'İnsanlar somut adım görmek istiyor'
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çözüm sürecinin birinci aşaması denilen aşamanın, ölümlerin ve çatışmaların durması gereken bir aşama olduğunu belirterek; hükümetin, hazırlıksız, plansız, programsız bir şekilde ikinci aşamaya girdiğini söyledi.
2013.07.08 16:47 - Son Güncellenme: 2013.07.08 16:47 - Siyaset - HABER MERKEZİ
Demirtaş, "Umut ediyoruz ki tez zamanda akıllarını başlarına alırlar ve toparlarlar. Beklentimiz budur. Biz bu yaz bekleriz, bir yıl bekleriz durumu içerisinde değiliz. Biz siyasi mücadele yürütüyoruz, bu sabır işidir, bir iğne oyası dantel gibi sabırla işlenmesi gereken bir süreçtir. Barışın kolay olmayacağını, kolay gelmeyeceğini zaten biliyorduk" dedi.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, kanser tedavisi gören 5 yaşındaki torununu kaybeden Mardin Bağımsız Milletvekili ve DTK Genel Başkanı Ahmet Türk'e Mardin'in Derik İlçesi Atlı Köyü'ndeki evinde taziye ziyaretinde bulundu.
Burada çözüm sürecine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, süreçte birinci aşama denilen aşamanın ölümlerin ve çatışmaların durması gereken bir aşama olduğunu ve bunda da başarı sağlandığını belirtti.
Demirtaş, BDP tabanının, çözüm sürecinde hükümetin atması gereken adımları atmaması nedeniyle kaygılarıyla ilgili bir soru üzerine şunları söyledi:
"Halkın kaygıları elbette ki haklıdır. İnsanlar artık somut adım, pratik adım, söylemde eylemde, pratik politikada değişiklik görmek istiyor. bu son derece doğaldır. Bu beklentilerin karşılanması bir yana, bunun tersi pratikler ortaya çıkınca insanlar haklı olarak kaygılanıyorlar. Bu kaygıları gidermenin tek yolu da hükümetin hem söylemini, dilini üslubunu biran önce değiştirmesi, hem de ortaya çıkan bazı olaylara yaklaşım konusunda Lice'de olduğu gibi bazı olaylara yaklaşım konusunda sürecin ruhuna uygun adımlar aması gerekir. Biz tabanımızın, halkımızın bu konudaki kaygılarını anlıyoruz. Ama biz barış sürecinin, barışa giden yolun da engebeli olduğunu zaten başından beri farkındayız. Bizim halkımız da, tabanımız da elbette ki bunun farkındadır. Biz öz gücümüzle bu adımları atmaya zorlayacağız. Hükümet durup dururken bu adımları atmayacaktır, atmayacak gibi görünüyor. Bunu zorlamanın yolu da Türkiye'nin batısıyla, doğusuyla hep birlikte özürlükleri haykırmakla olur. Daha fazla sokağa çıkmakla, bunları talep etmekle olur. Hükümet bütün bu halkın sesine kulak verirse tabi ki kendisi için de, toplum için de Türkiye için de hayırlı bir iş yapmış olur."
'ÖCALAN'IN SAĞLIĞINI ÖNEMSİYORUZ'
Demirtaş, İmralı Adası'nda bulunan Abdullah Öcalan'ın sağlık sorunları ve bağımsız bir sağlık heyetini adaya istemesiyle ilgili de şöyle dedi:
"Önümüzdeki günlerde partimizden bir heyetin İmralı adasına giderek sayın Öcalan ile görüşme yapması gerekiyor. Ayda en azından iki görüşmenin gerçekleşmesi bu sürecin ilerlemesi açısından önemlidir. Orada heyetimiz gidince bir kez daha gözlem yapacak. Sonuçları kamuoyu ve hükümetle paylaşacaktır. Zaten 14 yıldır bir hücrede bir adada insan yaşamının son derece zorlu koşullarda mahkumiyet, hapislik başlı başına bir zulüm başlı başına bir işkenceydi. Bu bile tek başına insan sağlığının tümden bozulması için yeterliydi. Zaten sayın Öcalan'ın dönem itibarıyla değil, uzun yıllardır devam eden ciddi sağlık sorunları var. Biz de bunu yıllardır dile getiriyoruz, avukatları dile getiriyor. Kendisinin sağlık koşullarının, oradaki güvenlik özgürlük koşullarının mutlaka ve mutlaka yeniden düzenlenmesi ele alınması gerekir. Kendisi bu sürecin çağrısını yapan kişidir. Süreci başlatan kişidir. Barışa katkı sunan son derece önemli bir aktördür. Sağlığını hem kişisel, hem de dönemsel olarak çok önemsiyoruz."
'BAŞBAKAN SÖZÜNÜ YERİNE GETİRSİN'
BDP Genel Başkanı Demirtaş, kapalı kapılar ardından hükümet ile bir pazarlık yapılmadığını, sürecin pazarlık üzerine değil, karşılıklı güven üzerine demokratikleşmeyi güçlendirecek, birbirine güç verecek adımların atılması üzerinde inşaa edilmesi gerektiğini söylediklerini ifade etti. Başbakan Erdoğan'ın defalarca "Silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" dediğini hatırlatan Demirtaş, Başbakan bize değil bütün Türkiye ve dünyaya bu konuda kendisini bağlayacak mesajlar verdi. Sözünün gereğini yerine getirmesi gerekiyor. Kenan Evren'in koyduğu seçim barajına sığınıp efendim 'çalışsınlar geçsinler' demekle siyasetin önü açılmaz. Hükümet hazırlıksız, plansız, programsız bir şekilde ikinci aşamaya girmiş durumda. Umut ediyoruz ki tez zamanda akıllarını başlarına alırlar ve toparlarlar. Beklentimiz budur. Biz bu yaz bekleriz, bir yıl bekleriz durumu içerisinde değiliz, biz siyasi mücadele yürütüyoruz, bu sabır işidir, bir iğne oyası dantel gibi sabırla işlenmesi gereken bir süreçtir. Biz sabırlı olmaya devam edeceğiz ama bu bekleyerek bir sabır olmayacak. Demokratik mücadelemizi ve muhalefetimizi sürdüreceğiz."
TÜRK: KANDİL, SÜRECİ İŞLETMEDE ISRARLI AMA GÜVENSİZLİK VAR
Geçen hafta Kandil'e giderek PKK yöneticileri ile görüşen DTK Başkanı Ahmet Türk ise, sürecin hassasiyetini herkesin bildiğini ve gördüğünü ifade ederek, şöyle dedi.
"Bu konuda da yaptığımız görüşmelerde Kandil'in bu sürecin işlemesi konusunda ısrarlı olduklarını gördük. Ama, sadece onlarda değil bütün halkımızda bir güvensizlik, bir tedirginliğin olduğunu da görüyoruz. Kendilerinde de bu güvensizliğin tedirginliğin gün geçtikçe büyüdüğünü görüyoruz ve hükümetin bu süreçle ilgili bir projesinin ortaya çıkmaması somut bir projenin gündeme getirilmemesinden dolayı bütün bölgede huzursuzluk var. Bu sadece bizim kesimden değil AKP'ye oy vermiş olan farklı partilere oy vermiş olan artık 'hükümetin politikasına güvenmiyoruz' demeye başlamışlar. Şimdi AKP'li, CHP'li de bölgede böyle bir düşünceye getiren elbette ki diğer kesimi de o düşüncenin ötesine dek götürür. Yani bir güvensizlik var."