FETÖ sanığı eski astsubaya kriptolu "darbe" talimatı

FETÖ sanığı eski astsubaya kriptolu "darbe" talimatı

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığı'nın Beştepe Karargahı'ndaki eylemlerle ilgili 244 kişi hakkında açılan davanın sanıklarından eski astsubay Burak Hancılar'ın, Line isimli program üzerinden şifreli yazışma yaptığı ve FETÖ'cülerden "darbe" talimatını bu program vasıtasıyla aldığı belirlendi.

2017.12.10 11:35 - Son Güncellenme: 2017.12.10 11:35 - Güncel - HABER MERKEZİ
A
FETÖ sanığı eski astsubaya kriptolu "darbe" talimatı

Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince görülmesine devam edilen davada,  sanık eski astsubay Hancılar'ın gözaltına alındığında ele geçirilen cep  telefonunda yapılan incelemeye ilişkin emniyet birimlerince hazırlanan rapor,  dava dosyasına eklendi.

Rapora göre Hancılar, darbe girişiminden bir gün önce 14 Temmuz  2016'da telefonuna Line isimli iletişim programını yükledi. Hancılar'ın arkadaş  listesinde, "Aziz Bey" ve "Merkez" kullanıcı adıyla kayıtlı iki kişi olduğu  tespit edildi.

Line isimli programın, kriptolu (şifreli) yazışmaya izin verdiğine ve  "Saklı Sohbet" uygulaması ile kullanıcının sohbet içeriğini silme süresini  seçebildiğine dikkati çeken raporda, sanık Hancılar'a ait yazışmaların bir  kısmının ekran görüntülerinin alınmasından sonra programa tekrar girildiğinde,  yazışmaların otomatik olarak silindiği kaydedildi.

Raporda, veri bütünlüğünün bozulmadan geri getirilmesine yarayan ve  uluslararası geçerliliği olan "Write Blocker" yöntemi ile yazışmaların içeriğine  yeniden erişildiği belirtildi.

"Line" programı üzerinden darbe talimatı

Söz konusu program üzerinden yapılan yazışmalara da yer verilen  raporda, "Aziz Bey" adlı kullanıcıdan sanık Hancılar'a darbe talimatı verildiği  ortaya çıktı.

Buna göre, "Aziz Bey" isimli kişi 15 Temmuz 2016 saat 22.23'te  Hancılar'a, "Arkadaşlar bize karşı büyük bir hareket var. Hep birlikte gücü ele  geçirmemiz lazım. Kesinlikle tereddüt yok, darbe yapıyoruz. Hizmetten grup  arkadaşlarınıza da ulaşıp görevlerinin başına geçmelerini isteyin." mesajını  gönderdi.

Söz konusu mesajın devamında da yine aynı kullanıcıdan, "Sessiz  hareket edin, telefonda telaffuz etmeden yönlendirin." mesajı geldi.

Rapora yansıyan diğer bir mesajda "Aziz Bey" rumuzlu kişi, Hancılar'ın  asıl görev yeri olmaması sebebiyle gittiği askeri kışlaya alınmaması durumunda,  Line programında kayıtlı "Merkez" rumuzlu kişi ile iletişime geçmesi tavsiyesinde  bulundu.

Sanık Hancılar'a darbe girişimi faaliyetlerinin en yoğun olduğu 22.51  ve 23.04'te geldiği tespit edilen diğer mesajlar ise raporda sırasıyla şöyle yer  aldı:

"Arkadaşlar, TSK darbe yapıyor, biz yapmıyoruz. O yüzden emirleri  herkes uygulamak zorunda. Bu yüzden biz mukavemeti engelliyoruz. Bölge komutanı  veya alay komutanı, gelen sıkıyönetim emrini uyguluyorsa bir sıkıntı yok.  Uygulamıyorsa abiler devreye girecek. Çok sıkı duralım. Ya devlet başa ya kuzgun  leşe. Önce karargahta emniyet sağlansın. Jandarmadan olumsuz bir hareket olmasın.  Sonra diğer kurumlar. Bütün garnizon sıkıyönetim emri yayınladı."

"Karargahta kurmay yarbay Bülent Ak, kurmay binbaşı Ahmet Özcan,  yarbay Tuncay Koçak'ın, MEBS'te (Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler) Şükrü  (Demirtürk) albayın emrine girilsin. Karargahta sayı olarak çoğalmamız lazım.  Bütün arkadaşlar ceplerinden tanıdıklarını arayarak karargaha toplasınlar.  Kesinlikle tereddüt etmeden arkadaşlar silahlarını alsınlar. Komutanları hareket  ettirmesinler. Büyüğümüzün emri var bu konuda, çok hızlı hareket etmeliyiz.  Gerekirse silah kullanmada tereddüt yok."

Programı yüklediğini reddetti

Söz konusu davanın 4 Aralık Pazartesi görülen duruşmasında savunması  alınan eski astsubay Hancılar, Line programını yüklediği ve şifreli yazışma  yaptığına dair iddiaları reddetmişti.

Görevli olmamasına rağmen Jandarma Genel Komutanlığı yakınlarında  yakalanması hususunda ise sanık Hancılar, olay akşamı hafta sonu tatili için  Muğla'ya gitmeyi planladığını, AŞTİ'ye doğru giderken darbe girişimine ilişkin  haberleri görmesinin ardından Jandarma karargahının bulunduğu bölgeye gittiğini  beyan etmişti.

Hancılar, sabah saatlerinde iki askeri personele, "Ben de askerim  neler oluyor?" diye sorduğunu, bu kişilerce gözaltına alındığını, darbe  girişimine katılmadığını ve suçsuz olduğunu iddia etmişti.

Sanık Hancılar hakkında mahkemece kabul edilen iddianamede, "Olay  akşamı bölge komutanlıklarını arayarak sözde sıkıyönetim mesajlarının gelip  gelmediğini teyit ettiği, silahlı ve üniformalı olduğu, gecenin ilerleyen  saatlerinde Jandarma Karargahından üst orman bölgesinden kışla dışına kaçtığı."  ifadeleri yer alıyor.

ByLock'tan sonra diğer programları kullanmışlar

FETÖ'nün darbe girişimine yönelik iddianamelerde, 17-25 Aralık'taki  kumpas girişimlerinden sonra örgütün gizliliğe önem verdiği ve bu kapsamda 2014  yılının başlarından itibaren şifreli haberleşme imkanı sağlayan ByLock  programının örgüt üyelerince kullanılmaya başladığı belirtiliyor.

MİT'in takibi sonucu 2016'nın ilk aylarında örgüt üyelerinin ByLock'u  kullanmayı bıraktıkları ifade edilen iddianamelerde, şifreli haberleşme sağlayan  Eagle, KakaoTalk, Tango, Line, Viber ve benzeri iletişim programlarının  kullanılmaya devam edildiği kaydediliyor.

Diğer Güncel Haberler için tıklayın


2017.12.10 11:35 - Son Güncellenme: 2017.12.10 11:35 - HABER MERKEZİ
A