Filistin için yaşadı, Kudüs yolunda öldü

Filistin için yaşadı, Kudüs yolunda öldü

3. İslam Ülkeleri Kanaat Önderleri Forumu'nda "Kudüs'ün kurtuluşu" konulu tebliğ sunmak üzere İstanbul'a gelen Birgavi Riva'da bulunan otelin plajında boğularak hayatını kaybetti.

2013.09.06 19:38 - Son Güncellenme: 2013.09.06 19:39 - Yaşam - HABER MERKEZİ
A
Filistin için yaşadı, Kudüs yolunda öldü

Eşi Emel el-Birgavi: "Ahmed ömrü boyunca şehadeti özlemişti, ama Rabia günü bana bu kez şahadeti can-u gönülden arzuladığını söylemişti, şimdi Kudüs davası için katıldığı bu toplantıda arzusuna nail oldu"dedi.

İstanbul Riva'da denizde boğularak hayatını kaybeden Tunus Nahda Hareketi Partisi Danışma Kurulu Üyesi Ahmed el-Birgavi'nin eşi Emel el-Birgavi, "Ahmed, ömrü boyunca şahadeti özlemişti ama Rabia günü bana bu kez şahadeti can-u gönülden arzuladığını söylemişti, şimdi Kudüs davası için katıldığı bu toplantıda arzusuna nail oldu" dedi.

3. İslam Kanaat Önderleri Forumu'nda Kudüs'ün kurtuluşu konulu tebliğ sunmak üzere geldiği İstanbul'da boğularak dün hayatını kaybeden Ahmed el-Birgavi'nin eşi Emel el-Birgavi, şunları söyledi:

ŞEHADETİ ÖZLEMİŞTİ

"Ahmed'in hamasi bir tabiatı vardı, her işte çok hızlıydı, aramızdan da hızlı ayrıldı. Ahmed, ömrü boyunca şehadeti özlemişti ama Rabia günü bana bu kez şahadeti can-u gönülden arzuladığını söylemişti, şimdi Kudüs davası için katıldığı bu toplantıda arzusuna nail oldu. Mısır'da Rabia meydanında katliam yapıldığı gün çok etkilendi ve 'şahadeti gerçekten şimdi istiyorum' dedi."

Ahmed el-Birgavi'nin hayatını Filistin davasına ve Kudüs'ün kurtuluşuna adadığını belirten eşi Emel el-Birgavi 4 yaşındaki oğullarını işaret ederek, "Kudüs'ün özgürlüğünü gerçekleştirecek bir lider olsun diye bu oğlumuzun adını Ahmed Yasin koydu. Ahmed, bütün ömrünü İslam davası için, özellikle Filistin meselesi ve Kudüs'ün kurtuluşu için vakfetti ve sürekli çalıştı, çalıştı, hiç boş durmadı" diye konuştu.

BİRGAVİ'NİN SON SAATLERİ

Geçen yılki foruma tek başına gelen Birgavi'nin bu yıl çocuklarına İstanbul'u gezdirmek ve ailecek bir arada olmak için hep birlikte gelmeyi tercih ettiğini ifade eden eşi Emel, Ahmed el-Birgavi'nin son gününü şöyle anlattı:

"Her zamankinden daha neşeli ve heyecanlıydı. Temiz elbiselerini giydi. 'Bana nasip olmazsa bu elbiselerimi Kudüs'e götürün, arkadaşlarım bu elbiseyle Kudüs'te namaz kılsın, böylece ben oraya gitmiş olurum' dedi. Forumun açılış toplantısına katıldık. Öğle yemeğini yedik, namazı kıldık. Bu kez yine her zamanki heyecanlı üslubuyla 'hayde denize gidiyoruz, başka fırsatımız olmayacak' dedi. Ben ne bileyim, hava durumu bir daha müsait olmaz demek istiyor sandım. Meğerse gerçekten başka bir fırsatı olmayacakmış. Sahile indik. Kendisi çok iyi bir yüzücüdür. Ahmed Yasin'le birlikte denize girdiler. Dalgalar şiddetliydi. Ben yüzme bilmediğim için kenarda sadece ayaklarımı suya sokmuştum. Bir süre sonra küçük oğlum ve eşim dalgalara kapıldı. Oğlum babasının göğsüne sarılmıştı, zaten hep öyle yapar denize girdiğinde. Dalga çok şiddetliydi, Ahmed yardım çığlığı atmaya başladı. Ben gidemiyordum. Oğlum Hasan denize atlayıp küçük kardeşini kurtararak sahile çıkardı. Ahmed çok zorlanıyordu, görebiliyordum. Hasan yetişene kadar dayandı ve Ahmed Yasin'i su üstünde tuttu. Ancak dayanacak gücü kalmamıştı. Gördüm, Ahmed Yasin'i Hasan'a teslim ettikten sonra, sanki emaneti tevdi etmiş gibi kendini bıraktı, başı göğsünün üstüne düştü. O ana kadar kendini bırakmamış, dalgalarla mücadele etmişti."

Diğer Yaşam Haberleri için tıklayın


2013.09.06 19:38 - Son Güncellenme: 2013.09.06 19:39 - HABER MERKEZİ
A