Hastalığı yenip şarkı yazdı
ISPARTA'da 1 yıldan uzun süre mücadele ettiği ewing sarkomunu (kemik tümörü) yenmeyi başaran 20 yaşındaki Ali Bünyamin Yalvaç, hem yaşadıklarını anlatmak, hem de benzer durumdaki hastalara moral amacıyla 'Umudumu Kaybetme' adlı rap şarkı yaptı.
2016.04.06 10:45 - Son Güncellenme: 2016.04.06 10:45 - Yaşam - HABER MERKEZİ
Isparta'da ailesiyle birlikte oturan Ali Bünyamin Yalvaç, geçen yıl ocak ayında basketbol oynarken aldığı darbe sonucu gittiği hastanede, kemik tümörü rahatsızlığı olduğunu öğrendi. O dönem Anadolu Lisesi'nde okuyan Yalvaç, tedavisi nedeniyle okulu bırakıp açık liseye geçmek zorunda kaldı. Isparta, Antalya, Ankara ve İzmir'deki hastanelerde 8 kemoterapi, 1 radyoterapi ve cerrahi operasyon sonrası kanseri yenmeyi başaran Ali Bünyamin Yalvaç, sağlığına kavuştuktan sonra hem yaşadıklarını anlatmak, hem de benzer durumdaki hastalara moral için rap müzik yapmaya karar verdi. Sözleri kendisine ait 'Umudunu Kaybetme' adlı arkı yazan Yalvaç, aynı zamanda kendisi seslendirdi.
'EN BÜYÜK İLAÇ MORAL'
Hastalığı ilk öğrendiğinde çok etkilendiğini ve birkaç gün kendine gelemediğini söyleyen Yalvaç, "Çevremden çok büyük destek gördüm. Bu hastalığı yenmişsem çevremin payı çoktur. Onun için hastalıkla mücadeleye 1-0 önde başladım. En büyük ilaç moral. Basketbol oynarken aldığım bir darbe sonucu bunu fark ettik. Kemoterapi, radyoterapi ve ameliyat olmak üzere 3 ayrı tedavi süreci oldu. Zorlu bir süreçti" diye konuştu.
'ÖLÜMSÜZLEŞTİRMEK İSTEDİM'
Rap müziğe ilgi duyduğunu vurgulayan Yalvaç, şöyle dedi:
"Söylemiyordum ama dinliyordum. Bu hastalık sürecinde yaşadıklarımı ölümsüzleştirmek istedim. Yaşadıklarımı kağıda döktüm. Daha sonra yazdığım sözler hoşuma gitti. Şarkı yapmak istedim. Sözlerini müziğe uyarlayıp güzel bir rap şarkısı yaptım. Kanser hastaları umutlarını kaybetmesin istedim. Bu hastalığın en kötü zamanı da olsa bunu kaybetmesinler. İnsanın aklına ilk ölüm gelse de o hastalığı yeneceğine inanırsa bu onun için grip gibi olur. Yenilmeyecek bir şey değil. Ben yendim diğerleri de yenebilir."
'HER GÜN NEFES ALIYOR MU DİYE KONTROL EDERDİM'
Anne Ayşegül Yalvaç ise "Allah kimseyi evladıyla imtihan etmesin. Kocan, annen, baban farklı ama evlat daha farklı. O yaşadığımız süreçte Ali'nin gözlerine bakarken korkuyordum. Her gün sabah elimi yüzümü yıkamadan yataktan kalkar kalkmaz Ali'nin odasına girip nefes alıp almadığına bakardım. Bu psikolojiyle yaşadım. Allah'ıma binlerce kez şükrediyorum. Bu süreçte bize destek olan herkese minnettarım" dedi.