İşte Türkiye'nin kentleşme gerçeği!
Türkiye'nin kırsalı hızla boşalarak şehirlere göçüyor. Bugün, kentlerde yaşayan nüfusumuzun oranı yüzde 75'i aştı. Ülke nüfusunun sadece dörtte biri kırsalda ikamet ediyor. Nüfusu hızla kente göçen Türkiye'nin büyük şehirleri de aynı oranda büyüyor.
2011.09.27 09:02 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
Olay gazetesinden İhsan Aydın'ın yazısı...
Fakat, bu büyümenin planlı ve düzenli olduğunu kimse söyleyemez.
Buna rağmen, kentleşme oranlarına bakıldığında, Türkiye yakın bir gelecekte kırsalda yaşayanları dürbünle arar hale gelecek.
İstatistiklere buna işaret ediyor.
Geçen gün Uludağ Üniversitesi'nde Cumhuriyet sonrası kentleşmeyi tüm yönleriyle masaya yatıran bir sempozyum vardı.
İzlemeyemedik fakat, Üniversite Basın Bürosu'ndan servis edilen habere baktığımızda, şehir plancısı ve sosyal bilimci Prof. Dr. İlhan Tekeli sempozyumdaki bildirisiyle 1. Dünya Savaşı sonrası kentlerin dönüşümüne dikkat çekmiş.
Dünyanın öne çıkmış kentlerinin 300-400 yılda aldığı mesafeyi Türkiye'nin bir insan ömrüne sığdırdığını vurgulayan Tekeli şöyle devam etmiş:
"Biz kentleşme macerasını 50 yılda yaşadık. Bu kadar büyük dönüşüm sınırlı olanaklar içinde ve sınırlı kapitalle çok büyük başarıdır, bir başarı öyküsüdür. Bu başarı öyküsünün altında ise kör topal da olsa işleyen demokrasimiz vardır."
Tekeli'nin bu tespitlerine biz de katılıyoruz.
Gerçekten Türkiye'nin özellikle büyük yerleşimlerindeki gelişmeyi izlediğimizde ülkemizin bu yolu kısa sürede aldığını fark ediyoruz.
İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Gaziantep, Konya, Mersin, Diyarbakır vb. gibi kentlerin nüfusunun önüne geçilemiyor.
Bugün 16 olan Büyükşehir statüsündeki kent sayısı yakın bir gelecekte 18'e çıkacak.
İş, terör vb. gibi nedenlerle kente göç edenlerin büyüttüğü metropollerdeki plansız yapılaşma baskısının önü de bizzat, devletin inşa ettiği toplu konutlarla alınıyor.
Bitmiş 5 bin devlet konutu için yapılmış 52 bin başvuru buna açık bir örnektir.