"Kalp yetersizliği her aşamada tedavi edilebilir"

"Kalp yetersizliği her aşamada tedavi edilebilir"

Türk Kardiyoloji Derneği (TKD) Kalp Yetersizliği Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Hakan Altay, kalp yetersizliği geliştikten ve semptomatik hale geldikten sonra düzgün tedavi edilmediği takdirde, 1 yıllık yaşam beklentisinin yüzde 20 civarında olduğunu belirterek "5 yıllık yaşam beklentisi yüzde 50 civarında. Bu oranlar kalp yetersizliğine eklenen diğer risk faktörleriyle çok daha düşüyor. Örneğin, hem kalp yetersizliği hem de şeker hastalığı birlikteliği yüzde 50'ler civarında. Bu ikisi birleştiğinde yaşam beklentisi yüzde 25'lere kadar düşüyor." dedi.

2019.05.08 15:41 - Son Güncellenme: 2019.05.08 15:42 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
"Kalp yetersizliği her aşamada tedavi edilebilir"

Doç. Dr. Altay, "Kalp Yetersizliği Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, kalp yetersizliğinin, kalbin kanı ve oksijeni pompalayamaması  sonucunda ortaya çıkan, tipik bulgu ve belirtilerle karakterize bir hastalık  olduğunu söyledi.

Hastalığın tipik belirtileri arasında nefes darlığı, çabuk yorulma ve  ayaklarda şişme olduğunu ifade eden Altay, en ufak hareket sonucunda çarpıntı  oluşmasının, halsizliğin ve basit işlerde bayılmaya yakın baş dönmelerinin de  tipik olmayan belirtiler arasında yer aldığını kaydetti.

Kalp yetersizliğini "yaşlı hastalığı" olarak tanımlayan Altay, "Çok  ender olarak genç hastalarda da görebiliyoruz. Özellikle tüm yaş gruplarını göz  önüne aldığımızda prevalansı aslında yüzde 2-3 civarında ama yaş ilerledikçe bu  prevalans artıyor. Örneğin, 40 yaşından sonra bir kişinin kalp yetersizliği  geliştirme riski yüzde 20'dir. 5 kişiden 1'inde yaşamı boyunca 40 yaşından sonra  kalp yetersizliği gelişme riski var." değerlendirmesinde bulundu.

Doç. Dr. Hakan Altay, kalp yetersizliğinin, gelişmesi önlenebilir ve  geliştikten sonra seyri yavaşlatılabilir hatta durdurulabilir bir hastalık  olduğunu söyledi.

Kalp yetersizliği geliştikten ve semptomatik hale geldikten sonra  düzgün tedavi edilmediği takdirde, 1 yıllık yaşam beklentisinin yüzde 20  civarında olduğunu belirten Altay, "5 yıllık yaşam beklentisi yüzde 50 civarında.  Bu oranlar kalp yetersizliğine eklenen diğer risk faktörleriyle çok daha düşüyor.  Örneğin, hem kalp yetersizliği hem de şeker hastalığı birlikteliği yüzde 50'ler  civarında. Bu ikisi birleştiğinde yaşam beklentisi yüzde 25'lere kadar düşüyor.  Yüzde 30'lar civarında kalp yetersizliği hastalarında böbrek hastalığı görüyoruz.  Bir hastada bu ikisi birlikteyse ne yazık ki artık 5 yıllık değil 1 yıllık yaşam  beklentisinden bahsediyoruz ki bu da yüzde 25 civarında. Bunlar kalp  yetersizliğinin ne kadar ölümcül bir hastalık olduğunu net gösteren veriler."  dedi.

"Donör eksikliği nedeniyle organ bulamıyoruz"

Doç. Dr. Altay, hastalığın önlenmesi için özellikle 40 yaşından sonra  tuz tüketiminin ciddi oranda azaltılması gerektiğine dikkati çekerek,  hipertansiyonun çok iyi değerlendirilmesi, izlenmesi ve tedavi edilmesi  gerektiğini kaydetti.

Hem şeker hastalığını azaltmak hem de obeziteyi önlemek adına sedanter  yaşam stilinin terk edilmesinin önemine işaret eden Altay,  diğer risk  faktörlerinden koroner damar tıkanıklığına yol açacak sigaranın da mutlaka  bırakılması gerektiğinin altını çizdi.

Kalp yetersizliği oluştuktan sonraki erken aşamada da yapılabilecek  tedaviler olduğunu aktaran Altay, "Bu tedavilerle kalp yetersizliğinin  ilerlemesini durdurabiliyoruz. Bizim kalp yetersizliği farkındalık aktivitelerini  yürütmemizin en önemli nedenlerinden biri de tedavisi olan bir hastalığın daha az  tedavi ediliyor olması. İlaçlar var ve bu ilaçlar içerisinde nörohormonal blokajı  çok iyi yaparsak birtakım ilaçlarla da bunları yüksek dozlarda verebilirsek kalp  yetersizliğinin ilerlemesini ciddi anlamda durdurabiliyoruz. Son 1-2 yılda bu  tedavilere eklenen yeni bir ilaç var, bununla da çok güzel sonuçlar almaya  başladık." diye konuştu.

Altay, ilaç tedavisinin yeterli olmadığı hastalara ise cihaz tedavi  uygulandığını dile getirerek, şöyle konuştu:

"Hastalarımızın yarıya yakınını ani ritim bozulmasına bağlı ölüm  sonucu kaybediyoruz. Bunun için en önemli cihaz tedavilerinden biri şoklama  tedavisi. Yine kalbin harmonik şekilde çalışmasını sağlayacak 3 kablolu dediğimiz  kardiyak resenkronizasyon tedavisi pilleri var. Bir diğeri mitraclip dediğimiz  mitral kapak onarımı. Kapak kaçağı varsa mitraclip ile hem ölümlerin hem  hastaneye yatışların ciddi oranlarda azaltılabileceğini gösteren verilerimiz var.  Bütün bu piller ve onarımlara rağmen ne yazık ki bir grup hasta da son evrede  kalbin değiştirilmesi gerekiyor. Donör eksikliği nedeniyle de çok fazla organ  bulamıyoruz, vaktimiz de yok. Bu hastaları kısa sürede eğer tedavisiz bırakırsak  kaybedeceğimiz için kalp destek cihazları var (assist device), en azından organ  bulunana kadar kalbi destekleyecek cihazlar. Bu konuda da dünya oldukça gelişti,  daha rahat taşınabilecek ve kullanılabilecek yeni cihazlar ortaya çıktı. Kalp  yetersizliği her aşamada tedavi edilebilir. Yeter ki doğru merkezlere bu hastalar  yönlendirilebilsin ve doğru doktorlarla karşılaşsınlar."

"Kalp yetersizliği olan hastalar aktif yaşama katılmalı"

TKD üyesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi  Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı  Prof. Dr. Yüksel Çavuşoğlu da kalp  yetersizliğinin, kalbin performansındaki azalmaya bağlı olarak içindeki kanı,  doku ve organlara gerekli miktarda gönderememesi sonucunda ortaya çıktığını  söyledi.

Temelde iki tip kalp yetersizliği olduğunu aktaran Çavuşoğlu, genel  olarak bilinen birinci tipte kalbin performansında bir azalma görüldüğünü ve kalp  boşluklarında büyüme ile genişleme meydana geldiğini belirtti. Çavuşoğlu, ikinci  tip kalp yetersizliğinde ise kalbin gevşemesindeki anormallikten dolayı kalp  yetersizliği tablosunun ortaya çıktığını anlatarak, kalpte büyüme, kalp  performansında azalma ya da kalp kasılmasında zayıflama olmadığı için tanının  daha zor konulabileceğini ifade etti.

Hastalığın risk faktörlerini "hipertansiyon, kalp damar hastalığı,  kalp krizi geçirilmiş olması, obezite, şeker hastalığı, kalp kapak hastalıkları,  kronik bronşit, kronik böbrek yetersizliği, kalp kasını tutan birtakım  hastalıklar, kalp kası iltihabı kronik alkolkullanımını" şeklinde sıralayan  Çavuşoğlu, kalp yetersizliğinin gelişiminin azaltılması için bu faktörlerin  kontrol altına alınması gerektiğinin altını çizdi.

Hipertansiyonun toplumdaki yaygınlığına işaret eden Çavuşoğlu, "52  yaşından sonra neredeyse her 2 kişiden biri hipertansif. Hipertansiyon kalp  yetersizliği bulunan olguların neredeyse 3'te 2'sinde mevcut. Hipertansiyonlu  olgularda kalp yetersizliği gelişme oranı çok yüksek. Hipertansiyonu kontrol  altına aldığımızda kalp yetersizliği gelişme riskini yüzde 50 azaltabiliyoruz.  Yine diyabetin, obezitenin, kronik alkol bağımlılığının, sigara kullanımının  azaltılması ve kendisinde kalp kapak hastalığı ya da koroner arter hastalığı  bulunan kişilerin ve kalp duvarlarında kalınlaşma olan olguların tespit edilmesi  ve bunların zamanında erken tedavi edilmesi kalp yetersizliği gelişiminin  engellenmesi açısından oldukça önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Dr. Yüksel Çavuşoğlu, kalp yetersizliği tanısı alan ve tedavi  gören hastaların yaşam biçimi değişikliklerine uyması gerektiğine dikkati  çekerek, hastalara tuzsuzdiyet, düzenli ilaç kullanımı ve düzenli fizik  egzersizleri yapmaları önerisinde bulundu.

Toplumda, kalp yetersizliği bulunan hastalarının devamlı evde  oturması, dinlenmesi ve kendini yormaması gerektiğine yönelik düşüncenin yanlış  olduğunu belirten Çavuşoğlu, "Özellikle kalp yetersizliği olan hastaların aktif  yaşama katılmalarını ve her gün düzenli olarak 30-60 dakika yürüyüş ve egzersiz  yapmalarını öneriyoruz. Obez hastalarda kilo verilmesi önemli. Hastaların çoğu  genellikle 60 yaşın üzerinde. Bunlarda aşılamayla diğer hastalıklardan korunma da  çok önemli. Her yıl mutlaka sonbahar döneminde grip aşılarını yaptırmaları ve  akciğer pnömonisine karşı da düzenli zatürre aşısını yaptırmalarını öneriyoruz.  Alkol kullanımından da mutlaka uzak durulması gerekiyor." ifadelerini kullandı.

 

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2019.05.08 15:41 - Son Güncellenme: 2019.05.08 15:42 - HABER MERKEZİ
A