FATURA TİMSAH'A MI, BURSA'YA MI ÇIKTI?
Bursaspor'a verilen seyircisiz oynama cezası ne kadar doğru? Taraftarların çıkardığı olayların faturası kime çıkıyor?
2011.05.16 16:05 - Son Güncellenme: 1970.01.01 02:00 - Spor - HABER MERKEZİ
Habertürk'ün haberine göre, sporda Şiddet Yasası'nın yürürlüğe girmesinden üzerinden çok fazla geçmeden Bursaspor-Beşiktaş maçından önce olaylar patlak verdi. Bursaspor, hükmen yenilgi ve 5 maç seyircisiz oynama cezasına çarptırıldı. Futbola seyirci kazandırılmaya çalışılırken, takımların tarafsız sahada ve taraftarsız oynamasına karar verilmesi ne kadar doğru bir karar?
LEVENT BIÇAKÇI / TFF ESKİ BAŞKANI
SPORDA TEK TEK CEZA VERİLMEZ
Cezalar neye göre verilmiş bilmiyoruz. Dosyayı gördükten sonra cezanın az veya fazla olduğuna karar verilebilir. Dosyayı görmeden sağlıklı bir yorum yapamayız. Beşiktaş takımı veya taraftarı stada gidememişse, 10 maç seyircisiz oynama cezası da verilebilirdi. Çünkü maça gitme engellenmiş. Objektif sorumluluğa göre ceza verildi ve olayların sorumlusu kulüptür. Masum taraftarların cezalandırılması da söz konusu da değildir. Çünkü sporda tek tek ceza veremezsiniz.
KISMET ERKİNER / ULUSLARARASI SPOR TAHKİM MAHKEMESİ (CAS) HAKİMİ
CEZALAR OBJEKTİF SORUMLULUĞA GÖRE VERİLDİ
Türkiye Futbol Federasyonu; UEFA ve FIFA'nın uluslararası kuralları itibariyle objektif sorumluluğu uyguluyor. Objektif sorumluluğa göre; bir olay olduğu zaman evsahibi ekip bundan sorumludur. Olaylarda kulübün dahli olsun olmasın, bundan sorumludur. Stat içi, stadın yakın çevresi gibi kriterler var. Şehirde olan olaylar evsahibi kulübün sorumluluğu var. Stadın uzak çevresini de kulübün sorumluluğuna katıyor. Dolayısıyla bu ceza UEFA ve FIFA kuralları açısından aykırı değil. Sporda şiddet yasası açısından cezaları göz önünde tutmak lazım. Bursaspor'un bu olaylardan dolayı ceza alması hiç bir şekilde hukuka aykırı değil.
5 MAÇ SEYİRCİSİZ CEZASI ABARTILMIŞ
Olayları duyduğumda ilk tepkim hükmen yenilgi cezası alır demiştim. Nitekim ona karar verdiler. Artı 5 maç seyircisiz oynama cezası verildi. O ceza biraz abartılmış vaziyette. Hükmen mağlubiyet tamam ancak üstüne 5 maç seyircisiz abartılmış durumda. Çünkü doğrudan doğruya kulübün bu işin organizatörü veya yaptıran olduğuna dair somut bir durum yok. Sadece
objektif sorumluluk gereği ceza verilmesi gerekirdi. Eğer yöneticilerin de olaylarla bağlantısı olduğuna dair deliller olsaydı, işin boyutu değişir. Deliller varsa yöneticilere de ceza verilir.
OBJEKTİF SORUMLULUĞA KARŞI ÇIKTIM
Türkiye Futbol Federasyonu cezayı objektif sorumluluğa uygulayarak ceza verdi. Evsahibi bu işi yapsa da yapmasa da kulüp sorumludur. Bu işin sosyolojik, psikolojik felsefi olarak değerlendirebiliriz. Ama FIFA, evsahibi sorumludur diyor. Ben buna daha önceki davalarda da karşı çıktım. Bu gibi olaylarda kulübün sorumluluğu olsa da cezalandırılıyor. Ben onun için objektif sorumluluğa karşıyım. Bence objektif sorumluluk subjektif sorumluluğa çevrilmesi gerekiyor.
TUĞRUL AKŞAR / FUTBOL EKONOMİSTİ
KÖTÜ TARAFTAR İYİ TARAFTARI KOVUYOR
Seyircisiz oynama cezası benim için adil bir sonuç değil. Çünkü seyircisiz oynama cezası, desteklediği takıma yıllık önemli bir miktar para ayıran;
taraftar müşterinin, ilgisinin azalması anlamına geliyor. Futbola olan ilginin azalması, talebin düşmesi; o kulübün başta logolo ürünlerine olmak üzere,
kulübün ürünlerine olan talebin düşmesi, kulübün gelirlerinde önemli azalmalara yol açabiliyor. Verilen cezalar önce masum ve iyi niyetli gerçek futbol taraftarını cezalandırıyor. Onların maç izleme ve para harcama olanaklarını elinden aldığı için, bu açıdan baktığınız zaman bunu çok olumlu bulmuyorum. Yani kötü seyirci iyi seyirciyi kovuyor. Halbuki iyi seyircinin kötü seyirciyi kovmalı ama zaman içerisinde bunun olacağını düşünüyorum.
TARAFTAR DA KULÜP DE CEZALANDIRILIYOR
Olaya iktisadi ve mali açıdan baktığınız zaman; futbol kulüpleri için önemli gelir kaynaklarından biri de kulüplerin hafta içinde ve haftasonunda oynadıkları maçlarda elde ettikleri maç günü gelirlerdir. Maç günü gelirleri de taraftar müşteriden elde edilir. Aynı zamanda bu cezadan dolayı Bursaspor önemli bir gelirden mahrum kalıyor. Bu ceza kulübün bütçesini önemli oranda etkileyecek. Bugün 6 maçtan bahsediyoruz, nereden bakarsanız Bursaspor'un minumum 1 milyon liradan aşağı zararı yok. Kulübün bilet gelirlerinin yanısıra kulüp ürünlerinden de mahrum oluyor. Bunlarla birlikte Bursaspor'un kaybı en az 2.5 -3 milyon lirayı buluyor. Hem taraftar hem de kulüp cezalandırılıyor.
STATLAR DEŞARJ OLMA YERİ
Ekonomik ve toplumsal anlamda derin çelişkilerin olduğu toplumlarda, maçlar stres boşaltım yerleri. Bu tür yerlerde, bu tür olaylar var. İnsanların stres attığı statlarda, zengini de fakiri de, kültürlüsü de kültürsüzü de bunu yapıyor. Demek ki olayın bir de toplumsal yönü var. Sosyal yaşam biçimlerindeki farklılıklardan dolayı, futbol statları; insanların deşarj olmasına olanak sağlayan yerler oluyor. Bir şekilde insanlar buralarda deşarj oluyor. Bu bir kültür olayıdır. Toplumsal dinamiklerin ters çalıştığı, gelir grupları arasındaki farklılıkların olduğu toplumlarda dereceli olarak olumlu yönde gelişmeler yaşanabilir. Ancak bunun için biraz zaman gerekli ve yaptırımlar ayırım gözetilmeden kesin olarak uygulanmalı.
NEMALANANLAR TEMİZLENMELİ
Bu işlerden ayrıca nemalanan belli bir kesim, bunları yapmazsanız kulübü kapattırırız diyen ve kulübü tehdit eden bazı taraftar grupları var. Bunların temizlenmesi lazım. Kulübün de taraftarın da, yöneticinin de bu işi uygulayacak
olan hukuki uygulayıcının da üzerine düşeni yapması gerek.
Bütün bunlar yapılırken, sezon sonuna doğru seyircisiz oynayan takımların lehinde olduğu gibi aleyhinde de olabiliyor. Belki şampiyonluğa oynayan takım karşısında seyircili oynasa daha iyi mücadele edebilecek bir takım, seyirci desteğinden yoksun bir şekilde iyi mücadele edemeyip, şampiyonluğa oynayan takım lehine bir duruma neden olabiliyor.
ENDÜSTRİYEL FUTBOLDA "SEYİRCİSİZ MAÇ CEZASI" YOK
Seyircisiz oynama endüstriyel futbola en büyüz cezayı veren bir olay.
Ancak belirli cezalara da katlanmamız gerekiyor. Gerçek futbol taraftarını cezalandırılmamalı. Bunların peşinde koşmamak lazım. Avrupa'da bu tür cezalar yok. Avrupa'da bu tür olaylara katılan insanlar stat içerisinde ve stat dışarısında çok sıkı takip ediliyor. Yasa olarak da müsait. Tribün içerisinde de en az 30-40 kamera var. 100'lerce güvenlik görevlisi var. Tekerlek kırılmadan
Zaten endüstriyel futbolda bu tür ceza yok! İyi niyetli insanları da cezalandırarak futboldan soğutulmamalı. Ama bunun için zaman gerekli. Bu tür olayların olma riski yüksek maçlar öncesi gerekli önlemler alınmalı. Herkesin güven içerisinde rahat maç izlemesi için önlemler alınmalı. Statların güvenliğinin ve konforunun artırılması gerekir. Stat güvenliği ve konforu arttırıldığı taktirde olayların önüne geçilmesi daha kolay olabiliyor. İngiltere'de Heysel faciasından sonra bu yönde uygulama yapıldı ve maçların kalitesi arttırıldı. 100 milyon dolarları bulan bir sektörden bahsediyoruz. Kulüpler bu kadar parayı kazanırken gerekli güvenlik önlemlerini de almalı.
CEREN TOKDEMİR / SPOR PSİKOLOĞU
TOPLU OLAYLARDA İNSANLARIN AKIL SAĞLIĞI DÜZGÜN ÇALIŞMIYOR
Bu tip olaylarda tek tek insanlara baktığınız zaman, aklı başındaki insanların da bu tür olaylara karıştığını görebiliyorsunuz. Olaylar, toplumsal olduğundan dolayı çıkıyor. İnsanlar, bunu nasıl yapıyor diye şaşırıyoruz ve buna toplumsal histeri diyoruz. Bazen toplu olaylarda sürü psikolojisinden dolayı insanların akıl sağlığı düzgün çalışmıyor. Sağlıklı insanlar yanlış davranabiliyor. Olaylar daha tehlikeli boyutlara da varabiliyor. Dikkat edilmesi gerekiyor.
ELEBAŞLAR KONTROL ALTINA ALINMALI
Taraftar gruplarını yönlendiren elebaşlar, kontrol altına alınmalı. Bunlar gerçekten tehlikeli olabiliyor ve elebaşların içerisinde çok tehlikeli insanlar olabiliyor. Bu cezaların etkisi seneye oynanacak maçlara da yansıyabilir. Ancak şu anda seyirci cezalandırılıyor. Taraftarı caydırmak için ceza almaları lazım, doğru karar. Bunun yanında cezalar daha bireysel, daha dişe dokunur ve kişilere yönelik olmalı. Bunlara verilecek cezalar daha da ağır olmalı.
HABERTÜRK