"Hükümetin yaptığı ikiyüzlülük"

"Hükümetin yaptığı ikiyüzlülük"

Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Av. Kemal Özgür Yetkin, 10 Aralık, 1948'de Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz ile birlikte basın toplantısı düzenledi.

2014.12.10 15:12 - Son Güncellenme: 2014.12.10 15:13 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
"Hükümetin yaptığı ikiyüzlülük"

Bursa Baro Başkanı Ekrem Demiröz, 2014 Mart'ı öncesi Özel Yetkili mahkemelerden gelen devlet aleyhine işlenen suçlar ve katalog suçlarda avukatın vekaleti olsa bile dosyayı incelemesine karşı savcılığın gizlilik kararı alması uygulasımanın 17 Aralık ve 25 Aralık operasyonları sonrasında kaldırılmasına rağmen yeni yargı paketi ile uygulamanın yeniden getirildiğini belirterek, "Kendilerine yönelik operasyonlar ve bu operasyonlara ilişkin dosyalara kendi avukatları rahatlıkla ulaşabilsin diye kaldırdılar. Bu süreci kapatmayı başardılar, takipsizlik verildi. Kendilerini kenara koydular, artık ihtiyaçları kalmadı. Şimdi ise yargı paketi ile ortaya sunulan ve kanunlaşan pakette tekrar bu yasağı getirdiler. Bunun adını ikiyüzlülük mü koyalım, yoksa kendi ihtiyaçları için böyle bütün maddeleri tek tek irdelemeye kalkarsak arka planında nasıl bir ucuzluğun, nasıl bir kurnazlığın ama demokrasi ve insan haklarıyla alakası olmayan zihniyetlerin bilançosunu da ortaya koymuş oluruz." dedi.

İnsan hakları evrensel bildirgesinde 66 sene önce düzenlenen hak ve özgürlükleri bugün ile kıyaslayan Hakları Kemal Özgür Yetkin, şunları söyledi: "Ülkemizde bağımsız, adil bir yargılama sistemi yoktur. Daha düne kadar, savunma hakkının ihlal edildiği, adil yargılanma ve bağımsız yargı ilkesiyle bağdaşmayan Özel Yetkili Mahkemelerin faaliyetleri, insan hakları ihlaline neden olmuştur. Kendisi için tehdit oluşturması üzerine siyasi iktidar tarafından Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmış, fakat akabinde iktidar zaman kaybetmeden muhalifler için sopa işlevi görmesi şaşırtıcı olmayacak Sulh Hakimliği peşindedir. İktidar savunma hakkının ihlaline önemsemeyerek avukatların dava dosyasını incelmesini sınırlayacak düzenlemeler yapmıştır. Yargı ile olan sıkıntılar bu kadarla kalmamış, İktidar hedefine HSYK'yı almıştır. HSYK'yı kendisinden taraf bir hale getirmek için seçimlerde açıktan çalışma yapmaktan çekinmemiştir. Hatta HSYK seçimlerinde istediği sonuç çıkmazsa sonuçları tanımayacağını ilan etmiştir. İktidarın hedefinde ise son olarak Anayasa Mahkemesi ve üyeleri yer almıştır. Bu gün ülkemizde adil yargılanma, bağımsız ve tarafsız yargından söz etmek mümkün değildir. İfada ve düşünce özgürlüğü ile iktidardan yana görüş belirtmek kaydıyla sınırsız kullanılır, muhalif basın ve gazeteciler ise baskı altında işini kaybetme korkusu yaşamaktadırlar. İktidar kendisinin kusurlu olduğu olaylarda yayın yasağı getirerek sansürü olağan bir hale getirmiştir. Uludere, Afyon, Reyhanlı, Soma, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları yayın yasağı kapsamına örnektir. Yine aynı şekilde kimi bakan ve bakan çocukları ile ilgili yapılan soruşturmalar kapatılmış, soruşturmayı yürüten kolluk ve yargı mensupları hedef haline getirilmiştir. Eğitim alanında da durum bundan pek farklı değildir. Aynı karanlık tablo devam etmektedir."

Yaşanan iş cinayetleri, taşeronlaştırma, sendikaya ve sendikalı çalışana karşı hasmane tutum, iş güvenliği hususlarında da iç açıcı bir durum olmadığının altını çizen Yetkin, hiçbir Avrupa ülkesinde olmayan seçim barajı, anti demokratik siyasi partiler yasası, partiler arasında olan haksız rekabet gibi konularda insan hakları ihlalleri arasında geldiğini söyledi. Av. Kemal Özgür Yetkin, sözlerini şöyle tamamladı: "Görüldüğü üzere 66 yıl sonra bile İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde yer alan temel hak ve özgürlükler ülkemiz için ne yazık bir temenniden ibarettir."

YARGIDA BÜYÜK İKİYÜZLÜLÜK

Bursa Baro Başkanı Ekrem Demiröz de, daha önce 2014 Mart ayı öncesi Özel Yetkili Mahkemelerden gelen devlet aleyhine işlenen suçlar ve katalog suçlarda avukatın vekaleti olsa bile dosyayı incelemesine karşı savcılığın bir gizlilik kararı alabildiğini belirterek, şu görüşleri dile getirdi: "17 Aralık ve 25 Aralık operasyonları oldu, ne olduysa birden bu yasak kaldırıldı. Biz nedeni ne olursa olsun bunun kaldırılmasına son derece mutlu olduk. Bunun gerekçesi ise 'avukatlar soruşturmanın selametini tehlikeye atarlar'. Bu son derece çirkin, bizim tarafımızdan kabul edilmesi mümkün olmayan bir durum. Sadece savcılar inceleyebildiği halde bütün o gizli dosyalar gazeteler ve yaygın medyada yer alıyordu. Bu yasak niye kaldırıldı biliyor musunuz? Kendilerine yönelik operasyonlar ve bu operasyonlara ilişkin dosyalara kendi avukatları rahatlıkla ulaşabilsin diye. Bu süreci kapatmayı başardılar, takipsizlik verildi kendilerini kenara koydular, artık ihtiyaçları kalmadı. Artık ihtiyaçları kalmadı, avukatların kendi dosyalarına rahatlıkla ulaşımı kendileri açısından değer kaybedince, şimdi ise yargı paketi ile ortaya sunulan ve kanunlaşan pakette tekrar bu yasağı getirdiler. Bunun adını ikiyüzlülük mü koyalım, yoksa kendi ihtiyaçları için böyle bütün maddeleri tek tek irdelemeye kalkarsak arka planında nasıl bir ucuzluğun, nasıl bir kurnazlığın ama demokrasi ve insan haklarıyla alakası olmayan zihniyetlerin bilançosunu da ortaya koymuş oluruz."

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2014.12.10 15:12 - Son Güncellenme: 2014.12.10 15:13 - HABER MERKEZİ
A