'Kalkınma gücümüz beşeri sermaye'
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Çerkezköy'de belediye tarafından yaptırılan Türkiye Sakatlar Derneği Çerkezköy Şubesi Eğitim Öğretim ve Yaşamevi'nin açılış törenine katıldı. Daha sonra kent merkezine gelen Bakan Şahin, valilik ve belediyeyi ziyaret etti.
2013.11.09 18:30 - Son Güncellenme: 2013.11.09 18:31 - Güncel - HABER MERKEZİ
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde belediye tarafından yaptırılan Türkiye Sakatlar Derneği Çerkezköy Şubesi Eğitim Öğretim ve Yaşamevi'nin açılış törenine katıldı.
Programda konuşan Bakan Şahin, engellileri çok önemsediklerini, bu kapsamda 2 yılda 14 bin engelliyi memur yaptıklarını ifade ederek, "Her engelli grubunu kendi içinde sınav yapıyoruz. Ne eksiğimiz varsa düzelterek sizlerin yaşam kalitesini yükseltiyoruz" dedi.
Sabah saatlerinde Çerkezköy'e gelen ve açılış törenine katılan Bakan Şahin, daha sonra Çorlu'da bir dizi ziyaret ve temaslarda bulundu.
Öğle saatlerinde Tekirdağ kent merkezine gelen Şahin, ilk olarak Tekirdağ Valiliği'ni ziyaret etti.
Valilik binası önünde Vali Ali Yerlikaya ve eşi Hatice Nur Yerlikaya ile diğer protokol üyeleri tarafından karşılanan Bakan Şahin, Valilik makamında bir süre Vali Yerlikaya ile görüştü.
Vali Ali Yerlikaya'dan brifing alan Bakan Şahin, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı.
Türkiye'de, öğrenci konusunun çok 'nazik' bir konu olduğunu ifade eden Bakan Fatma Şahin, "Bizim en büyük sorunumuz, sorunları düzgün tartışamamamız. Her sorunu tartışırken bir sorunu kutuplaştırıyoruz, ayrıştırıyoruz. Birbirimizi yıpratıyoruz. Oysaki sorunu tartışırken bilimsel, istatistiki analizlerimizi iyi yapmamız lazım. Sorun özellikle öğrenci meselesi ise öğrencileri siyasallaştırıp, kutuplaştırmamamız gerekiyor. Bu çok nazik bir konudur." dedi.
Türkiye'nin birçok ilinde yeni üniversitelerin kurulduğunu ve bölümlerin açıldığına dikkat çeken Şahin, "Bu bizim devlet politikamız ve biz buna inanıyoruz ki; en büyük kalkınma gücümüz beşeri sermayedir." diye konuştu.
Son yıllarda öğrenci sayısının çok fazla arttığını ve buna karşın devletin tüm imkanlarının eğitime seferber edildiğinin altını çizen Bakan Şahin, açıklamalarını şöyle sürdürdü; "Kız öğrencilerimizin üniversiteye gitme oranı, son 10 yılda yüzde 13'ten yüzde 35'e çıktı. Bir yanda üniversitelerin barınma ve tüm sosyal ihtiyaçları da bu rakamlara göre değişti. Bu tüm ihtiyaçları beraber planlamamız gerekiyor. Öğrenci artışı barınma ihtiyacının çok çok daha üzerine olunca, çocuklarımız bu duruma göre yeni alternatifler üretmek zorunda kalıyor. Burada baktığımızda özel yurtları da yapılmasına gerek yok. (Bir yer bulun kiralayın hemen özel yurda çevirin) dedik. Çok da pratik ve hızlı çözümler bulmaya çalışıyoruz. Bu sorun hepimizin sorunudur. Buna ideolojik bakmamak ve siyasallaştırmamak gerekiyor."
Bakan Şahin, ana baba sorumluluğunun çok önemli olduğunu ve tüm çocukların, ailelerinin gözbebeği olduğunu söyledi.
"Herkes, makamı, partisi ne olursa olsun çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyor." diyen Şahin, şöyle devam etti; "Herkesin temel gayesi, kendisinden daha iyi bir çocuk yetiştirmektir. Bu doğrultuda aileler kendilerinden fedakarlık yapıyor. Bunun analizini çok iyi yapmamız gerekiyor. Bu ihtiyaç neden çıktı? Hal böyle olunca doğal olarak yurt gibi çalışan ama yurt olmayan apartlar var. Yurt gibi tanımlanmadığı için denetim de yapılamıyor. Birde bunu çözmemiz lazım. Bunun bizim çözmemiz lazım. Bizim bunu çözerken de bilimsel yaklaşması ve her sorunu doğru tespit etmesi gerekiyor. Bunu çözelim derken özel müdahale bir korkunç bir söz çıkınca bunun içinden çıkmak bile zor oluyor. Bu işi zorlaştırıyoruz ve bir birimizi çok kırıp döküyoruz. Biz 3 hafta önce Başbakanımızın içinde demokratikleşme paketinin içine koyduğumuz çok önemli bir madde var. Biz yaşam tarzına müdahaleyi TCK'ya göre suç ilan ediyoruz. Bir yıldan üç yıla kadar ceza koyuyoruz. Bu çok net bir yasa. Tüm vesayet rejimlerine karşı çıkan, bireyin hakkını hukukunu özgürlüğünü arttıran ve bunu 10 yıldır yapmaya çalışan bir iktidar yeni vesayet alanları oluşturabilir mi? Hepsini çok iyi anlamız gerekiyor. Biz bunu tartışırken söz konusu çocuklar ilse öğrenciler ise geleceğimiz ise üslubumuza çok dikkat etmemiz ve çok hassas olmamız gerekiyor. Onları kutuplaşmanın bir parçası yapmamız gerekiyor. Bunu çözmek için ilgili bilimler üzerinde çalışıyor. Bunu çok daha karmaşık hale getirmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Bunu plan ve bütçe komisyondaki arkadaşlarla da paylaştım. Bu sorunun hepimizin sorunu olduğunu söyledi. Bizim doğru analiz edip doğru çözümler üzerine enerjimizi birleştirmeliyiz. Bu çatışmanın kimseye faydası yok."
'SOYBİT YEREL YÖNETİMLERE AÇILACAK'
Ziyaret kapsamında Tekirdağ Belediyesi'ni de ziyaret eden Bakan Şahin, burada Belediye Başkanı Adem Dalgıç ve diğer yöneticiler tarafından çiçeklerle karşılandı.
Başkanlık makamında bir süre Başkan Dalgıç ile görüşen Bakan Şahin, TBMM Plan bütçe Komisyonu'nda, yerel - kamu - yerel yönetimlerde, iş birliğini nasıl daha iyi yapılabilmesi noktasında yasal bir altyapı oluşturmak üzere çalıştıklarını söyledi.
SOYBİT sistemini yerel yönetimlere açmaya başlayacaklarını kaydeden Bakan Şahin, 2014 yılından itibaren, yerel yönetimlere daha fazla destek vereceklerini aktardı.
Başkan Dalgıç ise Bakan Fatma Şahin'e verdiği brifingde; Tekirdağ'da yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Başkan Dalgıç, şunları söyledi; "Tekirdağ'da, Engelliler Koordinasyon Merkezi'ni kurduk. Yaklaşık 3 bin engelimiz kayıtlı. Engeliler yönelik çok sayıda proje gerçekleştirdik. Havuz servisinden tutunda, evde kuaförlük hizmetine kadar bir çok alanda engelli vatandaşlarımıza hizmet etmeye devam ediyoruz. Bizden önce kömür ve gıda yardımı elden yapılmaktaydı. Biz tek kart adında bir kart oluşturduk ve yardımlarımızı o kart aracılığı ile yapıyoruz. 1800 ailemiz var. Yılın belirli zamanlarında yardım ediyoruz. Şehrimizde yeni yolları engellilerimize göre yapmaya çalışıyoruz."
Bakan Şahin, belediye ziyaretinin ardından Tekirdağ'daki programına devam etti.