Hanefi Avcı'dan flaş hamle!

Hanefi Avcı'dan flaş hamle!

"Devrimci Karargah" davası kapsamında hükmen tutuklu bulunan eski Emniyet Müdürü Avcı, son günlerdeki gelişmeler üzerine İçişleri Bakanlığı'na başvurdu.

2014.01.02 14:08 - Son Güncellenme: 2014.01.02 14:12 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
Hanefi Avcı'dan flaş hamle!

"Devrimci Karargah" davası kapsamında  hükmen tutuklu bulunan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, son günlerdeki gelişmeler  üzerine "Haliç'te Yaşayan Simonlar, Dün Devlet Bugün Cemaat" adlı kitap nedeniyle  hakkında verilen 2 kez devlet memurluğundan ihraç ve 6 kez meslekten men  cezasının kaldırılması talebiyle İçişleri Bakanlığına başvurdu.

  Avcı'nın avukatı Fidel Okan'ın verdiği dilekçede, Avcı'nın kitabında, "Türkiye Cumhuriyeti'nin karşı karşıya olduğu örgütsel tehlikeye 2010'da dikkati  çektiği" ifade edildi.

  Avcı'nın, Fethullah Gülen ve "onun yönetimi altındaki cemaatin illegal  yapılanması" hakkında 2010'da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda  bulunduğu, savcılığın ise "iddiaların somut bilgi ve belgelere dayanmadığı"  gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verdiği anımsatılan  dilekçede, "O günün koşullarında ortada somut bir bilgi ve belge yok diyen  savcılığın, bugünkü koşullarda aynı değerlendirmeyi yapma imkanı kalmamıştır.  Çünkü müvekkilimizin kitabında ifade ettiği iddia ve beyanlar Sayın Başbakan  Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamaları ile sabit hale gelmiştir" ifadeleri  kullanıldı.

Dilekçede, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Son günlerde basın ve medyada yer alan haberler ve hükümete yönelik  hukuka aykırı eylemler ve işlemler sonrasında yürütülen belgelendirmelerle oluşan  yönetime yönelik kaos dikkate alındığında yapılan operasyonların hükümete yönelik  gibi gözükmekle birlikte onun ötesinde devlet sistemini ele geçirme faaliyeti  olduğu ve bunun illegal bir yapılanma içerisinde yürütüldüğü bizzat Türkiye  Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanmıştır. Sayın  Başbakan, bu operasyon süreci ile ilgili olarak devlet içerisinde devlet olma  gayreti içerisinde olan bir örgütün varlığını artık bildiğini ve bunu ortaya  çıkaracağını tüm ülkeye ilan etmiştir."

Hükümetin dershanelere yönelik tasarrufundan vazgeçmesi için "her  türlü tehdit ve şantaja maruz kaldığı" ifade edilen dilekçede, Başbakan  Erdoğan'ın, "seçilmiş meşru hükümete kimsenin diz çöktüremeyeceğini" açıklaması  sonrasında "örgütün, tehdit ve şantajla Başbakana geri adım attıramayacağını  anlayınca düğmeye bastığı" kaydedildi.

      "Örgütün, hükümeti kamuoyu önünde aşağılamak, siyaseti yeniden dizayn  etmek ve en önemlisi kendi boyunduruğu altına almaya başladığı ve her konuda  anlaştığı siyasi bir partiyi seçimler öncesi ön plana çıkarıp yerel seçimlere yön  vermeye çalıştığı" öne sürülen dilekçede, "İstanbul Cumhuriyet  Başsavcıvekilliğinin operasyonunun, büyük bir gizlilikle örgüte mensup emniyet  mensupları ve yargıdaki uzantılarınca yürütüldüğü" ifade edildi.

  "Operasyonda soruşturmanın gizliliği çerçevesinde hareket edilmesi  gerekirken, dosya kapsamında yer alan bilgi, belge ve fotoğrafların basına  sızdırıldığına" işaret edilen dilekçede, "soruşturmayla ilişkilendirilen  hükümetin 4 eski bakanının kamuoyu vicdanında mahkum edilmesinin amaçlandığı"  belirtildi.

-İşaret edilen olaylar

  Örgütün, emniyet teşkilatında yer alan mensuplarının devlet gücünü  örgüt lehine kullandıklarının, örgütün emir ve talimatıyla hareket ettiklerinin  Avcı'nın kitabında ayrıntılı biçimde anlatıldığı aktarılan dilekçede, şunlar  kaydedildi:

   "Daha önce CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal'ın partisine mensup bir  milletvekiliyle çekilen görüntülerinin medyaya servis edilmesinden sonra istifa  etmesi ve istifasını açıklarken bu görüntülerle ilgili olarak Fethullah Gülen  örgütünü aklaması, devlet içinde yer alan örgütün elinde olan kasetlerin  devamından ve örgütün gücünden kaynaklanmaktadır. Ayrıca bir dönem MHP Genel  Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Fethullah Gülen hakkında yaptığı olumsuz  açıklamaların hemen akabinde partisinin Merkez Yürütme Kurulunda yer alan 10  Genel Başkan Yardımcısının gizli kamera ile çekilen görüntülerinin basına servis  edilmesi de örgütün şantaj gücünün boyutlarını gözler önüne sermiştir.

 
Bu bağlamda müvekkil Hanefi Avcı'nın boşalttığı makam odasında bulunan  kasetlerinin örgüt mensupları tarafından konulması ve o dönem bu olayların  müvekkilin itibarsızlaştırılması, kitabında ifade ettiği hususların gündemden  düşürülerek kamuoyunu başka bir mesele ile meşgul edilmesi amacına dayandığı  açıktır. Örgüt mensuplarının dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu'ya  kurdukları komplo ve otele yerleştirdikleri gizli kameraya kendilerinin  yakalanması dönemin Ankara Emniyet Müdürü tarafından ortaya çıkarılmıştır.  Örgütün gerek iktidar gerekse muhalefete mensup birçok milletvekilinin gizli  görüntülerini kayda aldığı ve bu durumları bir şantaj malzemesi olarak  kullandıkları inkar edilemez bir gerçektir."

  "Avcı'nın, kitabı nedeniyle örgütün hışmına uğradığı, Devrimci  Karargah adlı örgütle ilişkilendirildiği, bu süreçte örgütün medya ayağının akla  hayale gelmeyen yayınlar yaptığı, boşalttığı makam odasında örgüte mensup  militanlar tarafından konulan kasetler nedeniyle itibar suikastına uğradığı"  kaydedilen dilekçede, İçişleri Bakanlığının da kitabı nedeniyle Avcı'ya 2 kez  devlet memurluğundan ihraç, 6 kez meslekten men cezası verdiği belirtildi.

   Dilekçede, "Verilen cezaların haksızlığı ve müvekkilimin haklılığı  artık tespit ve tescil edilmiştir. Hanefi Avcı, hayatını onurla taşıdığı  üniformasına adayan şerefli bir Türk polisidir. Başına gelecekleri bildiği ve bu  durumu kitabında açıkça yazdığı halde devlet yönetimini uyarmak ve Türk milletine  gerçekleri açıklamak amacıyla hayatını feda etmiştir. Bu kitap nedeniyle  özgürlüğü kısıtlanmış, hiçbir suçu olmamasına rağmen esarete mahkum edilmiştir"  denildi.

  Dilekçede, Avcı'ya verilen devlet memurluğundan ihraç ve meslekten men  cezalarının, son gelişmeler ve başta Başbakan olmak üzere üst düzey devlet  adamlarınca yapılan açıklamalar nedeniyle fiilen yok hükmünde olduğu savunularak,  "Avcı'ya verilen tüm disiplin cezalarının tekrar soruşturulması ve itibarının  iadesi" istendi. 

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2014.01.02 14:08 - Son Güncellenme: 2014.01.02 14:12 - HABER MERKEZİ
A