Kahvehane alışkanlığı boşanma sebebi oldu: Yargıtay'dan dikkat çeken karar
Yargıtay, kahvehanede vakit geçirip eşini ihmal eden kocayı ağır kusurlu buldu. 2. Hukuk Dairesi, kadın lehine tazminatı onadı.
2026.06.21 09:37 - Son Güncellenme: 2026.06.21 09:58 - Bursa Bölge - İHA
İLGİLİ VİDEO
Kahvehane müdavimlerine Yargıtay'dan kötü haber
Yargıtay, evlilik birliğinde eşlerin birbirine karşı yükümlülüklerine ilişkin verdiği son kararla dikkatleri üzerine çekti. Yüksek mahkeme, sosyal yaşamını ailesinin önünde tutarak eşini ihmal eden bir erkeğin davranışlarını "ağır kusur" kapsamında değerlendirdi. Kararda özellikle sürekli kahvehane ortamında vakit geçirilmesinin ve aile hayatına yeterince zaman ayrılmamasının evlilik düzenini zedelediği vurgulandı.
Söz konusu karar, boşanma davalarında eşlerin sorumluluklarının nasıl yorumlanacağına ilişkin önemli bir örnek olarak hukuk çevrelerinde değerlendirilmeye başlandı.
Boşanma Dosyasında İleri Sürülen İddialar Gündem Oldu
Uzun süredir evliliklerinde sorun yaşayan çiftin karşılıklı açtığı boşanma davası, tarafların mahkemeye sunduğu iddialarla dikkat çekti. Kadın eş, eşinin hem duygusal hem de fiziksel anlamda kendisine baskı uyguladığını, evlilik sürecinde ciddi iletişim sorunları yaşandığını ileri sürdü.
Dosyaya yansıyan beyanlarda, kadının kendi isteği dışında sık sık ailesinin yanına gitmeye zorlandığı, buna karşı çıktığında ise tartışmalar yaşandığı ifade edildi. Ayrıca eşinin evlilik sorumluluklarını yerine getirmediği, günlük yaşamın ihtiyaçlarına yeterli katkı sunmadığı ve zamanının büyük bölümünü arkadaş ortamında, özellikle kahvehane çevresinde geçirdiği yönünde iddialar yer aldı.
Kadın eş, bu süreçte ekonomik yükün büyük kısmını tek başına üstlendiğini, evin temel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldığını ve evlilik boyunca çeşitli hakaretlere maruz kaldığını belirterek hem boşanma hem de tazminat talebinde bulundu.

Yargıtay: Aile Sorumluluklarını İhmal Etmek Kusur Teşkil Eder
Dosyayı temyiz incelemesi kapsamında değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliğinde tarafların karşılıklı sorumluluklarına dikkat çekti. Yüksek mahkeme, eşlerden birinin sosyal hayatını ön planda tutarak aile düzenini ihmal etmesinin evlilik ilişkisinde ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguladı.
Kararda, sürekli olarak sosyal ortamlarda vakit geçirmenin, aile bireylerini özel günlerde yalnız bırakmanın ve evlilik sorumluluklarına yeterince katılım göstermemenin birlikteliği zayıflatan unsurlar arasında yer aldığı belirtildi. Bu tür davranışların evlilik bağını zedelediği ve güven ilişkisini olumsuz etkilediği ifade edildi.
Yapılan değerlendirme sonucunda Yargıtay, kocanın ağır kusurlu olduğuna hükmederek kadın eş lehine tazminat verilmesi yönündeki kararı uygun buldu.
Toplumda Farklı Görüşler Ortaya Çıktı
Kararın kamuoyuna yansımasının ardından konu geniş bir tartışma zemini oluşturdu. Bir kesim, evlilikte ortak sorumlulukların yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu savunarak verilen kararı yerinde buldu. Bu görüşe göre, eşlerin birbirine zaman ayırması ve aile yaşamına aktif katılım göstermesi evlilik birliğinin temel şartlarından biri.
Buna karşılık bazı vatandaşlar ise kararın kapsamının fazla geniş yorumlandığını savundu. Sosyal ortamlarda vakit geçirmenin tek başına boşanma nedeni olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden bu kesim, asıl belirleyici unsurun aile yaşamının tamamen ihmal edilmesi olduğunu dile getirdi.
Tartışmaların odağında ise bireysel sosyal yaşam ile aile sorumlulukları arasındaki dengenin nasıl kurulması gerektiği sorusu yer aldı.
Hukuki Açıdan Emsal Niteliği Taşıyabilir
Hukuk çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, Yargıtay'ın bu kararının yalnızca somut olayla sınırlı olmadığı, benzer davalarda da yol gösterici olabileceği ifade ediliyor. Uzmanlara göre mahkeme, evlilik birliğinde tarafların yalnızca fiziksel varlığını değil, duygusal ve sosyal sorumluluklarını da dikkate alarak değerlendirme yaptı.
Bu yaklaşımın, ilerleyen dönemde görülecek boşanma davalarında "aileyi ihmal" kavramının daha somut şekilde ele alınmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Özellikle evlilik yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve aile içi sorumluluklardan uzak duran tarafların kusur değerlendirmelerinde bu kararın referans olabileceği değerlendiriliyor.
Yargıtay'ın söz konusu kararı, evlilik birliğinin yalnızca birlikte yaşamakla sınırlı bir yapı olmadığını, karşılıklı sorumluluk ve bağlılığın hukuki açıdan da önemli bir kriter olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.