Gözler Erdoğan'a çevrildi

Gözler Erdoğan'a çevrildi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un da aralarında bulunduğu 21 ilin belediye başkan adayını açıklıyor.

2013.12.05 09:55 - Son Güncellenme: 2013.12.05 16:56 - Siyaset - HABER MERKEZİ
A
Gözler Erdoğan'a çevrildi


Başbakan Erdoğan, İstanbul'da partisinin 21 belediye başkan adayını açıklıyor.

İşte o adaylar:

Bayburt belediye başkan adayı: Mete Memiş

Sinop belediye başkan adayı: Hamza İnce

Yalova belediye başkan adayı: Yakup Koçal

Kırıkkale belediye başkan adayı: Mehmet Saygılı

Nevşehir belediye başkan adayı: Hasan Ünver

Siirt belediye başkan adayı: Ali İlbaş

Niğde belediye başkan adayı: Faruk Akdoğan

Kırklareli belediye başkan adayı: Selahattin Minsolmaz

Edirne belediye başkan adayı: Ahmet Günşen

Muş belediye başkan adayı: Feyat Asya

Yozgat belediye başkan adayı: Kazım Arslan

Çanakkale belediye başkan adayı: Mehmet Daniş

Çorum belediye başkan adayı: Muzaffer Külcü

Elazığ belediye başkan adayı: Mücahit Yanılmaz

Mardin büyükşehir belediye başkan adayı: Mehmet Vejdi Kahraman

Tekirdağ büyükşehir belediye başkan adayı: Mustafa Yel

Sakarya büyükşehir belediye başkan adayı: Zeki Toçoğlu

Balıkesir büyükşehir belediye başkan adayı: Ahmet Edip Uğur

Kocaeli büyükşehir belediye başkan adayı: İbrahim Karaosmanoğlu

Bursa büyükşehir belediye başkan adayı: Recep Altepe

İstanbul belediye başkan adayı: Kadir Topbaş

İŞTE BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN KONUŞMASI:

21 ADAY DAHA AÇIKLAYACAĞIZ
Bugün birazdan isimlerini açıklayacağımız ve kendilerini kamuoyuna tanıtacağımız tüm yol arkadaşlarımla, başkan adaylarımızla inşallah şehirlerimizde yeni bir dönemi başlatmış olacağız. Şu ana kadar iki kez grup toplantımızda, bir kez il başkanları toplantısında, biri muğla olmak üzere 47 ilimizin adaylarını açıklamış bulunuyoruz. Bugün açıklayacağımız 21 adayla birlikte 68 ilimizin aday tanıtımını gerçekleştirmiş olacağız. Geriye 13 ilimiz kalıyor. Bunları da en kısa zamanda kamuoyuna duyuracak, ardından tam kadro sahada çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız.

YEREL SEÇİMLERE İKİ BÜYÜK AVANTAJLA GİRİYORUZ
30 Mart yerel seçimlerine iki büyük önemli avantaj ile giriyoruz. Birincisi büyük tecrübemizle giriyoruz. İkincisi bizi bizden fazla anlatacak yatırımlarımızla plan ve projelerimizle giriyoruz. Ak Parti lafla seçime girmiyor, projeleriyle seçime giriyor. Siyaset anlayışımızda bu var. bizim 1994'ten itibaren eşsiz bir İstanbul tecrübemiz var. Ankara, Konya, Kayseri, Kocaeli, Erzurum

AK PARTİ'NİN BELEDİYECİLİK ANLAYIŞIYLA HİÇKİMSE YARIŞAMAZ
Çoğu şehirlerimizde iki dönem üç dönem hatta dört dönem hizmet eden, çok sayıda başarılı belediye başkanımız var. Her bir başkanımız kendi şahsi tecrübelerini duyduğu kadar, AK Parti çatısı altında oluşan tecrübeden de istifade ediyor. Omuz omuza en kaliteli hizmeti şehirlerimize sunuyoruz. AK Parti'nin belediyecilik anlayışıyla hiç kimse ama hiç kimse yarışamaz. Belediyecilik diğerlerinin nazarında bir rant kapısı olabilir. Bizim nazarımızda sadece millete hizmet kapısıdır. Belediyecilik diğerlerinin nazarında makam vesilesi olabilir. Bizim nazarımızda sadece millete hizmetkarlıktır.

Burayı iyi dinleyin, iyi takip edin. Çünkü bunları duymayanlara duyurmamız lazım. Eğer biz yönetimi cepleri doldurmak olarak telakki etseydik, soruyorum bugüne kadar devraldığımız okullar ve derslik sayısını bir kat artırabilir miydik? Soruyorum. Kitabı bile bulamayan yavrularımıza her eğiti öğretim yılında ücretsiz olarak kitaplarını koyabilir miydik? Soruyorum sizlere. Göreve geldiğimizde 45 liracık burs alan gençlerimize, 480 lira öğrencilerimize burs veya kredi verebilir miydik? Soruyorum sizlere. Acaba biz bu noktada devleti yerel yönetimleri bir rant kapısı olarak görmüş olsaydık, eğitimde FATİH Projesi'ne geçebilir miydik? Yine soruyorum sizlere. İlkokullarda yavrularımızın kız ve erkek, onlara dahi kalkıp adeta kredi burs gibi biz parasal destek yardım verebilir miydik?

Bitmedi. Geliyorum sağlığa. Sağlıkta acaba hazine boş olsaydı, tam takır olsaydı. Bizler kalkıp da ülkenin 81 vilayetine dev hastaneler inşa edebilir miydik? Köylüsünden çiftçisine işçisinden memuruna, hastaneleri acaba nasıl verdik? Benim tüm vatandaşlarım istediği hastaneye gidebiliyor mu?

CEPLERİNİ DOLDURAN İKTİDAR BUNLARI YAPABİLİR MİYDİ?
Affedersiniz insanları köpeklerin çektiği kızakla hastaneye yetiştirilen Türkiye'den paletli dört çekerli dev araçlarla dağlara tırmanan ambulanslarla bir sağlık anlayışı var. Onu da geç. Doğumu yaklaşan bir kardeşimize kalkıp şehirde onu misafir etmek suretiyle, hem doğumunu gerçekleştirip, misafir edip, köyüne gönderen bir sağlık anlayışı var. Adalet, Emniyet sarayları. Bitmedi. Soruyorum tüm Türkiye'ye. Göreve geldiğimizde 6 bin 100 kilometre duble yolu olan Türkiye'ye biz on yılda 17 bin km duble yol ilave ettik. Eğer cebini dolduran bir iktidar olsaydı bunları yapabilir miydi?

ŞİMDİ BURADA GİT DE BİR DAİRE AL BAKALIM
Enerjide şu anda dağ taş demeden elimizin kolumuzun ulaşmadığı yer kaldı mı? Bitmedi. İşte buyrun Marmaray. Marmaray gibi dev bir proje, teminatı olan bir Türkiye'de yapılıyor. Üçüncü köprü yapılıyor. Marmaray'ın hemen güneyinde çift tüplü, 2015'te açacağımız yeni bir tüp geçit daha yapılıyor. Anlatacağım şeyler buraya sığmaz. Şu anda çatısı altında bulunduğumuz yer. Temelini ben attım, bitirmek Kadir beye nasip oldu. Buralar mezbahaydı. Şimdi burada git de bir daire al bakalım, fiyatlar ne oldu? şu Haliç'i bu hale getiren AK Parti anlayışıdır. Ben huzurlarınızda Kadir beye teşekkür ediyorum.

76 ÜNİVERSİTEDEN 171 ÜNİVERSİTEYE
Bakın burada, baharda yaz mevsiminde bu salonda boş yer bulmak mümkün değil. Buraya böyle durup dururken gelmedik. Bu bir aşkın sevdanın ürünüdür. Ama bunlar yeterli değil. İnşallah daha da güzelleri olacak. 76 üniversite ile devraldık, şu anda 171 üniversite ile 81 vilayette hizmet veriyoruz. Bununla birlikte göçü engelledik. Öğrenci koşturuyordu bir ilden bir başka ile. Eskiden Hakkari'deki bir genç üniversite için ne düşünürdü? Üniversite ne olacak, fakir fukara garip gureba. Ama şimdi ben Hakkari'deki üniversitemde de okuyabilirim diyor.

30 MART BİR MİLAT
Değerli aday arkadaşlarım şunu özellikle bilmenizi istiyorum. Biz sadece bugüne karşı sorumlu değiliz. Bizler bugünden yarını inşa etmenin, imar etmenin sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz. Bugünden öyle adımlar atmalıyız ki yarınlar aydınlansın. Yani 30 Mart bir milat olmalıdır, Türkiye için.

SAİD-İ NURSİ'DEN ALINTI
Yakın tarihte bir büyük mütefekkir Said-i Nursi son derece anlamlı ilkeyi ortaya koyuyor. "Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen hayatından zevk ve lezzet alır" Hayat kadar, hayata bakışımız kadar şehirlerimize bakış da bu anlam üzerinde yükselmelidir. Hem vücut hem de gönül gözüyle baktığımızda huzurumuzu artıran, yaşama aşkımızı şevkimizi çoğaltan bir çevre inşa etmek en önemli hedefimiz olmak zorundadır.

Çocuklarımız sokağa çıktıklarında, ruhlarını incitecek en küçük bir şeye şahip olmasınlar. Kadınlar güvenlerini zedeleyecek bir olumsuzlukla karşılaşmasınlar. Yaşlılarımız evlerindeymiş gibi huzur içinde hissetsinler. Yaşlılarımız için ne getirdik, dedik ki belediye otobüslerine yaşlılarımız ücretsiz binecek. Niye? Saygımızın gereği bu. Engelli kardeşlerimiz sokağa çıktıklarında, hiçbir engelle karşılaşmasınlar, asla hüzünlenmesinler. Süleymaniye Camii'nin penceresinden dünyaya bakan çocuğun tasavvuru ile gecekondu penceresinden dünyaya bakan çocuğun tasavvuru aynı değildir. Sokakları caddeleri şehirleri dönüştürürken sadece şekli düzenlemeler yapmıyor, insanımızın, çocuklarımızın tasavvurunu değiştiriyoruz. 

Diğer Siyaset Haberleri için tıklayın


2013.12.05 09:55 - Son Güncellenme: 2013.12.05 16:56 - HABER MERKEZİ
A