Bursada Bugün Bursa haber bursa haberi bursa haberleri Bursa

Kandil'e yazılan ikinci mektup yolda

Mektupta Öcalan'ın "çekilin" talimatı var. Kandil yanıt verdikten sonra Öcalan "çekilme çağrısı" yapacak

Kandil'e yazılan ikinci mektup yolda

PKK'lıların sınır dışına çekilmesi konusunda kısa süre içerisinde bir açıklama yapacağını bildiren Abdullah Öcalan'ın bu konuda yazdığı ikinci mektup, İmralı'da geçen pazar Öcalan'la görüşen BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder tarafından Kandil'e götürülüyor. Kuzey Irak'a dün geçen Önder'in, mektubu bugün Kandil yönetimine vermesi bekleniyor.


Mektupta Öcalan'ın, "çekilin" talimatının ve çekilmenin nasıl olacağı konusundaki görüşlerinin yer aldığı belirtildi. Mektuba kısa süre içerisinde yanıt verilmesi ve Öcalan'ın, kamuoyuna net biçimde, "PKK'lıların çekileceği" mesajını vermesi bekleniyor.

Buna göre, Öcalan'ın çağrısının ardından KCK yönetimi, PKK'lı gruplara Kuzey Irak'a çekilmeleri için 18 Nisan'la 1 Mayıs tarihleri arasında telsizden talimat verecek. Çekilecek grupların "silahsız" görüntü vereceği, ancak silahlarını bırakıp bırakmamaları konusunda kamuoyuna yansıyacak biçimde gruplara talimat verilmeyeceği iddia edildi.

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ise çekilmede kısmi tartışmalar olmakla birlikte sürecin ilerleyeceğini belirterek, "Bu konuda kamuoyu birinci aşamayı kafasına sadece geri çekilme olarak kodladığı için o konuda bir sıkıntı yaşanmayacağını ifade etmek istiyoruz. Tutum olarak bir sıkıntı yaşanmayacağı açık" dedi.

Haftasonu İmralı'da 5. BDP heyeti ile görüşen ve kamuoyuna kısa süre içinde açıklama yapacağını duyuran Öcalan'ın kaleme aldığı, PKK'nın sınır dışına çekilme sürecini başlatacak nitelikteki mektup, Önder tarafından Kandil'e götürülüyor. Önceki akşam MİT tarafından BDP'ye ulaşan kapalı mektupla Habur Sınır Kapısı'ndan geçerek Kuzey Irak'a giden Önder, geceyi Erbil'de geçirdi. Önder'in, bugün de Kandil'e gitmesi bekleniyor. Mektubun bir örneğinin de örgütün Avrupa kanadına gönderildiği bildirildi.

Görüntü silahsız olacak

Mektupta, dağ kadrosunun en güvenlikli bölgeden en hızlı şekilde nasıl çekileceğine ilişkin detayların yer aldığı, Kandil'in mektuba yanıt vermesinin ardından Öcalan'ın çekilme tarihini kamuoyuna net olarak açıklayacağı ifade edildi.

Çekilmenin 1 Mayıs İşçi Bayramı'ndan hemen önce yapılması planlanıyor ancak Öcalan'ın çekilmenin bir an önce başlaması gerektiği düşüncesi nedeniyle, örgüt yönetiminin gruplara 18 Nisan'la 1 Mayıs arasında çekilme talimatı verebileceği uyarısında bulunduğu belirtiliyor.

Net çekilme talimatı ise gruplara aynı anda telsizle duyurulacak. Geri çekilme Kuzey Irak Kürt Yönetimi'nin desteği ile MİT tarafından da izlenecek. Kuzey Irak'a geçen ve sağlık durumu iyi olmayan örgüt üyeleri ise Kuzey Irak'taki hastanelerde tedavi edilecek.

Çekilmenin silahlı mı silahsız mı olacağı tartışmaları da sürüyor. Kandil'in bu konuda kamuoyuna yansıyacak net bir talimat vermeyeceği belirtiliyor. Ancak sınır dışına çıkacak ve PKK'nın yayın organları tarafından görüntülenecek grupların "silahsız görüntü" vereceği kaydediliyor. Grupların, mümkün olduğunca silahsız çıkması üzerinde de uzlaşma sağlandığı ifade ediliyor. Çekilmenin tamamlanması ile çözümün birinci aşaması tamamlanmış olacak.

"Etik olarak okumadık"

Meclis'te bir grup gazeteciyle sohbet eden Kışanak, Öcalan'ın mektubunun en kısa sürede Kandil'e ulaştırılacağını belirterek, "Mektuplar, doğrudan PKK yönetimine yazıldığı için biz etik olarak görelim, okuyalım demiyoruz. Mektuplar kapalı zarf içerisinde gidiyor" dedi. Kışanak'ın açıklamalarındaki satır başları şöyle:

"Sıkıntı yaşanmaz"

"Çekilmede kısmi tartışmalar olmakla birlikte sürecin ilerleyeceği görülüyor. Bu konuda kamuoyu birinci aşamayı kafasına sadece geri çekilme olarak kodladığı için o konuda bir sıkıntı yaşanmayacağını ifade etmek istiyoruz. Tutum olarak bir sıkıntı yaşanmayacağı açık. Heyetimizin İmralı'da ve Kandil'de yaptığı görüşmelerden böyle bir değerlendirme çıkarıyoruz. Bu konuda irade ve kararlı bir duruş var. Geriye sadece teknik olarak planlanması ile ilgili tartışmalar kalmıştı. Bu konuda da mesafe katedildiği gözüküyor.

"Çatışma olursa her şey ters yüz olur"

Uluslararası bir gözlemci güce ihtiyacın güçlü bir şekilde ifade edilmediğini biliyorum. Muhtemelen yeni mektupta hangi nedenlerle, hangi yöntemlerle, hangi yollar ve takvimle çekilme olacağına dair bilgiler yer alacaktır. Güvencesi, kendi içinde bazı mekanizmalar temin edilecektir. Çekilme esnasında bir çatışmanın yaşanması, can kaybının yaşanması hiç kimsenin arzulamadığı bir durum. Biz hükümetin de İmralı'da görüşmeye giden heyetin de aynı hassasiyet içinde olduğuna dair bilgiler alıyoruz. Böyle bir çatışmanın, can kaybının yaşanması, her şeyi tersyüz edebilir. Çok büyük bir risk.

"PKK'daki Alevi ve solcular"

PKK içinde Alevilerin ve solcuların olduğu bir grup çekilmeye karşı direniyor iddiası külliyen, toptan yalandır. PKK içerisinde herhangi bir kanadın sürece ilişkin farklı yaklaşımı asla söz konusu değildir. Zaten bir kanat yaklaşımı da yoktur. Bunu söyleyenlerin maksadını tehlikeli buluyorum. 'PKK'yı bölelim, parçalayalım, ayıralım' diye bir politika olursa bu çok tehlikelidir, süreci riske atacak yaklaşımdır. Dünya örnekleri de bunu gösteriyor. Taraflar bütünlüklü hareket ederlerse sorunu çözmek daha kolay oluyor. Aleviler ve solcular otomatikmen barış karşıtı mı? Bir mezhebi, bir inancı, bir düşünceyi otomatik olarak barış karşıtı ilan etmek, kimliklerinden dolayı insanların bu sürece karşı olduklarını söylemek çok ayrımcı, mezhepçi ve tehlikeli bir anlayıştır. 'Sünniler barıştan yana Aleviler barış karşıtı...' Böyle bir söylem kabul edilebilir mi?

"İmralı-Kandil görüşmesi"

İmralı'nın Öcalan'la doğrudan iletişime geçmesi rafa kaldırılacak bir talep değil. Bu bir ihtiyaç. Sayın Öcalan'la Kandil arasında daha hızlı, daha pratik ve daha ikna edici bir trafiğin yaşanması gerekiyor. Böyle bir iletişim kanalının yolu bulunabilir. Dünyadaki örnekler de buna ışık tutuyor. Süreci daha sağlıklı yürütebilmek talebidir. Ama bu bir ön şart olarak öne sürülmüş değil.

"PKK Suriye ile savaşmaz"

('PYD'nin Özgür Suriye Ordusu ile yaptığı anlaşmadan bazı Aleviler rahatsız sorusu) PYD'nin ÖSO ile yaptığı anlaşma çatışmama üzerine kurulmuş bir yaklaşımdır. Bundan kimsenin rahatsız olduğunu zannetmiyorum. Türkiye'de bazı çevreler bilerek bu konuları çarpıtıyorlar. Yüksek Kürt Konseyi ve PYD'nin etkin olduğu alanlarda kim varsa, Aleviler, Ermeniler, Süryaniler kent meclisine katılıyor. Kürtler, 'sadece bizim haklarımız var, diğerleri bizi ilgilendirmiyor' yaklaşımı içerisinde değil.

Suriye'deki Kürt örgütleri geleceklerini güvence altına alan bir mücadele yürütüyorlar. PKK'nın orada bir çatışmanın tarafı olma gibi ne bir politikası ne de pratik yaklaşımı olabilir."

Kalan karakter : 450

Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!