Gültekin Uysal Demokrat Parti Bursa İl Teşkilatıyla iftar programında buluştu
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa Demokrat Parti İl Teşkilatıyla, iftar programında buluştu.
2023.04.15 19:46 - Son Güncellenme: 2023.04.15 21:33 - Siyaset - HÜSEYİN İZCİ
İLGİLİ VİDEO
Gültekin Uysal, Demokrat Parti Bursa İl Teşkilatıyla, iftar programında buluştu - 3
İLGİLİ VİDEO
Gültekin Uysal, Demokrat Parti Bursa İl Teşkilatıyla, iftar programında buluştu - 2
İLGİLİ VİDEO
Gültekin Uysal, Demokrat Partisi Bursa İl Teşkilatıyla, iftar programında buluşuyor
SİMLANUR İNCE - HÜSEYİN İZCİ / BURSADA BUGÜN
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa Demokrat Parti İl Teşkilatıyla, Kültürpark içinde bulunan özel bir restoranda, iftar programıyla bir araya geldi.

Gerçekleştirilen iftar programına, Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Çağrı Kaplan ve Millet Ittifakı'nın Bursa İl Başkanları ve Parti Temsilcileri, CHP Bursa Milletvekilleri, CHP Bursa Milletvekili adayları da katıldı.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın konuşmasından satır başları şöyle;
Millet İttifakı'nın çok kıymetli milletvekili adayları var. Çok değerli İl Başkanlarıyla beraberiz bugün. Attığımız adımlar bu mübarek gecede yaptığımız duaları inşallah Allah kabul eder. Doğru yolda olanların görünmez orduları vardır diyerek çıktığımız bu mücadelede de işte bugün o görünmez ordularla buluşmanın arifesindeyiz. Beraberinde kendimize de doğru soruları sormak mecburiyetindeyiz. Milletlerin tarihinde zaman zaman doğru soruları sormuş başarılı olmuş sormayanlar ise maalesef daha büyük başarısızlıklar elde etmiş. Bir büyük düşünür şöyle diyor; "Milletler eğer kendilerine doğru sorular sorarsa küçük sorunlar büyümez büyük sorumlular kronikleşmez." Maalesef çok uzun süredir Türk milleti olarak doğru soruları soramadığımız için bir keyfi rejimin elinde adeta rehin olmuş vaziyette kendi kaderimize hükmedemiyoruz.

"BİR SEÇİM İKLİMİNDEYİZ AMA BERABERİNDE ÇOK KARMAŞIK DUYGULARI YAŞIYORUZ"
14 Mayıs'a yaklaşıyoruz. 2023 yılında da ümit ve temennimiz, çabamız, mücadelemiz, adanmışlık ruhuyla ortaya koyacağımız irade Milletimizin kendi iradesiyle beraber kaderine hükmedebilmesi için işini kolaylaştırabilmektir. Dar zamandayız. Elbette genç zamanlarda konuşacaklarımızı konuşacak değiliz. Bir seçim iklimindeyiz ama beraberinde çok karmaşık duyguları yaşıyoruz. Tarihimizde pek çok depremler yaşamış bu coğrafyada tedbir almadığımız için bugün bir büyük felakete dönüşmüş durumda. İşte bu doğru soruları sormadığınız için demokrasiye tarif ederken ekmeğimiz, aşımızdır diye tarif ederiz. Ekmeğimiz, aşımız olduğu kadar. Oturduğumuz evlerin güvenli olması demek insanlarımıza, vatandaşlarımıza bunun manasını bunun illiyet bağını hep beraber kurdurmalıyız. Aksi takdirde ders almadığımız için işte 6 Şubat'tan bunca zaman geçti. Neredeyse Türkiye normale döndü ama bilesiniz ki bir büyük felaket var. Bu felaketteki sorumluluğu ortadan kaldırmak, perdelemek için bir özel çaba var. Propagandaya gri propagandaya, kara propagandaya iktidar sahipleri zaman, imkan, kaynak, para ayıracaklarına depremle mücadeleye ayırmış olsalardı belki bu felakete, bu deprem dönüşmezdi.

"TÜRKİYE'Yİ BUGÜN SAYIN ERDOĞAN İÇE KAPATTI"
Hızlı bir değişim çağındayız. Sınırlarımızda değişen bir dünya yok. Sınırları hızla değişen bir Türkiye yok. Çok hızlı değişen bir dünya ve çok hızlı değişen bir Türkiye var. Önümüzde çok değil, kısa vadede denebilecek bir zaman dahilinde bile dünyadaki değişim dalgası bugün insanımızın iş gücümüzün sahip olduğu nitelik, tasviye edecek bir dalga geliyor. Buna karşı Türkiye bir akıl üretmek mecburiyetinde. Dünyada yeni yeni güç merkezleri, yeni yeni ittifaklar çıkıyor. Ama biz attığımız yanlış adımlarla beraber Türkiye'yi bugün sayın Erdoğan, AKP içe kapattı. Büyük bedeller ödemek mecburiyetinde bıraktı. Sadece ve sadece şu Suriye meselesine baksak orada atılan yanlış adımların bedeline baksak 10 yıllar boyunca Türkiye'yi mahkum ettikleri karşı karşıya bıraktıkları riskler meydan okumalar, milli güvenliğimize Türkiye'de son dönemdeki yanlış ekonomik politikalarla beraber birleşince yerleşik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ne ev sahibi olabildiği ne de başta metropoller olmak üzere kiralama yapabildiği bir noktaya getirdik.

"İNSANIMIZ BU RAMAZAN İKLİMİNDE ET ALAMAZ HALE GELDİ"
Projeleriyle uzunca bir süredir bu sistematik yıkım dolayısıyla biraz evvel de altını çizdiğim tarımdan başlayarak Türk ekonomisini 80 yıllık Cumhuriyet'in kurduğu iktisadi alt yapıyı tasfiye etmek üzere rol alanlar gereğini yaptı. Şimdi soruyorlar. "Niçin bu enflasyon bu noktaya geldi? Niçin vatandaşımız domatesi, soğanı 25-30 liradan yemek mecburiyetinde kalıyor." Perşembenin gelişi çarşambadan değil pazartesiden belli. Bilerek yaptınız. Kendi ülkesinde insanlarına katlanılabilir bir mahiyetle asli gıdayı temin edemeyecek politikayı buraya getirdiniz. Et krizi, süt krizi en nihayetinde insanlarımız bugün bu Ramazan ikliminde bile et alamaz hale geldi.

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN FETRET DÖNEMİ OLACAK BİR DÖNEM YAŞADIK"
Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazılırken bu 20 yıllık dönemi nasıl Osmanlı'da adına fetret dönemi demişsek cumhuriyetin fetret dönemi olarak kayda geçecek bir dönemi yaşadık. Işte vazifede hepimize düşen burada bizim iddiamız sadece bir iktidar değişikliği değildir. Yeniden bu büyük Milleti ve devleti kurucu irademizin ortaya koyduğu ruhla modern bir devlet olarak değer yargılarını, kurumların hiyerarşisini, kurumların ilişkisini, kuvvetler ayrılığı temelinde yeniden işleyen bir demokrasi. Yeniden işleyen bir hukuk düzenini herkesin hukukundan emin olduğu korkusuzca yaşama hürriyetine sahip olduğu bir Türkiye'ye kavuşturma ideali var.

"TÜRKİYE YÜZYILI DİYE BİR İTİRAFNAME YAYINLANDI"
Şimdi birkaç gün evvel seçim beyannamesi niteliğinde güya adını Türkiye yüzyılı dedikleri bir itirafname yayınladı. Neyin itirafı? Yirmi bir yılda yapamadıklarının itirafı. Bursa'da da ifade etmek isterim. Türk milleti Sayın Erdoğan. Şahsında bu iktidara güç istedi, güç verdi. Yetki istedi, yetki verdi. Bunlar yetmedi, mutlak güç istiyoruz dediler. Mutlak güç verdi. O da yetmedi dilimizden dökülen kanun olsun dedi. Kamu kaynaklarıyla, medyalar ele geçirildi. Dillerinden dökülenler kanun haline geldi. Ama onlara sorsanız hala. Bir mazeret peşindeler.
"21 YILDA YAPAMAYACAĞINIZ NEYİ YAPACAKSINIZ"
Bir beş yıl daha versek. 21 yılda yapamadığınız neyi yapacaksınız? Neyi yapacaksınız? Demokrasi ufkumuzu gördük. Hukukla ilgili ufkunuzu gördük. Sizin meselenizin demokrasi olmadığı zaten biliyorduk. Bu kervana üzülerek bizim geleneğimizden de genel başkanlar düzeyinde bile katılanlar var. Allah akıl fikir versin ne diyelim? Onlara da hakkımızı helal etmiyoruz. Ediyor muyuz? Hayır. Etmiyoruz.

"KARANLIKTA RENKLERİN BİR FARKI OLMAZ"
Karanlıkta renklerin bir farkı olmaz. ülke karanlıkta bir farkı yok. Yarın aydınlığa çıktığımızda elbette her siyasi partinin bir kendi geçmişi ve mücadelesi var. Bizler 46'dan bu yana milletin vicdan hizasında duran bir siyasi hareket olarak mücadelemizi müstakilen o gün elbette yürüteceğiz. Işte bu karanlık günden çıkmak mecburiyetinde bugün bir ortak irade koyuyoruz.

CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle;
"ONLAR 85 MİLYONUN YÜZDE 10'UNA HİTAP EDİYORLAR"
Allah nicelerini nasip etsin diyelim. Sonunda Ramazan Bayramı'nda ikramiyeyi biraz AK Parti eksik verecek. Biz onu yeterli bulmuyoruz. Kurban Bayramı'nı da inşallah ikramiyeleri tamamlayacağız. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bütün emeklerin hesabına Kurban Bayramı'nda Ramazan Kurban Bayramı'nı da telafi edecek şekilde ikramiyeyi 15 bin lira olarak yatıracak. Şimdi baktık biraz yaş ortalaması müsait. İlk emekli ikramiyesiyle başlayayım dedik. Yapacaklarımızı anlatmamız lazım az zaman kaldı. Bizleri farklılıklarımızla bir araya getiren bütün genel başkanlara çok teşekkür ediyoruz. Ülkemizin birliğe ihtiyacı var. Ülkemizin kutuplaşmaya değil, dayanışmaya ihtiyacı var. Bunu depremde de gördük. Buna ekonomik krizde de görüyoruz. Hepimizin derdi ortak. Milletin derdi geçim. Milletin derdi Togg falan değil, milletin derdi soğan. Onlar 85 milyonun yüzde 10'una kısmına hitap ediyorlar.
"HİÇBİR ÇOCUK YATAĞA AÇ GİRMEYECEK"
Togg'la da gurur duyuyoruz. Biz daha güzel yatırımlar yapacağız. Ülkemizi büyük Atatürk'ün, Cumhuriyetin ilk yıllarında yaptığı gibi kalkındıracağız. Nice hamlelerle şahlandıracağız. Ama şu anda millet Togg'u düşünemiyor. Açlıktan maalesef soğanı düşünmek zorunda. Bugünleri hep birlikte çalışarak, seçimi kazanarak, Kemal Kılıçdaroğlu'nu cumhurbaşkanı yaparak, diğer liderlerimizi cumhurbaşkanı yardımcısı yaparak, yine iki belediye başkanımızı cumhurbaşkanı yardımcısı yaparak en iyi hizmeti, millet odaklı hizmeti getireceğiz. Huzur, gelecek, her eve bereket gelecek. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Gençler umutsuz olmayacak. Kadınlar hiç kimseye muhtaç olmayacak. Emekliler bayramlarda rahat, huzur içinde yaşayacak. Birleşe birleşe kazanacağız. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.


