Gereksiz antibiyotik kullanımı mikrobiyatayı bozuyor

Gereksiz antibiyotik kullanımı mikrobiyatayı bozuyor

Uzmanlar, gereksiz antibiyotik kullanımının, vücut için yararlı bakteriler olan mikrobiyatayı bozduğunu belirterek, bu durumda yeni enfeksiyonlara açık hale gelinebildiği, ishal ve mikroplara karşı direnç gelişebildiği uyarısında bulundu.

2020.01.06 10:39 - Son Güncellenme: 2020.01.06 10:49 - Sağlık - HABER MERKEZİ
A
Gereksiz antibiyotik kullanımı mikrobiyatayı bozuyor

Antibiyotik kullanan her hastanın probiyotik alması gerekmediğini  ifade eden uzmanlar, probiyotik takviyesinin, daha önce antibiyotik kullanımı  sonrası ishal öyküsü olan, altta yatan bağırsak hastalığı veya sık antibiyotik  kullanımı öyküsü olan hastalarda kullanılabileceğini belirtti.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları  Uzmanı Prof. Dr. Hasan Tezer, yaptığı açıklamada, antibiyotiklerin  bakteriyel enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılan ve insan sağlığı  açısından çok büyük öneme sahip ilaçlar olduğunu vurguladı.

İhtiyaç olmadığı halde bu ilaçların tüketilmesinin "gereksiz  antibiyotik kullanımı" olarak isimlendirildiğini dile getiren Tezer, son yıllarda  gereksiz antibiyotik kullanımının oldukça yaygınlaştığını ifade etti. Tezer, "Oysa ki gereksiz ve yanlış kullanıma bağlı olarak, antibiyotik direnci, yüksek  ilaç maliyetleri ve yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Antibiyotik direnci,  bakterilerin herhangi bir antibiyotiğin varlığına rağmen üreyebilmesi ve  enfeksiyon yapabilmesine neden olmaktadır." bilgisini verdi.  

Tezer, antibiyotiklerin, mutlaka hekim tarafından reçete edildiğinde  kullanılması gerektiğini vurgulayarak, "Antibiyotikler ağrı kesici, ateş düşürücü  ilaçlar değildir, grip ve soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlarda etki  göstermemektedir. Antibiyotikler sadece bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlarda  kullanılmalı. Hekim tarafından doğru tanı sonrası doğru antibiyotik, uygun dozda  ve uygun süreyle verilmeli." uyarısında bulundu. 

Antibiyotik kullanımı sırasında ishal, kabızlık, şişkinlik, karın  ağrısı gibi sindirim sistemi sorunlarıyla da karşılaşıldığını anlatan Tezer,  "Antibiyotikler zararlı bakterileri yok ederken vücutta yaşayan sağlığımıza  faydalı bakterilere de zarar verebilmektedir. Hem vücut için yararlı bakterileri  korumak hem de antibiyotik direnci önlemek için antibiyotikleri sadece etkili  oldukları bakteriyel hastalıklara karşı kullanmak önem taşımaktadır." diye  konuştu. 

"Probiyotik, antibiyotik sonrası ishal öyküsü olan hastalarda  kullanılabilir"

Antibiyotik tedavisinde probiyotik kullanımı hakkında bilgi veren  Prof. Dr. Tezer, probiyotiklerin yeterli miktarda verildiğinde sağlık yönünden  yarar sağlayan canlı mikroorganizmalar olduğunu söyledi.

Tezer, şunları aktardı:

"Antibiyotikler, bağırsakların doğal dengesini bozar. Bunun sonucunda  da ishal, bulantı, şişkinlik gibi sindirim sistemi sorunları ortaya çıkabilir.  Probiyotikler zararlı bakterilerin çoğalmalarını engelleyerek dengesi bozulmuş  bağırsak florasını normalleştirir.  

Probiyotikler genellikle fermente gıdalarda bulunur veya takviye  olarak da alınabilir. Birçok araştırmada, probiyotik kullanımının antibiyotik  kaynaklı ishal oluşumunu azalttığı gösterilmiştir. Ancak antibiyotik kullanan her  hastaya probiyotik kullanması önerilmemeli. Bu süreçte probiyotik takviyesini,  öncelikle daha önce antibiyotik kullanımı sonrası ishal öyküsü olan, altta yatan  bağırsak hastalığı veya sık ve geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı öyküsü olan  hastalarda kullanılabilir.

Hangi probiyotiğin kullanılacağı, iyi yönetilen kontrollü çalışmalarda  belirlenmiş ve ajanın bileşimi ile içeriği kalite kontrole sahip üreticiden  doğrulanmış olmalı. Probiyotiğin, ne kadar süre ve dozda, hangi antibiyotik  alırken kullanılacağı hakkında veriler sınırlı olmakla birlikte kullanım  süresinin antibiyotik kesildikten sonra en az 1 hafta devam etmesini öneren  çalışmalar vardır." 

"Her yıl yaklaşık 700 bin kişi, antibiyotik direncine bağlı  yaşamını yitiriyor"

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Enfeksiyon  Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Yılmaz Çiftdoğan da  penisilinin keşfedilmesinin ardından, bakteriyel mikroorganizmaların neden olduğu  enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılmaya başlandığını hatırlattı.

Antibiyotiklerin çoğuna karşı bakterilerde direnç gelişmesiyle  antibiyotik sonrası çağda ''antibiyotik direnci sorunu"  yaşanmaya başladığını  anlatan Çiftdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Günümüzde dünyada her yıl yaklaşık olarak 700 bin kişi,  antibiyotiklere dirençli bakteriyel enfeksiyon hastalıkları nedeniyle yaşamını  yitiriyor. Gereken önlemlerin alınmaması durumunda, dirençli bakteriyel  enfeksiyon hastalıklarından dolayı her yıl ölen kişi sayısının 2050'ye kadar 10  milyon kişiyi bulacağı tahmin ediliyor. Bu sayı, kanserler ve kalp damar  hastalıklarına bağlı tahmin edilen ölümlerin çok daha üstünde yer alıyor.  Veriler, antibiyotiğe dirençli bakteriyel enfeksiyonların tüm dünyada ekonomiye  100 trilyon dolar ek maliyet getireceğini gösteriyor."

Çiftdoğan, antibiyotiklerin vücutta çeşitli organ ve sistemlerde  yaşayan trilyonlarca canlı mikroorganizma tarafından oluşturulan bir ekosistem  olan ''mikrobiyota'' üzerinde de etkili olduğuna işaret ederek, "Belirli  antibiyotik grupları, vücut için yararlı mikroorganizmaları öldürüp, yararlı  olmayan-kötü mikroorganizmaları artırıyor." dedi.

Antibiyotiklerin kısa vadede mikrobiyota üzerindeki en sık olumsuz  etkisinin antibiyotik ilişkili ishal olduğunu ifade eden Çiftdoğan, sözlerini  şöyle sürdürdü:

"Ancak günümüzde antibiyotiklerin mikrobiyota üzerindeki uzun vadeli  sonuçları araştırılıyor. Son yıllarda yapılmış çalışmaların sonuçları, özellikle  yaşamın erken döneminde gereksiz antibiyotik kullanımı neticesinde  mikrobiyotadaki dengenin kötü mikroorganizmlar lehine bozulmasının yarattığı  durumla diyabet, obezite, astım ve egzama gibi alerjik hastalıkların gelişimi  arasında ilişki olduğunu gösteriyor.

 

Ayrıca, gereksiz antibiyotik kullanımının mikrobiyota üzerinde  yarattığı olumsuz etkiler, yeni enfeksiyonlar için de risk yaratıyor. Gereksiz  kullanılan her antibiyotik mikrobiyotanın dengesini bozarak yeni enfeksiyonlara  yol açabiliyor. Tüm bu olumsuz etkileri en aza indirgeyebilmek için mikrobiyota  sağlığına iyi gelecek şekilde beslenmeyi düzenlemek, çevresel kirleticilerden  uzak durmak ve probiyotik kullanımları yanında hekimin önerdiği dozda ve sürede  antibiyotik kullanmaktır."

Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın


2020.01.06 10:39 - Son Güncellenme: 2020.01.06 10:49 - HABER MERKEZİ
A