Hamileyken kendimi daha seksi hissediyorum
Dört çocuk annesi olmasına rağmen fotoğraflar çekiyor, yazılar yazıyor, sürekli yeni projeler düşünüyor. Özetle, bir an olsun boş durmuyor. Peki hepsine nasıl yetişiyor? Elle dergisi, Bennu Gerede'yi evinde ziyaret etti; çocukları, anneliği, aşkları ve hatta ilk kez uzun saçlarını konuştu.
2012.04.28 09:33 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Magazin - HABER MERKEZİ
Bennu Gerede'nin evine gittiğimde, beni en küçük oğlu Kai karşıladı... Sadece iki dakika, gülümseyerek mutfak masasının altında saklandı, daha sonra yanıma gelip elime bir şey tutuşturup "PlayStation" oynamayı teklif etti. Tam o sırada içeriye Bennu Gerede girdi. Kai yerde küçük arabalarıyla huzurlu bir şekilde oynamaya başladığında, biz çoktan sohbete koyulmuştuk.
* Bir kadının nasıl dört çocuğu olup da bu kadar uzun ve bakımlı saçları olur?
- Saçlarım uzun ama o kadar bakımlı değil. 17 yaşındayken çok uzundu. Paris'e gitmiştim, "Yepyeni bir hayat istiyorum, farklı olmak istiyorum" deyip kısacık kestirmiştim. Kestirdiğim an pişman oldum, "Bir daha asla" diye düşündüm. Maskülen olduğum için, uzun saç beni daha feminen yapıyor. Kendimi iyi hissettiriyor. Çocuklarla bu uzun saç kolay değil ama ben seviyorum.
* Çalışıyorsunuz ve dört çocuğunuz var. Pek çok kişi sizi cesur buluyor. Ancak eminim bir kısmı da...
- Deli diyordur, değil mi? Ben eksantrik kelimesini tercih ediyorum. Bu tür yorumlar bana çok sıkıcı, banal geliyor. Dünyaya bir kere geliyoruz. Kim ne derse desin, umurumda değil. Dört çocuğum olduğu için mutluyum.
* O zaman oğullarınızın birbirinden farklı, ön plana çıkan özelliklerini anlatın.
- Kai çok inatçı, güçlü, tam bir "survivor"; bu hayatta her şeyin üstesinden gelir. Üçüncü oğlum Miro, çok duygusal ve romantik; akustik gitar çalıyor, şarkı söylüyor... Tatlı, şeker bir çocuk. ıkizlerden Daren içine kapanık, çok bilmiş, fazla göz önünde olmayı sevmiyor. Dilan'la çok iyi anlaşıyoruz, çok ortak noktamız var. Grafiti, kaykay ve snowboard yapıyor, daha sanatsal takılıyor. Ben çocuklar için masal kitabı yazdım, Dilan resimlerini yapıyor, böyle de bir işbirliğimiz var.
Bazen benim de bir yerlere kaçmam gerek
* Hem iş, hem de dört erkek çocuğu... Hepsine nasıl yetişiyorsunuz?
- Vallahi bir şekilde oluyor. Öyle saat dokuz-altı bir işim yok ve çok şükür iş yaptığım zamanlar, yaşamamız ve evi geçindirmek için yetiyor. Böylece çocuklarımla bol bol vakit geçiriyorum. Bazen çekimlere benimle geliyorlar.
* Sadece kendinize ait zamanlarınız oluyor mu?
- İşim yoksa at biniyorum, pilates ve spor yapıyorum, yazı yazıyorum, kitap okuyor veya arkadaşlarımla görüşüyorum ama o da yetmiyor. Çocukların tatilleri başladığında ikisi anneanneye; biri babaya, diğeri de kendi babasıyla Londra'ya gidiyor... Ve ben de bu sefer iki haftalığına Amerika'ya gidiyorum, o yüzden çok heyecanlıyım. Arada bir benim de bir yerlere kaçmam lazım yoksa mümkün değil, hep çocuklar, hep İstanbul... Enerjim tükeniyor.
* Kaç yaşındalar?
- İkizler 12 olmak üzere...
* Onlarla her şeyi konuşuyor musunuz? Özel hayatınıza karışıyorlar ya da yorum yapıyorlar mı?
- Her şeyi konuşuyoruz... Bir yere kadar, tabii ki. Ben de onlara "Sevgilin mi var?" diye sorarım...
* Onlar size bunu soruyor mu?
- Romantik olan, 10 yaşındaki Miro soruyor. Mesela cep telefonuma mesaj geliyor, hemen "Sevgilinden mi?" diye soruyor. Çok şeker! Hem anne ve çocuklarız hem de arkadaş. Sanırım o aradaki ince çizgi iyi oturdu, ileride daha da iyi oturacak.
* Onlar size "aşklarını" anlatıyor mu?
- Biri anlatmasa bile kardeşleri gelip onun olayını anlatıyor.
BİR DÖNEM KIZIMIN OLMASINI ÇOK İSTEDİM
* Bir gün hepsi birer genç erkek olacak. Bunu ara ara düşünüyor musunuz?
- Çok düşünüyorum. Eminim çok güzel olacak. Etrafımda bir dolu genç insan olacak.
* Bir de kızınızın olmasını ister miydiniz?
- Bir dönem çok istedim. Hatta Miro ya da Kai doğmadan önce de aklıma geldi. Olmadı. Kızım olsun istedim. Ama olmadı diye üzülmedim.
* Annelik size ne öğretti?
- Sabırlı olmayı, sevmeyi, paylaşmayı... Annelik, o uçuk tarafımı dengeliyor.
* Kendinizi süper bir anne olarak mı hissediyorsunuz? Yoksa bu konuda eksik hissettiğiniz yönleriniz var mı?
- Yok canım, ben de hatalar yapıyorum. Ama sonra çocuklarımla konuşuyorum, yanlış yaptım diyorum ya da gerekirse onlardan özür diliyorum. ınsan yanlışlarını paylaşınca rahatlıyor. Anne olarak hep kendimi onların yerine koymaya özen gösteriyor, onların yaşındayken nasıl hissettiğimi hatırlamaya çalışıyorum. Buna çok dikkat ediyorum.
Hamileyken kendimi daha seksi hissediyorum
* Dört çocuk doğurdu-nuz. Hiç "Vücut ölçülerim değişir, kilo alırım" diye çekinmediniz mi?
- Hiç. Aklımın ucundan bile geçmedi. Sıfır! Hatta hamileyken kendimi daha çok beğeniyordum. Daha kadınsı, daha çekici, daha seksi hissediyordum. Her seferinde kendi kendimi, "Daha kaç sefer hamile kalacaksın ki?" diye rahatlatıyordum... Gerçi bu konuda yanıldım, her birini son sandım, sonra yine hamile kaldım, dört çocuğum oldu. Hamileliklerimin keyfini sonuna kadar yaşadım.
Bir kadının tutkulu aşklarını yazıyorum
Bennu Gerede, sadece masal kitabı değil aynı anda başka bir kitap daha yazdığını söylüyor, "Ancak o basılır mı, basılmaz mı, emin değilim" diye ekliyor. Neden diye sorduğumda "ınsanlara biraz sert gelebilir" diye itiraf ediyor. Peki kitap ne hakkında? "Bir kadın... Ve o kadının yaşadığı tutkulu aşklar" cevabını veriyor.