Glokom tehdidi 35 yaşından sonra artıyor

Glokom tehdidi 35 yaşından sonra artıyor

Glokomun her insanda, her yaşta ortaya çıkabilecek bir hastalık olduğunu belirten Dünyagöz Bursa'dan Dr. Tamer Haytoğlu, "Özellikle 35 yaşından sonra herkeste glokom olabilir. Ancak ailede glokomu bulunanlarda, şeker hastalığı olanlarda ve miyoplarda risk daha fazladır" dedi.

2014.03.19 14:43 - Son Güncellenme: 2014.03.19 14:43 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Glokom tehdidi 35 yaşından sonra artıyor

Halk arasında "göz tansiyonu" diye de bilinen glokom,  artan göz içi basıncının göz siniri hücrelerine zarar vermesiyle oluşur ve göz siniri hücreleri öldüğü zaman da kalıcı görme kaybına sebep olabilir.

Hastalığın başlangıcında hastalığa ait herhangi bir belirti görülmediğini belirten Dünyagöz Bursa'dan Dr. Tamer Haytoğlu, "Hastalık ilerledikçe görme sinirini etkiler. Görme siniri çok sayıda lif içeren elektrik kablosu gibidir. Bu lifler farklı alanlardan gelen görüntüleri beyine iletir. Sinir hasar gördükçe görme alanı bozulur. Glokom, birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir. Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri döndürmek, iyileştirmek mümkün değildir. Bu nedenle erken tanı çok önemlidir" dedi.

Göz muayenesini ihmal etmeyin

Özellikle 35 yaşından sonra herkeste glokomun olabileceğini belirten Dünyagöz Bursa'dan Dr. Tamer Haytoğlu, ancak ailede glokomu bulunanlarda, şeker hastalığı olanlarda ve miyoplarda riskin daha fazla olduğunu söyledi. Dr. Tamer Haytoğlu, "Bu nedenle 35 yaşında ve daha sonra 40 yaşında herkesin göz muayenesinin yapılması, risk bulunanlarda ise yılda bir kez kontrol edilmesi gereklidir" dedi.

Glokomun tanı koyulduktan sonra tamamen iyileştirilip ortadan kaldırılamayacağını belirten Dr. Tamer Haytoğlu, fakat birçok olguda uygun tedavi ile başarılı olarak kontrol altında tutulabileceğini ve görme alanı kaybının ilerlemesinin engellenebileceğini dile getirdi. 

Nasıl tedavi edilir?

Tipik olarak glokomun öncelikle göz içi basıncını düşüren çeşitli ilaçlarla tedavi edilebileceğini Dr. Tamer Haytoğlu, "Bu ilaçlar genellikle göz damlası şeklindedir. Gerekirse cerrahi ve lazer girişimleri de uygulanabilir" diye konuştu. Dr. Tamer Haytoğlu,  göz damlalarının ise her gün kullanılmasının zorunlu olduğunu dile getirerek, "Önerilen ilaç tedavisinin tipine bağlı olarak göz damlasını ya da damlalarını günde bir veya birkaç kez damlatabilirsiniz" dedi.

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2014.03.19 14:43 - Son Güncellenme: 2014.03.19 14:43 - HABER MERKEZİ
A