Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a fıkralı gönderme
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu anlattığı fıkrayla herkesi güldürdü.
2011.10.18 14:19 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Siyaset - HABER MERKEZİ
İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:
Kırıkkale Belediye Başkanı "Beşir Atalay bizim ilimizin milletvekili" dedi. Ama o tarihte milletvekili değil. Birinci yalan bu. Ve diyor ki, "Bakanın özel kalem müdürü ve koruma müdürü beni arar ve taleplerini iletirler" dedi.
Koruma müdürleri bakanların taleplerini bildirmezler. Talep varsa bunu özel kalem müdürü bildiri. Sanki biz devleti bilmiyoruz. Bir başkasının cep telefonundan, kimin üzerine kayıtlı bizde de var, arayıp sabit numara istiyor.
"SİZ BELEDİYEDEN Mİ GÖRÜŞÜYORSUNUZ"
Sonra da biz ailecek görüşüyoruz diyor. Allah aşkına siz gece yarısı ailecek belediyeden mi görüşüyorsunuz. Akşam eve gelmişim diyor. Eve gitmemişsin sen hala belediyedesin. Konuştukça batıyorlar. Biz bunun peşini bırakmayacağız.
Sayın Beşir Atalay "Benim ofisimden herkes aranır" diyor. Bir bakanın ofisinden herkes aranmaz. Bekanın isteyeceği kişiler aranır. Orası yol geçen hanı mı. İkincisi "Ben o tarihte Kırıkkale milletvekiliyim" diyor. Vatandaşı kandırıyor. Sen o tarihte Kırıkkale değil, Ankara milletvekilisin.
"EY AHLAK NEREDESİN"
Koruma müdürüne savcı soruyor koruma müdürü "Bakan Kırıkkale'ye gidecekti onu söyledim" diyor. Oysa Atalay Kırıkkale'ye değil Irak'a gidiyor. Ey ahlak neredesin üç kes kapıya vur belki AKP duyar. Size bir fıkra anlatayım:
Adamın biri şüpheleniyor acaba karım beni aldatıyor mu diye bir dedektif tutuyor. Detektif parayı alıyor başlıyor izlemeye. Kadın adam işe gittikten sonra bir pastanede yakışıklı biriyle buluşuyor. Sonra eve gidiyorlar. Soyunuyorlar tam o sırada perdeleri kapatıyorlar.
Dedektif adama gidip "Bundan soransını tespit edemedik" diyor. Adam dizine vurup "yine ispat edemedik" diyor. Hırsız evin içindeyse kilit işe yaramaz. Eğer bir adamın ar damarı patladıysa istediğiniz belgeyi ortaya koyun hiçbir işe yaramaz.
ALMAN VAKIFLARI İDDİASI
CHP'li belediyeler iftira atıyorsun sen. İftira atmak bir başbakana yakışır mı. Çıkıp konuşsun. Bir hafta süresi var. konuştu konuştu konuşmazsa gensoru vereceğiz çıkıp mecliste konuşsun. Sen başbakansın sen bu halka doğruları söylemek zorundasın.
Ben Başbakan'a Kayseri'de rüşvet toplayan adamın kendi el yazısı ile tuttuğu defeti gönderdim. O defteri soruşturmayı incelemeyi yapan dönemin savcısı görmüyor. Ben de başbakana gönderdim. Böyle bir olay var gidin soruşturun diye.
Başbakan'ın cevabı "O defterin altında rüşvet toplayan adamın imzası yok" oldu. Pes yani. Adamın kendisi rüşveti ben topladım diyor. O zaman dedim ki bu rüşvet defterini yakana as ve öyle gez. Biz bu memlekette temiz siyaset olsun diyoruz.
ZAM TEPKİSİ
Daha yeni zamlar gelecek. Hükümet hem zam yapıyor hem de milletle alay ediyor. Hükümet bu zam tsunamisinden suyun üzerine çıkıp halkı da azarlayarak, "Ben zam yapıyoruz sesinizi kesin" deme noktasına geldi.
Başbakan da milletin gözünün içine baka baka sıkılmadan Porsche yerine Fiat'a binin diyor. Senin çocukların senin yedi göbeğin bu pastadan payını aldı. Siz dünyalığınızı yaptınız köşeyi döndünüz bu millet bilmiyor mu bunu.
Fakiri ilgilendirmeyen zam bunlar diyorlar. Sen doğalgaza elektriğe zam yapıyorsun vatandaş bu faturayı nasıl ödeyecek.