Her titreme Parkinson belirtisi değildir

Her titreme Parkinson belirtisi değildir

Ellerde titreme sinir ve tiroit gibi pek çok hastalığın belirtisi. Ancak Parkinson'un ilk evresindeki titreme tamamen farklıdır.

2014.11.05 08:02 - Son Güncellenme: 2014.11.05 08:02 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Her titreme Parkinson belirtisi değildir

Parkinson, dopaminerjik nöronların harabiyetinden kaynaklanan progresif (ilerleyici), nörolojik bir rahatsızlık. Hastalık, ilk kez 1817 yılında James Parkinson tarafından tanımlandı. Parkinson, daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkmakla birlikte bazen daha genç yetişkinlerde de görülebiliyor. Yavaş ve sinsi seyreden hastalığın ortalama bir seyir hızı olmakla birlikte ayrı ayrı her hasta için bir ilerleme hızı tahmin etmek mümkün değil. Beynimizde hareketlerimizi kontrol eden ve bundan sorumlu olan hücreler bulunur ve bu hücreler birbirleri ile nörotransmitter denilen kimyasallarla iletirler. Dopamin de bunlardan biridir ve beyine gelen bilgileri bir sinir hücresinden diğerine aktarır. Böylece vücut dengesi sağlanmış olur. Fakat bu hücrelerin bir kısmı hasar gördüğünde ya da azaldığında dopamin salgılanamaz. İşte azalmış dopamin sonucu vücutta özellikle el ve kollarda titreme, yavaş hareket etme, yüzün ifadesizleşmesi (maske yüz), konuşmanın tonlamasının bozulması ve tekdüzeleşmesi, vücudun dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan hastalığa parkinson hastalığı deniliyor. Parkinson, başlangıcında tek taraflı belirtiler görülürken daha sonra bu bütün vücuda yayılır. Belirtilerin şiddeti her hastada farklıdır. Hastalık genelde 40 yaşından sonra görülür ve erkeklerde görülme sıklığı fazladır. Konuyu uzmanına sorduk. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güdük, Parkinson  ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kaşık tutamaz, gömleğini ilikleyemez

Sinsi ve yavaş seyreden bir hastalık olduğu için uzun süre farkedilmeyebilir. Genelde ilk belirti elde veya bir vücut yarısında titremedir. Hastanın daha önceki yılları incelendiğinde öne eğik durma ya da yürürken kolunu sallamama görülebilir. Temel olarak hastada titreme görülür. Parkinson hastalarının çoğunda bu vardır. İstirahat halindeki titreme özellikle belirgindir. Tabiki her titreme parkinson belirtisi değildir. Günlük aktivite sırasında, heyecan, sinir gibi durumlarda titreme olur. Bu normaldir. Bir diğer belirti hareketlerde yavaşlama olmasıdır. Hasta günlük işlerini yaparken zorlanır. Yemek yerken, bir tarafa dönerken, yavaşlama söz konusudur ve bunlar güçlükle yapılır. Hastalığın ilerleyen aşamalarında hasta kendi başına en ufak işi bile yapamaz olur. yardım almaksızın yemek yiyemez, kaşık tutamaz, gömleğini ilikleyemez duruma gelir. Diğer bazı belirtiler ise; vücudun öne doğru eğik bir şekilde durması, depresyon, sıkıntılı ruh hali, kas ağrıları, konuşma bozukluğu, kısık sesle ve donuk konuşmak, yürürken kolların sallanmaması, terleme, hipotansiyon (tansiyon düşüklüğü), yutma zorluğu.

İlk başvurulacak yöntem ilaçla tedavi

Başta Parkinson hastalığı olmak üzere, pek çok hareket bozukluğunun tedavisinde ilk başvurulacak yöntem Nöroloji hekiminin takip ve onayı doğrultusunda ilaçla tedavi olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güdük, hastalığın tedavi yöntemlerini şöyle özetledi: "Organik olmayan tarımda kullanılan kimyasal maddelerin Parkinson'a yol açtığı bilimsel olarak da kanıtlandığından hastalara dengeli ve organik beslenmeyi öneriyoruz. Hastaların düzenli spor yapması beyin jimnastikleri örneğin sudoku, bulmaca çözme, bilgi yarışmaları izlemesi ve sıkça okumasını tavsiye ediyoruz. Parkinson hastalığı progresif(gelişken) bir rahatsızlıktır, bu sebeple tedavi yöntemi hastanın bulgularına ve fonksiyonel bozukluğunun derecelerine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bunun yanında gerekirse çeşitli ilaçlar da kullanılabilir. Tedavinin amacı merkezi sinir sistemindeki dopamine düzeyini arttırmak. Çoklu ilaç kullanımına rağmen sonuç alınamıyorsa Nörolog kontrolünde Derin Beyin Pili ameliyatı çözüm olabilir."

EN ETKİLİ YÖNTEMLERDEN BİRİ BEYİN PİLİ

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Güdük, parkinson hastalarında, az çalışan, "beyin hücresi topluluğu" ya da "çekirdek" adı verilen yapılar bulunduğunu, bu yapıların uygun seviyede çalışması sağlanarak hastalığın birçok belirtisini düzelttiğini söyledi. İlgili Nöroloji hekiminin kontrolünde ilaç tedavisine cevap vermeyen hastalar için en etkili yöntemlerden birinin "beyin pili" yöntemi olduğunu anlatan Güdük, bu yöntem hakkında şöyle konuştu: "Bu yöntem 20 yılı aşkın tüm dünyada uygulanıyor. Kabul görmüş bir tedavi biçimi. Uygun hastalarda başarı oranı % 80'leri bulmakta. Beyin pili ameliyatları, yan etkilerinin geçici olduğundan tedavi şekli açısından beyin cerrahisinin en düşük riskli yöntemlerindendir. İlgili Nöroloji hekiminin takibi sonrasında yapılan bütün tedavilere rağmen yanıt vermeyen ve şiddetli titremeleri olan Parkinson hastalarında, beyin pili yüksek oranda başarılı sonuçlar veriyor. Yardımsız en basit işleri bile yapamayan hastalar; ameliyat sonrası süratle hastalık öncesi günlerine geri dönüyor ve ilaç tedavisinden tümüyle kurtuluyor veya ilaçlarının sayısı ve dozları azaltılıyor."

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2014.11.05 08:02 - Son Güncellenme: 2014.11.05 08:02 - HABER MERKEZİ
A