'İsrail'deki dik duruş Suriye için de sürecek'

'İsrail'deki dik duruş Suriye için de sürecek'

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin dik duruşu sayesinde İsrail'in geri adım atmak zorunda kaldığını belirterek, "İsrail'deki dik duruşumuzu Suriye için de sürdürüyoruz. Bu rejim er ya da geç gidecek" dedi.

2013.03.29 12:03 - Son Güncellenme: 2013.03.29 16:39 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
'İsrail'deki dik duruş Suriye için de sürecek'

 


Rabia DENİZ/BURSADABUGUN.COM

Türk siyaset, ekonomi ve iş dünyasının önemli isimlerini ağırlayan Uludağ Ekonomi Zirvesi'ne katılan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye ekonomisindeki gelişmeler ve iş dünyasının beklentilerinin masaya yatırıldığı zirvede konuştu. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'nin dik duruşu sayesinde İsrail'in geri adım atmak zorunda kaldığını belirterek, " Artık İsrail sorunların değil, çözümlerin bir parçası olacak. İsrail'deki dik duruşumuzu Suriye için de sürdürüyoruz. Bu rejim er ya da geç gidecek. Biz doğru noktada durduktan sonra, uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edip insanı baz alan politikaları uyguladıktan sonra korkmaya gerek yok" diye konuştu.  Çözüm süreci hakkında da işadamlarına bilgi veren Babacan, çözüm süreciyle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin evrensel standartlarda haklarını doyasıya yaşayacağını, birinci sınıf demokrasi olmaması durumunda 2023 Türkiye'sinin ancak hayal olacağını ifade etti.
GÜÇ DOĞU'YA KAYIYOR
Bursa'da işadamlarıyla bir araya gelen Ali Babacan, gündeme ve ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomik gücün batıdan doğuya doğru kaydığını anlatan Babacan, dünyanın zor bir dönemden geçtiğinin belirterek, "Dünyanın son 5-6 yılı kolay olmadı. Zor dönemlerden geçtik. Teknolojinin getirdiği imkanlar sebebiyle çok büyük sosyal değişim yaşanıyor. Cebinde telefon olan herkes küçük bir medya haline geldi. İnsanların söylemek istedikleri, duyurmak istedikleri şeyler var. Hele Türkiye'de bu oranın nüfusumuza göre yüksek olduğunu görüyoruz. Nüfusumuzun genç oluşu, kültürümüzden gelen, herkesin içine kapanık yaşamaması, sosyal medyada Türkiye'yi hareketli hale getiriyor" diyerek, sosyal medyanın önemine işaret etti.
İDEOLOJİLERLE MÜCADELE OLACAK
Son 1 yılda adalet, ekonomi ve siyasi konularda önemli reformlar yaptıklarını, sosyal konuda da çözüm sürecinin önemli olduğunu belirten Ali Babacan, "Çözüm süreci Türkiye için tarihi öneme sahip. Burada yapılması gerekenler çok açık. Biz hep kardeşliği savunduk. Hep milli birliği savunduk. Ortak değerler etrafında tüm nüfusumuzu kucaklamayı savunduk. Açıkçası süreç içinde konuşmak sürece zarar veriyor. Asıl sorumluluk sahibi arkadaşlarımız ve Başbakanımız çok fazla bir şey söylemiyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes evrensel standartlarda haklarını doyasıya yaşasın istiyoruz. Bunlarla beraber birinci sınıf bir demokrasi gelecek. Demokraside kalitenin en ileriye ulaşması gerekiyor. Eğer bunu bugün sağlayamazsak 2023 Türkiye'si ancak hayal olacak. Son 10 yıl önemli. Artık Türkiye'de herkes mücadelesini fikirlerle yapacak. Siyaset önemli bir mücadele alanı olmalı. İdeolojilerle mücadele olacak" ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE BÜYÜYOR
Türkiye'nin hükümetiyle, iş dünyası ve sivil toplum örgütleriyle el ele vererek son 10 yılda büyük başarılar elde ettiğini hatırlatan Babacan, "Son 3 yılda kriz döneminde bile Türkiye hem hızlı büyüyen, hem istihdam üreten, hem de borcunu milli gelire oranla düşüren ülke oldu. İstihdam son 3 yılda arttı. Aynı dönemde Amerika'da 5 milyon, AB'de ise 6 milyon istihdam azaldı. Son bir yılda oluşan istihdamın yarısı kadınlardan oluşuyor. Biz hep uzun vadeye baktık. Hep uzun vadeli istikrara odaklandık. 2010 ve 2011'de hızlı büyüdük. Özellikle dış talepten gelen büyüme sağladık. iç talebin büyümeye katkısı olmadı. İhracat ağırlıklı büyüme oldu. Yeniden dengeledik. Cari açığımız yüzde 10'dan yüzde 6'lara düştü. 2012 enflasyonun 44 yıldaki en düşük rakamını elde ettik. Türkiye'nin riski düşük noktalara indi. Faizler düşük noktalara indi. Bir zamanlar hazinemiz 300 milyon dolar kredi bulmakta güçlük çekerken, bugün bir Türk firması 3 milyar dolar kredi buluyor. Bu Türkiye'ye olan güvenin eseri. 2013 için yüzde 4'lük büyümeyi hedef koyduk. İç ve dış talebin dengeli desteklediği büyüme olarak programa aldık" diye konuştu.
DÜNYA GÜVEN KAYBEDİYOR
Ekonominin en önemli unsurunun güven olduğunu ifade eden Babacan, "Güven her şeyden esastır. Siyasette de hiçbir farkın olmadığını görüyoruz. Güven ortamını oluşturduğunuzda her şey kolaylaşıyor. Atılan adımların yanında öyle şeyler söyleniyor ki ülke içinde güven oluşturamıyorlar. Şirketler güven olmayınca yatırım kararlarını askıya alıyor. Artık gelişmiş ülkelerin de orta vadeli güvenilir programlarını ortaya koymaları gerekiyor. Bugün ABD'nin bu yılki bütçe hedefinin ne olacağı belli değil çünkü henüz üzerinde uzlaştıkları bir çerçeve yok. Özellikle Avrupa'daki her ülkede farklı kültürlere olan farklı tutum AB'nin rekabetçiliğini engelliyor. Yeni gelen dinamik nüfus da büyüme sağlamıyor. Obama'nın fikirleri var sağlık reformu yapmaya çalışıyorlar ancak engelleniyor. Avrupa'nın bu içine kapalı tutumu popülist siyaset ürünüdür. Popülist Avrupalı söylemi kendini içine kapatmak. İçlerine kapandıkça verim ve üretkenlik düşüyor" dedi. 

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin ilk günü böyle geçti

İLGİLİ GALERİ

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin ilk günü böyle geçti

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2013.03.29 12:03 - Son Güncellenme: 2013.03.29 16:39 - HABER MERKEZİ
A