Japon avukata emlakçı bıçak çekti, hayatı değişti!
18 yaşında Japonya'dan ayrılarak Türkiye'ye gelen Keiko Torigoe, emlakçının kendisine bıçak çekerek tehdit etmesi nedeniyle davalık oldu. Yaşadıklarının ardından hukukçu olmaya karar veren Torigoe, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.
2017.12.23 12:32 - Son Güncellenme: 2017.12.23 13:26 - Güncel - HABER MERKEZİ
Keiko Torigoe... O bir Japon...Aynı zamanda hukukçu... İstanbul Barosu'na kayıtlı tek Japon avukat olma özelliği taşıyor. Yıllar önce 18 yaşını doldurur doldurmaz kendi deyimiyle Japonya'ya 'Elveda' diyerek yola çıktı. Önce Almanya'da 5 yıl süren bir yaşam mücadelesinin ardından televizyonda gördüğü İstanbul Boğazı'nı görmek için turist olarak geldiği Türkiye'ye ve insanlarına aşık oldu.
Bir gün para tahsil etmek için gittiği emlakçının kendisine bıçak çekerek tehdit etmesi nedeniyle davalık oldu. Yaşadıklarının ardından hukukçu olmaya karar veren Torigoe, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. 4 yıldır İstanbul'daki adliyelerde davadan davaya koşarak Avukatlık yapan Keiko Torigoe (44) örnek yaşam hikayesini anlattı.
"AİLEM JAPONYA'DA YAŞAMAMI İSTEDİ"
Şişli'de bulunan avukatlık ofisinde açıklamalarda bulunan Avukat Keiko Torigoe, Japonya'da dünyaya geldiğini, ilk ve orta öğreniminin ardından, uçağa tek başına binebileceği yaşına geldikten sonra Almanya'ya taşındığını anlattı. Torigoe, "Babam ve annem benim Japonya'da yaşamamı istiyordu. Kesinlikle yurtdışında yaşamama izin vermek istemiyorlardı. Zorla tutabilecek çocukta olmadığım için tek bir aylık şans verdiler. Bir ay içinde iş ve ev bulabilirsem artık Japonya'ya dönmeden istediğim hayatı yaşayabileceğimi söylediler. Ama sadece iş ya da sadece ev bulursam Japonya'ya hatta kasabaya dönüp komşudaki kızlar gibi normal hayat yaşamamı istediler" dedi.
JAPONYA'DA UÇAĞA BİNERKEN 'ELVEDA' DEDİM
Japonya'dan ayrılırken sadece gidiş bileti aldığını dönüş bileti almadığını söyleyen Keiko Torigoe, "Türkçe'de 'güle güle' var 'elveda' var. Japonya'da uçağa binerken 'Elveda' dedim. Benim için artık dönülmeyecek bir ülke. 'Benim kendim gibi hissedebileceğim bir yer bu yerüstünde mutlaka olmalı' düşüncesiyle Japonya'dan çıktım" ifadelerini kullandı. Almanya'da bir odada 8 kişinin kaldığı hostelde bir ay kaldığını, ardından da asgari maaşla iş bulduğunu belirten Torigoe şunları söyledi: "İki haftanın sonunda maaşımı aldım. Maaşımın yarısını dil kursuna yatırdım. Gündüz çalışarak, akşamda konuşma tekniğini öğrenmek için haftada birkaç gün kursa gitmeye başladım. Anne ve babamı aradım; 'İş buldum, evde buldum, dönmeyeceğim' dedim ve telefonu kapattım"

"5 AY TÜRKÇE KURSUNA GİTTİM"
keikoHer zaman ruhunun nefes almak istediği yerde yaşamak istediğini söyleyen Torigoe, "Yıllar içinde başka ülke arayışı içerisine girdim. Bir gün televizyon Galata Kulesi'nin üstünden Boğaz manzarasını gösteriyordu. O kadar masmavi, o kadar güzel bir şehirdi ki...İstanbul'a kışın kısa süreliğine geldim, yazın da geldim. 'Yaşayabilirim' dedim. Yiyebileceğim şeyler de vardı. Bir ay içinde taşındım. İlk gittiğim yer tabi ki dil kursuydu. Türkçe hiç bilmiyordum. 'Benim adım Keiko Torigoe'den' başka hiç birşey bilmediğim için kursa gittim, 5 ayda kursu tamamladım" diye konuştu.
"BİR SAYFAYI ANLAYABİLMEK 4 SAAT SÜRÜYORDU"
Parası kalmadığı için iş arayışına girdiğini söyleyen Keiko Torigoe, "Japon Havayolları beni işe aldı. Böylece Atatürk Havalimanı'nda personel olarak başlangıçta Fransız Hava Yolları ve Türk Hava Yollarıyla çalışmak üzere iş hayatı başladı" dedi. Avukat olma hayali ya da isteği içinde olmadığını söyleyen Torigoe, "Bir gün arkadaşıma yardımcı olmak amacıyla emlakçıya gittim. Senet karşılığında para tahsil edecektim. Gittim. Adam bıçak çıkarttı. Benim elimden senedi aldı. Beni de yere iterek bıçakla tehdit etti. Ben de zar zor o binadan çıkıp emniyete gittim. Orada anlatım anlattım ama zaptı okudum. 'Söylediğin şeyler yazıyor mu?' Okuyamıyorum ki...Nasıl okuyacağım. Benim anlattıklarımı anlamışlar adamı yakalamaya gittiler .O günlerde kanun bilseydim çok üzülmezdim ama ancak 24 saat tutulabileceğini sonradan sonradan öğrendim. Adam ertesi gün dışardaydı" dedi. Torigoe dava için avukat tutuğunu, sanığın da söz konusu senetlere ilişkin parayı ödediğini ve davanın düştüğünü anlatarak şunları söyledi: "Japon Konsolosluğu da ceza konusunda yardımcı olamayacağını söyledi. Eğer Japonca'yı bilen herhangi biri avukat, konsolosluğun yapabileceği şey ile o avukatın yapabileceği şeyleri birleştirince Japon vatandaşı ya da o yabancıyı koruyamayacak şey kalmayacağını öğrendim."