğu kısa çalışma ödeneği uygulaması 31 Mart 2021 itibariyle sona erdi.

Kısa çalışma ödeneğinin kaldırılmasıyla işverenler için ciddi bir oranda maliyet artışı yaşanıyor.

Kısa çalışma ödeneğinin kaldırılması, pandeminin devam etmesi ve çalışma hayatının önemli derecede etkilenmesi hem işvereni hem de çalışanları kara kara düşündürüyor.

"BU SÜREÇLE BERABER İŞTEN ÇIKARMALAR DA HIZLANIR"

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, "Kısa çalışma ödeneği 31 Mart itibariyle bitti. Yaklaşık 1 milyon 300 bin çalışan kısa çalışma ödeneğindeydi. Bundan sonraki süreçte ise ücretsiz izin aylığında olacaklar. Çalışanların cebine giren para daha az olacak. Kısa çalışma ödeneğinde çalışanların cebine en az 1.580 lira ile 4.380 lira arasında bir para girerken, ücretsiz izin aylığında sabit 1.420 lira giriyor. Ücretsiz izin aylığını da şimdi 1.520 liraya çıkarmayı planlıyorlar. Çalışanlar kısa çalışma ödeneğinde olduğu sürece daha fazla para alabiliyorlardı. Şimdi ise daha az para almak durumunda kalacaklar. Kısa çalışma ödeneği bitti, ücretsiz izin aylığı devam ediyor ama ücretsiz izin aylığı da 17 Mayıs 2021 tarihi itibariyle bitecek. Aynı zamanda işten çıkarma yasağı da bitecek. 17 Mayıs 2021 tarihinde süre bir kere daha uzamazsa artık kısa çalışma ödeneği gibi ücretsiz izin aylığı da son bulacak ve işletmeler yanında çalıştırdıkları personellerin tazminatlarını vererek işten çıkarabilecekler. Ben bu sürenin sonunda böyle olacağını düşünmüyorum. 17 Mayıs'tan sonra tekrar işten çıkarma yasağı 1 ay daha uzatılır diye düşünüyorum. Ne kadar uzarsa uzasın sonunda bitecek ve bitmesiyle birlikte ülkemizin en büyük sorunu olan işsizlik sorunu biraz daha derinleşecek. Bugün ücretsiz izin aylığında olan kişilere devlet 1.420 lira para veriyor ama bu kişiler için sigorta primi ödenmiyor. Bundan sonraki süreçte iş yerleri ne kadar sürede tam faaliyete geçecek bilinmiyor. Bu süreçle beraber işten çıkarmalar da hızlanır. Bununla ilgili de farklı çözümler devreye girer, aksi halde ülkemizde işsizlik çok farklı boyutlara ulaşmış olur" şeklinde konuştu.

"ARTIK BUNLARIN HEPSİNİ KOD-29'UN İÇİNE ALMAYACAKLAR"

"Ülkemizde işten çıkarma şu an yasak ama bir kişiyi nasıl işten çıkaracaksınız? O iş yeri kapanmışsa, iş bitmişse ya da ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan varsa bu durumda çalışanlar işten çıkarılabiliyor" diyen Özgür Erdursun, "Bunun dışında işten çıkarmak yasak. İşten çıkarmak yasak ve çalışan istifa da etmiyor çünkü istifa ederse yasal haklardan yararlanamayacak. Bu durumda Kod-29 kullanılmaya başlandı. Kod-29 ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bir açıklama yaptı. Çok abartıldığı gibi bir durum değil. Geçmiş yıllarda yılda yaklaşık 200 bin kişi Kod-29 ile işten ayrılıyordu dedi. Kod-29 ne? İşverenin verdiği görevi çalışanın yapmaması, uyuşturucu madde kullanması, hırsızlık yapması, iş yerinde taciz olaylarına karışmış olması gibi yüz kızartıcı suçları içeriyor. Sosyal Güvenlik Kurumu bunu normal karşılıyor çünkü geçen yıllarda 17 bin kişi bu sebeplerle işten ayrılıyordu şimdi ise 15 kişi ayrılıyor diyor. Aslında bu bir skandal. İşveren yanında çalıştırdığı personeli işten çıkarıyorsa bu kişiler başka yerde işe başladıklarında bu durum iş hayatının dengesini bozacaktır. Şimdilerde SGK bu konuda biraz daha değişikliğe gitti. Artık bunların hepsini Kod-29'un içine almayacaklar. Kod-29 ama işe geç mi geldi, taciz olayına mı karıştı, uyuşturucu mu kullanıyor, hırsızlık olayına mı karıştı, bunlar artık kendi içinde ayrılacak ve bildirimler buna göre olacak. Bununla beraber aslında sistem biraz daha güvenli ilerleyecek. Biz 200 bin kişinin bu nedenlerden ötürü işten ayrıldığını düşünmüyoruz. İşverenlerin yanında çalıştığı personele tazminatını vermemek için uydurdukları bir maddedir bu. Bu nedenle son dönemlerde çok gündeme geliyor çünkü çalışan istifa etmiyor, istifa yazısı yazmıyor, işveren de madem öyle ben de seni Kod-29 ile işten çıkarıyorum diyor. Haliyle bu durum SGK'nın da dikkatini çekti. Bu konuda daha kapsamlı bir çalışma yapacaklar" ifadelerine yer verdi.

"YATIRIMLARIN ENGELLENMESİ DEMEK İŞSİZLİĞİN ARTMASI ANLAMINA GELİYOR"

Şu anda çalışma hayatının çok zor bir durumda olduğunu ifade eden Özgür Erdursun, "İş, işveren, çalışan ve esnaf açısından çok zor. Kapanmalar devam ediyor, tam kapasiteyle çalışamayan işveren ve esnaf sayısı çok fazla. Bizim ülkemizde esnaf çok fazla. Bugün ülkemizde 1000 ve üstü işçi çalıştıran yer sayısı çok az. Biz genelde küçük işletmelerden oluşuyoruz. Esnaf dediğimiz kesim yanında çalıştırdığı işçilerle aslında milyonlarca kişiyi çalıştırmış oluyor. Şu anda esnafın da işi iyi değil. Yanında çalıştırdığı personeli kısa çalışma ödeneğine gönderdiğinde bir miktar rahat etmişti ama şimdi ücretsiz izin aylığında daha az para alıyorlar. Bazı işverenler yanında çalıştırdığı personelin maaşını devletin vermiş olduğu paranın dışında tamamlamaya çalışıyor. Ülkemizde zaten işsizlik almış başını gidiyor. Milyonlarca kişi işini kaybetti. Yeni iş imkanları çok fazla yok. Bu nedenle de üniversiteyi bitirmiş gençler iş hayatı açısından umutsuzlar. Bu pandemi sürecinin çok hızlı bir şekilde atlatılması lazım. Bunun için de aşılama sürecinin çok hızlanması gerek. Faizler çok yüksek. İşletmeler yüksek kredilerle yatırım yapamaz duruma gelmişler. Yüksek faizler yatırımı engelliyor. Yatırımların engellenmesi demek işsizliğin artması anlamına geliyor. Çalışma hayatında bir denge yok. Geçmiş yıllarla kıyasladığımız zaman şu anda çalışan sayısının daha fazla olması lazım ama geçmiş yıllara göre çalışan sayısı daha az. Daha çok kişinin iş yeri açması, tarımla uğraşması, üretim yapması gerekirken artık daha az kişinin üretim yaptığını görüyoruz. Ülkede ekonomi biraz daraldı diyebiliriz. Ekonomik büyümeyle ilgili veriler açıklanıyor ama yine de çalışma hayatı çok iyi gidiyor diyemeyiz. Bunun için bir an evvel aşılama yapmalıyız. Ekonomi de tedbirler alıp, faizlerin düşürülmesi gerek. Yoksa ev alınmaz. Şu an ilginç olan bir diğer konu da araç alım-satımının çok fazla olması. Araba fiyatları yükselmeye devam ederken Türkiye'de çok fazla satılıyor. Eğer faiz oranları düşerse ekonomi rahatlar. Bu böyle gitmeyecek. Türkiye Cumhuriyeti'nde 84 milyon insan yaşıyor. İnsanların, gençlerin umutları var. Kısa da olsa ekonomik açıdan kötü bir dönem yaşıyoruz. Biz bunu atlatırız diye düşünüyorum. 1950'lerden sonra Türkiye ekonomisine baktığımız zaman, Türkiye'nin ekonomisi 2 yıl, 5 yıl iyi gitmiştir ama sonra 1-2 yıl kötü gitmiştir, sonra tekrar iyiye gitmiştir. Bu nedenle çok karamsar olmamak lazım. Devletin aşılama konusunda daha hızlı davranması gerekiyor ki insanlar işine dönsün" dedi.

Kaynak: BURSADA BUGÜN

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!