Gedelek turşusu kanseri önlüyor - ÖZEL HABER

Gedelek turşusu kanseri önlüyor - ÖZEL HABER

Gedelek köyünde Pınarbaşı suyunun sertleştirici özelliğindeki suyu ile yapılan turşular Türkiye'ye nam saldı. Uzmanlara göre, sağlığa da iyi gelen Gedelek turşularından sarımsak turşusu kanser hücrelerinin çoğalmasını, pancar turşusu ise kansızlığı önlüyor ve hazmı kolaylaştırıyor.

2013.02.12 22:25 - Son Güncellenme: 2013.02.13 08:56 - Bursa Bölge - HABER MERKEZİ
A
Gedelek turşusu kanseri önlüyor - ÖZEL HABER
13:38 Gedelek turşusu kanseri önlüyor

İLGİLİ VİDEO

Gedelek turşusu kanseri önlüyor

Mesut DEMİR-E.Pınar TURAN/BURSADABUGUN.COM

Bursa'nın Orhangazi ilçesine bağlı Gedelek köyünde Pınarbaşı suyunun sertleştirici özelliğindeki suyu ile yapılan turşular Türkiye'ye nam saldı. Uzmanlara göre, sağlığa da iyi gelen Gedelek turşularından sarımsak turşusu kanser hücrelerinin çoğalmasını, pancar turşusu ise kansızlığı önlüyor ve hazmı kolaylaştırıyor.


TOHUMLA BAŞLAYAN TURŞUCULUK İHYA ETTİ
Gedelek Köyü muhtarı Osman Trak, Bursada Bugün'e yaptığı açıklamada, "Gedelek köyünde Gemlik'te Konserve fabrikası bulunan Rıfat Minare'nin suyu bol olan Gedelek'e gelerek, buranın halkına tarlalarda ekilmek üzere salatalık, biber ve şalgam tohumu vermesiyle başladı.  Gedelekliler, ektikleri bu sebzeleri konserve fabrikasına götürdü. Bu esnada burada yapılan turşu yapımına dikkat etti. Gördüklerini uygulayarak, turşu yapmayı öğrenerek değişik sebzelerle turşu denemesi yaparak çeşitleri çoğalttılar. Buna Pınarbaşı suyunun sertleştirici özelliğindeki suyu ile birleştirince iştah açıcı nefis turşular meydana getirdiler. Bu tohumları alarak turşu üretimine başlayan köylü halktan olan Zeki bey, babam Raşit Trak ve diğerleri köyde turşu imalatını başlatmışlardır" dedi.

GEDELEK TURŞUSU SAĞLIĞA DA FAYDALI
Türk mutfak kültürünün ayrılmaz bir parçası olan turşunun sağlık açısından da önemli bir işlevi olduğu tespit edildi. Suyunun iştah açıcı özelliğine sahip olduğu bilinen turşunun, kanserden gribe, ülsere kadar ona yakın hastalığa karşı koruyucu olduğu belirlendi. Uzmanlar turşunun bilinenin aksine midenin düşmanı değil, dostu olduğunu söylüyorlar. Sebze ve meyvelerden 100'ün üzerinde çeşidi yapılan turşunun tam bir doğal şifa kaynağı olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar soğan, sarımsak, kozalak, armut, enginar, elma, yumurta, kiraz, vişne, ayva gibi hem ülkemizde üretilen hem de yurt dışında ithal edilen sebze ve meyvelerden imal edilen turşunun her çeşidinin sağlık açısından çok önemli işlevlere sahip olduğunun söylüyorlar.

KANSER, KALP, MİDE HASTALIKLARININ İLACI
Uzmanlara göre, Gedelek turşularından lahana turşusu ülseri, kanseri, kalp ve sinir sistemi ile damar tıkanıklıklarını, mide ekşimesini önlediğini tespit etmişler. Acı Frenk biberi ise grip, nezle ve soğuk algınlığına iyi geliyor. Yeşil erikten yapılan turşu özellikle iştah açıcı özelliğe sahip. Sarımsak turşusu kanser hücrelerinin çoğalmasını, pancar turşusu ise kansızlığı önlüyor ve hazmı kolaylaştırıyor.
Dr. Özdemir Akay da, kanserli hastaların turşu yiyerek iyileşebileceğini belirterek "Kanserin ilacı turşudur" dedi.

VÜCUDUN ENERJİSİNİ ARTTIRIYOR
Herkesin her koşulda bu tedavi yöntemini uygulayabileceğini belirten Dr. Akay, "Bu tedavinin esası, asitli yiyecek ve içeceklerle vücut mekanizmasının enerji üretmesini sağlamaya dayanır. Turşu, limon, ayva, nar gibi ekşi yiyecekler, bu enerjinin oluşması için vücutta bir yakma işlemi meydana getirir. Mikroplar ve kanser hücreleri vücudun enerjisini artırmak için vardır. Bunun yerine asit ihtiva edilen yiyeceklerin sindirilmesiyle enerji ihtiyacı giderilir. Ancak bu tedavinin sürekli olması gerekmektedir. Turşu ve benzeri ekşi gıdaların yenmesiyle sadece kanser değil, türlü hastalıkları yenmek mümkündür" dedi.

TURŞUNUN TARİHİ
Kültür Bakanlığının hazırladığı siteden alınan bilgiler doğrultusunda bu bilgilere ulaşılmıştır.
Türklerin Anadolu'ya gelişi ile birlikte mutfak anlayışlarında önemli değişiklikler olduğu bir çok uzman tarafından kabul edilmekte. Bazı kaynaklarda Türklerin Orta Asya'da birkaç çeşit sebze ile yetindiği belirtilirken, yeni yurt Anadolu özellikle bu açıdan son derece zengindir. Klasik bir menü olarak pilav, yahni ve ekmeklerden oluşan bir sofra kurulur, hatırlı konuklar olduğunda da sofra zerde ve turşu ile zenginleştirilirdi.
Osmanlı İmparatorluğu'nun yeme-içme açısından belli bir olgunluğu kazanması, İstanbul'un fethi ile başlar. Özellikle İmparatorluk zamanında turşu sofraların vazgeçilmez lezzeti olur. Kilerlerde turşu küpleri mevcuttur. Hatta bu işler için özellikle tutulan mutfak personeli bile vardır. Turşu padişah sofralarından yerel halkın sofralarına kadar her daim yemekleri süsler.
Geleneksel Türk mutfağında yapılan yemek çeşitleri ilk kez 1844 yılında Mehmet Kamil tarafından Melceü't-tabbâhin adıyla basılan yemek kitabında bir arada görülmektedir. Sayfa kenarlarında turşu, salata ve tarator tarifleri yer almaktadır.
Diğer bir yemek kitabı da XVIII. Yüzyılda M. Nejat Sefercioğlu tarafından hazırlanmış "Yemek Risalesi"dir. Türk mutfağında yapılan pek çok yemek tarifi yanında tatlı, turşu çeşitleri de verilmiştir.
Türkiye'de turşunun ilk defa nerede ve nasıl yapıldığı pek fazla bilinmemesine rağmen, daha çok bizlere özgü olan bu lezzetin geçmişten beri sofralarımızı süslediği malumdur.

KÖYÜN TARİHÇESİ
Bursa- Orhangazi ilçesine bağlı yeşillikler içinde şirin bir köy. İlçenin güneybatısında, Gemlik-Orhangazi yolunun 1 km batısındadır. İlçeye 6 km uzaklıkta bulunan köy oldukça eskiden kurulmuştur. Eskiden İznik'e bağlı idi. Yavuz Sultan Selim'in vakıf köyüdür. Köyün geliri İstanbul'da yaptırdığı imaretine harcanmaktaydı. Gedelek adı, ok kuburu anlamındaki Gedeleç'ten gelmiş olabilir.
1530 tarihli tahrirat defterine göre, İznik kazasının Gürle bucağına bağlı idi. Gürle ise bugün Orhangazi'ye bağlı bir köydür. 1530 yılında köyde 17 hane yaşamaktaydı. İşgal yıllarında köy tümüyle yakılmıştır. Yunan işgalinde büyük kayıp veren köyün, 1940'taki nüfusu 560 tır. 2002 yılındaki sayımda hane sayısı 450, nüfusu 1380 kişidir. Köy göç aldığı için nüfusu şu anda 1800 kişidir. Köyün en önemli gelirleri zeytincilik ve turşuculuktur. Özellikle turşuculuk, köyün başlıca gelir kaynağıdır. Türkiye'nin en önemli turşu üretim merkezlerinden biridir. Köy yakınında Pınarbaşı adıyla bol suyu bulunan bir pınar ve mesire yeri vardır. Bu pınardan akan kireçli su ile yapılan turşular; sert ve lezzetli olması yönüyle farklıdır. Gedelek ününü bu suyla yapılan turşusuna borçludur. Suyun başında dikili olan tarihi büyük çınarlar görülmeye değer güzellikte ve ilginçliktedir. Pınarbaşı'nın temiz ve serin sularında bir kızın yaşadığı söylenir. Bu kızın uzun sarı saçları olup, yıkanmaya gelirmiş. Pınarbaşı sularının sahibi olan bu kızı gören insanların çarpılacağına inanılır. Dede Bayırı ve Karşı Bayır'ı denilen bu iki tepede iki Ermiş Dede'nin yattığı anlatılır. Önceleri köyün girişindeki çeşme önündeki çalının sıtma hastalığına iyi geleceğine inanılırdı. Sıtma olan yere bu çalıdan sürüldüğünde iyileştiği söylenirdi. Yerli köyüdür.

Diğer Bursa Haberleri - Bölge Haberleri için tıklayın


2013.02.12 22:25 - Son Güncellenme: 2013.02.13 08:56 - HABER MERKEZİ
A