Gazeteciler basın şehitleri için yürüdü

Gazeteciler basın şehitleri için yürüdü

Bursa'da Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) öncülüğünde yüzlerce gazeteci, Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin 19. yıldönümünde yürüdü. Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, "Gazetecilere yönelik suikastları lanetlemek ve sorumluları ortaya çıkarılıncaya kadar takipçisi olacağımızı hatırlatmak için bir kez daha meydanlardayız" dedi.

2012.01.24 14:23 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Medya - HABER MERKEZİ
A
Gazeteciler basın şehitleri için yürüdü
77270-gazeteciler-basin-sehitleri-icin-yurudu-4f1ea3be36124.flv

Araştırmacı Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu ve basın şehitleri, Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC)  öncülüğünde düzenlenen yürüyüşle anıldı.
Uğur Mumcu'nun evinden çıkarken uğradığı bombalı saldırı sonucu öldürülüşünün 19. yıldönümü olan 24 Ocak'ta Setbaşı Mahfel önünden başlayan yürüyüşe, gazeteciler, politikacılar ve sivil toplum örgütü üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Yaklaşık bin kişilik kortej, "Özgür basın susturulamaz", "Mumcular ölmez", "Katiller bulunsun, hesap sorulsun" şeklinde slogan atarak Atatürk Anıtı önüne kadar yürüdü.
Atatürk Anıtı'nda saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından konuşmalara geçildi.
Cinayetlerin arkasındaki karanlık güçlerin ortaya çıkarılması ve hukuk önünde hesap vermesi için toplandıklarını ifade eden Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı, sürdürülen çabaların olumlu sonuç verdiğini söylemenin pek mümkün olmadığını belirtti.

Kolaylı, şunları söyledi: "Gazetecilere yönelik suikastları lanetlemek ve sorumluları ortaya çıkarılıncaya kadar takipçisi olacağımızı hatırlatmak için bir kez daha meydanlardayız. Mesleğimizin örnek isimlerinden Uğur Mumcu'nun katledilmesinin üzerinden tam 19 yıl geçti. Kanlı suikastın ardından açıklama yapan Devlet yöneticilerinin, cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılacağına ilişkin verdikleri sözler tutulmadı, unutuldu. Caniler ve azmettiricileri aradan 19 yıl geçmesine rağmen hala ortaya çıkarılamadı. Cumhuriyet'in, Atatürk ilkelerinin ve özgürlüğün her zaman yorulmaz savunucusu olan Uğur Mumcu, çalışmalarında karanlık güçleri açığa çıkarttı. "Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunmaz" diyordu. Bu, onun gazetecilik ilkesiydi ve bu ilkesinden asla taviz vermedi. Üzerine gittiği her konuyu araştırdı, inceledi, belgeleri tek tek tasnif etti, vicdanının terazisine vurdu ve ancak o zaman fikrini açıkladı. Papa Sukasti'nin iç yüzünü araştırırken ve Abdi İpekçi, Doğan Öz, Cevat Yurdakul, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Çetin Emeç'in katillerinin izini sürerken, mafya-siyaset-devlet üçgeninde birçok ismi sütunlarına taşıdı. Son olarak araştırmalarını radikal dinci ve bölücü hareketler üzerinde yoğunlaştırdı ve bu akımlara sert eleştiriler yöneltti."

Susturulan gazetecilerin bu toprağın sesi ve rengi olduğunu vurgulayan Kolaylı, "Bu toprağın aydınlarına sahip çıkmadıkça, cinayetlerin ardındaki karanlığı aydınlatmadıkça ne Mumcular, ne Emeçler ne Aksoylar, ne İpekçiler, ne Üçoklar, ne Kışlalılar, ne de Dinkler yattığı yerde rahat edecek, edebilecek...
Son dönemde yaşadığımız Hrant Dink suikastının yargı aşaması da, kamuoyu vicdanını tatmin etmemiştir. Dileğimiz, kanlı suikastların perde arkasındaki karanlık güçlerin gün ışına çıkarılması, yargılanması ve cezalandırılmasıdır. Bağımsız, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti için bugüne kadar büyük bedeller ödendi, bundan sonra da bu uğurda bedeller ödemeye hazırız. Katledilen meslektaşlarımızı ne unutacağız, ne de unutturacağız. İsteklerimiz yıllardır hep aynı. Bu cinayetlerin "insanlık suçu olduğunu" haykırıyoruz. İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz diyoruz. Bugün hepimiz Uğur Mumcu'nun oğulları kızları olarak buradayız ve adalet istiyoruz. Değerli dostlar, sevgili meslektaşlarım; Meslektaşlarımız geçmişte kanlı suikastlarda can verirken, günümüzde de cezaevlerinde yargılanmayı bekliyorlar. Gazeteciler hakkında  açılan dava sayısı 10 bine yaklaştı. Terörle Mücadele yasasının ve Türk Ceza Kanunu'nun ifade özgürlüğünü ortadan kaldıran maddeleri, basının işlevini özgürce yerine getirmesini engellemektedir.Beklentimiz, gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılarak basın özgürlüğünün önünün açılması, meslektaşlarımıza yönelik suikastların bir bir aydınlatılmasıdır" diye konuştu. 
 

Diğer Medya Haberleri için tıklayın


2012.01.24 14:23 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - HABER MERKEZİ
A