"Fatih Terim bana sahip çıktı"
Galatasaraylı milli futbolcu Engin Baytar, Süper Kupa maçında gördüğü kırmızı kart sonrası cezalı geçirdiği 11 haftayı anlattı.
2012.11.29 17:21 - Son Güncellenme: 2012.11.29 17:21 - Spor - HABER MERKEZİ
Radyospor'da Özgür Sancar'ın sorularını yanıtlayan Engin Baytar, cezalı olduğu dönem ile ilgili "Tarif etmesi gerçekten çok zor. Ağır bir durum. Çok üzüldüm. Başka bir yerde olsa, bunu yapan futbolcuyu barındırmazlardı. Ama yönetimimiz, Fatih hocam ve teknik ekibimiz bana sahip çıktı. Ceza alarak takıma zarar verdim, ama onlar benim saha dışında nasıl birisi olduğumu bildikleri için arkamda durdular. Şimdi sıra bende bu desteğin karşılığını başarıyla, yüksek performansla vereceğim" dedi.
İşte Engin Baytar'ın çok özel sözleri:
"Süper Lig ve Türkiye'ye kupasını kesinlikle almak istiyoruz. Şampiyonlar Ligi'nde ise nasip kısmet. Umarım sonrasında o kupada bize nasip olur. Maç maç devam etmek gerekir. Şampiyonlar Ligi kupası da olur; neden olmasın.
Elimden gelinin en iyisini yapmaya çalışıyorum. 12 haftalık bir oynamama sürecini geçirdim. Buradan kaynaklanan maç eksikleri var. Ama ben hırslı bir futbolcuyum bunu en erken şekilde kapatacağımı düşünüyorum. Herkes beni Son oynadım maçta 90 dakikayı çıkartamayacağım düşündü; ama ben 90 dakika oynadım. Çok çalışıyorum. Bir an önce tam performansla takıma dönmem hem benim için hem de takımım için faydalı olacak. Bu yüzden elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.
"11 hafta benim için zor geçti"
Cezalı olduğum 11 hafta benim için çok zor geçti. 11 hafta boyunca antrenman yapıyorsunuz ve haftasonu maçı evden ya da tribünden izlemek zorunda kalıyorsunuz. İnsanlar bunu yaşamadan anlayamaz; ancak bu duygu çok acı verici. Ağır bir durum. Bir noktadan sonra kendinizi suçlamaya başlıyorsunuz. Kırmızı kart görmeseydim. Belki de bu maç böyle bitmeyecekti' diye düşünüyorsunuz. Bütün negatif duyguları yaşıyorsunuz.
İnsan ne yaparsa kendine yapar. Önemli olan bunları gördükten sonra bir daha tekrarlamak. Ben bir daha bunu tekrarlamak istemiyorum. Böyle bir olayın, cezanın içinde yer almak istemiyorum. Ne kadar zor ve ağır bir şey olduğunu biliyorum. Umarım bir daha böyle kötü şeyler olmaz. Her şey güzel olur. Geçen sezon yaşadığımız mutluluğu yaşamak istiyoruz.
"Tribünden yorum yapmak kolay"
Saha içi farklı bir yer, ancak yaşayana bunu anlatırsınız. Saha içine girdiğiniz zaman dışarıda maç izlemek gibi olmaz. Biz orada çaba sarf ediyoruz, koşuyoruz yoruluyoruz, bizim beynimize daha az kan gitmeye başlıyor. İnsanların kendini kontrol etmesi biraz zorlaşıyor. Tribünde oturan insan için geçerli değil bu. Elinde çekirdeğiyle maç izler yorum yapar. Bizim beynimize az kan gidince yoruldukça sinirlenmeye başlıyoruz. Ama tribündeki adam oturduğu yerden sıkıntısı olmadan af edersiniz küfür de edebiliyor, değişik yorumlar da yapabiliyor. İşin kolayı onlarda aslında ama onlar da işin kolayının bizde olduğunu düşünüyor. Saha içinde televizyon karşısında oturan farklıdır, bunu ayırt etmemiz lazım.
"Galatasaray'da kalıcı olmak istiyorum"
Galatasaray'da ismimin kalıcı olmasını istiyorum. Futbol oynadığım sürece Galatasaray forması altında oynamak istiyorum ve ilerki başarılarında benim de ismimin geçmesi ve katkımın olmasını istiyorum. Ama buna ancak nasip kısmet deriz. Biz profesyoneliz biz oynayacağız, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıcağız. Kalıcı olmak burada kalmak için elimizden gelenin en iyisini sergilemeye çalışacağız. Neticesinde karar verecek hocamız , başkanımız ve Galatasaray Kulübü'dür. Biz çalışıp kalıcı olmaya çalışacağız onlar da inşallah bizim düşüncelerimize yakın olarak bizi burada tutmak için çaba sarf ederler."