İran'da ne yapacak?
ABD ve İsrail ekseninde hareket etmeye başlayan Azerbaycan'ın İran ziyareti oldukça konuşulacak gibi gözüküyor.
2013.04.08 14:53 - Son Güncellenme: 2013.04.08 14:54 - Dünya - HABER MERKEZİ
Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in önümüzdeki günler içerisinde İran'ı ziyaret edeceğinin açıklanmasından sonra iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından analistler tarafından çeşitli yorumlar yapılmaya başlandı.
İran.ru'da yer alan geniş kamsamlı bir analizde bölgede istihbarat ve askeri alanda "soğuk savaşın" yaşandığına işaret ediliyor. Bakü yetkililerinin hareketi ise İran politikasının ulusal çıkarlarından ziyade Türkiye, İsrail, ABD gibi ülkelerin çıkarlarına yönelik olarak atılmış bir adım olarak görülüyor.
ABD, AZERBAYCAN'I NASIL İKNA ETTİ?
ABD son dönemde Azerbaycan'ın "stratejik müttefik" olabileceğini öne sürerek Bakü iktidarını önemli ölçüde etkilemeyi başardı. Azerbaycan'ın bölgenin "büyük ülkesi" olabileceğine, işgal altındaki toprakların kurtarılabileceğine, Hazar denizinin ulusal çıkarları doğrultusunda paylaştırılabileceğine dair inancı artmış oldu. Azeri iktidarı Hazar'ın paylaştırılması, modern boru kemerlerinin inşası önünde engel olarak İran'ı görüyor. Bunun yanı sıra Tahran yönetiminin Azerbaycan'ın gelişmesine karşı olduğu ve doğal enerji kaynaklarından elde olunan yüksek gelirlerin ülkeye girişini engellenmeye çalıştığı düşünülüyor. Dağlık Karabağ Savaşı sırasında "İslami düşünce" unutularak Ermenistan'ın desteklendiği ve Azerbaycan'ın ihanet uğradığı vurgulanıyor. Tüm bu yaşananlar Azerbaycan'ı, Batı yanlısı politika takip etmeye ve ABD'nin Tahran yönetimine karşı politikasını desteklemeye zorladı.
ABD'nin Azerbaycan büyükelçisi kısa bir süre önce açıklama yaparak Bakü iktidarının İran'a karşı uluslarararası yaptırım kararlarını desteklediğini ve ülkesinin bu durumdan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Azerbaycan yönetimi İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda güvenliğinin önemli ölçüde tehdit altına gireceğini biliyor.
AZERBAYCAN'A SİLAH SATIYORLAR
Askeri alanda ABD ve İsrail'in yanı sıra Türkiye'nin de Azerbaycan'ı desteklemesi Azeri iktidarının güvenini artırmakta. SIPRI (Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü) uzmanlarının raporuna göre, Doğu Avrupa ülkelerinde 2003-2012 yılları arasında -Azerbaycan'ın bu ülkelerden silah satın alması sonucunda - silah ihracatı yüzde 21 oranında arttı. Analistler Azerbaycan'ın son yıllar içerisinde silah ithalını yüzde 155 oranında artırmasına dikkat çekti.
Azerbaycan'ın son satın aldığı askeri teknoloji ve silahlar içerisinde Aerostar ve Hermes -450 insansuz uçakları da bulunuyor. Bunun yanı sıra Rusya'dan Mi-24 savaş helikopterleri de satın alındı. Matador ve Marauder zırhlı araçları ise Azerbaycan'da üretilmeye başlandı. Raporda son on yıl içerisinde Azerbaycan'ın silah ithal eden ülkeler sıralamasında 48. Sıradan 35. Sıraya kadar yükseldiği ifade edildi.
TÜRKİYE'YE KÜSTÜ, AZERİLERLE ÇALIŞTI
Tel-Aviv Ankara ilişkilerinin sadece dünya kamuoyunun gözünde sorunlu gösterilmeye çalışıldığı Azerbaycan örneğinde de ortaya çıkmakta. İsrail ve Türkiye sorun yaşandığı öne sürülen dönemde Bakü'de ortak bir şekilde çalıştı. Azerbaycan'da 1106 Türk şirketi faaliyet gösterdi. Şirketler ülke ekonomisine 1.9 milyar dolar yatırım yaptı. İsrail ise Güney Kafkasya'daki en önemli müttefiki olarak gösterdiği Azerbaycan'a 1.6 milyar dolar değerinde modern silahlar satabileceğini açıkladı.
ABD AJANLARI AZERBAYCAN'DA
Azerbaycan ise İsrail ve ABD ajanlarının ülke içerisinde İran aleyhinde çalışmasına müsaade etti. İstihbarat temsilcileri İran Azerileri içerisinde etkili olmaya çalışmakta. Bakü yönetimi Dünya Azerileri Kongresi ile yakın iş birliğini devam ettirmekte. İran'ın Azerbaycan politikasına ve Ermenistan ile yakınlaşmasına karşı en fazla tepki gösteren kurumlar içerisinde Dünya Azerileri Kongresi öne çıkıyor. Kongre üyeleri 18-19 Ocak tarihinde düzenlenen son toplantılarında yurt dışında ikamet eden İran Azerilerinin meclisini kurma konusunu gündeme taşıdı. Bakü iktidarı yanlısı siyasiler ise bu teklifi destekledi. Birleşik Azerbaycan Gençler Hareketi'nin Başkanı Yasemen Karagünlü İran Azerilerinin aniden aktifleşmeye başladığını, Tebriz, Erdebil ve diğer şehirlerde gösteri dalgasının devam ettiğine dikkat çekerek konunun Türk siyasiler tarafından önemsenmediğini öne sürdü. Onun iddiasına göre İran Azerilerinin sorunu Filistin ve Arap ülkelerinde yaşanan sorun gibi dikkat çekmiyor.
Türkiye ise Güney Kafkasya'da ABD çıkarlarını temsil etmek için Tiflis ve Bakü ile yakınlaşma politikasına devam ettiriyor. Önümüzdeki dönem içerisinde Ermenistan ile de yakınlaşmanın yaşanabileceği tahmin ediliyor. Bu gelişmeler Rusya ve İran'dan başka bölge aktörlerinin tamamının çıkarlarına uygun geliyor. İlham Aliyev iktidarı yeni ittifak içerisinde konumunu güçlendirmek maksadıyla Rusya ve İran aleyhindeki siyasi adımlarına devam ediyor.