Güneş en güzel burada batıyor - ÖZEL HABER

Güneş en güzel burada batıyor - ÖZEL HABER

Marmara Bölgesi'nin en büyük, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü'nün tatlı su gölü olduğu biliniyor. Derin göllerden olan İznik Gölü'nün büyük kesiminde derinlik 30 metreyi aşıyor. Manzara açısından da büyüleyen İznik Gölü, özellikle gün batımı görüntüsünü çekmek isteyen fotoğraf meraklılarının akınına uğruyor.

2013.02.14 08:31 - Son Güncellenme: 2013.02.14 08:32 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Güneş en güzel burada batıyor - ÖZEL HABER
00:44 Güneş en güzel burada batıyor - ÖZEL HABER

İLGİLİ VİDEO

Güneş en güzel burada batıyor - ÖZEL HABER

Mesut DEMİR-E.Pınar TURAN/BURSADABUGUN.COM

Marmara Bölgesi'nin en büyük, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölü olan İznik Gölü'nün tatlı su gölü olduğu biliniyor. Derin göllerden olan İznik Gölü'nün büyük kesiminde derinlik 30 metreyi aşıyor. Manzara açısından da büyüleyen İznik Gölü, özellikle gün batımı görüntüsünü çekmek isteyen fotoğraf meraklılarının akınına uğruyor.

Marmara Bölgesi'nin doğu-batı doğrultusunda peş peşe dizilmiş çukur sistemlerinden Pamukova-İznik-Gemlik Körfezi çöküntü alanı sırasının orta kesimindeki tektonik kökenli bir çukurun dolması ile oluşan göl, elips şeklindedir. Kuzeyinde Samanlı Dağları, güneyinde Avdan Dağı vardır. 298 km2'lik yüzölçümü ile Marmara Bölgesi'nin en büyük gölüdür. Uzunluğu doğu-batı doğrultusunda yaklaşık 32 km., en geniş yeri 11.5 km'dir. Derin göllerden olan İznik Gölü'nün büyük kesiminde derinlik 30 metreyi aşmaktadır.
    
Gölün güney kıyısının açığında kıyıya paralel olarak 13 km. boyunca uzanan bir çukur bulunmaktadır. Yaklaşık 60 m. derinliğindeki bu çukurun en derin yeri 65 metreyi bulur. Gölün su yüzeyi ise deniz seviyesinden 85 m. daha yüksektedir. 
    
İznik Gölü'nün su toplama alanı 1.246 km2'dir. Göle su taşıyan akarsuların en önemlileri kuzeydoğudaki Karadere ile güneybatı kesimine akan Kocadere adı ile bilinen Sölöz Deresi'dir. Göl bunlardan başka dipdeki karstik kaynaklar ve yağmur suları ile de beslenmektedir. Karsak Suyu gölün fazla sularını Gemlik Körfezi'ne boşaltır. Karsak Suyu aslında doğrudan İznik Gölü'nden çıkmayıp, gölün güneybatısında bulunan birkaç metre yükseklikteki çakıl ve kum setinden sızan sularla oluşur.
  
İznik Gölü 1990 yılında Sit Alanı ilan edilmiştir. Göl bütünüyle tarım alanları ve zeytinliklerle çevrilidir. Tarım alanları için gölden su alınmaktadır. 1963'te gölün batısındaki seddenin yapımı sonucunda 416 ha sulak alan kurutulmuştur. Su tutma amacıyla da yapılan bu sedde, gölü kısmen bir rezervuara dönüştürmüştür.
   
Gölde sık sazlıkların arasında karışık koloniler kuran küçük karabatak ve gece balıkçılı ile önem kazanmıştır. Nedeni tam bilinmemekle birlikte, İznik Gölü kış aylarında önemli sayıda su kuşu barındırmamaktadır. Yine de, İç Anadolu gölleri donduğunda kuşlar için önemli bir sığınak oluşturduğu söylenebilir
  
Antik Çağda Ascania Limne olarak anılan İznik Gölü, Homeros´un ünlü İlyada´sında da yer alır. 1650 yılında ünlü gezgin Evliya Çelebi'ye göre İznik şöyle tanımlanmıştır:
"İznik Gölü'nün vasıfları Kalenin batı kısmındadır. Batıdan Gemlik kasabası körfezine bir ayağı akar. Çevresinde kırk beş parça bağ ve bahçeli, camili, hamamlı, çarşılı köyler vardır. Göl içinde otuz adet balık avlayan kayık bulunur. En fazla derinliği yirmi kulaçtır. Gölün dört tarafını bir kimse atla bir günde dolaşır. Suyu gayet güzel olduğundan yetmiş türlü balık yetişir. Bunlardan İlhaniye, Eğe ve sala balıkları meşhurdur. Hiç kokuları yoktur. Gayet güzel çorba ve tavaları olup kolay hazmedilir. Aynı zamanda çok besleyicidirler. Balıkçılar avladıkları balıkları Yenişehir'e, Gemlik'e ve Pazarköyü'ne götürüp satarlar. Şehrin halkı çamaşırlarını göl suyunda yıkarlar. Hiç sabun sürmedikleri halde yine bembeyaz olur. Bu gölde bir atı yedi gün yıkasalar ve suyundan içirseler eti ve yağı semiz olur. Bu gölde bulunan pullu balık gayet lezzetli olur. Ama  tepesinde iki sivri kemik olur ki onu kırmak lazımdır. O kemikler çıkarılmadan pişirilirse balığın eti yemyeşil olur. Yine bu kemiği diğer diri bir balığa saplasalar vücudu mahvolur. Bunun için bu gölde bulunan diğer balıklar kemikli balıktan korkarlar. İznik şehrinin kıble tarafında ve Arnavud dağının arkasında Bursa Yenişehir'i bulunur. Lodos tarafında, göl aşırı deniz kenarında Gemlik kasabası vardır. Batı tarafındaki Pazar köyü kasabasının minareleri görünür. Doğu yönünde Geyve beş saatliktir. İşte Yenişehir bu kasabaların arasında olup (Engürücük) ve Lefke kasabalarına dokuz saattir."
   
Gölün batısında, Türkiye´nin en geniş ve en güzel piknik alanları bulunmaktadır. Bir  tarafı çamlık diğer yanı tertemiz gölü, Türkiye´nin her yerinden binlerce insanı çeker kendisine. Günü birlik dinlenme alanları dışında çadır turizmine de açıktır. Burada her tür sosyal tesisler bulunur. Gölün bu bölgesi, 1950´li yıllara kadar bataklık idi. Yapılan çalışmalar ile suyun taşması engellenmiş ve bataklık kurutulmuştur.
   
Gölde, Karabatak, Tepeli Kutan, Küçük Balaban, Gece Balıkçılı Alaca Balıkçıl, Çeltikçi, Erguvan Balıkçıl, Angıt, Macar Ördeği, Yılan Kartalı ve Martı türü kuşlar bulunmaktadır. Gölde Yayın, Aynalı Sazan ,Tatlı Su Yılanı, İlik Balığı, Tatlı Su Levreği, Gümüş Balığı, Ördek, Kızıl Kanat yetişmektedir. Gölde yosun ve bitki türleri de zengindir. Dipte pamuk veya üstüpü şeklinde açık yeşil renk bir yosun türü yaygındır. Bu yosun suyun çalkalanmasını ve göl suyunun oksijeninin azalmasını önler. Balıkların beslenmesini sağlar. Sulama ve avcılık yanında çamaşır ve bulaşık yıkamada, duş almakta, yemek ve çay yapımın da, suyun sodalı oluşu nedeniyle vücuttaki yara bere, sivilcelerin tedavisinde, içilerek mide hazımsızlığının giderilmesinde kullanılmaktadır. Genelde tarım yapılan göl çevresinde az yükseklikli kayalar ve tepeler bulunmaktadır.

İZNİK GÖLÜ EFSANELERİ

"Bu göl, İznik Gölü'dür.  Durgundur, Karanlıktır, Derindir, Bir kuyu su gibi, içindedir dağların" (Nazım Hikmet)

  "Gölün yayıldığı alanlar binlerce yıl önce doğal görünümlü araziler iken burada bazı köyler kurulmuştur. Bölgeye gelen ermiş bir göçer bu köylerden su ister. Köylüler işlerinin yoğunluğu nedeniyle onunla ilgilenmez. Buna içerleyen ermiş ihtiyar asasını hırsla yere batırır ve buradan sular fışkırmaya başlar. Asasını yere sürüyerek yürür gider. Sular da onun peşinden akarak bugünkü İznik Gölü'nü oluşturur. Köyler sular altında kalır."

"Istanbul'da Hagia Sophia Kilisesi'nin kubbesi örülürken bir türlü tuğlaları birbirine tutturamayan mimarlar, Arabistan'a Müslüman meslektaşlarına elçiler göndererek yardım talep ederler. Hz. Muhammed, bir fındık kabuğuna tükürerek gelene verir. " Bunu kullansınlar" der. İstanbul'a yetiştirebilmek için hızla yol alan atlılar İznik'in yanından geçerken kabuğu yere düşürür ve içindeki sıvı dökülerek bu gölü oluşturur."

"Bir başka efsaneye göre yörede yapılmakta olan bir camiye yüksek bir minare ilave edilmeye başlanır. Minarenin taşlarını birleştirmekte zorlanan usta, ellerini göğe kaldırarak Allah'ın kendisine yardımcı olması için dua eder. Kendisine bir parça harç gönderilir. "Bunu kullan, ama sakın yere düşürme!" diye uyarılır. Usta bu harcı malası ile dikkatlice kullanarak işini bitirir. Son taşı da yerine koyduktan sonra sevinçle ve el alışkanlığıyla malasını sallar. Malada kalan ufak bir parça harç yere düşer ve hızla çoğalarak bugünkü gölü oluşturur.


"Halk arasında bir felaketi gölün bağırarak önceden haber verdiği anlatılmaktadır. Bir deprem, bir harp, bir sel felaketi öncesinde gölün bağırdığı kabul edilmektedir. Bunu duyduklarını anlatanlar vardır. Aslında gölün altındaki büyük yarıklarda birden oluşan su kaçakları büyük gürültü ve yer sarsılıyormuş gibi uğultular oluşturabilmektedir. Göllüce (Balarım) Köyü açıklarında büyük girdaplar, anaforlar oluşmaktadır. Yunan istilası öncesinde de gölde büyük uğultular oluştuğu yaşlılarca anlatılmaktadır. Gölün bu özelliği dolayısıyla uzun yıllar halk, çocuklarının göle gitmemesi için "Göl sizi yutar" şeklinde engellemiştir.

"Balıkçılara göre, İznik Gölü'nün altında batan bir kent vardır ve halen balık ağları bu kentin minarelerine takılırmış. Suyun berrak, havanın durgun günlerinde minareleri çıplak gözle görürlermiş. Bu söylence yüzyıllardır süregelir. Hatta, XVI. yüzyıl ünlü tarihçilerinden Hoca Sadettin Efendi'nin Tacü't-Tevarih adlı kitabında, gölün içindeki kenti, Nuh'un oğlu Sam'ın, Tufan'dan sonra kurduğunu yazar. Aslında söylenin bu denli yaygın olması boşuna değildir. Bu söylencenin kaynağı, gölün batısında bulunan antik Basilinopolis kentinin iskelesidir. Nitekim son yıllarda suyun düzeyi düşünce, gölün yüz metre kadar içinde kemerli ve kesme taş ile yapılmış antik iskele ortaya çıkmıştır. 1950'li yıllardan önce ise bu kalıntılar, kıyıdan 1 km. kadar uzakta olduğu düşünülürse, balıkçıların bu söylenceyi çıkarmakta hiçte haksız olmadığı anlaşılır.
Yılın kurak aylarında su çekilince ortasında bir takım büyük yapılar meydana çıkar. Bunların Nuh aleyhisselamın oğlu Sam'ın yaptırdığı binaların kalıntısı olduğu söylenir. Sam'ın Tufandan sonra İznik'i kurarak burada yerleştiği meşhurdur.

 

Güneş en güzel burada batıyor - ÖZEL HABER

İLGİLİ GALERİ

Güneş en güzel burada batıyor - ÖZEL HABER

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2013.02.14 08:31 - Son Güncellenme: 2013.02.14 08:32 - HABER MERKEZİ
A