Katliamın şifreleri çözüldü: 4 gün keşif, kriptolu talimat!
SULTANAHMET Meydanı'nda 12 Ocak'ta 12 Alman vatandaşının öldüğü ve 16 kişinin yaralandığı canlı bomba saldırısına ilişkin soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, terör örgütü IŞİD üyesi Nabil Fadlı tarafından gerçekleştirilen canlı bomba saldırısına ilişkin 18'i tutuklu 2'si firari toplamda 26 şüpheli hakkında 7.5 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet hapis arasında değişen cezası istemiyle iddianame düzenledi.
2016.05.23 07:34 - Son Güncellenme: 2016.05.23 14:41 - Güncel - HABER MERKEZİ
İLGİLİ VİDEO
Sultanahmet bombacısının şifreleri whatsapp'tan çözüldü
İLGİLİ VİDEO
Sultanahmet'ten sıcak görüntüler!
İstanbul Sultanahmet Meydanı'nda 12 Ocak'ta 12 Alman vatandaşının öldüğü ve terör örgütü IŞİD üyesi Nabil Fadlı tarafından gerçekleştirilen canlı bomba eylemine ilişkin soruşturma tamamlandı. Savcılık, 18'i tutuklu 2'si firari 26 şüpheli hakkında 7.5 yıl ile ağırlaştırılmış müebbet hapis arasında değişen cezalar talep etti. Saldırıya ilişkin soruşturma dosyasında önemli tespitlere yer verildi.
TALİMAT HARİCİ EMİRDEN GELDİ
Tespitlere göre, kanlı eylemin emrini halen Irak'ta bulunan IŞİD'in harici emiri Omar-Ebu Abid verdi. Canlı bomba Nabil Fadlı ve bombanın Türkiye'ye girmesi talimatını ise örgütün sınır sorumluları Mahir Ali Alakkal, Azzo Ali Alakkal ve Omran kod adlı şüpheliler verdi. Bombanın Türkiye'ye getirilmesi ve eylemin gerçekleşmesi 1 ay içinde tamamlandı. Gizliliğe üst düzeyde uyan şüpheliler, sıklıkla GSM hattı değiştirdi. Telefondaki isimler farklı isim ya da kodla kaydedildi. Eylem emrini veren Omar Ebu Abid'in adı, Fadlı'nın telefonunda Abdullah Mah olarak kayıt edildi. Şüpheliler genelde Telegram, WhatsApp üzerinden iletişim kurdu. Örgütsel mesajlar TrueCrypt kriptolama programı ile şifrelenerek gönderildi. Kullanılan şifre, mesajı gönderen ve alan tarafından biliniyordu. Parolalı talimatlar, her kişiye ayrı verildi ve kullanılan hat kırıldı.
BOMBALAR DİKİLİ ÇANTADA
Şüphelilerden Halil Derviş, canlı bomba Nabil Fadlı ve yanında bulunan kişiyi içinde patlayıcı olan çanta ile sınırda karşıladı. Aldığı çantayı ismini bilmediği bir kişiye teslim etti. Sınırdan, muhtemelen içinde patlayıcı olan ikinci bir çanta Türkiye'ye getirildi. Her iki çanta da açılmayacak şekilde dikilmişti. Fevzi Muhammet Ali iseŞanlıurfa'dan aldığı çantayı aracındaki zulayla İstanbul'a getirdi, Rasheed Algaagan kendisine teslim edilen çantayı canlı bomba Nabil Fadlı'ya verdi. Şüphelilere para, havale sistemiyle transfer edildi. Canlı bomba Nabıl Fadlı, 5 Ocak'ta Geçici Koruma Kimlik Belgesi almak için parmak izi verdi. Omar Ebu Abid, Fadlı'ya bin 500 dolargönderdi.
FOTOĞRAF ÇEKTİ 2 YERİ İŞARETLEDİ
Saldırıdan 15 gün önce Türkiye'ye gelen canlı bomba Fadlı, 4 gün Taksim, Sultanahmet, Ayasofya, Galata Kulesi gibi mekânları fotoğrafladı ve patlamanın olduğu Dikilitaş'ta keşif yaptı. Sultanahmet Camii ve Ayasofya'nın yer aldığı fotoğrafta her 2 yeri de işaretlediği anlaşıldı. Savcılık, Fadlı'nın DAEŞ saflarında çok sayıda çatışmaya katıldığını belirledi.
88 SAYFALIK İDDİANAME
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcılığı'nca hazırlanan 88 sayfalık iddianamede, canlı bomba Nabıl Fadlı'nın Suudi Arabistan'da doğduğu, Türkmen aşiretlerinden Al Barak Aşireti'ne mensup olduğu, Suriye'de rejim karşıtı gösterilerin başlamasından sonra ailesiyle Halep'e taşındığı, önce Nusret cephesine daha sonrada IŞİD'e biat ettiği ve çok sayıda çatışmaya katıldığı anlatıldı. Son olarak IŞİD'in Halep/Kuveyris Havaalanı civarında gerçekleştirdiği operasyonlara katıldığı, bundan sonra uzun süre saklandığı, daha sonra Aralık 2015'de Minbiç'te görülmesine karşın Sultanahmet Meydanı'nda gerçekleştirdiği saldırıya kadar geçen sürede ortaya çıkmadığı ifade edildi.
TALİMAT IŞİD'İN HARİCİ EMİRİNDEN...
İddianamede, eylemin IŞİD terör örgütü hiyerarşik yapılanması içerisinde gerçekleştiği, canlı bomba Fadlı'nın eylem talimatını halen Irak'ta bulunan, firari şüpheli IŞİD'in harici emiri Omar-Ebu Abid'den aldığı, örgütün sınır sorumluları olduğu öne sürülen Mahir Ali Alakkal, Azzo Ali Alakkal ve Omran kod adlı şüphelilerin ise canlı bomba Fadlı ve suçta kullanılan bombanın Türkiye'ye girmesi talimatını verdikleri öne sürüldü. Şüpheli Mahir Ali Alakkal'ın, şüpheli Halil Derviş'e "Araba parçası almak için Türkiye'ye gelecek şahıslar var. Türkiye'ye gittiğinde bu şahısları sınırda karşılarsın, eşyalarını alırsın ve sınırı geçmelerine yardım edersin" diye talimat verdiği anlatıldı.
BOMBALAR DİKİLMİŞ VAZİYETTEKİ ÇANTADA GETİRİLDİ
İddianamede, şüpheli Halil Derviş'in, canlı bomba Nabıl Fadlı ve firari şüpheli Omran'ı kaçak yollarla geldikleri sınırda karşılayarak Akçakale'ye götürdüğü, şüpheli Omran'ın içinde bomba bulunan açılmaması için dikilmiş vaziyetteki bulunan çantayı Derviş'e teslim ettiği, "Sende emanet olarak kalsın, açma. Sonra bize gönderirsin" diyerek Derviş'in yanından ayrıldıkları belirtildi.10-15 gün sonra firari şüpheli Omran'ın, telegram üzerinden Halil Derviş'e mesaj göndererek içinde bomba bulunan çantayı Akçakale'ye götürmesini söylediği, Derviş'in ertesi gün Akçakale'ye gittiği, Omran'ın burada telegram üzerinden mesaj göndererek bombayı deri kahve renkli montlu, siyah bereli şahsa teslim etmesini söylediği, bunun üzerine 15 kilo ağırlığındaki içinde bomba olan çantanın bu şahsa teslim edildiği anlatıldı.
OLAY YERİNDE 4 GÜN KEŞİF YAPMIŞ
Teslim alınan bomba, şüphelilerden Fevzi Muhammed Ali'ye teslim edilerek Şanlıurfa'dan İstanbul'a götürüldü. Burada bombayı alan şüpheli Rasheed Algaagan'ın ise bombayı, Aksaray'da Nabıl Fadlı'ya teslim ettiği belirtildi. Nabıl Fadlı'nın olay yerinde 4 gün keşif yaptıktan sonra bombayı 12 Ocak günü Sultanahmet Meydanı'nda üzerinden çıkararak patlattığı, 12 Alman vatandaşının ölmesine ve 16 kişinin de yaralanmasına kasten sebep olduğu belirtildi.
CANLI BOMBA VE BOMBANIN GETİRİLMESİ SÜRECİ 1 AYDA TAMAMLANMIŞ
İddianamede, talimat sonrası canlı bomba Fadlı ve suçta kullanılan bombanın Türkiye'ye getirilmesi ve olay anına kadar geçen sürecin yaklaşık bir ay içinde tamamlandığı vurgulandı. Canlı bomba Nabıl Fadlı'nın 5 Ocak 2016'da Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne giderek Geçici Koruma Kimlik Belgesi almak için parmak izi verdiği belirtilen iddianamede, talimatı veren IŞİD'in harici emiri Omar-Ebu Abid tarafından eylemci Nabıl Fadlı adına 1500 dolar para gönderildiği de kaydedildi.
GİZLİLİĞE ÜST DÜZEYDE UYDULAR
Tüm şüphelilerin gizliliğe üst düzeyde uyduklarına dikkat çekilen iddianamede, şüphelilerin sıklıkla GSM hattı değiştirdikleri, telefondaki isimleri farklı isim ya da kod olarak kaydettikleri iletişimlerini genelde telegram, whatsapp gibi uygulamalar üzerinden yaptıkları, örgütsel talimatları içeren mesajların "TrueCrypt" kriptolama programı ile şifrelenerek gönderildiği, kullanılan şifrenin mesajı gönderen ve alan tarafından bilindiği anlatıldı. Mesaj içerisinde ayrıca parola uygulandığı, talimatların yöneticiler tarafından eylemde bulunan her şahsa ayrı olarak verildiği, her şahsın teslimat zamanında açık olarak tabir edilen hat aldıkları ve teslimattan sonra hattı kırıp attıkları da ifade edildi.
KIRIK TABLETİNDE KISA SÜRELİ GÖRÜNTÜLERİ BULUNMUŞ
İddianamede, canlı bomba Fadlı'nın kaldığı Fatih, Haseki Sultan Mahallesi'ndeki evde yapılan aramalarda ele geçirilen kırılmış vaziyette bulunan tablette, kısa süreli görüntüler tespit edildiği belirtildi. Canlı bomba Fadlı tarafından yapılan bir konuşmada, "Sizlere cihadı tavsiye ederim" dediği belirlendi. Ayrıca Sultanahmet Camii ve Ayasofya Camii'nin birlikte yer aldığı fotoğrafların da evde ele geçirildiği kaydedildi.
İSTENEN CEZALAR
Şüpheliler Ahmed Darwish, Ali Alibrahem, Elhasan El Mayuf, Ayad Muneer Saud Saud, Fevzi Muhammed Ali, Halil Derviş, Muhamed Khaled Hawaslı, Omar Hallom Raheem Raheem, Omran Alıbrahem, Zaher Alshal ve Zekeriya Derviş ile haklarında yakalama kararı bulunan Rasheed Alabdalah Algaagan ve Ahmet El Hasan'ın "Terör Amaçlı ve Tasarlayarak Öldürme Suçuna Yardım", "Terör Amaçlı ve Tasarlayarak Öldürmeye Teşebbüs Suçuna Yardım" ve "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya başka bir düzen getirmeye teşebbüs" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 450 yıldan 612 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırılmaları talep edildi.
İddianamede, şüphelilerden Abdulrahman Faaiz Rashıd, Ehab Haıdar, Feras Douro, İbrahim Lutfı, İbrahim El İbrahim, Luay Taskiah, Majed Al Masri, Mohammed Beraa Taskeia, Mohammed Izghıb, Muhammed Isa, Muhannad Hendawi, Mulham Almunkkel ve Mustafa Sraıwel'in "Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olmak" suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Şüphelilerden Halil Derviş, Atala Elhasan El Mayuf ve Fevzi Muhammed Ali'nin "Patlayıcı nakletmek veya muhafaza etmek" suçundan 6.5 yıldan 18 yıla kadar hapsi talep edilirken, bu şüpheliler hakkında ayrıca suçlarını ikrar ettikleri ve IŞİD silahlı terör örgütü ve işlenen suçla ilgili olarak olayın gelişimi, talimatı veren şüpheliler ve devamında suça karışan şüpheliler hakkında kısmen bilgi vermeleri nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanarak cezalarında indirim yapılması da istendi.