İngiliz basını: "YPG metres olduğunu anladı!"
ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekilme kararı tepkilere neden oldu. ABD medyası, Beyaz Saray'ın beklenmedik kararının "Suriye'den şimdi çekilmenin zamansız ve mantıksız olduğunu" yazarken en büyük tepki İngiliz Guardian gazetesi'nden geldi. Yayınlanan analiz yazısında "Türklerin YPG'ye müdahalesine ABD ses çıkarmadı. Kürt liderler metres olduğunu anladı." ifadelerine yer verildi.
2018.12.20 14:46 - Son Güncellenme: 2018.12.20 14:46 - Dünya - HABER MERKEZİ
ABD Başkanı Donald Trump'ın "Suriye'de DEAŞ'ı yendik. Benim dönemimde Suriye'de bulunmamızın tek nedeni buydu" diyerek Suriye'den çekilme kararına, bir tepki de İngiltere'den geldi.
İngiliz Guardian gazetesi, Trump'ın asker çekme kararının ardından, ülkede DEAŞ'ın gerçekten yenilmediğini tespit ettiklerini söyledi. İngiliz gazetesine göre, YPG'liler savaşın yükünü omuzladı ve binlerce adam kaybetti.
"SAVAŞIN YÜKÜNÜ KÜRTLER OMUZLADI"
Suriye'nin Irak sınırında, Deyrizor'un doğusundaki kentlerde hâlâ 2 bin 500 IŞİD savaşçısının bulunduğunu, bu grubun üzerindeki baskının sonlandırılmasıyla daha büyük zararlar verebileceklerini belirten Guardian muhabiri Martin Chulov, "Savaşın yükünü ABD ordusu tarafından silahlandırılan ve desteklenen Kürtler omuzladı. Suriye'nin doğusunda radikal İslamcılara karşı savaşta dört yılda bin 500'den fazla adam kaybettiler." dedi.
"KÜRT LİDERLER GELİNDEN ÇOK METRES OLDUĞUNU ANLADI"
Türkiye'nin, Suriye'nin kuzeyindeki Kürtlere müdahale etmesine, ABD'nin ses çıkarmaması sonucu Kürt liderlerin "Gelinden çok metres olduklarını anladığını" söyleyen Chulov, ABD'nin bölgedeki askerlerini çekmesinin "bariz bir ihanet" olduğunu ve bir gün bölgeye dönmek isterse yeni partnerler bulmak.
"BÖYLE BİR ANDA ÇEKİP GİTMEK DEAŞ'A HEDİYE OLUR"
Chulov şöyle devam etti:
"Böyle bir anda çekip gitmek, DEAŞ'a büyük bir hediye olur. Liderleri Amerikalıları ve müttefiklerini kovduklarını iddia edebilirler. Geri çekilme olmasa bile Suriye'nin doğusunda DEAŞ'ın örgütlü bir yapı olarak varlığını aylarca sürdürmesi ve elindekileri koruması bekleniyordu. En güçlü düşmanının savaşı bırakmasıyla birlikte DEAŞ yeniden doğabilir."
ABD MEDYASI DA TEPKİLİ
Karara geniş yer veren ABD'nin CNN kanalı, Trump'ın, çekilme kararını alırken, ulusal güvenlik danışmanlarının ve askeri uzmanların "Suriye'den şimdi çekilmenin zamansız ve mantıksız olduğuna" yönelik tavsiyelerini dinlemediğini ileri sürdü.
New York Times gazetesi Trump'ın, 2 bin ABD askerinin bulunduğu Suriye'den çekilme ve askeri operasyonlara son verme kararının, Rusya ve İran'ın bölgede güçlenmesine sebep olacağını iddia etti.
Kararın, ABD'nin Orta Doğu'daki duruşu ve politikasını ani bir şekilde kaydırdığını belirten Wall Street Journal gazetesi, Trump'ın bu kararının, Türkiye'nin askeri operasyon düzenleyeceğini açıkladığı ABD'nin Suriye'deki ortağı YPG/PKK'yı tehlikeye sokacağını savundu.
Washington Post gazetesi ise askeri kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD Savunma Bakanı Jim Mattis'in Suriye'de en azından küçük bir birlik tutulması tavsiyesine rağmen Trump'ın bu kararı aldığını ve Mattis'in görevinden ayrılabileceğini iddia etti.
SURİYE'DEKİ ABD ÜSLERİ
Suriye'de 18 noktada üslenen ABD, son 2 yıl içinde müttefiki terör örgütü YPG/PKK'ya binlerce silah ve mühimmat sevk etti. Suriye'den güçlerini çekeceğini açıklamasının ardından ABD'nin YPG/PKK'ya sağladığı silahları geri alıp almayacağı ise merak konusu oldu.
ABD YPG/PKK'YA VERDİĞİ SİLAHLARI GERİ ALACAK MI?
ABD'li yetkililer, Türkiye'ye her seferinde, DEAŞ tehdidi ortadan kalktığında YPG/PKK'ya sağladıkları silahları geri alacaklarını söyledi.
Örgütle ilişkisinin taktiksel ve geçici olduğunu vurgulayan ABD'nin çekilme kararından sonra bu sözü tutup tutmayacağı sorusu yanıt bekliyor.
ÇEKİLME NASIL OLACAK?
ABD'nin Suriye'deki askeri varlığını çekme takvimi, tüm unsurlarını çekip çekmeyeceği, Fırat'ın doğusundaki hava sahasını rejim ve Rusya'ya terk edip etmeyeceği de merak edilenler arasında yer alıyor.
ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, dün, ABD birliklerinin Suriye'den dönüşünün başladığını ancak "yerel ortaklarla" çalışmaya devam edeceklerini açıklamıştı. Bu desteğin ne şekilde süreceği sorusu da cevap bekliyor.
ABD 3 ÜS DAHA İNŞA EDİYORDU
Ekim 2017'de DEAŞ'ı Rakka ve Deyrizor'un büyük kısmından çıkaran ABD, bu dönemden sonra üs kurma faaliyetine hız verdi.
Haseke, Rakka, Münbiç ve Deyrizor'da toplam 15 üs ve operasyonel askeri nokta kuran ABD, son aylarda hem Deyrizor'da ülkenin en büyük petrol sahası Ömer'e hem de DEAŞ'ın kentteki son kalesi Hecin'e yakın bir lokasyonda ve Haseke'nin Kamışlı ilçesi merkezi yakınına karşılıklı iki askeri nokta kurma çalışmasını sürdürüyordu.
Yerel kaynaklar, ABD'nin 2018'in son çeyreğinde başlattığı bu çalışmaları, bölgede kalıcı olma planının parçası olarak değerlendiriyordu.
GÖZLEM NOKTALARINDA TAHKİMAT SÜRÜYORDU
Kasım sonunda ABD, Şanlıurfa'nın karşısındaki Suriye topraklarında, Akçakale ile Ceylanpınar arasındaki yaklaşık 100 kilometrelik sınır hattında 4 noktaya tahkimat yapıyordu.
AA'nın tespit ettiği noktalardan ilki, Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alan Tel Abyad'ın doğusunda.
İlçenin doğusundaki Bir Aşık ile Ayaş köylerini birbirine bağlayan yol üzerinde terör örgütü YPG/PKK tarafından askeri nokta olarak kullanılan bir benzin istasyonunda tahkimat yapılıyordu.
Bir diğer nokta da Şanlıurfa'nın Suriye sınırındaki Yeşiltepe köyü karşısındaki Suriye topraklarında bulunan Nussif Tepe köyünün kuzeyindeki Musa Tepesi.
Yine Şanlıurfa'nın sınır ilçesi Ceylanpınar'ın 20 kilometre batısında, Ceylanpınar Tarım İşletmeleri mevkisinin karşısında yer alan Hınzır köyündeki Hınzır Tepesi de bir diğer gözlem noktasının kurulacağı alan olarak hazırlanıyordu.
Ceylanpınar'a sınır Suriye ilçesi Resulayn'ın 5 kilometre batısında, Türkiye sınırına 4 kilometre mesafede, Erkam Tepesi köyündeki askeri nokta da ABD'nin gözlem noktalarının konuşlanacağı bölgeler arasındaydı.
Bu noktalarda, toprak mevzilerin yapımı, güçlendirilmesi, giriş ve çıkışların askeri olarak güvenli hale getirilmesi, nöbet istasyonlarının kurulması, askeri ekipman veya araçlar için korunaklı alanların ayrılması gibi çalışmalar sürüyordu ancak herhangi bir askeri konuşlanma olmamıştı.