Kılıçdaroğlu Bursa'da: İllerde kavga çıkacak
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu Bursa'da yeni anayasa değişikliğiyle çift başlılığın ortadan kalkacağı yorumlarına, asıl yeni sistemde çift başlılık olacağı değerlendirmesiyle karşılık verdi ve "İllerde kavga çıkacak" dedi.
2017.03.27 11:15 - Son Güncellenme: 2017.03.27 16:54 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Kılıçdaroğlu Bursa'da konuştu: "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır"
İLGİLİ VİDEO
Kılıçdaroğlu Bursa'da: İllerde kavga çıkacak - 2
İLGİLİ VİDEO
Kılıçdaroğlu Bursa'da: İllerde kavga çıkacak
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan referandumuna doğru değerlendirmelerde bulundu.
Bursa'nın İnegöl ilçesinde muhtarlara seslenen Kılıçdaroğlu, "Çift başlılık kendi görev alanının dışına çıkarsan olur. Herkesin görev alanı belli" dedi ve şöyle devam etti:
"Yeni anayasa değişikliğine 'evet' dersek devlette çift başlılık olur. Hem başkan hem partinin genel başkanı olacak seçilecek kişi. Bir kişi bunların ikisi birden olsun diyorsanız 'evet' oyu kullanacaksınız. Bu yanlıştır diyorsanız 'hayır' oyu kullanacaksınız.
Bazıları 'hem başkan hem genel başkan olsun' diyebilir. Bir tercihtir ama yansıması... Partimin genel başkanı olarak beni ilde il başkanı temsil eder. Binali beyi de Adalet Kalkınma Partisi'nin il başkanı temsil eder. Vali ise ilde Cumhurbaşkanı'nı temsil eder; hem hükümeti hem de devleti. Arabasında Türk bayrağı taşır; Cumhurbaşkanı ve büyükelçiler gibi. Yeni model kabul edilirse il başkanı da Cumhurbaşkanı'nı temsil edecek. Cumhurbaşkanı, aynı zamanda partinin genel başkanı da ondan.
Bu değişikliklerin ne gibi sonuçlar doğurduğunu herkesin bilmesi lazım. İlde kavga olacak. Vali 'ben temsil ediyorum' derken, il başkanı 'ben temsil ediyorum' diyecek. Sadece tepede değil altta da çift başlılık olacak... Bu kadar basit.
FESİH YETKİSİ
'Meclis'i fesih yetkisi yok' diyorlar. Bugün de var bu. Yenisinin mevcutla farkı; hiçbir gerekçe göstermeden, başkan isterse 3. yılının sonunda 'ben Meclis'i feshediyorum, buyurun seçim' diyebilir. Bir başkana bu yetkiyi verelim mi vermeyelim mi, tercihi vatandaş yapacak.
'Başkan seçime götürürde kendisi de seçime gidecek' deniyor. Bunun gerekçesini söyleyeyim. Başkan 2 dönme seçilebiliyor, üçüncü dönem yok. 2. dönemin sonunda feshederse, süreyi doldurmadığı için 3. dönem de aday olacak. Milletin aklıyla alay etmek doğru değil.

MİLLETVEKİLİ SAYISI
Neden milletvekili sayısı 600, gerekçesi ne. Ben bilmiyorum. Normali 450'dir, hadi 500 olsun. Sayısal olarak güçlenecek ama yetkisi elinden alınıyor. Kanun yapma yetkisi elinden alınıyor.
MUHTARLIKLAR
Bir başkan çıkar ve kararnameyle muhtarlıkları kaldırır. Bu doğrudur diyorsanız 'evet' diyeceksiniz. Bugünkü modele göre muhtarlıklar kalkacaksa Meclis'e teklif gelir, vekiller görüşür ve karar verilir. Muhtarlar, bu konuşulurken Meclis'e gelip herkesle görüşürler, kulis yaparlar. Ama yeni sistemde bir sabah kalkmışsınız muhtarlıklar kalkmış. Bu parti meselesi değil; memleket meselesi, demokrasi meselesi.
BAŞKAN YARDIMCILARI
Başkan'ın kaç yardımcısın olacak. Örnek Afganistan ve iki yardımcısı var başkanın. Seçimle geliyorlar. Bizde başkan seçimle geliyor ama kaç başkan yardımcısı olacak kimse bilmiyor. Bir kişinin keyfine bu bırakılır mı. Bir başkan iki tane bir başkaı 1500 tyane tayin etti. Engel var mı buna, yok. 'Bilemedin 3 tane' olacak deniyor, yazsanıza kaç tane olacağını anayasaya. Peki kaç bakan olacak? Başbakan olmayabilir, evet bir tercihtir ama bakan sayısı belli değil. Yine bir kişinin tercihine bağlı, dilerse hiç bakanlık kurmaz ve başkan yardımcılarıyla çalışır. Her şey yine bir kişinin keyfine göre.
İSLAM VE BİLİM
Bizim dinimiz kadar bilime değer veren başka bir din bilmiyorum. 'İlim Çin'de bile olsa gidin öğrenin' diyor sevgili peygambenrimiz. Hz. Ali 'bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum' diyor. 'Bir alimin ölümü bir alemin ölümü gibidir' diyor sevgili peygamberimiz. Şimdi 'bir kişinin aklı yetiyor bize, bizim yerimize kara versin' diyorsanız, gidin 'evet' oyu kullanın.
23 Nisan 1920'den beri devletin yapısını ve işleyini TBMM belirler. Şimdi bu yetkiyi bir kişiye veriyoruz. Bunun partilerle ve kişilerle ilgisi yok. Bugün A kişisi, 7 yıl sonra B kişisi seçilir ama bir kişiye bu kadar yetki verilir mi, bunu vicdanımıza sormamız lazım.

"DUVAR ÖRÜLÜYOR"
550 milletvekili seçip Meclis'e gönderiyoruz. Bunların içinden bakanlar çıkıyor. Bursalı birisinin sorunu olduğunda, Meclis'e gidip bakan ya da milletvekiliyle konuşuyor. Sorun çözülür ya da çözülmez ama sıradan bir vatandaş bile kendi milletvekiline ulaşıp derdini anlatıyor. Yeni modelde hiçbir bakan milletvekili olmayacak. Hiçbir başkan yardımcısı da milletvekili olmayacak. Yani başkanla Meclis'in arasına duvar örülüyor. Vatandaş derdini nereye anlatacak, Meclis'e niye ve hangi gerekçeyle gelecek? Bu doğrudur diyorsanız 'evet', yanlış ve saçma diyorsanız 'hayır' oyu kullanacaksınız.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yeni anayasaya göre başkan, seçildiği partinin bütün il başkanlarını yardımcısı yapabilir. Buna engel yok. Birisi de gelir der ki 'bin 500 tane' olacak. Bu, bir kişinin isteğine bağlı" dedi.
Anayasa değişikliği referandumu çalışmaları kapsamında Bursa'ya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İnegöl ilçesinde muhtarlar, din görevlileri ve okul aile birliği başkanları ile buluştu. Yeni anayasa değişikliğini anlatan Kılıçdaroğlu, "Ben kendi görev alanım dışına çıkıp bir başkasının görev alanına müdahale edersem çift başlılık olur. Yeni anayasa değişikliğine 'evet' dersek devlette çift başlılık olur. Seçilecek olan başkan hem cumhurun başkanı, hem de partinin genel başkanı olacak. Bir kişi hem partinin genel başkanı olsun, hem de cumhuru temsil etsin diyorsanız 'evet' oyu kullanacaksınız. Yapılan değişikliğin nasıl sonuçlar doğurduğunu hepimizin bilmesi lazım. İlde kavga olacak. Vali, 'Ben temsil ediyorum' diyecek. İl başkanı da 'Ben temsil ediyorum' diyecek. Sadece tepede değil, alta da çift başlılık olsun diyorsanız 'evet' oyu kullanacaksınız" diye konuştu.
"Kanun yapma tekeli TBMM'nin elinden alınıyor"
"Yeni anayasa değişikliğinde 'evet' çıkarsa 550 milletvekili yetmiyor 600'e çıkıyor" diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Propaganda yapan size söyledi mi bilmiyorum neden 600? Hangi gerekçeyle 600? Sayısal olarak güçlenecek, yetki olarak yetkileri elden alınıyor. Kanun yapma tekeli TBMM'nin elinden alınıyor. Bunun A Partisi B partisiyle ilgisi yok. Bu kadar basit ve sıradan bir olay. Tercih sizin tercihiniz."
"Kaç başkan yardımcısı olacak belli değil"
Başkan yardımcılarının sayısı konusunda kesin bir şey olmadığını ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, "Afganistan'dan örnek vereyim. Başkanın iki yardımcısı var. Başkan ve yardımcıları seçimle gelir. Bizde başkan seçimle geliyor, kaç başkan yardımcısı olacağını kimse bilmiyor. 1 veya 2, bilemedin 3 tane olacak diyorlar. Bir kişinin keyfine bu bırakılır mı? Bir başkan geldi bin 500 tane tayin etti. Engel yok. Anayasa değişikliğinde '3 tane olacak' diye yazsa ben bunu anlarım. 550 milletvekili olur 551 olmaz. Kaç başkan yardımcısı olacak belli değil. Niye belli değil? Efendim 3 tane olacak. Yazsaydınız 3 tane diye. Birisi de gelir der ki 'bin 500 tane' olacak. Başkan seçildiği partinin bütün il başkanlarını yardımcısı yapabilir, buna engel yok. Bakan sayısı belli değil. Kimin tercihine bağlı, bir kişinin isteğine bağlı. Tamamen kişinin şahsi görüşüne bağlı. Bugünkü modelde bir bakanlığın kurulması için kanun çıkması lazım. TBMM bakanlığın kurulması yetkisine sahiptir. Bunu meclisten alıyorsunuz bir kişiye veriyorsunuz. Sandığa giderken aklımızı, vicdanımızı kullanacağız. Yüce rabbimiz 'Aklınızı kullanmıyor musunuz?' diyor. Hem de bir yerde değil birden fazla yerde diyor. Dünyanın en stratejik ürünü insan beynidir. Bizim dinimiz kadar ilime, bilime fazla önem veren bir din bilmiyorum. Şimdi diyoruz ki bütün yetkileri bir kişiye verelim o Türkiye'yi yönetsin. İstişare bizim inancımızda var. Bir araya gelip doğruyu bulmak. TBMM'yi bu yüzden kurduk. Akıl akıldan üstündür. O zaman niye 550 kişinin iradesine değil de bir kişinin iradesine teslim ediyoruz. Tercih bu milletin. Milletin tercihi nasıl çıkarsa sonuca da millet katlanacak" şeklinde konuştu.

"Benim çocuğum askere gidiyorsa o da gidecek"
Her ülkenin kendi tarihine bağlı olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Amerika'da başkanlık var, eyaletler var, her eyaletin parlamentosu var. Amerika'da başkan büyükelçi bile tayin edemez. Senato onaylarsa olur. Bizde bunların hiçbirisi yok. 18 yaşında milletvekilliğine karşı değiliz. 18 yaşında milletvekili olduktan sonra ömür boyu askerlikten muaf olmaması lazım. Benim çocuğum askere gidiyorsa o da gidecek. Zenginin çocuğu milletvekili olacak askere gitmeyecek, fakirin çocuğu El-Bab'a gidecek şehit düşecek" dedi.
"Saadet Partisi yüzde 4 oy aldı, gelsin 4 milletvekili meclise"
Mevcut sistemde de yanlışların olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bu yanlışın 12 Eylül darbesini yapan düzenden kaynaklandığını dile getirdi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Meclise girmek için yüzde 10 barajı da yanlış. Örneğin Saadet Partisi yüzde 4 oy aldı, gelsin 4 milletvekili meclise. Milli irade tam yansısın. Bugün Sayın Cumhurbaşkanı Afrika'ya, Amerika'ya ziyarete gitti. Kim vekalet eder, TBMM başkanı. Aynı zamanda TBMM başkanı bütün siyasi partilere karşı tarafsızdır. Sayın Cumhurbaşkanı Allah uzun ömür versin vefat edebilir, onun yerine seçimle gelen TBMM Başkanı vekalet eder. Yeni anayasada seçimle gelmeyen başkan yardımcılarından birisi vekalet edecek."
"İsrail'de ezanın yasaklanmasına sadece ben itiraz ediyorum"
"Sandığa giderken bayrağımızı, vatanımızı, çocuklarımızı düşüneceğiz' diyen Kılıçdaroğlu, "Evet oyunu arttırmak için falanla, filanla kavga edelim, vatandaşı kandıralım, bunları bırakalım. Yurt dışı ile kavga ettiniz. Ne olduğunu biliyoruz. İsrail'de ezanın yasaklanması gündemde. Hükümetten 'tık' yok. Ben itiraz ediyorum. Niye yok? Hollanda ile kavga edildi. Seçimlerden sonra gelin demişler. Hollanda'da çalışan Türk işçilere fatura çıktı. Suriye ile kavga ettik, fatura hem Türkiye'ye, hem Suriye'deki Türkmenlere çıktı. 4 milyon Suriyelilere vatandaşlık verilsin diyorsanız 'evet' oyu kullanacaksınız. Bunu sadece ben mi anlatacağım? Bu ülkenin geleceğinden sadece ben mi sorumluyum? Her birimize görev düşüyor. Onların kullandığı kaba ifade var, kullanmak istemiyorum. Hangi cümlem yanlış? Beni böyle suçlayabilirsiniz. Dünya kadar televizyon kanalında medeni insanlar gibi çıkalım, siz de konuşun, ben de konuşayım, kim doğruyu söylüyor. Diyorlar ki niye kavga edelim? O da düşüncesini söyleyecek, ben de söyleyeceğim. Bu bütün medeni ülkelerde var. Siz yarım saat konuşun, bana 15 dakika verin, ama cesaret edemiyorlar. Benim görevim inandığım doğruları anlatmak. Ben insan aklına güveniyorum. Yeni anayasa değişikliği çıksın, yabancı sermaye Türkiye'ye gelmeyecek" şeklinde konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Efendim '15 Temmuz sonrası işte kuzu kuzu geldi saraya'. Bu da doğru değil arkadaşlar. Aynı olay olsa, yine Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kalsa söz konusu vatansa gerisi teferruattır." dedi.
Kılıçdaroğlu, İnegöl Kamyon ve Tır Garajı ziyaretinde yaptığı konuşmada, siyasi propaganda yapmaya gelmediğini söyledi.
"Hayır" ya da "evet" oyu kullanın diye bir öneride bulunmayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Ben buraya bir siyasi propaganda yapmaya da gelmedim. Size sadece olayları anlatıyorum, tercih sizindir." diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, futbol takımları tutar gibi partiler tutulmayacağını, partilerin programları ve seçim bildirgelerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.
En büyük eksiğin ön yargılarla hareket etmek olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Ön yargılardan kurtulmamız lazım. Türkiye bir sürecin içine doğru gidiyor. Biz kendi ülkemizde emin olun huzur olmasını istiyoruz. Siyasette kavga. Vallahi ben bıktım. Ya niye kavga ediyoruz. Anayasa değişiklikleri. Söylüyorlar işte. 'Kılıçdaroğlu, doğruları söylemiyor' kardeşim ben doğruları söylemiyorsam eline büyük bir fırsat veriyorum sana. Alırsın 18 maddeyi senin arzu ettiğin bir televizyon kanalında, iktidara yakın yüzlerce televizyon kanalı var, beraber çıkalım. Hatta siz üçünüz, dördünüz çıkın. Ben yalnız çıkacağım söz. İstiyorsanız ekibinizi alın. Ben gene yalnız çıkacağım. 18 madde, atla deve değil. Sen de konuşursun ben de konuşurum. Vatandaş izler bakar, kim doğru söylüyor."
"Gene giderim"
Siyasetçilerin yan yana gelince kavga etmesi gerekmediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Niye kavga edelim? Olayı alıp başka yerlere taşıyorlar. Bu da bende rahatsızlık yaratıyor. Efendim '15 Temmuz sonrası işte kuzu kuzu geldi saraya'. Bu da doğru değil arkadaşlar. Aynı olay olsa, yine Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kalsa söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Gene giderim. Böyle kalkıp da kısır tartışmalara, kısır çekişmelere bu memleketi sokmamak lazım. Yazıktır, günahtır. Türkiye'nin bir derdi varsa siyasetçiler yeri zamanı gelince bir araya gelmeli, oturup tartışmalı, oturup konuşmalı. Memleket sadece benim memleketim değil, sadece ben mi sorumluyum. Hepimiz sorumluyuz."
- "Siz beni bırakın, bu millet niye 'evet' diyecek onu anlatın"
Kılıçdaroğlu, İnegöl'deki programının ardından Yenişehir ilçesine geçerek, saat kulesinin bulunduğu meydanda vatandaşlara hitap etti.
Milletin, zekasına ve vatanına bağlılığına güvendiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bu millet, bayrağına sahip çıkacaktır. Bu millet, demokrasisine sahip çıkacaktır, geleceğine sahip çıkacaktır. O nedenle inanıyor ve güveniyorum. Bu millet Nisan'ın 16'sında sandığa gidecektir, hayırlı bir işe imza atacaktır. Buna yürekten inanıyorum." dedi.
"Durup dururken önümüze bir anayasa değişikliği getirdiler." diyen Kılıçdaroğlu, "Bu anayasa değişikliğinin gerekçesi ne? Rejimi değiştirmek istiyorlar, rejimi. 'Demokratik parlamenter sistemden, tek adam rejimine geçelim.' diyorlar. Peki bu tek adam rejimi, bu anayasa değişikliği bu memleketin hangi sorununu çözecek ben bunu merak ediyorum. Meydan meydan geziyorlar, beni çekiştiriyorlar. Ya siz beni bırakın, bu millet niye 'evet' diyecek onu anlatın. Anlatamıyorlar. Bir türlü dilleri dönmüyor." diye konuştu.
"15 senedir iktidar"
Kılıçdaroğlu, "Anayasa değişikliği ile devletteki çift başlılığın ortadan kalkacağının" söylendiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Devlette çift başlılık yok ki, bir kişi var ve bütün yetkiye sahip. 'Efendim Binali Bey de olduğu için çift başlı.' Allah aşkına Binali Bey, Erdoğan'ı 500 metre öteden görse, 100 düğmesi olsa 10 saniyede hepsini ilikliyor zaten. Nerede çift başlılık var? 'Efendim bu gelirse terörü önleyeceğiz.' Terörü önleyin, 15 senedir iktidarsınız, 15 senedir tek parti, 15 senedir tek iktidar. 15 senedir kendiniz yönetiyorsunuz, çalışıyorsunuz. Siz terörü engellediniz de bir Allah'ın kulu çıkıp engel mi oldu?"
Anayasa değişikliğiyle ekonomide istikrar yakalanacağına yönelik açıklamalara da değinen Kılıçdaroğlu, "15 yıldır iktidardasınız. İstediğiniz kanunu, istediğiniz kararnameyi çıkarıyorsunuz. İstediğiniz kararı alıyorsunuz. Engel olan var mı? Demek ki millete doğruları söylemiyorlar. Sanıyorlar ki millet de bunu yiyecek, yutacak. Hiç öyle bu milletin yemeye yutmaya niyeti de yok. Sandığa gidecek vatanı için, bayrağı için, demokrasi için, birlikte yaşama iradesini ortaya koymak için, her türlü düşünceye saygı göstermek için, 'Herkesin işi olsun, herkesin aşı olsun' demek için sandığa gidecektir. Hayırlı bir işe imza atacaktır." ifadesini kullandı.
"Freni olmayan bir otobüse çocuklarınızı bindirir misiniz"
Kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Sevgili anneler, siz freni olmayan bir otobüse çocuklarınızı bindirir misiniz? Nereye gittiği belli olmayan bir trene çocuklarınızı bindirir misiniz? Nereye gittiği belli olmayan bir kamyonda eşinize 'Olsun sen bin, freni de olmasın' diye eşinizi gönderir misiniz? Şimdi diyorlar ki '80 milyonu freni olmayan bir otobüse bindireceğiz, nereye gidiyorsa oraya gitsin.' Buna razı olacak mıyız? Biz de razı değiliz, onun için diyoruz ki denge sistemi olmalı, denetleme sistemi, fren sistemi olmalı. Birisi hata yaptığı zaman bir başkası oradan o hatayı düzeltmeli. Hata insana mahsustur. Beşer şaşar, hata yapabiliriz hepimiz ama bir başka organ, varsa bir yanlış, o yanlışı gelir düzeltir."