IMF: Sermaye akışındaki yavaşlama krizlere neden oldu

IMF: Sermaye akışındaki yavaşlama krizlere neden oldu

Uluslararası Para Fonu, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Analitik Bölümleri'nde yükselen ekonomilere yönelik sermaye akışlarındaki yavaşlamanın endişe verici olduğu belirtilerek, bunun krizlere neden olduğunu ifade edildi.

2016.04.06 16:58 - Son Güncellenme: 2016.04.06 16:59 - Ekonomi - HABER MERKEZİ
A
IMF: Sermaye akışındaki yavaşlama krizlere neden oldu

IMF tarafından yılda iki kez hazırlanan Dünya Ekonomik Görünüm  Raporunun analitik bölümleri bugün yayımlandı.

Raporun odak noktasını yükselen piyasa ekonomilerine yönelik sermaye  girişlerinde süre gelen düşüş ve bunun etkileri oluşturdu.

Yükselen piyasa ekonomilerine akan sermayenin yavaşlamasında gelişmiş  ve gelişen ülkelerin büyüme beklentilerindeki farkın azalmasının etkili olduğu  belirtilen raporda, bu gelişmenin aslında 2010'da başlayan geniş tabanlı bir  eğilimin parçası olduğuna vurgu yapılarak şu tespitlere yer verildi:

"Yükselen piyasa ekonomilerine sermaye akışı, 2010'da zirveye  çıktıktan sonraki birkaç yıl içinde kayda değer seviyede yavaşladı. Sermaye  akışlarındaki yavaşlama, bu ülkelerde uzun süredir devam eden yavaş büyüme ile  ABD'de son dönemde başlayan sıkılaştırmaya adımları ekseninde ortaya çıktı.  Tarihsel perspektif, durumun endişe verici olduğuna işaret ediyor."

'SERMAYE AKIŞINDAKİ YAVAŞLAMA KRİZLERE YOL AÇTI'

Sadece BRICS ülkeleri ( Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika  Cumhuriyeti) ile sınırlı olmayan, aksine tüm gelişen ve yükselen ekonomileri  etkileyen sermaye düşüşünün, iç yatırımı ve büyümeyi sınırlamasının yanı sıra  borç krizlerine yol açabileceği uyarısında bulunulan IMF raporunda, sermaye  akışlarında geçmişte görülen yavaşlamaların maliyeti yüksek ekonomik krizlere yol  açtığı hatırlatıldı.

Gelişen ülkelere sermaye girişlerinde 2010-2015 yılları arasında  yaşanan yavaşlamanın, 1980-1990 döneminde meydana gelen yavaşlamayla  kıyaslanabileceği belirtilen raporda, "Yükselen piyasa ekonomilerinin küresel  finansal piyasalara entegrasyonu ve dünya üretimindeki payının artması, sermaye  çıkışlarının bu ülkelerin yatırım ve büyüme beklentilerinde yol açtığı bozulmanın  geçmişe göre daha güçlü uluslararası etkileri olmasına neden olabilir" denildi.

'İYİLEŞTİRİCİ POLİTİKALAR OLUMSUZLUKLARI AZALTTI'

Öte yandan, raporda, iyileştirilen makro ekonomi ve para  politikalarının 2010-2015 döneminde ortaya çıkan borç krizlerinin çok daha düşük  çaplı olmasını sağladığı ifade edilirken, "Mevcut makro ekonomik olumsuzlukların  daha az olması, daha yüksek döviz rezervleri, döviz üzerinden borçlanmanın daha  düşük olması ve daha esnek döviz kuru rejimleri gibi iyileştirilmiş politikalara  dayandırılabilir" denildi.

Raporda, ayrıca gelişen ülkelerin para birimlerinin 2010-2015  döneminde özellikle dolarkarşısında gerilediği vurgulanırken, Türkiye, Brezilya,  Endonezya, Hindistan ve Güney AfrikaCumhuriyeti'ne ait para birimlerinin  yaklaşık yüzde 40 ile en ciddi değer kaybı yaşandığına işaret edildi.

Rusya'nın kendine özgü gelişmelerden ötürü bu gruba dahil edilmediği  bildirilen raporda, rubledeki aşırı değer kaybının sermaye girişlerinden ziyade  uluslararası yaptırımlardan kaynaklandığına vurgu yapıldı.

 

Diğer Ekonomi Haberleri için tıklayın


2016.04.06 16:58 - Son Güncellenme: 2016.04.06 16:59 - HABER MERKEZİ
A