"KGF desteklerinin yüzde 70'i amacı dışında kullanılmıştır" (ÖZEL HABER)
İşletmeler ve ekonomi açısından 2022 yılının önemli gündem maddeleri nakit akışı, işletme sermayesi ihtiyacı, finansmana erişim ve finansman maliyetleri olacağını ifade eden iş insanları, "60 milyar TL'lik yeni KGF paketi olumlu bir gelişmedir. Fakat KGF desteklerinin yüzde 70'i amacı dışında kullanılmıştır. Yeni KGF paketinin ihracata, yatırıma ve istihdama dönüşebilmesi için sağlıklı denetim mekanizmalarının devreye alınması gerekiyor" diyor.
2022.02.22 14:31 - Son Güncellenme: 2022.02.22 14:32 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
ELİF DİDEM DANACIOĞLU / BURSADA BUGÜN
Finansmana erişim kanallarının ele alındığı 'TÜRKONFED Finans Sohbetleri' iş insanlarının nabzını tutmaya devam ediyor.
Ekonomik krizden birçok sektör nasibini aldı. Yaşanan hammadde krizi, enerji, finansmana erişim, navlun gibi girdi maliyetleri ve tedarik sorunları sanayicileri de olumsuz etkiledi. Özellikle döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar, artan girdi maliyet fiyatları ve değişen ekonomik göstergeler iş dünyasını olumsuz etkilediği gibi, banka kredilerinde de ciddi faiz artışları gündeme geldi.
Bursa, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) tarafından düzenlenen 'TÜRKONFED Finans Sohbetleri'ne ev sahipliği yaptı.
Ekonomide finansmana erişim kanallarının üretim ve yatırım ortamını canlandırmadaki rolünün ele alındığı TÜRKONFED Finans Sohbetleri, 'Halka Arz ve Finansman Teknikleri' konulu panel ile devam etti.

"GİRİŞİMCİLERİN İHTİYAÇ DUYDUĞU YAKIT, FİNANSMANDIR"
Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan TÜRKONFED Genel Başkanı Orhan Turan, "Her firmanın iklimi ekonomi, yakıtıysa finansmandır. Üretim ekonomisinin kalbi ise, sanayidir. Son 20 yılın en yüksek enflasyon oranı karşısında ne üreticiler ne de tüketiciler arzu ettiğimiz sıçrama için gerekli öngörülebilirliğe sahip olabiliyoruz. Küresel tedarik zincirinde yaşanan sorunlara ek olarak enerji, hammadde ve navlun gibi girdi maliyetleri muazzam bir tırmanış eğiliminde. Türkiye'nin üretim gemisini yüzdürecek biz girişimcilerin ihtiyaç duyduğu yakıt, finansmandır. Günümüz itibarıyla finansman kaynaklarına erişimimizin bir önceki yıla kıyasla dahi çok daha zorlaştığını üzülerek söylemek zorundayım. İşletmelerimiz ve ekonomimiz açısından 2022 yılının önemli gündem maddeleri nakit akışı, işletme sermayesi ihtiyacı, finansmana erişim ve finansman maliyetleri olacaktır. Ekonomi yönetimimizin bir süredir uyguladığı düşük faiz politikası, finansal koşullara yansımadığı gibi, tam aksi etkiyi yaratıyor. Zira politika faizimiz yüzde 14 seviyelerinde olsa da, reel piyasada yüzde 30 ila 35 oranlarında bir finansman faizi ile karşı karşıyayız. Bu durum ışığında şirketlerin kredi limitleri yetmiyor ve borçlanma maliyetleri artıyor. Hatta firmaların işletme sermayesi ihtiyacının son bir yılda dört kata yakın artış gösterdiği sektörlerimiz var. Haliyle işletmelerimiz, bu öngörülemez iklim altında bütçe ve yatırım yapmakta zorlanıyor" dedi.
"SAĞLIKLI DENETİM MEKANİZMALARINA İHTİYAÇ VAR"
Orhan Turan, şöyle devam etti: "Ekonomi yönetimimizin duyurduğu 60 milyar TL'lik yeni KGF paketi, hiç kuşkusuz daha ucuz maliyetli kredi kanalları açılmasına yönelik beklenti açısından olumlu bir gelişmedir. Fakat KGF desteklerinin amacı dâhilinde kullanılması kamu-özel sektör işbirliğiyle sağlanmalıdır. Önceki yıllarda kullandırılan KGF desteklerinin yüzde 70'i amacı dışında kullanılmıştır. Yeni KGF paketinin ihracata, yatırıma ve istihdama dönüşebilmesi için sağlıklı denetim mekanizmalarının devreye alınması gerektiği aşikardır."

"4 BİN İSTASYONUN KAPANMASI RİSKİ İLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ"
TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya, "İş dünyası olarak uzun bir süredir ekonomik açıdan küresel ve ulusal düzeyde ciddi sorunlar yaşıyoruz. Yeni bir umut ile başladığımız 2022 yılında enerjiye gelen olağanüstü zamlar ve finansmana erişim kanallarının kapanması. Üretime ve yatırıma odaklanması gerek biz iş dünyası temsilcileri de bu süreçte önümüzü göremiyoruz. Hammadde fiyatlarının aşırı artması, tedarikte yeni teminatlara ihtiyaç doğurmaktadır. Bu durum sanayicileri sermaye sıkıntısından dolayı bir dar boğaza itmektedir. Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde, akaryakıt sektöründe yaşanan örnek ne ilk ne de son olacak gibi görünüyor. Son gelen zamlar ile bayiler yakıt alacak teminat gösteremediği için bin istasyon akaryakıt alamamaktadır. Böyle giderse mayıs ayı sonuna kadar 4 bin istasyonun kapanması riski ile karşı karşıya kalabiliriz. Gıda sektöründe yapılan KDV indirimlerinin, tüm sektörlerde de yapılması gerekmektedir. En azından yüzde 18 olan KDV'nin yüzde 8'e indirilmesi uygun olacaktır. Fakat yaşanan enflasyonun sebebi yüksek KDV oranları değildir. Enflasyonla mücadelede, tutarlı para ve maliye politikaları uygulayamadığımız sürece, maalesef bu yoğun baskı ile yaşamak zorunda kalacağız" dedi.
"FİNANSMAN DEDİĞİNİZDE SADECE BANKALAR AKLA GELİYOR"
Hem genel ekonomik durum hem de halka arz konusunda önemli konulara değinen Servo Capital Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Kirizoğlu, "İşletmeler için finansman en önemli unsur. Zaten finansmana erişim kısıtlıydı, daha da kısıtlı hale geldi. Biliyorsunuz ki; geçen sene Türkiye'de halka arz çok fazla yapılıyordu. Şuan piyasa biraz yavaşladı. Eminim ki, sermaye piyasasını güçlendirmek isteyen şirket yeniden gündeme gelecektir. Girişim sermayesi halka arz dışında önemli bir finansman kaynağı. Maalesef Türkiye'de finansman dediğinizde sadece bankalar akla geliyor. Yurtdışında sermaye piyasaları finansmanı çok büyük paya sahip. Halka arz ve girişim sermayesi konuştuğumuzda, dünyadaki toplam büyüklük olarak 90 trilyon dolarlık bir piyasayı konuşuyor olacağız. Hâlbuki banka ve tahvil piyasasını, borçlanma piyasasını ve kredi fon piyasasını konuşuyor olsaydık 280 trilyon dolarlık bir piyasa konuşuyor olacaktık. Gayrimenkul piyasası 260 trilyon dolar. Finansmana erişim çok sıkıntılı. Bizim iş adamlarımız çok becerikli. Dalgalı denizde o kadar güzel dümen tutuyoruz ki, bir şekilde gemimizi yürütüyoruz" dedi.
"SERMAYE PİYASASI YOLUYLA DA ŞİRKETLERİMİZ SERMAYEYE ERİŞEBİLİRLER"
İstanbul Ticaret Üniversitesi'nden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Recep Bildik,"Dalgalı denizlerde boğuşan Türk sanayicisini çılgın Türkler olarak görüyorum. Hepinizin emeğine sağlık... Her şeye rağmen bir tutkuyla vazgeçmeden, istihdam ve değer yaratmaya çalışıyorsunuz. Değişimin ne kadar sert geldiğini hepimiz biliyoruz. Değişmeyen tek şey değişim! Bu değişime hazırlanmamız ve çalışmamız gerekiyor. Özellikle kırılma, 1970'lerden sonra internetin hayatımıza girmesiyle birlikte yeni bir çağa girdiğimizi gösteriyor. Artık bilgi çağını yaşıyoruz. Dolayısıyla şirketlerimizin değerini yaratan bu bilgi çağında değere çevirme kabiliyetimiz. Bu değişim çağı en hızlı şirketlere ve nüfusa da yansıyor. Rekabet ortamı artık hata yapma şansı pek bırakmıyor. Birçok sektör rekabeti hızlı şekliyle hissediyor. Tüm dünyada rekabetin sonunda kar marjları büyük ölçüde düşmüş durumda. Rekabetin ve değişimin getirdiği şirketlerin yaşam süreleri de kısalıyor.2021 yılında yayınlanan bir araştırmaya göre; bir şirketlerin için yaşam süresi ortalama 10 yıl iken, imalat sektöründe bu sürenin daha kısa olduğunu ortaya koyuyor. Borsa şirketleri için bu sürenin 35 yıl olduğunu söylüyor. Çünkü sürdürülebilirlik, kurumsallaşma ve kurumsal yönetim ön planda. Rekabet ve değişim ortamı hata yapma şansı bırakmıyor. Sürdürülebilirlik skoru yüksek olan şirketlerin uzun vadeli finansmana daha düşük sermaye maliyetiyle ve daha kolay ulaştıkları ifade ediliyor. Daha düşük risk primine sahip olarak, daha yüksek değerlere ulaştıkları çeşitli araştırmalarda da saplanmış durumda. Yeni nesil nitelikli iş gücüne sahip şirketlerde görev almayı tercih ediyor. Nitelikli iş gücünü el de tutmakta çok önemli. Mutlaka Türkiye'de sermaye piyasalarına erişimin yolunu açmamız, teşvik etmemiz ve bunu tanıtmamız gerekiyor. Fon kaynakları bankacılıkla sınırlı değil, sermaye piyasası yoluyla da şirketlerimiz sermayeye erişebilirler. Uzaktan belki zor görünebilir ama göründüğü kadar zor değil. Borsa İstanbul'da her boyuttaki şirkete uygun pazar yeri var. Halka açılmanın yanı sıra şirketlerin yararlanabilecekleri, yatırımlarını finanse etmek için kullanabilecekleri başka sermaye piyasası araçları da var" dedi.
"FİRMALAR ÇOK DAHA AVANTAJLI OLUYOR"
Garanti BBVA Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Jankat Bozkurt,"Halka arz noktasında öncelikle şirketlerin kurumsallaşması, kaynak yaratması ve şeffaflık yer alıyor. Dünyada çok önemli kavramlardan biri de sürdürülebilirliktir. Sürdürülebilirliği yakalamış firmalar çok daha avantajlı oluyor. Şirketlerin çok daha anlaşılabilir iş modellerinin olması ve içerisinde pasif varlıkların bulunmaması gerekiyor. Şirket yönetimin çok daha anlaşılır olması gerekiyor" dedi.
"FİNANSAL ENSTRÜMANLARI KULLANMALISINIZ"
Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, "Sürdürülebilirlik kelimesi birçok sektörde yaygınlaştı. Bir işletmenin devam etmesi için sürdürülebilirlik şart. Dünya ligine çıkabilmeniz için liderlik almanız lazım. Büyük resme baktığınızda uluslararası arenada devleri görüyorsunuz. Finansal enstrümanları kullandıkça çözüm yolları bulabiliyorsunuz" dedi.