İMO Bursa Şubesi kentin sorunlarını ele aldı
Bursa İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), kentin temel sorunlarına yönelik görüşlerini ve oda vizyonlarını paylaştı.
2024.09.26 10:41 - Son Güncellenme: 2024.09.26 11:04 - Bursa Bölge - CEREN SÜMBÜL
CEREN SÜMBÜL / BURSADA BUGÜN
Bursa İnşaat Mühendisleri Odası (İMO), kentin temel sorunlarına yönelik görüşlerini ve oda vizyonlarını paylaşmak üzere BAOB'ta bir araya geldi.

Bursa İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Başkanı Serdar Atilla Erdem, Bursa için bir planlamadan bahsederken kent sorunlarının da bir plan dahilinde ele alınmasının kaçınılmaz bir gerçeklilik olduğunu söylediklerini dile getirdi.

Erdem, "Hatırlarsınız daha önce İMO Bursa Şube çatısı altında oluşturduğumuz komite ve bilim kurullarımızı sizlerle tanıştırmak amacıyla, üniversitelerimizdeki çok değerli akademisyenleri ve alanında uzman olan yaklaşık 200 çok değerli meslektaşımızdan oluşan dev bir kadro ile karşınıza çıkmıştık. Elbette bu değerli kadroların yaratacağı bir farkındalık olmalıydı. Üstüne basarak söylemeliyim ki İMO Bursa Yönetim Kurulumuz ve bu dev kadromuzun önceliği sadece Bursa'dır. Bu vizyon ile 2050 planlı Bursa hedefini önceleyerek, tüm kadrolarımızla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bugünden sonra her ay düzenli olarak sizlerin karşısına geçerek, Oda bünyemizde oluşturduğumuz bilim kurullarımız tarafından, kentimizdeki meslek disiplinimizi ilgilendiren konularda hazırlanmakta olan çalışma raporlarını sizler ile paylaşıyor olacağız. Böylelikle hem kamuoyunu bilgilendirmek hem de ilgili kurumların Bursa'nın menfaatlerini önceleyecekleri eylem planlarını hazırlamalarına katkı sağlamak ve sonuç olarak da Bursa'mızı gelecek nesillere yüz akıyla teslim edebilmeyi hedefliyoruz" dedi.

ÖNCELİKLER SIRALANDI
Erdem, gelecek dönemde yapılacak çalışmalar hakkında konuştu. Erdem, "Bursa'nın sorunları denince neredeyse hepimizin aklına benzer başlıklar geliyor. İMO olarak temel yaklaşımımız en acil ve en önemliden başlayarak tespit etmek, nedenleri ve çözüm önerilerini oluşturmak ve uygulandığının takipçisi olmaktır. Bu çerçevede mesleğimiz ve odamız penceresinden önceliklerimizi biz şu şekilde sıralıyoruz: Afetlere hazırlık ve afet eylem planı, kentsel dönüşüm strateji Belgesi, kaçak yapılaşma, ulaşım ve alt yapı, su kaynaklarının korunması ve yönetimi, doğal, tarihi ve kültürel mirasın korunması, kent anayasası, misyon ve vizyon" şeklinde konuştu.
"KENTSEL DÖNÜŞÜM STRATEJİ BELGESİ HAZIRLANMALI"
Kentin deprem gerçeğini konuşan Erdem, "Bursa'mız, altında aktif fay hatları barındıran, birinci derece riskli kentlerin başında gelmektedir. Yıkıcı bir deprem ile karşı karşıya kalmamız an meselesidir. Sorun ise bu anın ne zaman olacağını tam olarak hesaplayamamızdır. Bursa'yı hem alt hem de üst yapı olarak afetlere hazır hale getirmek zaman alacak, çok büyük bütçeler gerektiren ve yoğun işgücü isteyen bir süreçtir. Bir günde, bir yılda hazırlanmak mümkün değildir. Bu nedenle hazırlıklara geç kalmadan hemen bugün başlamalı ve büyük bir afet ile karşı karşıya kalmadan harekete geçmeliyiz. Maalesef Bursa'da ilk düğmeyi yanlış ilikleyerek planlama yapmadan, dönüşüme ihtiyaç olan bölgelerden değil, rantı bol olan bölgelerden başladık. Elimizdeki veriler net olmamakla beraber ülkemizde dönüşmesi gereken yaklaşık 7 milyon konuttan bahsedebiliriz. Bursa'mız için ise riskli yapı stoğumuzun yaklaşık yüzde 65 seviyelerinde olduğu öngörülmektedir.
Diyoruz ki öncelikle kentsel dönüşüm strateji belgesi ivedilikle hazırlanmalı, kentsel dönüşümün parsel değil bütüncül bir yaklaşımla mahalle bazlı, kriterleri şeffaf, ortak akılla, tüm şehir genelinde aynı olacak şekilde belirlenerek planlanmalı ve uygulamaya geçilmelidir.
Önümüzdeki dönem toplantılarımızın bir diğer konusu da ulaşım ve alt yapı olacaktır. Toplu taşıma önceliği, çevre dostu ulaşım, akıllı ulaşım, çevre entegrasyonu, nüfus yoğunluğu ve trafik, yayalar ve bisiklet ulaşımı, deniz ulaşımı, demiryolları, hafif raylı sistemler, metro, otopark sorunu ve daha pek çok alt başlıkta ulaşım ve altyapı sorunlarını kapsamlı bir şekilde ele alacağız" dedi.

"TÜRKİYE SU STRESİ YAŞAYAN ÜLKELER ARASINDA YER ALMAKTADIR"
İklim değişikliği meselesinin en can alıcı yerlerinden birinin kuraklık olduğunu vurgulayan Erdem, BUSKİ verilerine göre şu an Bursa'nın eğer yağış olmazsa en fazla 50-60 günlük suyu kalmış durumda olduğunu açıkladı. Erdem, "Üzülerek hatırlatmak isterim ki Türkiye su stresi yaşayan ülkeler arasında yer almaktadır. Dolayısıyla su kaynaklarımızı korumak ve doğru yönetmek yakın gelecek için hayati bir önem taşımaktadır. Bu nedenlerden dolayı 2050 Yılı Kent Anayasası hazırlanırken, Bursa'nın sürdürülebilir ve yaşanabilir bir kent olabilmesi için doğal kaynaklarının korunması ana hedefi ile hazırlanması ve Bursa'nın suyunu içen herkesin plana sahip çıkması gerektiği unutulmamalıdır. Bugüne kadar yapılan plansız şehirleşme ve büyüme ile Bursa'mızın doğal, tarihi ve kültürel değerini kaybetmiş bulunuyoruz. Bu sebeple kaybetmiş olduğumuz kent ruhumuzu geri getirmek, günümüze kalan sınırlı sayıdaki bu değerleri korumak ve gelecek nesillere aktarmak gibi bir sorumluluğumuz vardır. Öncelikle hedefimiz Osmanlı'nın başkenti, kurtuluş savaşının temellerinin atıldığı şehrimizin tarihi ve kültürel miras envanterini çıkarmak, yeni planlamamızda Koca Sinan'ın yapı yapmaya kıyamadığı Bursa için aynı hassasiyetlere sahip bir yaklaşımla dönüşümü ve yenilemeyi sağlamak olmalıdır" diye belirtti.

"GELECEK NESİLLERİN BİZE TEŞEKKÜR EDECEĞİ BİR PLANLAMA YAPMALIYIZ"
Büyükşehir Belediyesi'nin yeni bir Çevre Düzeni Planı konusunda kendilerinin de içinde olduğu bir çalışma başlattığını dile getiren Erdem, "Ulaşımdan alt yapıya, yapı stoğu envanterinden kentsel dönüşüme, su kaynaklarından tarımsal alanlara, afet yönetiminden dirençli şehirlere ve daha pek çok alanda Bursa'nın sadece bugününü değil yarınını da düşünerek hazırlanacak ideal bir plana ihtiyacımız olduğu çok açıktır. Şu ana kadar bahsettiğimiz kent sorunlarının tamamı birbiriyle bağlantılı olup, bütüncül bir yaklaşımla, şeffaf bir şekilde, ortak akılla ve Bursa'nın menfaatleri öncelenerek, artık birilerinin hayal ettiği Bursa değil, 2050 yılında gelecek nesillerin bizlere teşekkür edeceği, İstanbul'un arka bahçesi olmayan, yaşanabilir, huzurlu, dirençli, tarımı ile turizmi ile sanayisi ile koruma kullanma dengesi çerçevesinde sürdürülebilir şekilde büyüyen, kentin ruhunu tekrar geri kazandıracağımız bir planlama için hep birlikte ayağa kalkmalıyız" dedi.
