KCK sanıklarına kötü haber!
Yargıtay: Türkçe biliyorsa Kürtçe savunma yapamaz
2011.08.09 16:20 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Aralarında BDP milletvekilleri ile belediye başkanlarının da bulunduğu 104'ü tutuklu 152 sanıklı KCK ana davada sanıkların Kürtçe savunma ısrarı devam ederken, Yargıtay'dan kötü haber geldi. İçtihat oluşturacak kararında Yargıtay, 2010'da Mardin'in Nusaybin ilçesinde yakalanan PKK'lı Suphan Delen'in yargılandığı davada "savunmanın kısıtlandığı" gerekçesiyle yaptığı itiraz, kolluk ve savcılıkta Türkçe savunma yaptığını gerekçe göstererek kabul edilmedi.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Mardin'in Nusaybin ilçesi kırsalında yakalanan ve Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Suphan Delen'in TCK'nın "terör örgütü üyesi olmak", "patlayıcı madde bulundurma" ile "nitelik bakamından vahim olan silah veya mermi taşıma" suçlarından 18 yıl 6 ay hapis cezasını onadı.
'SAVUNMA KISITLANMADI'
KCK davasında içtihat olması beklenen kararda Kürtçe savunma yapmak isteyen sanığın savunmanın kısıtlandığı yönündeki itirazın incelendiği belirtilerek şöyle denildi: "Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-e ve CMK'nın 202. maddesinde düzenlenen, bir tercümanın yardımından yararlanma hakkının sanığın mahkemenin kullandığı dili anlamadığı veya konuşamadığı durumlarda geçerli olacağı belirtilmiştir. Türk vatandaşı olup, Türkiye'de doğan ve Türkçe yeterli eğitim gören; soruşturma aşamasında kolluk, savcılık ve sulh ceza mahkemesindeki müdafi eşliğinde alınan ifadelerinde Türkçe ifade veren sanığın, kovuşturma aşamasında Türkçe dilini anlamak ve konuşmakta bir engelin bulunmaması ve meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bildiğini anlaşılmıştır. Bu tebligat karşısında savunmanın kısıtlandığı yönünde bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir."
Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Türkçe savunma yapmak istemeyen sanık hakkında CMK'nın 202. maddesi gereğince yeterince Türkçe bilmeyenlere tercüman atanabileceği hükmünü baz alarak talebin reddine karar vermişti.
PKK'YA KATILDIĞI SEVGİLİSİNİN AİLESİ BAŞLIK PARASI İSTEDİ
Sanık Delen, ifadesinde lise okuduğunu, batı illerine giderek seyyar satıcılık yaptığını, Mardin'in Nusaybin ilçesine döndüğünde N.C. (Nezahat Cebe) isimli bir kadınla tanıştığı ve gönül ilişkisi kurduğunu anlattı. N.C.'nin örgüte katılmak isteği üzerine Ağustos 2009'da örgüte katıldıkları ve Bagok ve Besta dağlarındaki örgüt kamplarında askeri ve siyasi eğitim aldıklarını anlatan Deren, kışın soğuk nedeniyle örgütten 2010'da kaçtığını söyledi. Şırnak'ın Cizre ilçesine silahıyla birlikte gelerek otostop çektiğini ve bir kamyonla Nusaybin'deki ailesinin yanına gittiğini kaydeden Deren, gönül ilişkisi yaşadığı ve örgüte birlikte katıldığı N.C.'nin ailesinin başlık parası nedeniyle kendisine baskı yaptığını iddia etmişti.
MAHKEME, PİŞMANLIĞINA İNDİRİM YAPTI
Baskıların artması üzerine örgüte yeniden katılmaya karar verdiğini, Bagok dağında örgüt mensuplarını ararken, komandolar tarafından silahıyla birlikte yakalanan Deren hakkında mahkeme duruşmalardaki davranışlarında pişmanlık duyduğunu dikkate alarak cezasında indirim yapmıştı.
Bu arada, sanık avukatlarının davayı protestosu ile sanıkların Kürtçe savunma ısrar ettiği 152 sanıklı KCK ana davası, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yarın (çarşamba) görülecek 26. duruşma ile devam edecek.
HABERTÜRK