Foreign Policy: Trump'ın Suriye'de sersemleten geri dönüşü

Foreign Policy: Trump'ın Suriye'de sersemleten geri dönüşü

Ünlü dergide yayımlanan makalede ABD'nin Suriye'den çekilme kararının Washington yönetimi içindeki ciddi bölünmeleri ortaya koyduğu, ABD'nin Suriye'de halihazırda zayıf olan elini ciddi biçimde güçsüzleştireceği değerlendirmesine yer verildi. Oklahoma Üniversitesi'nden Landis, "Trump, Bolton ve Pompeo'nun, sadece DEAŞ ile mücadele değil aynı zamanda İran'a karşı koymak için Washington'un askeri varlığını sürdürmesi gerektiği argümanlarına asla gerçekten ikna olmadı" diyor.

2018.12.20 12:25 - Son Güncellenme: 2018.12.20 12:25 - Dünya - HABER MERKEZİ
A
Foreign Policy: Trump'ın Suriye'de sersemleten geri dönüşü

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekilme  kararının, ABD'nin iç savaşın yaşandığı ülkede halihazırda zayıf olan elini ciddi  biçimde güçsüzleştireceği bildirildi. 

Foreign Policy'de yayımlanan Lara Seligman ve Michael Hirsh imzalı  makalede, uzmanların, Amerikalı üst düzey yetkilileri gafil avlayan ve Türkiye'ye  verilen ödüne işaret eden beklenmedik kararı, ABD'nin Suriye'de halihazırda zayıf  olan elini ciddi biçimde güçsüzleştirecek bir hamle olarak değerlendirdiği  belirtildi.

"Trump'ın Suriye Konusunda Sersemleten Geri Dönüşü" başlıklı makalede,  ABD Başkanı Trump'ın önceden bilgi vermeden tweet atarak yürüttüğü politikanın  son örneği olan kararın, ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey gibi kilit  görevlerdeki yetkililerin, Suriye'de kalmayı planladıkları işaretini verdiği  sırada alınmasına dikkat çekildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Robert Palladino'nun Trump'ın  kararından sadece bir gün önce ABD güçlerinin, DEAŞ'ın yenilgisini sürekli kılmak  için Suriye'de bulunduğunu, burada işlerinin henüz bitmediğini açıkladığı  hatırlatılan makalede, Trump'ın attığı tweetle duyurduğu kararın, Washington  yönetiminin, Suriye'den 2 bin ABD askerini "hızla ve tamamen" çekmeye  hazırlandığı haberlerini doğrulamış göründüğü ifade edildi.

Makalede, karardan hemen sonra ABD Dışişleri Bakanlığı görevlilerinin,  24 saat içinde Suriye'den çekileceği yönünde haberlerin çıktığına işaret  edilirken, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Foreign Policy'ye  "operasyonel güvenlik sebebiyle personelin hareketine ilişkin yorumda  bulunamayacağı" açıklamasını yaptı.

Uzmanlar, Suriye konusunda Washington yönetimi içinde, özellikle Trump  ile iki üst düzey yetkilisi Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve  ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo arasında ciddi bölünmeleri açığa çıkaran ani  geri dönüşün, Beşşar Esed'in Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in desteğiyle  giderek kontrolü sağladığı ülkede ABD'nin elinin ne kadar zayıf olduğunu su  yüzüne çıkardığını dile getirdi.

Oklahoma Üniversitesinde Suriye uzmanı olan Joshua Landis, "Trump,  Bolton ve Pompeo'nun, sadece DEAŞ ile mücadele değil aynı zamanda İran'a karşı  koymak için Washington'un askeri varlığını sürdürmesi gerektiği argümanlarına  asla gerçekten ikna olmadı." değerlendirmesinde bulundu.

Kararın, bölgede Rusya, İran ve hatta DEAŞ gibi diğer aktörlerin güç  kazanması için de önemli bir fırsat olacağı öngörüsünde bulunulan makalede,  Defense One Dış İlişkiler Konseyinden Gayle Tzemach Lemmon'un, "Trump şimdi  vazgeçiyorsa bunun dört kazanını olur: DEAŞ, Esed, Rusya ve İran." yorumuna yer  verildi.

Makalede, Trump'ın kararının, Bolton-Pompeo kampıyla aralarındaki  gerilime işaret etmenin yanı sıra Suriye'de bulunmalarının tek sebebinin DEAŞ'ın  yenilgisinin sürekliliğini temin etmek olduğunu söyleyen ABD Savunma Bakanı James  Mattis'in Başkan üzerinde etkisini giderek artırdığı anlamına gelebileceği de  vurgulandı.

Trump'ın, ABD'nin Suriye ve Orta Doğu'daki varlığının getirdiği  maliyetten hayal kırıklığına uğradığı ve çekilmeyle 2016'da verdiği bölgede savaş  rüzgarlarının dindirilmesi sözünü yerine getireceği belirtilen makaleye göre,  Uluslararası ve Stratejik Çalışmalar Merkezi Ortadoğu Programı'ndan Will Todman,  kararın zamanlamasının, Türkiye ile ilişkilerin onarılmasına dönük daha geniş bir  stratejinin parçası olabileceğini ve Türkiye'nin, ABD'nin Suriye'den geri  çekilmesini, Fırat'ın doğusuna yönelik askeri operasyon düzenlemek için yeşil  ışık olarak göreceğini ifade etti.

Todman, DEAŞ'ın yenilgiye uğramadığını ve Trump yönetiminin kendisinin  "defalarca DEAŞ'ı yenilgiye uğratmanın, ABD varlığını sürdürmenin tek sebebi  olmadığını iddia ettiğini" vurgulayarak "Bu çok sersemletici bir karar." yorumunu  yaptı.

Will Todman, kararın ayrıca Trump yönetiminin daha önce dile getirdiği  Suriye'de İran'ın etkisini kontrol altına alma stratejisinden vazgeçileceği  anlamına geldiğini, Suriye'nin doğusunda Esed rejimi ile Türkiye arasında "yeni  bir rekabete sahne hazırlayacağını", YPG/PKK'nın baskı gücünü büyük ölçüde  kaybettiğini ve "herhangi bir özerklik aşamasını sürdürmeyi bekleyemeyeceğini"  vurguladı.

Makalede, kararın Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  arasında yapılan telefon görüşmesinden birkaç gün sonra geldiğine vurgu  yapılırken, Demokrasilerin Savunuculuğu Vakfında görevli eski ABD Merkezi  Haberalma Teşkilatı yetkilisi Reuel Marc Gerecht, "Jeffrey ve Bolton'ın açıkça  telaffuz ettiği politikadan vazgeçmesi için Trump'ı ikna etmede önemli rol  oynadığı görülen Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kredi verilmeli. Bolton'ın, Trump'ın  Erdoğan ile görüşmesinden bu yana kendini kırbaçladığından şüpheleniyorum"  değerlendirmesini yaptı.

Karar bazıları tarafından da Obama yönetiminin tereddütlü ve  fırsatçı yaklaşımını hatırlattığı gerekçesiyle eleştirildi. Cumhuriyetçi Senatör  Lindsay Graham, kararı, "Obama'nınkine benzer büyük bir hata" sözleriyle  nitelendirdi. Graham, Twitter hesabından, "Affınıza sığınarak söylüyorum, DEAŞ  Suriye'de, Irak'ta ve Afganistan'da yenilgiye uğramadı" paylaşımını yaptı.

Diğer Dünyadan Haberler için tıklayın


2018.12.20 12:25 - Son Güncellenme: 2018.12.20 12:25 - HABER MERKEZİ
A