İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Bursa'da konuştu
İYİ Parti AR-GE ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Yılmaz, Bursa'da basın mensuplarıyla bir araya geldi.
2026.10.17 11:42 - Son Güncellenme: 2026.10.17 11:50 - Bursa Bölge - MERVE DENİZ EKİCİ
İLGİLİ VİDEO
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Bursa'da konuştu
MERVE DENİZ EKİCİ / BURSADA BUGÜN
İYİ Parti AR-GE ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Volkan Yılmaz, Bursa'da basın mensuplarıyla buluştu. Toplantıda ülke gündemi değerlendirilirken İYİ Parti'nin güncel gelişmeler karşısındaki duruşu ve siyasi misyonu ele alındı.
İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa'da saha çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirerek kentin sanayi, tarım, çevre, göç ve kentsel dönüşüm başta olmak üzere yaşadığı sorunları gündeme taşımaya devam edeceklerini belirtti.

"SANAYİCİMİZ ÇARKLARI ÇEVİREMEZ HALE GELDİ"
İYİ Parti AR-GE ve Parti İçi Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Volkan Yılmaz, "Bursa'nın ihracatçısı kaybetmekte, sanayicimiz çarkları çeviremez hale gelmektedir. Üreten ve istihdam sağlayan Bursa cezalandırılırken, kaynaklar faiz lobilerine ve yandaş rant projelerine aktarılmaktadır. Sorun yalnızca sanayiyle de sınırlı değildir. Dünyanın en verimli topraklarına sahip Bursa, plansız sanayileşmenin ve çevre kirliliğinin kurbanı olmaktadır. İznik Gölü gözlerimizin önünde kururken zeytin ve şeftali üreticileri maliyetler altında ezilmektedir" dedi.

"ÇİFTÇİMİZ TOPRAĞA KÜSTÜRÜLDÜ"
Yılmaz, "Çiftçimiz adeta toprağına küstürülmektedir. Bunun yanında plansız göç ve demokratik baskılar, Bursa'nın hem kentsel dokusuna zarar vermekte hem de huzurunu tehdit etmektedir. Deprem kuşağındaki Bursa'da gerçek bir kentsel dönüşüm yerine yapılaşma adeta teşvik edilmektedir" ifadelerini kullandı.
"FON KRİZİ, ŞEFFAFLIK VE HESAP VERİLEBİLİRLİĞİN HAYATİ OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR"
Son dönemde yaşanan fon krizine değinen Yılmaz, "Ülkemizin gündeminde önemli bir yer tutan fon krizi, devlet yönetiminde denetimin, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin ne denli hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. Partimiz tarafından geçtiğimiz hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgununun araştırılması, soruşturulması ve konuşulması amacıyla önerge verilmiştir. Ancak iktidar ve ortakları, milletin hakkı ve hukuku konuşulmasın diye adeta Meclisi kapatıp kaçmışlardır. Gerçeklerden korkmak ve gerçeklerden kaçmak, bir iktidar için sonun başlangıcıdır. Yalanlarla ve algı oyunlarıyla ayakta kalmaya çalışan bir yönetimin yapacağı en büyük hata, gerçeklerin sesini kısmaya çalışmaktır. Genel Başkanımız Sayın'ın bu hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirdiği grup toplantısında da ifade ettiği üzere, iktidar gerçekleri ortaya çıkarmak istememekte, milletimizin gerçekleri öğrenmesini engellemeye çalışmaktadır" şeklinde konuştu.

"ÇIRPINIŞLARINA TANIKLIK EDİYORUZ"
Yılmaz, "Bu anlayışla ayakta kalabileceğini zanneden iktidar, sabaha karşı gazetecilerin kapısına polis göndermekte, kayyum atamakta ve Halk TV'nin yayınını durdurmaktadır. Türkiye'de herkesin, her grubun incelenmesi, araştırılması ve soruşturulması mümkündür. Ancak hukuki bir sorun varsa bu tespit edilir ve gereği yapılır. İktidarın polis ve yargı aracılığıyla attığı adımlar artık hukuki olmaktan çıkmıştır. Şafak baskınları, adaleti tesis edemeyen bir iktidarın ömrünü uzatma çabasıdır. Kendi partisinden olmayan belediyelere, kendi sistemine dahil olmayan şirketlere, kendisi gibi düşünmeyen demokratik kitle örgütlerine, siyasi partilere ve medyaya kayyum atanmaktadır. Yanlışların üzerine yeni yanlışlar ekleyerek yol almaya çalışan bir iktidarın adeta çırpınışlarına ve son çırpınışlarına tanıklık ediyoruz" dedi.