Gözü yaşlı anneden Eylem Tok'a çağrı: O yavruya eziyet etmesin, getirsin

Gözü yaşlı anneden Eylem Tok'a çağrı: O yavruya eziyet etmesin, getirsin

Eyüpsultan'da meydana gelen kazada hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin annesi olay sonrası ilk kez açıklamada bulundu. Gözyaşlarını tutamayan anne Pervin Aci, Eylem Tok'a seslenerek "Çocuğuna, o yavruya eziyet etmesin. Getirsin, çanta gibi gezdirmesin. Sokak sokak, ülke ülke gezdirmesin. O çocuğun geleceğini aldın" dedi. Hayatını kaybeden Oğuz Murat Acı'nın avukatı Hacı Orhan ise İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı.

2024.03.07 17:55 - Son Güncellenme: 2024.03.07 18:55 - Güncel - İHA
A
Gözü yaşlı anneden Eylem Tok'a çağrı: O yavruya eziyet etmesin, getirsin

Eyüpsultan'da 1 Mart 2024 günü meydana gelen trafik kazasında arkadaşları ile ATV ile gittiği esnada arızalanması sonrası yol kenarında bekleyen Oğuz Murat Aci'ya lüks bir araç çarpmış, kaza sonrası lüks araç sürücüsü Timur C. olay yerine gelen annesi Yazar Eylem Tok ile birlikte Mısır'a kaçmıştı. Kaza sonrası 1 kişi hayatını kaybetmiş 4 kişi de yaralanmıştı. Feci kazada hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci'nin annesi Pervin Aci olay sonrası ilk kez açıklamada bulundu.

"O çocuğu oradan oraya bir çanta gibi atmasın"

Anne Pervil Acı, "söyleyin, o çocuk gelsin. Annesi getirsin. Türkiye'de kimse onun çocuğuna bir şey yapmaz. Benim çocuğum toprakta, nefes almıyor. O burada nefes alacak. Konuşacak, sesini duyacak. Ama benim çocuğum, ne nefes alabilecek ne de konuşabilecek. O çocuğu oradan oraya bir çanta gibi atmasın. Günah, o yavruya. Başka bir şey demiyorum. Düşünemiyorum, bir anne demez. İnanmıyorum. O anne söylemez, kim demişse yanlıştır. Nasıl olur da bir anne söylesin onu? Türkiye'de bir lokma su içmişse yazıklar olsun, böyle bir vicdan olamaz. O vicdan nasıl bir şey? Çocuğuna, o yavruya eziyet etmesin. Getirsin, çanta gibi gezdirmesin. Sokak sokak, ülke ülke gezdirmesin. O çocuğun geleceğini aldın. Bari güzelce yaşasın. Gitsin, kimse bir şey demez ki. Türkiye kime ne yapmış da ona yapsın? Öyle demişse, yazıklar olsun. Çocuğum gel bu tarafa dediğiniz zaman geliyor. 16 yaşındaki çocuğa ne dersen onu yapar. Benim bildiğim bu. Herkes anne, öyle bir içgüdü olur mu? Onda annelik içgüdüsü olsaydı önce benim yavrumu kurtarıp, hastaneye gelip ondan sonra ne gerekiyorsa yapardı. Benim oğlum zaten gidecekti ama onun için ağlasaydı, sızlasaydı. Ben gidene kadar başında dursaydı. 'bir hataydı, benim çocuğum böyle, tutamadım' deseydi. Ben onu başımın üstünde tutardım. Ben öyle anne değilim, o çocuğa da üzülüyorum. O annenin elinde gezmesin, günah" dedi.

"Hem kendini rencide etmesin, alçaltmasın hem de evladımızı sağa sola götürüp yargıdan, hukuktan kaçırmasın"

Baba Özer Acı, "Sağ olsun Bakanımız ilgilendi, olaya el koydu. Kendisine çok teşekkür ederiz. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, Türk adaletine inanıyorum. Türk adaletinin vereceği kararlara da sonsuz saygı duyuyorum. Çok kısa sürede belki bu akşam, belki yarın akşam sizlere şu haber duyurulacaktır; 'ben teslim oldum, geliyorum' diye. Bu saatten sonra bekliyorum. Artık doruk noktaya geldik, teslim olacaktır. Ben sesleniyorum. Biraz önce hem kendini rencide etmesin, alçaltmasın hem de evladımızı sağa sola götürüp yargıdan, hukuktan kaçırmasın. Yazık olur. Çok özür dileyerek söylüyorum. O sırada gelip çocuğuna, iki tokat atıp, arabanın içine koyup 'oğlum iki dakika dur, burada bir sürü yaralı var. Bak çarpmışsın, parçalamışsın' diyebilirdi. Benim oğlumla gelmeyebilirdi ama az önce görüştüğünüz bir yaralıyla hastaneye kadar gidip, ambulansın peşine gidip, yaralının durumu nedir, bu ailenin telefonu nedir, nereyle irtibat sağlamam gerekiyor diye sorması gerekiyordu. Anladık anne değil, her şeyden önce bir insanın bunu yapmaması lazımdı. Vicdanen yapmaması lazım" diye konuştu.

Hayatını kaybeden Oğuz Murat Acı'nın avukatı Hacı Orhan, İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklama yaptı.

Av. Orhan, "Ne yazık ki, 18 yaşından küçük 10 genç, Sarıyer Göktürk yolunda lüks araçlarıyla düzenledikleri yarış sonucu talihsiz bir olaya neden oldular. Üç ATV ile seyir halinde olan müvekkillerimiz, arkadan gelen lüks araçların yarışı sırasında çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti; geri kalanlar ise çok ağır şekilde yaralandı. Bu trafik kazasının ardından olay yerine gelen annenin, maalesef, yapmış olduğu ihmaller müvekkillerin acısına daha da katkı sağlamıştır. Yapmış olduğu açıklamalar da müvekkillerimizin acısını artırmıştır. Müvekkillerimizin tek talebi, suçluların bir an önce adalete teslim olması, yargılanması ve gerekli cezayı almasıdır. Ne yazık ki, orada yaralanan müvekkillerimizin beyanlarına göre, telefonlarının ellerinden alındığını, kendilerinin bizzat bildirdiği bir durum. Telefonları ellerinden alınan yaralılar, ne yazık ki kimseyi arayamıyorlar" dedi.

"TELEFONU BAŞKA BİRİSİ AÇIYOR"

Av. Orhan, yaralıların 1 saat boyunca yardım beklediklerini belirterek, "Göktürk-Sarıyer orman yolunda ne yazık ki saat 23.30'dan sonra çok tenha bir yer olduğu için çok az araç gidiş gelişi oluyor. Onların olay yerinden ayrılmasının ardından oradan geçen bir vatandaşın olaya müdahale etmesi üzerine, gerekli kişiler ve emniyet çağrılıyor, çocukların aileleri aranıyor. Çocukların, yaralılardan birisine gidip 'Kimi aramam gerekiyor, var mı aklında bir numara?' diye soran vatandaşa yardımcı olan müvekkilimiz, onun telefonunun gizli cebinde olduğunu söylüyor. Vatandaş telefonu alıp 'Babam' diye kayıtlı olan müvekkilimizin babasını arıyor; babası da diğer çocukların babasını arıyor, çünkü hepsi akraba. Diğer baba, kendi oğlunu aradığında telefonu başka biri açıyor ve 'Ben güvenlik görevlisiyim, bu telefon bana bırakıldı' diye beyanda bulunuyor. Daha sonra bir hanımefendi kendisini arayıp 'Oğlunuz iyi bir şeyi yok' diye beyanda bulunuyor. Ne yazık ki, görgü tanıklarından birisi vefat eden Oğuz Murat ile konuştuğunu, yaklaşık 1 saat boyunca yardım beklediklerini beyan ediyor. Eğer bu ihmal olmasaydı, annenin yapmış olduğu eylem, ihmalden kasten adam öldürmeye kadar gidecek bir süreci başlatmıştır" diye konuştu.

"'BENİM HABERİM YOK DİYORDU, BABA İLE İLGİLİ ŞİKAYETÇİ OLACAĞIZ"

Av. Orhan, baba Bülent Cihantimur hakkında şikayetçi olacaklarını ifade ederek, "Şu an, delil karartma amacıyla oğlunu yurt dışına kaçırmış durumda. Şu anki bilgilere göre, hanımefendi, 'Ben kimsenin yaralı, ölü olduğunu bilmiyordum ama oğlumu kaçırmak istedim' şeklinde beyanda bulunmuş. Bugün burada olmamızın sebebi, yeni öğrendiğimiz bir gelişme. En son gördüğümüz kadarıyla, suçlu anne ve çocuğu bırakan kişilerin, ne yazık ki, babanın iş yerinde çalışan kişiler olduğunu öğrendik. Baba şimdiye kadar 'benim haberim yok' diyordu, bu tamamen birlikte alınan bir karar. Siz anne olarak çocuğunuzu yurt dışına kaçıracak kadar tedirgin hissediyorsanız bunu babayla paylaşırsınız. Havaalanına bırakanlar, babanın çalışanları olduğu için babayla ilgili şikayette bulunacağız" şeklinde konuştu.

"DAHA ÖNCE YARIŞLAR SEBEBİYLE HAKLARINA ŞİKAYETLER VAR"

Av. Orhan, 10 çocuk hakkında aşırı hızlı araç kullandıkları gerekçesiyle çok sayıda şikayet olduğunu ifade ederek, "Bugün anne, 'Ben oğlumun adil yargılanacağını düşünüyorum, ülke bana teminat versin dönerim' şeklinde bir beyanda bulundu. Şimdiye kadar 'Bugün, yarın döneceğim' diyen anne, devletimize güvenmediğini beyan ederek tarafları üzmüştür. Hepsi 18 yaşından küçük ve daha önce yarışlar sebebiyle haklarında şikayetler var. Aynı yolda seyir halinde olan bir sürücü, 'Önce beni geçtiler, o kadar hızlıydılar ki içimden bunlar birinin başına bela olur diye geçirdim; az ileri gittiğimde ATV motorlarının içinden geçtiklerini gördüm' diye beyanda bulundu" dedi.

"BU ÜLKEDEN KAÇMIŞ BİRİSİYLE ŞU AN YAPILACAK BİR GÖRÜŞME YOKTUR"

Av. Orhan, Cİhantimur ailesi ve Acı ailesi arasında herhangi bir görüşmenin gerçekleşmediğini belirterek, "Akrabalar aracılığıyla müvekkilimize birileri ulaşmış, failin eşini tanıdığını ifade etmiş. Müvekkilimiz, sosyal statüsü açısından saygın bir insan. İşi gücü olan birisi, cahil birisi değil. Kendileri şunu söyledi: 'Eğer bizimle diyalog kurmak istiyorlarsa, öncelikle adalete teslim olmaları gerekir; bu ülkeden kaçmış birisiyle şu an yapılacak bir görüşme yoktur. Acımızı paylaşacak olsalardı, cenazemizde bizimle birlikte olurlardı' diye ifade ettiler. Ailesinden hiçbiri bir ziyarette bulunmamış; şu an bir görüşme yok" ifadelerini kullandı.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2024.03.07 17:55 - Son Güncellenme: 2024.03.07 18:55 - İHA
A