Hamallık yapan öğretmenler artık tebeşir tutmak istiyor - ÖZEL HABER

Hamallık yapan öğretmenler artık tebeşir tutmak istiyor - ÖZEL HABER

Bursa'da yaklaşık 13 bin ataması yapılmayan öğretmen, eğitimcilik yerine çeşitli serbest mesleklerle geçimini sağlamaya çalışıyor. Hamallıktan manava, inşaattan fabrika işçiliğine kadar her alanda boy gösteren öğretmenler, artık tebeşir tutarak gelecek nesile eğitim vermek istiyor.

2012.01.06 09:30 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Eğitim - HABER MERKEZİ
A
Hamallık yapan öğretmenler artık tebeşir tutmak istiyor - ÖZEL HABER
74925-hamallik-yapan-ogretmenler-artik-tebesir-tutmak-istiyor-ozel-haber-4f06a643e76d9.flv

Mesut DEMİR/BURSADABUGUN.COM

Bursa'da yaklaşık 13 bin ataması yapılmayan öğretmen, eğitimcilik yerine çeşitli serbest mesleklerle geçimini sağlamaya çalışıyor. Hamallıktan manava, inşaattan fabrika işçiliğine kadar her alanda boy gösteren öğretmenler, artık tebeşir tutarak gelecek nesile eğitim vermek istiyor.
Elektrik öğretmeni İnan Savaş, ataması yapılmadığı için geçimini postacılık yaparak sağladığını belirterek, "3 bin civarında ücretli öğretmenlik yapanlarla birlikte Bursa'da ataması yapılmayan öğretmen sayısı 15 bin civarındadır. Bu rakamın yaklaşık 6 bin öğretmen KPSS'ye hazırlanıyor. Diğerleri ise geçimini değişlik meslekler yaparak sağlıyor. Benim gibi postacılık yapan var, çiçekçilik, kuyumculuk, pazarcılık, şoförlük yapan var. 2012'den umudumuz var" dedi.
Müzik öğretmeni Öznur Eraslan ise, "1 seneden buyana atanma bekliyorum. Bir Anadolu Lisesi'nde ücretli öğretmenlik yapıyorum. Geçimi asgari ücret alarak sağlıyorum. Artık kadrolu öğretmenlik yapmak istiyorum" diye konuştu.

SANALDAN ANKARA'YA MESAJ
Facebook sayfasında aktif olan ataması yapılmayan Bursalı öğretmenler, sanaldan Ankara'ya mesaj gönderiyor. 1 Ocak'ta Ankara'da eyleme katılan Bursalı öğretmenler, facebook sayfasında duygularını şöyle sile getirdi;
"Saydınız mı hiç? Acısı çok mu; duyabiliyor musunuz; duyabiliyor musunuz yüreğinizin sesini? Kaçıncı çizik atıldı yüreğinizdeki çiziklerin yanına saydınız mı? Aylardan nerede kalmıştık; biz en son hangi canın yüreğinde kalmıştık zil çaldığında;hatırladınız mı? Hala sesinizi çıkarmayacak mısınız;hala susacak mısınız;sizin baharınız ne zaman gelecek;yoksa siz hep sonbaharda yada kışta mı kalmak istiyorsunuz?
Sizde benim gibi yoksa kim olduğunuzu mu unuttunuz? Ben kim olduğumu unuttum, bana kim olduğumu hatırlatır mısınız?Elimde bir kalem ve bir defter açsam kapanacağını biliyorum açmasam gönlüm el vermiyor.Öğrenci de olamam ki bu saatten sonra.Ben neyim nerdeyim....Kapıda kalmış zavallı bir dilenci miyim , hışımla kapının yüzüne örtülmesini bekleyen bir dilenci miyim ben ?
Toprağın kokusunu yağmurla karıştırıp içine alan bir özlem yolcusu muyuz yoksa ..Zaman kan damlayan fırçasıyla tualine bu gün ne çizecek merak ettiniz mi?Belki biraz acı, belki sabır, belki gene adaletsiz bir resim çizecek.Biz ona sormuyoruz zaten artık kim olduğunu. Yada kim olduklarını...
O yada onlar bize soruyorlar kimsiniz diye....
Bir güvercin havalandığında ilk öğrencilerinize mi haber gönderirsiniz o güzel gagasındaki ürkekliğinden öperek.Bir çok şeyi feda edebilir misiz öğrencileriniz için biz her şeyimizi verebiliriz ,bize soruyorlar gerçekten feda eder misiniz diye. Sormayın evet evet biz feda edebiliriz.Siz sorabilirsiniz bize ama biz artık kimseye kimsiniz diye sormuyoruz.
Emeklerinize hiç hırsız eli değdi mi , sert ve acımasız bir şekilde kavrandınız mı en güzel düşlerin içindeyken omuzlarınızdan?Haksızlığın soğuk ve nefret dolu nefesini ensenizde hissettiniz mi?Biz hissettik ve geriye dönmedik, dönmeyi de düşünmedik düşünmeyeceğiz de ve başladı gün ve bitti işte...ve başladı ay ve bitti işte ...ve başladı koskoca bir ömür ve bitmek üzere...Biz, canı yanmayanlara niçin bizi anlamıyorsunuz diye yalvarmıyoruz...Biz kimseye hesap ta sormuyoruz...Bize sorusu olan varsa sorunuz ,siz kimsiniz diye...Biz sormuyoruz.
Bakışlarımızın enginliği denizden daha da engin.Aslında hepimiz isimsiz kahramanlarız...dolu bir başak...mehtapta dans eden bir yürek, sıcak ,sevgi dolu ilim dolu bilim dolu bir pınar ...derin ırmaklar gibi uğultusuz ve derin....baharın gelmesini bekleyen açmak için gün sayan duru bir papatya...bir barış savaşçısı, ilim savaşçısı,en doğru mürşit...bir daha duyulmak istenen bir yankı...haksızlık karşısında yılmayan bir nefer..umutlarını hayallerini satmamış bir bir vicdan zengini...bakışlarını ile yüreklerin hep iyiliğe güzelliği ilime ve fenne giden bir lisan...yüreklere konan bir uğur böceği ,yitik olmayan bir ezgi...bir büyü...koparılmaya kıyılamayan bir dağ sümbülü...bir nazenin rüzgarı...sunulacak olan en büyük hazine...en güzel armağan insanlığa... İşte biz buyuz ....biz buyuz...daha soracak mısınız siz kimsiniz diye?
BİZ: Haklı davası olan ve bunun için dağları aşabilecek gücü olan öğretmenleriz
BİZ: Her türlü engele rağmen hakkımızı aramaya çıkmış bu ülkenin pırıl pırıl öğretmenleriyiz
BİZ: Hayalleri satın alan değil hayallerini gerçekleştirmek için öğrencilerimize kavuşmak isteyen öğretmenleriz
BİZ : Ayşe'yiz Ali'yiz Fatma'yız.....
BİZ: Sahildeki çakıl taşlarıyız...ne kadar gelgitlere şahit olsak da bu yanlış sistemde bir gün o denizlerden okyanuslara ulaşıp ,şişenin içindeki mektubunu bizlere göndermiş , bizim için yazmış öğrencilerimize kavuşacağız
BİZ: Bir pırıltıyız.Gözleri kamaştıran ve insanlara bilgi veren sevgi veren
BİZ: Bitmeyen bir romanın her bir satırıyız.....
BİZ: Hayallerin fetret devrine son verecek olan kahraman öğretmenleriz
BİZ: Ülkesinin,devletinin kendisinden beklediği bütün sorumlulukları yerine getirmiş ATAMASI YAPILMAYAN 350.000 EĞİTİM NEFERİYİZ .
Koşulsuz atama istiyoruz...
Ataması Yapılmayan Öğretmenler Platformu"

 

Diğer Eğitim Haberleri için tıklayın


2012.01.06 09:30 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A