Kadının ekonomideki rolü (ÖZEL HABER)

Kadının ekonomideki rolü (ÖZEL HABER)

TÜİK tarafından açıklanan 'İstatistiklerle Kadın, 2021' raporuna göre;  Türkiye'de nüfusun yarısını oluşturan kadınlarda istihdam oranı erkeklerin yarısından da az, aynı zamanda istihdamda erkeklerin oldukça gerisinde kalan kadınlar, iş hayatında ücret eşitsizliğine de maruz kalıyor.

2022.03.08 10:43 - Son Güncellenme: 2022.03.08 10:45 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
Kadının ekonomideki rolü (ÖZEL HABER)

ELİF DİDEM DANACIOĞLU / BURSADA BUGÜN

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 'İstatistiklerle Kadın, 2021' raporundaki hane halkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2020 yılında, Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı yüzde 42,8 olarak açıklandı.

Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde ise; istihdam edilenlerin oranı kadınlarda yüzde 26,3, erkeklerde ise yüzde 59,8 oldu.

2019 yılında ise; Türkiye'de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı yüzde 45,7 olup bu oran kadınlarda yüzde 28,7, erkeklerde ise yüzde 63,1 olarak açıklanmıştı.

Kadın çalışanların bekâr veya çocuk sahibi olmasına göre değişiklik gösteren istihdam oranlarını cinsiyete göre incelediğimizde; 2020 yılında hanesinde 3 yaşın altında çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranının yüzde 25,2, erkeklerin ise yüzde 85,5 olduğunu görüyoruz.

Veriler, kadınların istihdam oranının erkeklerin yarısından daha az olduğunu ve düşük olan kadın istihdam oranının çocuk sahibi olan kadınlarda daha da düştüğünü gösteriyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi ve TÜİK işbirliğiyle 30 Eylül 2020 tarihinde açıklanan verilere göz attığımızda, cinsiyete dayalı ücret farkı yaş ilerledikçe ve eğitim seviyesi düştükçe daha fazla artıyor.

2018 yılında hazırlanan 'Türkiye'de Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması' verileri kullanılarak yapılan çalışmaya göre, Türkiye'de cinsiyete dayalı ücret farkının yüzde 15,6 seviyesine dikkat çekiliyor.

Dünya Ekonomi Forumu 2021 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu'na göre Türkiye, cinsiyet eşitliği endeksinde 156 ülke içinde 133. sırada yer alıyor.

Raporda incelenen ana konular arasında siyasi ve ekonomik katılım, eğitim ve sağlık var.

156 ülkenin tamamının parlamentolarına bakıldığında yalnızca yüzde 26,1'inin kadın olduğu görülüyor.

İş dünyasında ise yönetici pozisyonunda olan kadınların oranı yüzde 27. Aynı zamanda araştırmalar, Yönetim kurullarındaki yönetici kadınların oranının yüzde 27'yi aşmadığını ortaya koyuyor.

Ülkemizde kadın istihdamının ne yazık ki hala istenilen oranlarda olmadığı görülüyor.

İstatistikler; günümüzde kadın liderlerin ekonomiye yön veren en güçlü kuruluşlarda yönetici olmalarına rağmen, Türkiye genelinde istihdam edilen kadınların sayısının ve aldıkları ücretlerin erkek çalışanlardan daha düşük olduğunu gösteriyor.

Kadınların iş hayatına katılımı dönemsel olarak değişiklik gösterse de, kadınlar ekonominin değerlendirilmeyen en büyük kaynağı.

Değişik platformlarda; kadın girişimciliği açısından Türkiye'nin istenen düzeye ulaştığını, fakat bu alanda kadınların potansiyelinden etkin bir şekilde yararlanıldığını henüz söylemek mümkün olmadığı da görülüyor.

Peki, kadınlar ekonomide nasıl bir rol üstleniyor?

"KADINLARIMIZA CESARET VERMELİYİZ"

BTSO Meclis Üyesi, TOBB Bursa Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Doğu Marmara Bölge Temsilcisi Sevgi Saygın; kadınların üretim, ihracat ve yönetimde daha çok söz hakkının olduğu bir Türkiye ve Bursa'nın her açıdan daha ileri seviyelere ulaşacağına inandığının altını çiziyor.

"İMKÂN VERİLİRSE KADINLARIN BAŞARAMAYACAĞI HİÇBİR İŞ YOKTUR"

İhracat, ticaret, tarım ve teknoloji olmak üzere kadının emeğini her alanda göstermesi gerektiğini vurgulayan Sevgi Saygın, şöyle devam ediyor: "Ulusal kalkınma hedeflerimizin gerçekleşmesi için nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlarımızın işgücü ve girişimleriyle ekonomiye kazandırılması çok önemli. Bu nedenle kadınlarımıza cesaret vermeli ve onların ulusal kalkınma hedeflerimize omuz vermesini sağlamalıyız. İlgilendikleri sektörler ve hassasiyetleriyle iş hayatına farklı bir bakış açısı kazandırma yapısına sahip olan kadınlarımızın cesaretleri arttıkça ekonomiye katkıları da artıyor. Bundan 10 yıl kadar önce erkek girişimci sayısı 900 bin civarında iken, yaklaşık 49 bin kadın girişimcimiz vardı. Aradan geçen 10 yıllık sürede kadın girişimci sayımız Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırarak 140 bine yaklaştı. Ancak daha yüksek bir refah seviyesi için bu rakamları asla yeterli görmüyoruz. Kadınlarımızın iş dünyasında henüz yüzde 30'lar seviyesinde olan işgücüne katılım oranının gelişmiş ülkelerdeki gibi yüzde 50'ler seviyesine yükselmesini arzu ediyoruz. Şunu biliyoruz ki, imkân verilirse kadınların başaramayacağı hiçbir iş yoktur" dedi.

 "KADINLARIMIZI GİRİŞİMCİ OLMAYA TEŞVİK ETMELİYİZ"

Türkiye'de kadın girişimcilerin sayılarının ve ekonomiye katkılarının artması için kadınların girişimci olmaya teşvik edilmesi ve güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan BUİKAD Başkanı Oya Eroğlu, Türkiye'deki kadın girişimcileri cesaretlendirecek teşviklerin bölgesel ve yerel özellikleri yansıtabilecek kapsamda olmasına önem verilmesinin altını çiziyor.

"İSTİHDAM POLİTİKALARI GELİŞTİRİLMELİDİR"

"Kadınların istihdamda yer almalarında gerekli eğitim politikaları düzenlenmeli ve nitelikli kadın işgücü yetiştirmeye odaklanılmalıdır" diyen BUİKAD Başkanı Oya Eroğlu ise, şöyle devam ediyor: "Türkiye Kadın Girişimcilik Endeksi 2020 Raporu, Türkiye'deki kadın girişimcilerin konumuna dair önemli ipuçları veriyor. Kadın girişimci sayısı yüzde 9'larda.Kadınların istihdam katılım sayısı ise yüzde 34. Kadın girişimcilerin kurdukları şirketlerin faaliyet alanları incelendiğinde önde gelen sektörlerin toptan ve perakende ticaret ile imalat olduğu tespit edilmiş.'Kadın Girişimcilik Endeksi Araştırması'nın bulgularına göre; Türkiye'de kadın girişimcilerin çoğunun 40 yaş üstü, evli ve metropolde yaşayan iyi eğitimli kişilerden oluşuyor. Bu endeks tümdengelim bakış açısı ile sanayi şehri Bursa içinde birebir örtüşen bir analiz. Bursa'daki kadın istihdam oranı ise; Türkiye genelindeki oran olan yüzde 30 bandında yer almaktadır. Türkiye ulusal platformlarda incelendiğinde ekonomik katılım ve fırsat eşitliği kategorisinde maalesef son sıralardadır. Yıllar geçtikçe, Türkiye'de 15 yaş üstü kadın işsizlik oranında artış gözlenmiştir. Kadınların işgücüne dâhil olamama nedenlerine baktığımızda ise, çoğunlukla ev işleriyle meşgul olmaları sebebiyle istihdamda yer almadıkları ve işgücüne katılmadıkları saptanmıştır. Türkiye'de yapılan politikalar ve toplum yapısı arasında bir uyumsuzluk söz konusu olduğu görülmektedir. Özellikle özel sektörde kadının annelik rolü ihtimalinden dolayı işe alımda medeni durumunun göz önüne alınması dahi toplumsal cinsiyet rolünün yoğun bir şekilde yaşandığını göstermektedir. Kadın istihdamını arttırmak adına hem yasal düzenlemelere hem de ek politikalara ihtiyaç vardır. İşsizlik sorununu çözmek adına istihdam politikaları geliştirilmelidir. Kadınların çalışma hayatına katılımları desteklenmeli, yeni istihdam alanları açılmalı, kadın işgücünü arttırıcı örgün ve yaygın eğitim olanakları arttırılmalıdır. Yasalar kapsamında herkesin sosyal güvenlik statüleri ve çalışma koşulları düzenlenerek gerekli önlemler alınmalıdır."

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2022.03.08 10:43 - Son Güncellenme: 2022.03.08 10:45 - HABER MERKEZİ
A